SPK Başkanı Gönül’den Sürdürülebilir Finans Vurgusu: 600 Milyar TL’lik Yeşil Borçlanma
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 11. Sürdürülebilir Finans Forumu’nda yaptığı konuşmada, sürdürülebilir finansman araçlarının ekonomilerin istikrarı ve şirketlerin finansal sağlığı için kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Gönül, bugüne kadar 600 milyar liranın üzerinde yeşil ve sürdürülebilir temalı borçlanma aracı ihracının gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ile UN Global Compact Türkiye’nin işbirliğinde düzenlenen 11. Sürdürülebilir Finans Forumu, bu yıl “İklim ve Kalkınma Hedeflerine Uyumlu Finans” temasıyla İstanbul Finans Merkezi VakıfBank Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Forum, finans sektörünün sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu hale getirilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede finansın rolünün güçlendirilmesi amacıyla düzenlendi.
Forumun kapanış konuşmasını yapan SPK Başkanı Gönül, iklim değişikliğinin artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çıkarak, tüm dünyayı ilgilendiren ekonomik ve sosyal boyutları olan karmaşık bir mesele haline geldiğini vurguladı. İklim değişikliğinin finansal sistem üzerinde de önemli etkileri olduğuna dikkat çeken Gönül, “Orman yangınları, uzun süreli kuraklıklar, seller, şiddetli fırtınalar, aşırı yağışlar, mevsimlerin kayması gibi iklim değişiklikleri sadece doğayı değil, aynı zamanda ekonomik faaliyetleri de derinden etkiliyor. Tarımdaki verimlilik dalgalanmaları, su kaynaklarına erişimdeki zorluklar, sanayi, enerji ve ulaşım altyapısındaki bozulmalar şirketler üzerinde ek finansal yükler yaratıyor,” şeklinde konuştu.
İklim değişikliğinden kaynaklanan risklerin şirketlerin finansal tablolarında geçici veya kalıcı sorunlara yol açabileceğini belirten Gönül, sürdürülebilir finansman araçlarının bu noktada devreye girdiğini ifade etti. “Sürdürülebilir finansman araçları, ekonomilerin istikrarı ve şirketlerin sağlıklı finansal sonuçlar elde edebilmesi açısından stratejik bir öneme sahip. SPK olarak, iklim politikalarını ve ülkemizin kalkınma hedeflerini dikkate alarak mevzuatımızda gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. 2020 yılında Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi’ni yayımladık ve çevresel ve sosyal projelerin finanse edilebilmelerini sağlayacak yeni araçların geliştirilmesinin önünü açtık,” dedi.
Gönül, SPK’nın yeşil ve sürdürülebilir borçlanma araçları ile yeşil ve sürdürülebilir kira sertifikaları gibi araçların sermaye piyasası enstrümanlarına dahil edilmesini sağladığını da hatırlattı. Bu sayede, sürdürülebilir projelere yatırım yapmak isteyen yatırımcıların önü açılmış ve şirketlerin çevresel ve sosyal sorumluluklarını yerine getirmelerine destek olunmuştur.
Konuşmasında dijitalleşmenin sürdürülebilir finansın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini vurgulayan Gönül, “Bugüne kadar 600 milyar liranın üzerinde yeşil ve sürdürülebilir temalı borçlanma aracı ihracı gerçekleştirildi. Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaların hız kazanmasıyla birlikte şirketlerin yeşil ve sürdürülebilir temalı borçlanma araçlarına olan ilgisinin arttığını gözlemliyoruz. Dijitalleşme, sürdürülebilir finansın şeffaflık, erişilebilirlik ve risk yönetimi gibi alanlarda olumlu etkiler yaratıyor,” dedi.
Dijital teknolojilerin, finans sisteminde büyük veri analitiği, blokzincir teknolojileri, algoritmalar, yapay zeka ve bulut bilişim gibi yenilikleri beraberinde getirdiğini belirten Gönül, bu teknolojilerin şirketlerin karar alma süreçlerini önemli ölçüde etkilediğini söyledi. Dijitalleşme sayesinde şirketlerin çevresel ve sosyal etkilerini daha doğru bir şekilde ölçebildiğini ve risk değerlendirmelerini daha sağlıklı bir şekilde yapabildiğini ifade etti.
Gönül, dijitalleşmeyi sürdürülebilir finansa geçişi hızlandıran bir katalizör olarak gördüklerini ve gelecek dönemde sermaye piyasalarının daha güvenilir, şeffaf, derinlikli ve tabana yayılan bir alan olması için dijitalleşmeyi ve sürdürülebilirliği ana çalışma hedefleri arasına koyduklarını belirtti. Bu hedeflere ulaşmak için mevzuat, altyapı ve insan kaynağı açısından gerekli çabayı gösterdiklerini vurguladı.
“Kurulumuz teşkilat yönetmeliğini değiştirdik ve 40 yılın ardından bu değişikliği gerçekleştirdik. Finansal Teknolojiler, Uluslararası İlişkiler ve Sürdürülebilirlik ve Katılım Finans Dairelerini kurduk. Bu adımlar, sermaye piyasalarında güveni artırmayı, sermaye piyasalarının ekonomideki payını yükseltmeyi ve sermaye piyasalarını güçlendirmeyi amaçlayan bir vizyonun ürünüdür. 2026 yılının, bu değişikliklerle birlikte bizim için bir dönüşüm yılı olmasını planlıyoruz. Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde sermaye piyasalarının finansmandaki stratejik rolünü daha görünür kılmayı, bu alandaki farkındalığı ve işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz,” şeklinde konuştu.
Gönül’ün konuşması, sürdürülebilir finansın önemini ve SPK’nın bu alandaki çalışmalarını vurgulayarak, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde sermaye piyasalarının oynayacağı kritik role dikkat çekti. Ayrıca, dijitalleşmenin sürdürülebilir finans üzerindeki olumlu etkileri ve SPK’nın bu alandaki hedefleri de detaylı bir şekilde aktarıldı. Sürdürülebilir finansın, sadece çevresel bir konu olmaktan öte, ekonomik istikrar ve şirketlerin uzun vadeli başarısı için de hayati bir öneme sahip olduğu vurgulandı.
SPK’nın sürdürülebilirlik ilkelerine uyum çerçevesi, şirketlerin çevresel ve sosyal performanslarını iyileştirmelerine yardımcı olurken, yeşil ve sürdürülebilir temalı borçlanma araçları da bu projelerin finansmanını kolaylaştırıyor. Bu sayede, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasına ve küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlanıyor.
Özetle, SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün 11. Sürdürülebilir Finans Forumu’ndaki konuşması, sürdürülebilir finansın Türkiye ekonomisi için taşıdığı önemi ve SPK’nın bu alandaki vizyonunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. 600 milyar TL’lik yeşil borçlanma ihracı, bu alandaki potansiyeli ve şirketlerin sürdürülebilir projelere olan ilgisini göstermektedir. SPK’nın dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaları, Türkiye’nin finans sektörünün geleceği için umut verici bir tablo çizmektedir.
Sürdürülebilir finans kavramı, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) faktörlerini yatırım kararlarına entegre etmeyi amaçlar. Bu yaklaşım, sadece finansal getirilere değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal etkilere de odaklanır. Sürdürülebilir yatırımlar, yenilenebilir enerji projeleri, enerji verimliliği çalışmaları, atık yönetimi, sürdürülebilir tarım ve sosyal sorumluluk projeleri gibi çeşitli alanlarda gerçekleştirilebilir. Bu tür yatırımlar, hem çevresel sorunların çözümüne katkı sağlar hem de uzun vadede daha sürdürülebilir ve dirençli bir ekonomi yaratılmasına yardımcı olur.
Sürdürülebilir finansın önemi, son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin daha belirgin hale gelmesiyle birlikte daha da artmıştır. Şirketler, yatırımcılar ve hükümetler, iklim değişikliğiyle mücadelede finansın oynayabileceği rolün farkına varmışlardır. Bu nedenle, sürdürülebilir finans araçlarına olan talep giderek artmaktadır. Yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler ve ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) odaklı yatırım fonları gibi finansal ürünler, sürdürülebilir yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır.
Türkiye’de de sürdürülebilir finansın geliştirilmesi için çeşitli adımlar atılmaktadır. SPK’nın düzenlemeleri, şirketlerin sürdürülebilirlik raporlaması yapmasını teşvik etmekte ve yeşil finans araçlarının kullanımını desteklemektedir. Ayrıca, Türkiye Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) çerçevesinde belirlenen hedeflere ulaşmak için de sürdürülebilir finansın önemli bir rolü bulunmaktadır. Bu hedefler arasında, temiz enerjiye erişim, su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir şehirler ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi konular yer almaktadır.