Türkiye’nin Evcil Hayvan Maması İhracatında Rekor Büyüme: 10 Yılda 27 Kat Artış ve Küresel Hedefler
Türkiye’nin evcil hayvan maması sektörü, son on yılda sergilediği baş döndürücü büyüme grafiğiyle küresel pazarda adından sıkça söz ettiriyor. Kedi ve köpek maması ihracatı, 2014 yılında yalnızca 4,5 milyon dolar seviyesindeyken, 2023 sonunda tam 122 milyon dolara ulaşarak inanılmaz bir başarıya imza attı. Bu rakam, sektörün on yıl gibi kısa bir sürede tam 27 kat büyüdüğünü gösteriyor. Hedefler ise daha da iddialı: Sektör temsilcileri, 2024 yılı sonunda 150 milyon dolar ihracat barajını aşmayı öngörüyor.
Bu kayda değer başarı, Türkiye ekonomisi için de yeni bir umut ve büyüme alanı sunuyor. Özellikle son yıllarda dünya genelinde evcil hayvan sahiplenme oranlarının artması ve evcil hayvanların aile üyeleri olarak görülmesi, premium ve kaliteli mama talebini de beraberinde getirdi. Türkiye, bu değişen pazar dinamiklerini iyi okuyarak hem üretim kapasitesini artırdı hem de uluslararası pazarlarda etkin bir oyuncu haline geldi. Türk evcil hayvan maması üreticileri, kaliteli hammaddeye erişim, modern üretim teknikleri ve rekabetçi fiyatlandırma stratejileri sayesinde küresel tüketicilerin beğenisini kazanmış durumda.
On Yıllık İhracat Serüveni: İstikrarlı Yükseliş ve Katlanarak Büyüme
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, sektörün ihracat serüvenini detaylarıyla aktarıyor. Öztürk’ün belirttiğine göre, 2014’teki 4,5 milyon dolarlık başlangıcın ardından sektör, istikrarlı bir ivme yakaladı. 2018’de 8 milyon dolara çıkan ihracat, 2019’dan itibaren adeta bir sıçrama tahtası buldu. 2019’da 16 milyon dolara, 2020’de ise 30 milyon dolara ulaşan evcil hayvan maması ihracatı, sonraki yıllarda da bu güçlü büyüme trendini sürdürdü. Her yıl kaydedilen kuvvetli büyüme rakamları, 2023 yılında 122 milyon dolarlık rekor seviyeye ulaşılmasını sağladı. Bu veriler, Türkiye’nin evcil hayvan maması üretiminde ve ihracatında ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor ve geleceğe yönelik beklentileri artırıyor.
Sektörün bu denli hızlı büyümesinde birden fazla faktör rol oynuyor. Birincisi, dünya genelinde ve Türkiye’de evcil hayvan edinme oranlarındaki artış. Pandemi dönemi, insanların evde daha fazla zaman geçirmesiyle bu süreci hızlandırdı ve evcil hayvanlara olan ilgi zirveye çıktı. İkincisi, evcil hayvan sahiplerinin bilinçlenmesiyle birlikte, kaliteli, besleyici ve özel ihtiyaçlara yönelik mamalara olan talebin artması. Türkiye’deki üreticiler de bu talebi karşılayacak modern üretim tesisleri ve ürün çeşitliliği ile pazara güçlü bir şekilde girmiş durumda. Tahılsız, alerji dostu, yaşa ve ırka özel mamalar gibi niş ürünler geliştirerek pazar paylarını genişlettiler. Üçüncüsü ise, Türk üreticilerinin rekabetçi fiyatlarla kaliteli ürün sunabilme yeteneği ve lojistik avantajları, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Asya pazarlarında tercih sebebi olmalarını sağladı. Coğrafi konumumuz, hızlı ve uygun maliyetli sevkiyat imkanları sunarak dış ticarette önemli bir avantaj sağlıyor.
Ege Bölgesi Liderliği: Türkiye İhracatının %60’ı Bu Bölgeden
Evcil hayvan mamaları sektörü, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri sektörünün en dinamik ve en hızlı büyüyen alt kollarından biri olarak dikkat çekiyor. Başkan Öztürk, Ege Bölgesi’nin bu başarıdaki kritik rolüne özellikle vurgu yapıyor. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği’nin genel ihracatının son 10 yılda 3 kat artışla 360 milyon dolardan 1 milyar 68 milyon dolara yükseldiği bir dönemde, kedi ve köpek maması sektörünün Ege Bölgesi’ndeki ihracatı inanılmaz bir performans sergiledi. Sadece 1 milyon dolardan 78 milyon dolara çıkarak tam 78 katlık bir artışa imza attı. Bu çarpıcı veriler, Ege Bölgesi’nin evcil hayvan maması üretiminde ve ihracatında bir merkez haline geldiğini gösteriyor.
Türkiye geneli kedi-köpek maması ihracatının yüzde 60’ının Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilmesi, bölgenin bu alandaki liderliğini pekiştiriyor. Bölgenin tarımsal çeşitliliği sayesinde yerel ve kaliteli hammaddelere kolay erişimi, modern üretim tesislerinin bölgede yoğunlaşması, limanlara yakınlığı ve gelişmiş sanayi altyapısı, bu başarıda önemli pay sahibi. İzmir ve çevresindeki lojistik merkezler, ürünlerin dünya pazarlarına hızlı ve verimli bir şekilde ulaşmasını sağlıyor. Sektöre yeni yatırımcıların yoğun ilgi göstermesi de, Ege Bölgesi’nin gelecekteki büyüme potansiyelini işaret ediyor. Muhammet Öztürk, 5 yıllık vadede Türkiye geneli evcil hayvan maması ihracatının 500 milyon dolar seviyesine ulaşmasını öngörerek sektördeki uzun vadeli hedefleri ortaya koyuyor. Bu hedef, mevcut yatırım ve büyüme hızının devam etmesi halinde ulaşılabilir bir vizyon olarak değerlendiriliyor.
Küresel Pazarlar ve Hedef Ülkeler: Geniş Bir Coğrafyada Türk Mamaları
2023 yılı, kedi ve köpek maması ihracatında %38’lik kayda değer bir büyümeyi beraberinde getirdi ve bu, önceki yıla göre 33,5 milyon dolarlık bir artışa tekabül ediyor. Başkan Öztürk’ün aktardığı bilgilere göre, Türk evcil hayvan mamaları 2023 yılında tam 96 farklı ülkeye ulaştı. Bu ülkelerin 78’inde önceki yıla göre ihracat rakamlarında önemli artışlar kaydedildi. Bu geniş coğrafi dağılım, Türk ürünlerinin kalitesine ve rekabetçiliğine olan küresel güveni gözler önüne seriyor ve sektörün uluslararası alandaki gücünü pekiştiriyor.
En çok ihracat yapılan ülkeler listesinin başında 15,5 milyon dolar ile Malezya yer alıyor. Malezya’yı sırasıyla İsrail, Irak, ABD, İngiltere, Yunanistan, Fas, Suudi Arabistan, Gürcistan ve Kıbrıs takip ediyor. Bu çeşitlilik, sektörün sadece yakın coğrafyaya değil, aynı zamanda uzak doğu ve Kuzey Amerika gibi stratejik ve farklı tüketici beklentilerine sahip pazarlara da başarıyla nüfuz ettiğini gösteriyor. Özellikle ilk 10 pazar içinde ihracat artışında zirveye çıkan ülke ise %304’lük rekor bir oranla Suudi Arabistan oldu. Bu, Orta Doğu pazarındaki büyük potansiyeli ve Türk mamalarına olan talebin hızla arttığını gösteren önemli bir gösterge. Suudi Arabistan’daki bu büyük sıçrama, Türk ürünlerinin bu pazarda yeni bir yer edindiğini ve büyümeye devam edeceğini işaret ediyor. Ayrıca, 26 ülkeye 1 milyon doların üzerinde ihracat yapılması, Türkiye’nin evcil hayvan maması sektörünün geniş bir yelpazede güçlü bir konumda olduğunu pekiştiriyor ve pazar çeşitliliğinin önemini vurguluyor.
2024 ve Ötesi: İhracatta Yeni Hedefler ve Stratejik Atılımlar
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2024 yılı beklentileri oldukça olumlu. Muhammet Öztürk, sektörün büyüme grafiğini %25-30 civarında bir artışla sürdürmesini beklediklerini ifade ediyor. Bu beklenti, yıl sonunda 150 milyon dolar ihracat hedefinin aşılmasının oldukça muhtemel olduğunu gösteriyor. Ancak hedefler sadece rakamlarla sınırlı değil; sektörün stratejik olarak güçlendirilmesi, yeni pazarlara açılması ve mevcut pazarlardaki konumunun pekiştirilmesi de büyük önem taşıyor.
“2024 yılı sonunda 150 milyon doların aşılmasını muhtemel görüyoruz. Atılım yapılan pazarlarda sektörümüzün yerini daha da sağlamlaştırmasını, sektörde ihracatçıların yaşadığı sorunların çözümü yönünde aşama kaydederek ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz. Böylesine canlı ve yatırım alan bir sektörün potansiyelini değerlendirmek Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak bu yılki hedeflerimizden biri. Türkiye geneli kedi-köpek maması ihracatının yüzde 60’ını gerçekleştiren Birlik olarak 2024 yılında kedi-köpek maması sektörünün yurtdışında tanıtımını nasıl daha iyi yapabileceğimizi, firmalarımızı uluslararası rekabette nasıl öne geçireceğimizi firma temsilcileriyle birlikte değerlendirip, ortaya çıkan görüşler doğrultusunda proje ve faaliyetler gerçekleştireceğiz. Sektörde Ege bölgesinde yatırımlar devam ediyor, önümüzdeki yıllarda yıl içerisinde sektörün Türkiye hacminin birkaç katına çıktığını görmek mümkün olabilir.”
Bu açıklamalar, Birliğin sadece ihracat rakamlarına odaklanmadığını, aynı zamanda ihracatçıların karşılaştığı gümrük, lojistik ve pazarlama gibi engelleri kaldırmaya, yeni pazarlarda yerlerini sağlamlaştırmaya ve Türk mamalarının küresel tanıtımını daha etkin yapmaya yönelik kapsamlı bir strateji izlediğini gösteriyor. Firmalarla düzenli istişareler yaparak, uluslararası fuarlara katılımı teşvik ederek, pazar araştırmaları yaparak ve markalaşma süreçlerine destek vererek uluslararası rekabette öne çıkmalarını sağlayacak projeler ve faaliyetler geliştirmek, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kilit rol oynuyor. Ege Bölgesi’ndeki devam eden yatırımlar ve artan üretim kapasitesi, sektörün önümüzdeki yıllarda Türkiye ekonomisindeki hacmini katlayarak artıracağının güçlü bir işareti olarak kabul ediliyor.
Sosyal Sorumluluk ve Hayvan Refahı: Sektörden Anlamlı Destek
Sektörün ticari başarılarının yanı sıra, sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmesi de takdire şayan. Başkan Öztürk, Ege Bölgesi’ndeki hayvan barınaklarına yönelik önemli bir sosyal sorumluluk projesi başlattıklarını duyurdu. Bu proje kapsamında, Birlik üyesi firmalar tarafından bedelsiz olarak temin edilen mamalar, korunmaya muhtaç hayvanların bakıldığı barınaklara düzenli olarak ulaştırılıyor. Bu girişim, sadece hayvanların beslenme ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda sektörün topluma ve çevreye karşı duyarlılığını da gözler önüne seriyor. Hayvan refahına verilen bu destek, sektörün sadece ekonomik değil, aynı zamanda etik bir duruş sergilediğinin de kanıtı niteliğinde.
Öztürk; “Barınaklara ücretsiz mama temin ediyoruz”
Projenin ilk adımları İzmir’de atıldı. İlk olarak İzmir Menderes’te bulunan ‘Şopengazi Nebiha Deprem Bakımevi’ ziyaret edilerek mama bağışı yapıldı. Ardından İzmir Kemalpaşa’da faaliyet gösteren Hayvanlar için Projeler Derneği’ne (HİPDER) ulaşan Birlik, burada da korunmaya muhtaç köpeklere mama desteği sağladı. Başkan Öztürk, her ay düzenli olarak farklı bir barınağa yardımların ulaştırıldığını belirtirken, projeye değerli katkılarından dolayı Birlik üyesi firmalardan DFC Pet Firmasının Kurucusu Yüksel Paylanbaş’a özel teşekkürlerini iletti. Bu tür projeler, sektörün sadece ekonomik bir aktör olmaktan öte, toplumun genel refahına katkı sağlayan, hayvan sevgisini ve bilincini yaygınlaştıran bir paydaş olduğunu kanıtlıyor. Bu sosyal sorumluluk anlayışı, sektörün sürdürülebilir büyüme hedeflerinin önemli bir parçası olarak görülüyor.
Hayvanseverlerden Destek Çağrısı: Sürdürülebilir Çözümler İçin İşbirliği
Hayvanlar İçin Projeler Derneği (HİPDER) Kurucuları Funda Bonomo ve Melih Kangaloğlu, derneklerinin karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek sürdürülebilir projelere olan ihtiyaçlarını dile getirdi. Dernek bünyesinde çoğunluğu engelli ve kimsesiz olmak üzere 250-300 civarında köpeğe sıcak bir yuva sağlandığını belirten Bonomo ve Kangaloğlu, gönüllülerin özverili çalışmalarıyla hayvanların bakımını üstlendiklerini ifade etti. Sokakta kalan hasta hayvanlara veterinerlik hizmeti sunarak onların hayata tutunmalarına yardımcı olduklarını vurguladılar. Her hayvanın kendine özgü bir hikayesi olduğunu belirten dernek yetkilileri, bu kutsal görevi sürdürebilmek adına resmi kurumlardan ve duyarlı bağışçılardan destek beklediklerini dile getirdi. Sadece mama değil, aynı zamanda barınakların iyileştirilmesi, veterinerlik giderlerinin karşılanması ve gönüllü sayısının artırılması gibi alanlarda da sürekli desteğe ihtiyaç duyduklarını eklediler.
“Derneğimizde çoğu engelli ve kimsesiz 250-300 civarında köpeğe sahip çıkıyoruz. Gönüllülerimizle birlikte özveriyle çalışıyoruz. Sokakta kalan hasta hayvanlara sahip çıkarak onlara veterinerlik hizmeti de veriyoruz. Bütün hayvanlarımızın bir hikayesi var. Resmi kurumlardan bağışçılardan destek bekliyoruz.”
Bu çağrı, evcil hayvan maması sektörünün ulaştığı ekonomik büyüklüğün, hayvan refahı konusundaki sorumluluk bilinciyle birleştiğinde daha da anlamlı hale geldiğini gösteriyor. Sektör temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği, hem ticari başarıları pekiştirecek hem de toplumda hayvan sevgisi ve sorumluluğu bilincini yaygınlaştıracaktır. Türkiye’nin evcil hayvan maması sektörü, sadece ekonomik bir başarı hikayesi yazmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyal fayda üreten, dinamik ve umut vaat eden bir alan olarak öne çıkıyor. Küresel pazarda edindiği güçlü konumunu sürdürülebilirlik, inovasyon ve sosyal sorumluluk ilkeleriyle daha da ileriye taşıyarak gelecek yıllarda da adından söz ettirmeye devam edeceği öngörülüyor. Türk evcil hayvan maması sektörü, ulusal ve uluslararası arenada başarılarıyla gurur duyarken, hayvan dostlarımızın yaşam kalitesini artırma misyonunu da kararlılıkla sürdürüyor.