Yeni TÜFE ile Enflasyonun Yeni Yüzü

Yeni TÜFE Hesaplaması: Vatandaşın Enflasyonu Mu, Turistin Mi Ölçülüyor?

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan vatandaşların harcama alışkanlıkları dikkate alınarak hesaplanıyordu. Ancak son yapılan değişikliklerle birlikte, bu durum değişti. Artık, Türkiye’de yaşayan yerli ve yabancı turistlerin harcamaları da TÜFE hesaplamasına dahil ediliyor. Peki, bu değişiklik TÜFE’nin gerçek enflasyonu yansıtma gücünü nasıl etkiliyor? Bu sorunun cevabını ararken, yeni metodolojinin detaylarına ve potansiyel sonuçlarına yakından bakmak gerekiyor.

Bu yıl yapılan düzenlemeyle birlikte, TÜFE hesaplamasına dahil edilen kişi sayısı önemli ölçüde arttı. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi ziyaret eden 53 milyon yabancı turist ve 11 milyon yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı, bu yeni hesaplamanın bir parçası haline geldi. Bu durum, Türkiye’de yaşayan vatandaşların enflasyon hesabında “ortak”larının sayısının bir anda artması anlamına geliyor.

Bu durumun pratik sonuçları da var. Örneğin, yabancı turistler genellikle uzun süreli konut kiralamazlar ve dolayısıyla elektrik, su, doğalgaz gibi faturaları ödeme yükümlülükleri bulunmaz. Bu nedenle, TÜFE hesaplamasında konut grubunun ağırlığı yaklaşık 4 puan düşmüş durumda. Buna karşılık, turistlerin yoğun olarak harcama yaptığı konaklama ve lokanta grubunun ağırlığı ise yaklaşık 3 puan artmış durumda.

Başlıktaki soru ilk bakışta garip gelebilir. “TÜFE, Türk halkının yaşadığı enflasyonu ölçmek için var, bunda bir değişiklik olamaz” diye düşünebilirsiniz. Aslında, bu düşünce son derece makul ve olması gereken de bu. Ancak, ya bu düşünce gerçeği tam olarak yansıtmıyorsa? Ya yeni TÜFE, Türk halkının veya daha somut bir ifadeyle, Türkiye sınırları içinde yaşayan vatandaşların enflasyonunu ölçmekten uzaklaşmışsa?

Aslında, “Yeni TÜFE kimin enflasyonunu ölçecek?” sorusunun yanıtını çok uzaklarda aramaya gerek yok. Bu sorunun cevabını bizzat Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) veriyor. TÜFE’deki yeni ağırlıkların açıklanmasının ardından sıkça sorulan “Bu nasıl bir ağırlıklandırma?” sorusunun yanıtı, TÜİK’in metodolojik açıklamasında bulunabilir.

Şimdi gelin, yeni TÜFE’nin metodolojik açıklamasında yer alan ifadelere daha yakından bakalım. TÜİK, TÜFE metodolojisinde Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren 2020/1148 sayılı Komisyon düzenlemesi gereği, TÜFE ağırlıklarının temel kaynağının artık hanehalkı bütçe anketi değil, ulusal hesaplar sistemi olarak tanımlandığını vurguluyor. Bu değişikliğin gerekçesi ise şu şekilde açıklanıyor:

“GSYH’nin en büyük harcama bileşenini oluşturan hanehalklarının nihai tüketim harcamalarına dayalı ulusal hesaplar temelli ağırlıklandırmanın önemini daha iyi açıklayabilmek açısından veri kaynaklarının kapsamını karşılaştırmak yararlı olacaktır.

Ulusal hesaplar sistemi, yalnızca ülkede yerleşik hanehalklarının değil, Türkiye’de harcama yapan yerleşik olmayan bireylerin tüketim harcamalarını da kapsamaktadır. Ayrıca kurumsal nüfus olarak tanımladığımız öğrenci yurtları, huzurevleri (askeri kışlalar ve cezaevleri de dahil) gibi toplu yaşam birimlerinin harcamaları da ulusal hesaplara dahildir.

Hanehalkı bütçe araştırmaları ise örneklem gereği yalnızca yerleşik hanehalklarını kapsamaktadır ve bu nedenle kurumsal nüfus ya da yabancı ziyaretçiler sistemin dışında kalmaktadır.

Dolayısıyla, ulusal hesaplar sisteminden gelen hanehalklarının nihai tüketim harcamaları verileri, TÜFE kapsamını daha iyi temsil edebilmektedir.”

Bu metinden, önceki yıllarda TÜFE’de kurumsal olmayan nüfusun kapsanmadığı ve yabancı ziyaretçilerin tümünün kapsam dışında olduğu gibi bir anlam çıkabilir. Ancak gerçekte durum böyle değil. Kurumsal olmayan nüfusun harcamaları, hanehalkı bütçe araştırmasıyla değil, başka yöntemlerle sınırlı da olsa TÜFE’de kapsanıyordu. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin harcamaları da turizm harcamaları anketinden elde edilebilen verilerle (artık ne kadar sağlıklıysa) çok sınırlı da olsa TÜFE’de dikkate alınıyordu.

53 + 11 Milyon “Ortak”!

Şimdi ise hesaplama yöntemi tümüyle değişti ve enflasyon hesaplamasında Türk halkına harcamalar yönüyle iki yeni “ortak” çıktı:

  1. Türkiye’yi ziyaret eden yabancılar, yani çoğunluğu turist olarak gelenler. Geçen yıl gelenlerin sayısı 52,8 milyon.
  2. Yurt dışında yerleşik olmakla birlikte Türkiye’ye gelen Türk vatandaşları. Geçen yıl gelenlerin sayısı 11,2 milyon.

Yani, Türkiye’yi geçen yıl Türkiye’de ikamet etmeyen toplam 64 milyon kişi ziyaret etmiş. Şimdi bu 64 milyon kişinin harcaması da hesaba katılacak.

“Eskiden yalnızca yurt içinde yerleşik hanehalkları dikkate alınarak ağırlık belirleniyor ve onların harcamaları üzerinden fiyat değişimi hesaplanıyordu. Oysa şimdi Türkiye’de ikamet etmeyen Türk ve yabancı ziyaretçilerin tüm harcamaları da hesaba katılacak.”

Yeni TÜFE’nin en hassas noktası işte bu. Daha önce de belirtildiği gibi, geçmişte turizm harcamaları anketinden elde edilen harcama sonuçları TÜFE’de belli ölçüde kapsanıyordu. Ancak Türkiye’de ikamet edenlere 64 milyon dolayında “ortak” çıkması söz konusu değildi.

Ağırlıklar Neden Böyle Oldu?

TÜFE’nin başlıca kalemlerinde (toplamdaki payı yaklaşık %60 olan) bu yılın ağırlıklarıyla önceki dönemin ağırlıklarını karşılaştırınca, Türk halkına enflasyon hesabında “ortak” çıkan yurt dışı yerleşiklerin etkisi çok somut olarak görülebiliyor.

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor:

“Yurt dışından gelenler, özellikle de yabancı uyruklular Türkiye’de kira öder mi, elektrik, su, doğalgaz, tüp gaz harcaması yapar mı? Otomobil satın alır mı?”

Cevap hayır değil mi? O zaman bu kalemlerin ağırlığı neden düştü?

Yabancılar Türkiye’ye geldiklerinde en çok ne için para harcar sorusunun yanıtı da belli:

Tabii ki özellikle konaklamaya ve yeme-içmeye para harcarlar.

İşte bu yüzden konut harcamalarının ağırlığı yaklaşık 4 puan düşerken, lokanta ve konaklama harcamalarının ağırlığı yaklaşık 3 puan arttı.

Çarpıklığın Böylesi!

Türk halkı konut için harcamasının %11,40’ını ayıracakmış. Buna kira, elektrik, su, doğalgaz, evin tamiri gibi tüm giderler dahil. Yani 100 liranın 11,40 lirası.

Ancak Türk halkı lokantada yemek yemeye ve otelde, motelde kalmaya da 100 liranın 11,13 lirasını ayıracakmış.

Mantık bunun neresinde?

Ama hesabı yalnızca bu topraklarda yaşayan vatandaşları dikkate alarak değil de burayı ziyarete gelen yerli ve yabancıları da dikkate alarak yapınca böyle bir sonucun çıkması normal.

Şimdi başlıktaki soruyu sormanın tam zamanı:

“Yeni TÜFE kimin enflasyonunu ölçecek?”

Vatandaşın değil!

Başlıktaki sorunun yanıtı açık:

“Bu TÜFE, burada yaşayan vatandaşın enflasyonunu ölçmekten çok uzak.”

Bu arada, TÜFE’nin geçen yılki ağırlıkları üzerinden hesap yapıp “Arada artı-eksi yalnızca şu kadar fark var, demek ki çok farklı bir oran çıkmıyor” demek de pek doğru değil. Çünkü normal ağırlık belirleme yönteminde bu yılın ağırlıkları geçen yılkine göre çok değişiklik gösterecekti. Özellikle bazı kalemlerde.

İşte birkaç tipik örnek:

  • Konut grubu harcamalarının ağırlığı %15,22’den %11,40’a düştü.
  • Konut grubu kapsamında kiranın ağırlığı hemen hemen aynı düzeyde kaldı. Aslında bu oranın değişmemiş görünmesi yanıltıcı. Çünkü normalde kiranın ağırlığı %8,5 dolayına çıkmalıydı, dolayısıyla %6,8 reel anlamda bir gerilemeye işaret ediyor. Geçen yıl manşet enflasyon %31 iken kiradaki artış %62 olduğu için bu kalemin ağırlığı artmalıydı.
  • Konut grubunda yer alan tüm kalemlerin ağırlığında düşüş oldu. Oysa bu kalemlerdeki fiyat artışı da geçen yıl manşet orandan yüksekti ve ağırlıklar düşmek bir yana artış göstermeliydi. Bu arada enflasyon hesabında dikkate alınıp alınmaması zaten tartışmalı olan kamu desteğinin özellikle elektrikte aşamalı olarak geri çekilmesi ağırlıktaki bu düşüşteki soru işaretini daha da artırdı. Ama sonuçta ağırlıklar düştü; çünkü yurt dışı yerleşikler burada söz konusu kalemler için ayrıca bir harcama yapmıyor ki…
  • Türk halkı evini terk edip otelde, motelde konaklamaya mı başladı ki bu kalemin payı tırmandı? Söz konusu kalemin geçen yıl %0,5 olan ağırlığı, bu yıl %2,6’ya fırladı. Tabii ki yabancıların konaklaması bu sonucu doğurdu.
  • Ne güzel değil mi, enflasyon hesaplarken kirayı, elektriği, suyu, doğalgazı daha az kullanılıyor gibi dikkate alacak; ama diğer yandan insanların evinde değil otelde konakladığını varsayacaksınız. Bu şekilde elde edilen oran da gerçek enflasyonu gösterecek.
  • Türk halkı taze sebze yemekten vaz mı geçti ya da artık sigarayı bırakmaya mı başladı da bu kalemlerin payında da kayda değer oranda gerilemeler oldu acaba?

Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir.

Kaynak: ekonomim.com