Küresel Piyasaların Yeni Haftaya Yükselişle Başlangıcı: Ticaret İyimserliği ve Merkez Bankası Mesajları Belirleyici
Küresel finans piyasaları, yeni haftaya umut verici bir başlangıç yaparak pozitif bir seyir izliyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) önemli ticaret partnerleriyle yeni anlaşmalara varacağı beklentisi ve ticari gerilimlerin hafifleyeceği yönündeki iyimserlik, piyasalarda belirleyici bir rol oynuyor. Bu olumlu havayı destekleyen bir diğer unsur ise, merkez bankalarının para politikalarına yönelik ipuçları verecek önemli açıklamaları ve bu hafta açıklanacak kritik ekonomik veriler. Yatırımcılar, ABD istihdam verilerinden Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkililerinin sözlü yönlendirmelerine kadar geniş bir gündem maddesini yakından takip ederek, piyasaların gelecekteki yönüne dair sinyaller arıyor.
Küresel Piyasaların Pozitif Seyri ve Ticaret Anlaşmalarının Etkisi
Hafta başlangıcında küresel piyasalarda gözlemlenen olumlu tablo, büyük ölçüde ABD’nin ticaret politikalarına ilişkin beklentilere dayanıyor. ABD yönetiminin korumacı ticaret stratejileri kapsamında uygulamaya koyduğu ve daha sonra ertelediği tarifelerin 9 Temmuz’da sona erecek erteleme süresi öncesinde, Washington’ın birçok ticaret ortağıyla uzlaşma sağlayacağı yönündeki beklentiler güç kazanmış durumda. Bu durum, piyasalarda belirsizliği azaltarak risk iştahını artırıyor ve hisse senedi piyasalarında yükselişlere zemin hazırlıyor.
Ticaret anlaşmalarına yönelik gelişmeler, sadece piyasa fiyatlamalarını değil, aynı zamanda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası kararlarını da doğrudan etkileyecek potansiyel taşıyor. Uzmanlar, tarife risklerinin azalmasının Fed’in faiz indirim döngüsüne ilişkin belirsizlikleri giderebileceğini ve para politikası üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini öngörüyor. Bu durum, küresel ekonomik büyüme görünümü için de olumlu sinyaller anlamına geliyor.
ABD’nin Ticaret Müzakereleri ve Başkan Trump’ın Açıklamaları
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamalarda, ülkesinin sadece Çin ile değil, birçok başka ülke ile de ticaret anlaşmaları yapma sürecinde olduğunu vurguladı. Trump, anlaşmaya varılamayan ülkelere ise önümüzdeki bir-iki hafta içinde “tarife mektupları” gönderileceği uyarısında bulundu. Çin ile yapılan anlaşmanın önemine dikkat çeken Başkan Trump, yakın zamanda Hindistan ile de bir ticaret anlaşmasına ulaşmayı umduğunu belirtti. Bu açıklamalar, piyasalardaki ticaret iyimserliğini daha da pekiştirdi.
Analistler, ABD’nin bu tür anlaşmalarla küresel ticaret gerilimlerini azaltma çabasının, ABD’li şirketlerin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırabileceğini ve ülkenin dış ticaret açığının daha hızlı bir şekilde kapanmasına yardımcı olabileceğini belirtiyorlar. Bu durum, hem ABD ekonomisi hem de küresel ticaret hacmi açısından olumlu bir ivme yaratma potansiyeli taşıyor. Ancak Trump’ın Kanada ile “dijital hizmet vergisi” nedeniyle ticaret görüşmelerini sonlandırdığını ve yedi gün içinde Kanada’ya uygulanacak tarife oranlarını bildireceklerini açıklaması, bazı bölgelerde gerilimlerin devam edebileceğine işaret ediyor.
Avrupa Birliği (AB) tarafında ise, Temmuz ayındaki son tarihe kadar ABD ile gümrük vergisi anlaşmasına varılmasının beklendiği yönündeki haberler, küresel ticaret cephesindeki genel uzlaşma arayışını teyit ediyor. Başkan Trump’ın önümüzdeki günlerde Asya’daki önemli ticaret ortaklarıyla da anlaşmalar yapmayı hedeflediği haberleri, ticaret savaşlarının yerini daha çok iş birliğine bırakabileceği umudunu artırıyor.
Merkez Bankaları Gündemi: ECB Forumu ve Fed Beklentileri
Bu hafta, küresel finans piyasalarının odağında yer alan bir diğer önemli konu başlığı ise merkez bankalarının atacağı adımlar ve yapacakları yönlendirmeler. Özellikle Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Portekiz’in Sintra kentinde düzenleyeceği Merkez Bankacılığı Forumu, büyük merkez bankalarının başkanlarını bir araya getirerek para politikalarına ilişkin kritik mesajların verileceği bir platform olacak.
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Trump’ın Powell Eleştirileri
Fed’in para politikasına yönelik belirsizlikler devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik eleştirileri de sürüyor. Trump, faiz oranlarını düşürecek birini Powell’ın yerine getirmek istediğini açıkça ifade etti. Başkan, “Tek sorunumuz Fed’de ne olup bittiğini anlamayan biri var. Faiz oranını düşürse harika olurdu çünkü çok daha ucuza borçlanabilirdik.” şeklindeki sözleriyle Fed’e olan memnuniyetsizliğini dile getirdi. Trump, Powell’ın istifa etmesini çok istediğini ve kim gelirse gelsin faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini savundu. Bu tür açıklamalar, Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmaları yeniden alevlendiriyor ve piyasalarda Fed’in gelecekteki adımlarına dair belirsizliği artırıyor.
Analistler, Trump’ın uzun süredir devam eden Powell eleştirilerinin, Fed’in bağımsızlığı üzerinde baskı oluşturduğunu ve gelecek yıl mayıs ayında görev süresi dolacak olan Powell’ın Fed’in başında kalmayacağı yönündeki beklentileri güçlendirdiğini belirtiyor. Bu durum, Fed’in para politikası duruşu ve başkanlık değişimi olasılığıyla ilgili spekülasyonları beraberinde getiriyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Merkez Bankacılığı Forumu
Avrupa’da ise gözler, bu hafta yapılacak ECB Merkez Bankacılığı Forumu’na çevrilmiş durumda. Bugün akşam ECB Başkanı Christine Lagarde’ın açılış konuşmasıyla başlayacak olan Forum, yarın Lagarde’ın yanı sıra Fed Başkanı Jerome Powell, İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda ve Güney Kore Merkez Bankası Başkanı Chang Yong Rhee gibi önemli isimleri ağırlayacak. Bu konuşmalar, küresel ekonominin gidişatı, enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının gelecekteki para politikası adımlarına dair önemli ipuçları sunması bekleniyor. Yatırımcılar, özellikle büyük ekonomilerin merkez bankası başkanlarının yapacağı sözlü yönlendirmelerden faiz oranları, varlık alımları ve enflasyon hedefleri hakkında daha net bir görünüm elde etmeyi hedefliyor.
Küresel Piyasaların Performansı: Endeksler, Emtialar ve Dövizler
Geçtiğimiz hafta ticaret iyimserliği ve jeopolitik gerilimlerin hafiflemesiyle hareketlenen piyasalar, yeni haftaya da bu ivmeyle başlangıç yaptı. Özellikle ABD borsalarında önemli rekorlar kaydedildi.
ABD Borsaları Rekor Tazeledi
New York Borsası, geçen hafta cuma günü ticaret anlaşması iyimserlikleri ve Orta Doğu’da sona eren gerilimin etkisiyle güçlü bir performans sergiledi. S&P 500 endeksi yüzde 0,52, Dow Jones endeksi yüzde 1 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,52 oranında yükseliş kaydetti. Cuma günü içinde tüm zamanların en yüksek seviyelerini gören Nasdaq endeksi, geçen yıl aralık ayındaki kapanış rekorunu tazelerken, S&P 500 endeksi de bu yıl şubat ayındaki kapanış rekorunu egale etti. ABD endeks vadeli kontratları da yeni haftaya pozitif bir seyirle başlaması, küresel piyasalardaki genel iyimserliği destekledi. Bu yükselişler, yatırımcıların risk iştahının arttığını ve küresel ekonominin geleceğine dair daha olumlu bir bakış açısı benimsediğini gösteriyor.
Tahvil, Altın ve Petrol Piyasalarındaki Gelişmeler
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, cuma günü yüzde 4,28’e yükselmesinin ardından yeni haftanın ilk işlem gününde yüzde 4,29 seviyesinde dengelendi. Tahvil piyasasındaki bu hareketlilik, küresel faiz oranları ve risk algısıyla yakından ilişkili. Azalan jeopolitik gerilimler ve tarifelerde anlaşma sağlanabileceği beklentilerinin güçlenmesiyle, güvenli liman varlıklarına olan talep bir miktar azalma gösterdi. Geçen hafta yüzde 3,28 değer kaybeden altının ons fiyatı, yeni haftaya yüzde 0,3’lük yükselişle 3 bin 285 dolardan başladı. Bu hafif toparlanma, kısa vadeli düzeltmelerin ve dolar endeksindeki düşüşün etkisiyle gerçekleşti. Brent petrolün varil fiyatı ise, geçen hafta yaşadığı yüzde 12,6’lık düşüşün ardından şu sıralarda yüzde 0,3 yükselişle 66,5 dolardan işlem görüyor. Petrol piyasasındaki dalgalanmalar, küresel talep beklentileri ve arz dinamikleriyle şekilleniyor.
Dolar Endeksi ve Küresel Para Piyasaları
ABD Başkanı Trump’ın Fed’e yönelik eleştirilerinin etkisiyle son üç yılın en düşük seviyesine yakın seyretmeyi sürdüren dolar endeksi, bugün önceki kapanışına göre yüzde 0,3 düşüşle 97,2 seviyesinde bulunuyor. Doların değer kaybetmesi, Fed’in olası faiz indirimi beklentileri ve risk iştahındaki artışla ilişkili olarak diğer para birimleri karşısında zayıf bir performans sergilemesine neden oluyor. Bu durum, özellikle dolar bazında işlem gören emtialar için destekleyici bir faktör olabilir.
Bölgesel Piyasalar: Avrupa ve Asya
Küresel piyasalardaki genel olumlu hava, Avrupa ve Asya piyasalarına da yansıdı. Her iki bölge de haftaya alıcılı bir seyirle başlarken, kendi iç dinamikleri ve ekonomik verileriyle de öne çıktı.
Avrupa Borsaları ve Almanya Enflasyon Verileri
Avrupa borsaları cuma günü alıcılı bir seyir izlerken, bu hafta gözler ECB Merkez Bankacılığı Forumu’nun yanı sıra önemli makroekonomik verilere çevrildi. Bugün Almanya’da açıklanacak haziran ayına ilişkin enflasyon verileri, yatırımcıların odağında yer alıyor. Analistler, Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi olan Almanya’dan gelecek enflasyon verilerinin, bölgenin ekonomik gidişatı ve ECB’nin para politikası üzerindeki potansiyel etkileri hakkında daha fazla bilgi sağlayacağını belirtiyor. Mayıs ayı enflasyonunun ECB’nin orta vadeli hedefi olan yüzde 2’nin hemen üzerinde, yıllık bazda yüzde 2,1 olarak gerçekleştiği hatırlatılıyor. Yüksek enflasyon, ECB’nin daha şahin bir duruş sergileme ihtimalini artırabilir. Cuma günü Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,62, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,72, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,99 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,78 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da yeni haftaya pozitif başlangıç yaptı.
Asya Piyasalarında Ticaret İyimserliği ve Ekonomik Veriler
Asya piyasaları da, ABD’nin ticaret partnerleriyle yakın zamanda daha fazla anlaşma yapacağına yönelik iyimserlikler ve bölge ülkelerinin de ABD ile anlaşma sağlayacağı beklentileriyle Hong Kong hariç alıcılı bir seyir izledi. ABD için önemli bir imalat ve ticaret merkezi olan Asya ekonomileri, ABD ekonomisindeki gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD endekslerindeki iyimserlik, Asya tarafında da risk iştahını artırarak endekslerin yükselmesine katkıda bulundu. Ayrıca, bölge genelinde sanayi ve teknoloji şirketlerindeki yükseliş eğilimi, endekslerdeki pozitif havayı destekledi.
Öte yandan, bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da mayıs ayı sanayi üretimi yüzde 0,5 artışla beklentilerin altında kalırken, yıllık bazda yüzde 1,8 azalışla öngörüleri karşılayamadı. Çin tarafında ise haziran ayına ilişkin imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 49,7 ile beklentilerin üzerinde gelmesine karşın daralma bölgesinde kalmaya devam etti. Ülkede hizmet sektörü PMI ise 50,5 ile tahminleri geride bırakarak sektörde genişlemeye işaret etti. Bu karışık verilere rağmen, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 yükselirken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,3 düşüş gösterdi.
Yurt İçi Piyasalar ve Yoğun Veri Gündemi
Yurt içinde de piyasalar, küresel gelişmelerin yanı sıra kendi dinamikleri ve açıklanacak önemli verilerle hareketlenecek bir haftaya giriyor. Borsa İstanbul ve döviz piyasası, yeni haftanın ilk işlem gününde dikkatle takip ediliyor.
Borsa İstanbul’da Oynaklık ve SPK Tedbirleri
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 1,12 değer kazanımıyla 9.404,89 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) ise BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat, cuma akşam seansında normal seans kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 10.508,00 puanda işlem gördü. Analistler, bugün endeks ve pay vadeli kontratlarda vade sonu olması nedeniyle, yatırımcıların pozisyon taşıma ve kapatma işlemleri nedeniyle piyasalarda oynaklığın artabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, özellikle gün içi işlem yapan yatırımcılar için ekstra dikkat gerektiriyor.
Öte yandan, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) cuma günü yayımlanan bültenine göre, Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanması, halka açık ortaklıkların pay geri alımlarının kolaylaştırılması ve kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına ilişkin tedbir ve uygulamalar 29 Ağustos seans sonuna kadar uzatıldı. Bu tedbirler, piyasalardaki oynaklığı azaltmayı, yatırımcı güvenini artırmayı ve hisse senetlerindeki düşüşleri sınırlamayı hedefliyor. Uzatılan bu uygulamaların piyasalar üzerinde orta vadeli olumlu etkileri olması bekleniyor.
Döviz Piyasası: Dolar/TL’nin Seyri
Dolar/TL kuru, cuma günü yüzde 0,3 yükselişle 39,9070’ten kapanmasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının hemen altında 39,8940’tan işlem görüyor. Kurun seyri, küresel dolar endeksinin hareketleri, yurt içi ekonomik gelişmeler ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası duruşu gibi birçok faktörden etkilenmeye devam edecek.
Yurt İçi ve Yurt Dışı Önemli Ekonomik Veriler Takvimi
Analistler, bugün yurt içinde yoğun veri gündeminin, yurt dışında ise ABD’de Dallas Fed imalat sanayi endeksi ve Euro Bölgesi’nde ECB Başkanı Lagarde’ın konuşmasının öne çıkacağını dile getiriyorlar. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.500 ve 9.600 puanın direnç, 9.300 ve 9.200 seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydediyorlar. Yatırımcıların bu seviyeleri takip etmesi önem arz ediyor. Haftanın genelinde takip edilecek önemli ekonomik veriler şöyle sıralanıyor:
- 10.00 Türkiye: Mayıs ayı dış ticaret dengesi (Ekonomik aktivite ve cari açık üzerinde etkili)
- 10.00 Türkiye: Mayıs ayı işsizlik oranı (İş gücü piyasası sağlığına dair önemli bir gösterge)
- 10.00 Türkiye: Mayıs ayı Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (HÜFE) (Hizmet sektöründeki enflasyonist baskılar hakkında bilgi verecek)
- 15.00 Almanya: Haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) (Euro Bölgesi enflasyonu ve ECB politikaları için kritik)
- 17.30 ABD: Haziran ayı Dallas Fed imalat sanayi endeksi (ABD sanayi sektörünün sağlığına işaret edecek)
- 22.00 Avro Bölgesi: ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması (Para politikası beklentilerini şekillendirecek)
Özetle, küresel piyasalar ticaret anlaşmaları iyimserliği ve merkez bankalarının potansiyel yönlendirmeleriyle hareketli bir haftaya giriş yaptı. Yoğun veri gündemi ve merkez bankası yetkililerinin açıklamaları, yatırımcılar için önümüzdeki dönemdeki piyasa dinamiklerini anlamak adına kilit rol oynayacak. Yatırımcıların bu gelişmeleri dikkatle takip etmesi, doğru yatırım kararları alabilmek için önem taşıyor.