Powell etkisi: Piyasalar yön arıyor

Küresel Piyasalar Fed Faiz Kararı ve Avrupa Belirsizliği Odağında: Ekonomik Görünüm ve Yatırımcı Beklentileri

Küresel finans piyasalarında, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın son açıklamalarının yarattığı dalgalanmalar ve Avrupa’daki siyasi belirsizlikler, yatırımcıların gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Powell, faiz indirimleri için “daha fazla güven verici veriye” ihtiyaç duyulduğunu vurgularken, bu durum piyasalardaki karmaşık seyrin temelini oluşturdu. Dün Senato’da Fed’in Para Politikası Raporu’nu sunan Powell’ın sözleri, bugün de Temsilciler Meclisi’ndeki konuşmasıyla yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.

Powell, para politikasının gevşetilmesi için enflasyonun yüzde 2 hedefine sürdürülebilir bir şekilde yaklaştığına dair kesin kanıtlar görmek istediklerini net bir şekilde ifade etti. Bu yılın ilk çeyreğinde elde edilen verilerin bu güveni tam olarak sağlamadığını belirten Powell, “Ancak en son enflasyon göstergeleri, mütevazı ancak olumlu bir ilerleme kaydetti. Daha fazla iyi veri akışı, enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru istikrarlı bir şekilde ilerlediği yönündeki inancımızı güçlendirecektir,” şeklinde konuştu. Bu açıklamalar, Fed’in temkinli duruşunu ve veri odaklı yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.

Fed Başkanı, faiz kararlarının her toplantıda ayrı ayrı değerlendirildiğini ve kararların mevcut ekonomik koşullara göre şekillendirildiğini vurguladı. Para politikasındaki kısıtlamaların çok erken veya gereğinden fazla azaltılmasının, enflasyonda sağlanan ilerlemeyi tehlikeye atabileceği veya hatta tersine çevirebileceği uyarısında bulundu. Bu, Fed’in enflasyonla mücadelede gösterdiği kararlılığı ve bu konudaki hassasiyetini göstermektedir. Öte yandan, Powell, yüksek enflasyonun tek risk olmadığını da belirtti. Politika kısıtlamalarını çok geç veya yetersiz bir şekilde azaltmanın, ekonomik aktiviteyi ve istihdam piyasasını gereksiz yere zayıflatabileceği riskine de dikkat çekerek, Fed’in hem enflasyonu kontrol altında tutma hem de maksimum istihdamı destekleme şeklindeki çifte görevini dengeleme çabasını vurguladı.

Analistler, Powell’ın bu dengeli açıklamalarının küresel piyasalarda karmaşık bir tabloya yol açtığını belirtiyor. Yatırımcılar, Fed başkanının Temsilciler Meclisi’ndeki bugünkü konuşmasından gelecek ek sinyalleri beklerken, yarın açıklanacak kritik enflasyon verileri de piyasaların ana odağına yerleşmiş durumda. Bu veriler, Fed’in gelecek dönemdeki faiz indirimi takvimine ilişkin beklentileri önemli ölçüde etkileyecek potansiyele sahip. Para piyasalarında ise Fed’in ilk faiz indirimine eylül ayında gitme ihtimali yüzde 77’ye gerilerken, kasım ayında başlama ihtimali ise yüzde 79 olarak fiyatlanıyor. Bankanın olası bir faiz indiriminin ardından aralık toplantısında ikinci kez faiz indirimi yapma ihtimali ise yüzde 96 gibi yüksek bir oranla bekleniyor. Bu fiyatlamalar, piyasaların yılın son çeyreğinde daha belirgin bir gevşeme adımı beklediğini gösteriyor.

Söz konusu gelişmelerin ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 4,30 seviyesine yükseldikten sonra bugün de yüzde 4,31 civarında işlem görüyor. Bu yükseliş, yatırımcıların Fed’den yakın zamanda büyük bir faiz indirimi beklemediğini ve tahvil getirilerine olan ilgisini sürdürdüğünü yansıtıyor. Dolar endeksi (DXY) ise dün yüzde 0,2 artışla 105,1 seviyesinden günü tamamlamıştı. Şu sıralar önceki kapanışının hemen altında, stabil bir seyir izleyerek küresel piyasalarda doların gücünü koruduğuna işaret ediyor. Emtia piyasalarında ise farklı yönelimler gözleniyor. Altının ons fiyatı yüzde 0,2 artışla 2 bin 367 dolardan alıcı bulurken, güvenli liman talebinin devam ettiğini gösteriyor. Brent petrolün varil fiyatı ise düşüş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyarak yüzde 0,6 değer kaybıyla 84 dolardan işlem görüyor. Bu düşüş, küresel talep endişelerinin veya arz fazlası beklentilerinin arttığına dair sinyaller veriyor olabilir.

ABD hisse senedi piyasalarında da karışık bir görünüm hakimdi. New York borsasında dün teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 0,14 artışla 18.429,29 puana yükselerek kapanış rekorunu tazeledi. Benzer şekilde, S&P 500 endeksi de yüzde 0,07 yükselişle 5.576,98 puandan günü tamamlayarak kapanış rekorunu yeniledi. Bu durum, özellikle teknoloji ve büyüme hisselerine olan ilginin devam ettiğini gösteriyor. Ancak Dow Jones endeksi yüzde 0,13 azalış kaydetti. Böylece Nasdaq endeksi üst üste altı işlem gününde, S&P 500 endeksi ise art arda beş işlem gününde kapanış rekorlarını tazelemiş oldu. ABD’de endeks vadeli kontratları ise yeni güne karışık bir seyirle başladı, bu da piyasalardaki belirsizliğin ve yön arayışının sürdüğünü gösteriyor.

Avrupa borsaları ise dün ağırlıklı olarak satıcılı bir seyir izledi. Özellikle Fransa’da genel seçimlerin ardından ortaya çıkan siyasi belirsizlik, bölge pay piyasaları üzerinde ciddi bir satış baskısı oluşturdu. Fransa’daki seçimlerde, solcu Yeni Halk Cephesi 178 milletvekili çıkararak ilk sırayı alırken, onu 163 sandalye ile Cumhurbaşkanı Macron’un ittifakı ve 143 sandalye ile aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) ittifakı izledi. Yeni meclis tablosu, hükümet kurmak için partiler veya ittifaklar arasında zorlu koalisyon görüşmelerini kaçınılmaz hale getiriyor. Bu durum, Fransa’da siyasi istikrarsızlık riskini artırarak ekonomik reformların ve bütçe disiplininin geleceği hakkında endişelere yol açıyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de dün Fransa’daki seçim sonuçlarının ülkenin kredi notu üzerinde olumsuz bir etki oluşturabileceğini duyurdu. Moody’s, Yeni Halk Cephesi’nin galibiyetinin ardından kurulacak olası bir geniş koalisyonun, karar alma süreçlerini ve ülkenin borç azaltma görevini daha da zorlaştıracağını ifade etti. Bu açıklama, Fransa’nın zaten yüksek olan borç seviyeleri göz önüne alındığında, yatırımcılar için ek bir risk faktörü oluşturuyor ve Euro Bölgesi’nin genel finansal istikrarı üzerindeki potansiyel etkileri konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin belirsizlik de piyasaların gündeminde kalmaya devam ediyor. Banka yetkililerinin sözle yönlendirmeleri, yatırımcıların gelecekteki faiz adımlarına dair ipuçları aramasına neden oluyor. Portekiz Merkez Bankası Başkanı ve ECB Yönetim Konseyi üyesi Mario Centeno, son açıklanan enflasyon verilerinin güveni artırdığını belirterek, “Eğer temel senaryo teyit edilirse, bu yıl içinde birkaç faiz indirimi daha beklemeye devam ediyorum,” dedi. Bu açıklama, ECB’nin daha fazla gevşeme sinyali verdiği şeklinde yorumlanarak, Avrupa ekonomisindeki toparlanmayı destekleme çabalarının devam edebileceğine işaret ediyor. Avrupa borsalarında dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,66, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,56, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,28 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,53 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

Asya pay piyasalarında ise Çin hariç genel olarak pozitif bir seyir öne çıktı. Ancak Çin’de açıklanan enflasyon verileri, yurt içi talebin zayıflamaya devam ettiği yönünde önemli sinyaller verdi. Bugün Çin’de açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziran ayında aylık bazda yüzde 0,2 azalırken, yıllık bazda yüzde 0,2 artışla beklentilerin altında kaldı. Analistler, bu verilerin Çin ekonomisinde ekonomik aktivitenin yavaşlama eğilimini sürdürdüğüne ve deflasyon riskinin hala sıcaklığını koruduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Bu durum, Çin hükümetinin ekonomik büyümeyi desteklemek için daha fazla teşvik önlemi alması gerektiği yönündeki baskıyı artırıyor. Diğer yandan, dün Powell’ın açıklamalarının ardından dolar/yen paritesi yüzde 0,3 artışla 161,3 seviyesinden günü tamamlarken, şu dakikalarda parite önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 161,5’ten işlem görüyor. Asya borsalarına bakıldığında, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 yükseliş kaydederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 geriledi.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi dün satıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışa göre yüzde 0,62 azalışla 10.796,57 puandan tamamladı. Bu düşüş, küresel piyasalardaki belirsizliklerin ve yerel yatırımcıların temkinli duruşunun bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Dolar/TL kuru ise dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,6 üzerinde 32,8731 seviyesinden tamamladıktan sonra bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,9090 seviyesinden işlem görüyor. Kurdaki yükseliş eğilimi, küresel dolar güçlenmesinin ve yerel talebin etkisiyle devam ediyor. Analistler, bugün yurt içinde mayıs ayı işsizlik oranı ve sanayi üretimi verilerinin, yurt dışında ise ABD’de mayıs ayı toptan eşya stokları verilerinin yanı sıra Fed Başkanı Powell’ın Temsilciler Meclisi’nde yapacağı açıklamaların yakından takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.700 ve 10.600 seviyeleri destek olarak öne çıkarken, 10.900 ve 11.000 puanın ise direnç konumunda olduğu kaydedildi. Bu kritik seviyeler, endeksin önümüzdeki dönemdeki hareketlerinde belirleyici olabilir.

Piyasalarda bugün takip edilecek önemli veriler ve olaylar ise şu şekilde sıralanabilir:

  • 10.00 Türkiye, mayıs ayı işsizlik oranı ve sanayi üretimi
  • 17.00 ABD, mayıs ayı toptan eşya stokları
  • 17.00 ABD, Fed Başkanı Powell’ın Temsilciler Meclisi’ndeki konuşması