Piyasaların gözü TCMB’nin faiz kararında

Küresel ve Yurt İçi Piyasalar: Noel Sakinliği, TCMB Faiz Kararı ve Gelecek Beklentileri

Yılın sonuna yaklaşırken, küresel piyasalar Noel tatilinin etkisiyle düşük işlem hacimli ve temkinli bir seyir izliyor. Yatırımcılar, tatil döneminin getirdiği likidite azlığı nedeniyle piyasalardaki oynaklığa karşı daha dikkatli hareket ederken, gözler özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yılın son para politikası kararına çevrildi. Bu kritik karar, yurt içi piyasaların yönünü belirlemede önemli bir rol oynayacak.

Geçtiğimiz gün birçok küresel borsada işlemler duraksarken, bugün başta ABD olmak üzere bazı önemli piyasalar yeniden açıldı. Ancak analistler, Noel tatilinin etkisiyle hafta boyunca işlem hacminin düşük kalmaya devam edeceğini öngörüyor. Bu durum, fiyatlamaların daha hassas olmasına ve beklenmedik gelişmeler karşısında piyasaların daha keskin tepkiler verebilmesine neden olabilir. Özellikle tatil dönemlerinde açıklanan kritik veriler veya haber akışları, düşük hacimle birlikte kısa süreli sert hareketlere yol açabilir.

Küresel Piyasaların Gündeminde Neler Var?

ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından gelecek yıl izlenecek para politikalarına ilişkin belirsizlikler, küresel yatırımcıların ana gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Faiz artırımı döngüsünün sona erdiğine dair beklentiler artarken, faiz indirimlerinin ne zaman ve ne kadar olacağına dair net bir yol haritasının olmaması piyasalarda fiyatlamaları zorlaştırıyor. Ayrıca, ABD’nin 47. başkanı seçilen Donald Trump’ın göreve başlamasıyla birlikte izlenecek politikalar ve bu politikaların makroekonomik göstergeler üzerindeki potansiyel etkileri de yakından takip ediliyor. Ticaret anlaşmaları, vergi politikaları ve jeopolitik duruş gibi konuların küresel ekonomide yeni dinamikler yaratabileceği düşünülüyor. Tüm bu faktörler, küresel finans piyasalarında genel bir bekle-gör stratejisini beraberinde getiriyor.

Emtia ve Para Piyasalarında Son Durum

Noel tatili sonrası Asya piyasalarında hareketlenen altın fiyatları, güvenli liman arayışının etkisiyle yüzde 0,4’lük bir yükselişle 2 bin 627 dolar seviyesinden işlem görmeye başladı. Küresel ekonomiye dair belirsizlikler ve merkez bankalarının gelecekteki para politikaları, altının ons fiyatını destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Yüksek enflasyon endişeleri ve jeopolitik gerilimler de altının cazibesini artıran diğer faktörler arasında yer alıyor.

ABD’nin 10 yıl vadeli Hazine tahvili faizleri yüzde 4,62 seviyesine yükselirken, bu artışın küresel borçlanma maliyetleri üzerindeki potansiyel etkileri yakından izleniyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş, genellikle enflasyon beklentilerinin artması veya Fed’in sıkı para politikası duruşunu sürdüreceği sinyalini vermesiyle ilişkilendirilir. Dolar endeksi ise önceki kapanışa göre yüzde 0,1’lik hafif bir düşüşle 108,2 seviyesinde dengelendi. Doların seyrini, Fed’in faiz kararları, ABD ekonomik verileri ve küresel risk iştahı belirliyor.

Enerji piyasalarında ise Brent petrolün varil fiyatı, tatil sonrası yatay bir seyir izleyerek 73,2 dolar seviyesinden işlem görüyor. Küresel enerji talebi, OPEC+ grubunun üretim politikaları ve jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle Çin ekonomisindeki toparlanma işaretleri ve Avrupa’daki enerji krizi endişeleri, petrol piyasasının dinamiklerini etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

New York borsasında endeks vadeli kontratlar yeni günde karışık bir seyir izlerken, Avrupa borsalarında tatil nedeniyle dün olduğu gibi bugün de işlem gerçekleşmeyecek. Bu durum, küresel risk iştahının düşük seyrettiğine ve yatırımcıların yeni yıla dair beklentilerini şekillendirmeye çalıştığına işaret ediyor.

Asya Pay Piyasaları ve Önemli Gelişmeler

Noel tatili sonrası Asya pay piyasaları, Güney Kore hariç pozitif bir açılış gerçekleştirdi. Ancak piyasa uzmanları, genel likiditenin düşük seviyelerde kalmaya devam ettiğini belirtiyor. Bu durum, piyasalardaki ani hareketlere karşı duyarlılığı artırıyor.

Japonya’da özellikle otomotiv hisseleri öncülüğünde alıcılı bir seyir izleniyor. Ülkenin önde gelen otomotiv şirketlerinin verimliliği artırmak ve rekabet güçlerini pekiştirmek amacıyla birleşme kararı aldıkları yönündeki haber akışı, piyasalarda risk iştahını destekledi. Bu önemli gelişme, Mitsubishi hisselerinin yaklaşık yüzde 7,4, Toyota Motor hisselerinin yüzde 6,1, Nissan hisselerinin yüzde 5,5, Mazda hisselerinin yüzde 4,6, Honda hisselerinin yüzde 4,2 ve Subaru hisselerinin yüzde 3 oranında yükselmesini sağladı. Japonya ekonomisi için önemli bir lokomotif olan otomotiv sektöründeki bu sinerji arayışı, ülkenin küresel rekabetteki konumunu güçlendirme hedefinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, Çin ve Japonya arasında güvenlik alanındaki sorunların tartışılacağı bir diyalog mekanizması kurulması konusunda anlaşma sağlandı. Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Japonya Dışişleri Bakanı Ivaya Takeşi, Çin ziyaretinde mevkidaşı Vang Yi ve Başbakan Li Çiang ile önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Bu diplomatik gelişme, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin azaltılması ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi adına atılmış önemli bir adım olarak görülüyor. Bölgesel istikrarın sağlanması, küresel ticaret ve ekonomi için de kritik bir öneme sahip.

Kapanışa yakın, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,4 artarken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 yükseliş kaydetti. Buna karşılık Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,4 gerileyerek negatif bir ayrışma yaşadı. Bu bölgesel farklılıklar, her ülkenin kendi iç dinamikleri ve makroekonomik görünümlerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Yurt İçi Piyasaların Kalbi: TCMB Faiz Kararı ve 2025 Para Politikası

Yurt içinde Borsa İstanbul, geçtiğimiz gün yükseliş eğiliminde hareket etti. BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,52 değer kazanarak 9.916,22 puandan tamamladı. Bu yükselişte, özellikle bankacılık hisselerindeki güçlü performans ve yatırımcıların TCMB’nin faiz kararı öncesindeki pozisyonlanmaları etkili oldu. Bugün ise tüm gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yılın son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından çıkacak faiz kararına çevrildi. Bu karar, Türk lirası varlıkları, enflasyon beklentileri ve genel ekonomik görünüm üzerinde belirleyici olacak.

TCMB’den Beklentiler ve Gelecek Projeksiyonları

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, aralık ayında TCMB’nin politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 48,50’ye çekmesini bekliyor. Bu beklenti, enflasyonla mücadele sürecinde atılan adımlar ve makroekonomik dengelenme sinyalleriyle ilişkilendiriliyor. Faiz indirimlerinin, enflasyondaki düşüş eğiliminin güçlenmesi ve dezenflasyon sürecine girildiği sinyalleriyle birlikte gelmesi bekleniyor. Ekonomistlerin 2025 yıl sonu politika faizi beklentilerinin ortalaması ise yüzde 29,50 oldu. Bu, önümüzdeki dönemde kademeli faiz indirimlerinin devam edebileceğine işaret ediyor ancak enflasyondaki düşüş patikasının korunmasının önemini de vurguluyor.

Öte yandan, TCMB geçtiğimiz gün, gelecek yıl izlenecek para politikasına dair önemli bir yol haritası niteliği taşıyan “2025 Yılı Para Politikası” metnini yayımladı. Bu metin, bankanın orta vadeli hedeflerini, araçlarını ve iletişim stratejisini ortaya koyuyor. Buna göre, TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) açıklanacak takvim çerçevesinde 2025 yılında 8 toplantı gerçekleştirecek. Toplantı sayısındaki bu düzenleme, daha şeffaf ve öngörülebilir bir para politikası duruşuna işaret ediyor. Ayrıca, PPK toplantısı öncesindeki sessiz dönem, 3 iş günlük süreyi kapsayacak ve bu süre içinde para politikasına yönelik dış iletişim yapılamayacak. Bu uygulama, piyasa katılımcılarının spekülatif hareketlerden kaçınmasını ve kararın tarafsız bir şekilde alınmasını sağlamayı amaçlıyor.

TCMB, para politikası, makroihtiyati çerçeve, Türk lirası ve döviz likiditesi yönetimine ilişkin kamuoyuyla paylaşılan duyuruların iletişimin önemli unsurlarını oluşturduğunu belirterek, düzenlemelerde sadeleşme adımlarına 2025 yılında da devam edileceğinin ve yıl içerisinde Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının sonlandırılmasının planlandığını duyurdu. KKM’nin sonlandırılması kararı, finansal sistemde Türk lirası ağırlıklı varlıkların güçlenmesi ve makroekonomik istikrarın sürdürülebilirliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu durum, piyasalarda Türk lirasına olan güvenin artırılması ve yabancı yatırımcılar için daha cazip bir ortam yaratılması hedefini taşıyor.

Bankadan yapılan açıklamada ayrıca, döviz kurlarının seviyesine ilişkin herhangi bir hedefi olmadığı ve kurların düzeyini ya da yönünü belirleme amacıyla herhangi bir döviz alım-satım işlemi yapılmayacağı bildirildi. Bu net ifade, Merkez Bankası’nın serbest piyasa ekonomisi ilkelerine bağlılığını ve kurların arz-talep dengesi içerisinde belirlenmesine izin vereceğini gösteriyor. Bu yaklaşım, öngörülebilirliği artırarak yatırımcı güvenini pekiştirmeyi amaçlıyor.

Söz konusu haberin ardından Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı aralık vadeli kontrat, gece seansında yüzde 0,6 yükselerek 11.036 puana çıktı. Bu gelişme, piyasaların TCMB’nin 2025 Para Politikası çerçevesini olumlu karşıladığına işaret ediyor. Dolar/TL ise dün yüzde 0,2 yükselişle 35,2303’ten kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,1 artışla 35,2740 seviyesinden işlem görüyor. Dolar/TL’deki bu hafif yükseliş, küresel dolar hareketleri ve yerel beklentilerin birleşimiyle açıklanabilir.

Piyasalarda Teknik Görünüm ve Takip Edilecek Veriler

Analistler, bugün yurt içinde TCMB’nin faiz kararının yanı sıra aralık ayı sektörel enflasyon beklentileri ile haftalık para ve banka istatistiklerinin takip edileceğini belirtiyor. Yurt dışında ise ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları verisi, küresel piyasalar için önemli bir gösterge olacak. Bu veriler, küresel ve yerel ekonomilere dair yeni sinyaller sunarak piyasaların yönünü etkileyebilir.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.000 ve 10.150 puanın direnç, 9.800 ve 9.700 seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydeden analistler, bu seviyelerin üzerinde veya altında oluşacak kapanışların endeksin kısa vadeli seyrini belirleyebileceğini ifade ediyor. Direnç seviyelerinin aşılması, yükseliş trendinin güçleneceğine işaret ederken, destek seviyelerinin altına inilmesi düşüş baskısının artabileceğini gösteriyor.

Piyasalarda bugün takip edilecek kritik veriler şöyle sıralanıyor:

  • 10.00 Türkiye, aralık ayı sektörel enflasyon beklentileri
  • 14.00 Türkiye, aralık ayı TCMB’nin faiz kararı
  • 14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
  • 16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları

Özetle, küresel piyasalar Noel tatili sonrası düşük hacimli ve temkinli bir başlangıç yaparken, yurt içinde TCMB’nin yılın son faiz kararı ve 2025 Para Politikası çerçevesi, yatırımcıların odağında yer alıyor. Bu kritik gelişmelerin, yeni yıla girerken hem yurt içi hem de küresel piyasalarda belirleyici etkiler yaratması bekleniyor.