Küresel Piyasaların Ana Dinamikleri: Ticaret Gerilimleri, Merkez Bankası Stratejileri ve Bölgesel Görünümler
Küresel ekonomi, Amerika Birleşik Devletleri’nin uyguladığı ek gümrük vergileri ve bu vergilerin olası yansımaları etrafındaki haber akışıyla şekillenmeye devam ediyor. Yatırımcıların odağında yer alan bu gelişmeler, özellikle Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in özel sektöre yönelik güven tazeleyici mesajlarıyla Asya piyasalarında risk iştahını artırarak pozitif bir seyir izlenmesine yol açtı. Ancak küresel ticaret ve ekonomi politikalarına dair belirsizlikler, önemli ticaret ortakları için gelecek senaryolarına hazırlık yapma gerekliliğini koruyor.
Çin’in Özel Sektöre Desteği ve Küresel Ticaret Politikaları
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, özel sektörün karşılaştığı sorunlara çözüm bulmak amacıyla düzenlenen üst düzey bir sempozyumda önemli açıklamalarda bulundu. Şi, özel sektörü geliştirmeye yönelik ilkelerin ve politikaların Çin’e özgü sosyalist sistemin vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Bunlar değişemez ve değişmeyecek,” ifadeleriyle özel sektöre güvence verdi. Bu açıklama, küresel piyasalarda Çin ekonomisine olan güveni artırırken, özellikle ABD’nin ek gümrük vergisi tehditleri altında Çin’in iç dinamiklerini güçlendirme arayışının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Şi Cinping, devletin özel işletmelerin ve girişimcilerin yasal haklarını kararlılıkla koruyacağının sözünü verirken, aynı zamanda “Ülkemizin kanunla yönetilen bir sosyalist ülke olduğunu ve özel girişimlerin yasa dışı faaliyetlerinin soruşturmadan ve cezalandırmadan kaçamayacağını da unutmamamız gerek,” diyerek hukukun üstünlüğüne dikkat çekti. Bu dengeleyici mesaj, özel sektörün hem destekleneceği hem de belirli kurallar çerçevesinde faaliyet göstereceği sinyalini verdi. Çin lideri ayrıca, özel sektörün karşılaştığı güçlüklerin ve sınamaların sanayideki dönüşümden ve yeniden yapılanmadan kaynaklandığını, ancak bu durumların uzun vadeli değil geçici olduğunu ve üstesinden gelinebileceğini belirterek iyimser bir tablo çizdi.
Merkezi hükümetin özel sektör firmalarını destekleme taahhüdü, rekabetçi altyapı sektörlerini piyasaya açma ve özel şirketlerin finansman zorluklarını ve yüksek finansman maliyetlerini çözme çabalarıyla pekiştirildi. Analistler, Çin’in bu adımlarla ABD’nin ek gümrük vergisi yaptırımlarından minimum düzeyde etkilenmek için ülkedeki özel sektörün rekabet gücünü artırmayı ve sektörel kırılganlığı azaltmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu strateji, Çin’in kendi iç dinamikleriyle dış şoklara karşı direncini artırma çabası olarak değerlendirilebilir.
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Para Politikası Beklentileri
ABD Merkez Bankası (Fed)’nın Trump yönetiminin ticaret ve ekonomi politikaları sonrasında atacağı adımlara ilişkin belirsizlikler, yatırımcıların en çok odaklandığı konulardan biri olmaya devam ediyor. Fed yetkililerinin açıklamaları, piyasalara para politikasının geleceği hakkında önemli ipuçları sunuyor.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, mevcut para politikasının “iyi bir yerde” olduğunu ve enflasyonun temel ölçütlerinin yüksek seyrini koruduğunu ifade etti. Bowman, fiyat değişim oranının bu yıl daha da ılımlı olmasını beklediğini dile getirirken, yukarı yönlü risklerin devam ettiğini ve yüzde 2’lik enflasyon hedefine geri dönüşün “yavaş ve düzensiz” olduğunu belirtti. Bowman’ın “Federal fon oranını daha tarafsız bir politika duruşuna doğru taşıma sürecinde yeni bir aşamaya girdiğimizden, beni ihtiyatlı ve kademeli bir yaklaşımı tercih etmeye yönlendiren birkaç husus var,” şeklindeki sözleri, Fed’in faiz artırımlarında veya indirimlerinde temkinli hareket edeceğinin sinyalini verdi.
Philadelphia Fed Başkanı Patrick Harker da benzer şekilde, para politikasının iyi konumlandırıldığını ve yetkililerin enflasyon konusunda daha fazla ilerleme beklediğini söyledi. Harker, geçen yılki üç faiz indirimine rağmen politikanın “kısıtlayıcı” olmaya devam ettiğini ve faiz oranlarının uzun vadede düşmeye devam etmesini beklediğini kaydetti. Ekonomik büyümenin ve üretimin dirençli kaldığını, işgücü piyasasının dengede olduğunu ekleyerek ABD ekonomisinin genel sağlığına vurgu yaptı.
Analistler, Fed’in para politikasında temkinli bir strateji izlemesinin beklendiğini ve Trump yönetiminin hazırlık yaptığı “mütekabiliyet esasına dayanan tarifelerin” (karşılıklı vergiler) etkilerinin yakından izleneceğini ifade etti. Para piyasalarında Fed’in yılın ilk faiz indirim tarihine yönelik fiyatlamalarda oynaklığın sürdüğü gözlemlenirken, özellikle haziran ve temmuz ayları öne çıkıyor. Ancak makroekonomik veriler ve ticaret politikasına yönelik haber akışının bu fiyatlamaları değiştirebileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Bu belirsizlik, yatırımcıların geleceğe yönelik stratejilerini belirlerken büyük bir dikkatle hareket etmesine neden oluyor.
Küresel Piyasaların Güncel Durumu ve Varlık Fiyatları
Küresel ekonomik gelişmelerin etkisiyle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 4,51’e yükselirken, dolar endeksi de yüzde 0,4 artışla 107 seviyesine ulaştı. Bu yükselişler, Fed’in olası faiz politikaları ve ABD ekonomisine dair beklentilerle yakından ilişkili. Emtia piyasalarında ise altının ons fiyatı dün 2 bin 899,33 dolardan kapanış yaparken, yeni güne yüzde 0,4 artışla 2 bin 910 dolardan başladı. Altın, küresel risk iştahındaki dalgalanmalar ve doların seyri doğrultusunda yatırımcılar için güvenli liman olma özelliğini koruyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,1 artışla 75,1 dolardan satılarak enerji piyasalarındaki sakin seyri sürdürdü.
Borsa Piyasalarındaki Bölgesel Görünümler
New York Borsası’nda dün Başkanlar Günü dolayısıyla işlemler gerçekleşmezken, ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne pozitif bir başlangıç yaptı. Avrupa borsaları da dün genel olarak pozitif bir seyir izledi ve özellikle savunma şirketleri öncülüğündeki alıcılı seyir dikkat çekti. Bölgede savunma sanayii şirketlerinin hisseleri, askeri harcamaların gelecekte daha da artabileceği ihtimaliyle önemli değer kazanımları yaşadı.
Bu durum, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin 61. Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı “Avrupa’nın savunma harcamalarını artırması gerektiğini” vurgulayan ve yeni harcama hedefinin mevcut yüzde 2 seviyesinin “çok üzerine çıkacağını” belirten açıklamalarıyla desteklendi. Ayrıca İngiltere Başbakanı Keir Starmer da ülkesinin ulusal güvenliğinin kuşaklar boyu sürecek bir sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek, tüm Avrupa’nın savunmaya daha fazla harcama yapması gerektiği çağrısında bulundu. Bu açıklamalar, jeopolitik risklerin artması ve küresel güvenlik endişelerinin Avrupa’nın savunma sektörünü daha da güçlendireceğine işaret ediyor.
Öte yandan, Avrupa genelinde resesyon endişeleri ana ekonomik gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu hafta açıklanacak İmalat Sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin Avro Bölgesi’ndeki ekonomik gidişat hakkında daha fazla bilgi vermesi bekleniyor. Ayrıca, bugün İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey’in yapacağı konuşma da yatırımcıların odağına yerleşti. Dün, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,26 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,41, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,13 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,92 yükseldi. Özellikle DAX 40 endeksi kapanışta rekor tazeleyerek güçlü bir performans sergiledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne pozitif bir seyirle başladı.
Asya tarafında da pozitif bir seyir izlenirken, Çinli teknoloji şirketleri öncülüğündeki yükseliş risk iştahını destekliyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in özel sektöre yönelik açıklamaları ve Çin merkezli bir firmanın geliştirdiği yapay zeka modeli DeepSeek’in Çinli teknoloji şirketlerine yönelik iyimserliği beslemesi, piyasalardaki alıcılı seyirde etkili oluyor. Hong Kong’da işlem gören Çin’in önde gelen teknoloji firmalarından Alibaba’nın hisseleri yüzde 4,4, akıllı telefon üreticisi Xiaomi’nin hisseleri yaklaşık yüzde 6, video oyunları firması Tencent’in hisseleri yüzde 3,4 ve çevrimiçi hizmetler firması Meituan’ın hisseleri yüzde 4 artışla işlem gördü. Bu durum, Çin’in teknoloji sektöründeki yenilikçi adımlarının ve hükümetin sektöre verdiği desteğin piyasalar tarafından olumlu karşılandığını gösteriyor.
Japonya tarafında ise 10 yıllık devlet tahvil getirileri yüzde 1,41 seviyesine çıkarak Mart 2010’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, ülkedeki enflasyonun güç kazanacağına yönelik beklentiler ve Fed’in gevşeme döngüsüne ilişkin belirsizliklerin tahvil piyasaları üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Öte yandan, Avustralya Merkez Bankası, ülkedeki güç kaybeden enflasyona paralel olarak Ekim 2020’den bu yana ilk kez referans faiz oranını 25 baz puan düşürerek yüzde 4,35’ten yüzde 4,1’e çekti. Bu gelişmeyle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 yüzde 0,2, Güney Kore’de Kospi yüzde 0,6, Çin’de Şanghay bileşik endeksi ise yüzde 0,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,9 yükseliş kaydetti.
Yurt İçi Piyasalar ve Beklentiler
Yurt içinde dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,42 değer kaybederek 9.836,49 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise dün yüzde 0,1 artışla 36,2429’dan kapanış yaparken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yatay seyirle 36,2460 seviyesinden işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde Konut Fiyat Endeksi ve özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu verilerinin, yurt dışında ise İngiltere Merkez Bankası Başkanı Bailey’nin konuşmasının yanı sıra, İngiltere’de işsizlik oranı, Almanya ve Avro Bölgesi’nde Zew Ekonomik Güven Endeksi’nin takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.800 ve 9.750 seviyelerinin destek, 9.900 ve 10.000 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. Yatırımcılar, açıklanacak veriler ve siyasi gelişmeler ışığında dikkatli hareket etmeye devam edecek.
Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Önemli Veriler:
- 10.00 Türkiye, 4. çeyrek işsizlik oranı
- 10.00 Türkiye, ocak ayı Konut Fiyat Endeksi
- 10.00 Türkiye, aralık ayı özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu
- 10.00 İngiltere, aralık ayı işsizlik oranı
- 12.30 İngiltere, BoE Başkanı Bailey’nin konuşması
- 13.00 Almanya, şubat ayı Zew Ekonomik Güven Endeksi
- 13.00 Avro Bölgesi, şubat ayı Zew Ekonomik Güven Endeksi
- 16.30 ABD, şubat ayı New York Fed İmalat Sanayi Endeksi