Küresel piyasalar baskı altında

Küresel Piyasalar: Fed Belirsizliği, Ekonomik Veriler ve Merkez Bankası Politikalarıyla Dalgalanıyor

Küresel piyasalar, haftanın ikinci yarısında açıklanacak kritik ekonomik veriler ve önde gelen merkez bankalarının gelecek dönem para politikalarına dair süregelen belirsizliklerle birlikte oldukça dalgalı bir seyir izliyor. Yatırımcıların risk iştahı, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi kilit oyuncuların atacağı adımlara ilişkin beklentilerin sürekli değişmesiyle törpüleniyor. Bu dönemde, hem makroekonomik göstergeler hem de merkez bankası yetkililerinin yönlendirmeleri, piyasaların yönünü tayin eden temel faktörler olarak öne çıkıyor.

Fed Faiz İndirimi Beklentileri ve Yetkili Açıklamaları Piyasaları Nasıl Etkiliyor?

ABD Merkez Bankası (Fed)’in bu yıl içinde başlaması beklenen faiz indirimlerinin zamanlaması ve hızı üzerindeki belirsizlik, piyasalardaki gerginliğin ana kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Fed yetkililerinin son dönemdeki açıklamaları, bu belirsizliği daha da artırarak pay piyasalarında satış baskısının güçlenmesine neden oldu. Yönetim kurulu üyelerinin temkinli tonları, yatırımcıların geleceğe dair tahminlerini yeniden şekillendirmelerine yol açtı.

Fed Yetkililerinden Gelen Karışık Sinyaller

  • Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, bu yıl yalnızca tek bir faiz indirimi beklediğini dile getirdi. Bostic, ekonominin hala Kovid-19 salgını sonrası dönemde olduğunu ve enflasyonun kademeli bir yavaşlama göstereceğini öngörüyor. Bu açıklama, daha şahin (faiz artışı yanlısı) bir duruşu temsil ediyor.
  • Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ise, bu yıl üç faiz indiriminin kendi görüşüne uygun olduğunu belirtti. Ancak Goolsbee, enflasyon konusunda kaydedilen ilerlemenin somut bir şekilde düşüşte olduğunun görülmesi gerektiğini vurgulayarak temkinli bir iyimserlik sergiledi. Bu, piyasaların geneline daha yakın bir beklenti olsa da, “ilerleme görme” şartı önemli bir eşik olarak duruyor.
  • Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook da, Fed’in faiz oranlarını düşürürken ekonominin bazı kesimlerinde enflasyonun yavaşlaması için daha fazla zaman tanımak amacıyla temkinli bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini savundu. Cook’un açıklamaları da genel temkinli duruşu pekiştirdi ve Fed’in aceleci davranmayacağının sinyallerini verdi.

Analistler, Fed yetkililerinin bu temkinli sözle yönlendirmelerinin ardından para piyasalarında bankanın ilk faiz indirimine gitme ihtimalinin haziran ayında %75’ten %70’e gerilediğini bildiriyor. Bu düşüş, piyasaların faiz indirimi beklentilerini ötelemeye başladığının ve Fed’in daha uzun süre yüksek faiz oranlarını koruyabileceği “higher for longer” (daha uzun süre yüksek) senaryosunun ağırlık kazandığının bir göstergesi. Önümüzdeki haftalarda Fed yetkililerinden gelecek yeni açıklamalar ve özellikle enflasyon verileri, bu beklentileri yeniden şekillendirebilir.

Kritik Veriler Fed’in Yol Haritasını Belirleyecek

Hafta boyunca Fed yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin yanı sıra yoğun veri gündemi de yakından takip edilecek. Özellikle ABD büyüme verileri ile Fed’in enflasyon göstergesi olarak dikkatle izlediği kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksi, bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin çok daha net sinyaller verebilir. PCE verisi, Fed’in enflasyon hedefine ne kadar yaklaşıldığını gösteren en önemli ölçütlerden biri olarak kabul ediliyor ve piyasalar tarafından büyük bir hassasiyetle takip ediliyor.

ABD Ekonomisinden Gelen Son Veriler ve Piyasaya Etkileri

Son dönemde ABD’den açıklanan ekonomik veriler, ülkenin ekonomik gidişatı hakkında karmaşık bir tablo sunuyor. Bu veriler, Fed’in karar alma sürecini doğrudan etkilediği için küresel piyasaların genel seyrinde de belirleyici bir rol oynuyor.

Konut Piyasasındaki Soğuma Sinyalleri

ABD’de şubat ayına ilişkin yeni konut satışları verileri, piyasa beklentilerinin altında kalarak dikkat çekti. Aylık bazda %0,3 azalışla 662 bine gerileyen yeni konut satışları, yüksek faiz oranlarının konut talebi üzerindeki baskısını sürdürdüğünü gösteriyor. Konut piyasasındaki bu yavaşlama, genel ekonomik aktivite için bir soğuma sinyali olarak yorumlanabilir.

Daha da çarpıcı olan, geçen ay satışa çıkan yeni konutların medyan satış fiyatının yıllık bazda yaklaşık %7,6 düşüşle 400 bin 500 dolara inerek son 2,5 yılın en düşük seviyesini kaydetmesi oldu. Konut fiyatlarındaki bu düşüş, bir yandan alıcılar için olumlu bir gelişme gibi görünse de, konut piyasasında arz-talep dengesinin ve genel ekonomik görünümün nasıl bir yöne evrildiğine dair önemli ipuçları sunuyor. Fiyatlardaki belirgin gerileme, mortgage faizlerinin yüksek seyrinin konut erişilebilirliğini zorlaştırdığını ve talebi baskıladığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Finansal Piyasaların Tepkisi

Bu gelişmelerin ardından, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün 5 baz puanlık artışla günü %4,25 seviyesinden tamamlarken, şu sıralarda %4,24 seviyesinde bulunuyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş, Fed’in faiz indirimine daha yavaş gideceği beklentisiyle ilişkilendirilebilir ve borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturur.

Emtia piyasalarında ise altın, jeopolitik riskler ve belirsizlik ortamından destek bularak 2 bin 172 dolarla zirvesine yakın seyrini sürdürüyor. Altın, küresel risklerin arttığı dönemlerde güvenli liman varlığı olarak öne çıkmaya devam ediyor. Dolar endeksi ise önceki kapanışının hemen altında 104,2 seviyesinde bulunuyor, bu da doların diğer büyük para birimleri karşısındaki gücünü gösteriyor.

Petrol fiyatları da küresel piyasalardaki önemli dinamiklerden biri. Jeopolitik risklerin devam etmesi ve OPEC+’ın üretim kesintilerine devam edebileceğine yönelik beklentiler, Brent petrolün varil fiyatını yukarı yönlü desteklemeyi sürdürüyor. Brent petrolün varil fiyatı dün %1,2 artışla 86,1 dolardan günü tamamlarken, bu durum enerji maliyetleri ve genel enflasyon görünümü açısından yakından takip ediliyor.

ABD Borsalarında Negatif Seyir

ABD’nin önde gelen borsalarında dün satış ağırlıklı bir seyir izlendi. New York borsasında, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi %0,27, geniş tabanlı S&P 500 endeksi %0,31 ve Dow Jones endeksi de %0,41 azalış kaydetti. Endeks vadeli kontratlar ise yeni güne negatif bir seyirle başladı. Bu düşüşler, Fed’in temkinli duruşu ve faiz indirimi beklentilerindeki belirsizliğin yatırımcılar üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor.

Avrupa Piyasaları: ECB Beklentileri ve Dijital Düzenlemeler

Avrupa piyasaları, kendi içinde karışık bir seyir izlerken, bölgede merkez bankası yetkililerinin sözle yönlendirmeleri ve makroekonomik veri gündemi yatırımcıların odağında bulunmaya devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB)’nin geleceğe yönelik adımları, Euro Bölgesi ekonomisinin genel sağlığı açısından hayati öneme sahip.

ECB’den Faiz İndirimi Sinyalleri

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Baş Ekonomisti Philip Lane, ECB Yönetim Konseyi’nin olası faiz indirimine ilişkin genişleyen bir uzlaşmanın olduğunu söyleyerek piyasalara önemli bir sinyal verdi. Lane ayrıca, ücret artışlarının yavaşladığına ilişkin güveninin arttığını ifade etti. Bu açıklamalar, ECB’nin Fed’e kıyasla daha erken bir faiz indirimi patikasına girebileceği beklentilerini güçlendiriyor. Enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerleme ve ücret baskılarındaki hafifleme, ECB’ye esneklik sağlayabilir.

Teknoloji Devlerine AB Soruşturması

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB), teknoloji devleri Apple, Alphabet (Google’ın çatı şirketi) ve Meta’nın (Facebook’un çatı şirketi) Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamındaki kurallara uyup uymadıklarını belirlemek üzere soruşturma başlattığını duyurdu. Bu yasa, büyük teknoloji şirketlerinin pazar gücünü sınırlamayı ve rekabeti artırmayı hedefliyor. Soruşturmanın sonuçları, bu şirketlerin Avrupa’daki iş modellerini ve finansal performanslarını önemli ölçüde etkileyebilir, bu da teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturabilir.

Avrupa Borsalarındaki Durum

Dün Avrupa borsalarında İngiltere’de FTSE 100 endeksi %0,17 gerilerken, İtalya’da MIB 30 endeksi %0,86 ve Almanya’da DAX 40 endeksi %0,30 değer kazandı. Fransa’da CAC 40 endeksi ise yatay bir seyirle günü tamamladı. Bu karışık tablo, sektör bazında farklı dinamiklerin ve ülkelere özgü ekonomik koşulların etkisini gösteriyor. Ancak Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne negatif bir seyirle başladı, bu da kısa vadeli risk iştahının düşük olduğuna işaret ediyor.

Asya Piyasaları: Enflasyon, Kur Politikaları ve Bölgesel Farklılıklar

Asya pay piyasalarında da negatif seyir öne çıkarken, Güney Kore’de Kospi endeksinin son iki yılın zirvesini test etmesi bölgedeki bazı farklı dinamiklere işaret etti. Küresel piyasalarda düşen risk iştahı Asya pay piyasalarında da etkili olurken, bazı ülkeler kendi iç dinamikleriyle ayrışıyor.

Japonya’da Enflasyon ve Yen Politikaları

Japonya’da çekirdek enflasyon %2,3 artışla beklentilerin altında kaldı. Bu durum, Japonya Merkez Bankası (BOJ)’nın ultra gevşek para politikasından çıkış sürecine ilişkin beklentileri etkileyebilir. Enflasyonun beklentilerin altında kalması, BOJ’un daha şahin adımlar atma konusunda daha temkinli davranabileceği anlamına gelebilir.

Öte yandan Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki bugün yaptığı açıklamada, yendeki zayıflığı dizginlemek için herhangi bir önlemi göz ardı etmeyeceklerini dile getirdi. Zayıf yenin ekonomi için olumlu (ihracatı destekleme) ve olumsuz (ithalat maliyetlerini artırma) yanlarının olduğunu aktaran Suzuki, fakat aşırı oynaklığın ticari operasyonlar için belirsizliği artırdığını vurguladı. Bu açıklama, Japon yetkililerin döviz piyasasına potansiyel müdahale sinyali olarak algılanabilir. Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen altında 151,5 seviyesinde bulunuyor ve bu seviyeler müdahale eşiği olarak değerlendiriliyor.

Asya Borsalarında Son Durum

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi %0,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi %0,4 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi %0,1 değer kaybederken, Güney Kore’de Kospi endeksi %0,7 artış kaydetti. Kospi endeksi gün içerisinde 2.779 puanın üzerine çıkarak son iki yılın en yüksek seviyesini test etti. Güney Kore’deki bu olumlu ayrışma, genellikle ülkenin teknoloji ağırlıklı ihracat sektöründeki güçlü performansa bağlanabilir.

Yurt İçi Piyasalar: Borsa İstanbul ve Dolar/TL

Küresel belirsizlikler ve merkez bankası politikalarına yönelik beklentiler, yurt içi piyasaları da etkilemeye devam ediyor. Türkiye ekonomisine özgü dinamikler, küresel rüzgarlarla birleşerek Borsa İstanbul ve döviz kurları üzerinde belirleyici oluyor.

BIST 100 Endeksinde Dalgalı Seyir

Yurt içinde dün dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü %0,90 değer kaybıyla 9.029,38 puandan tamamladı. Küresel risk iştahındaki düşüş ve Fed’e yönelik belirsizlikler, Türk hisse senedi piyasasında da yatırımcıları temkinli olmaya itti. Yüksek enflasyon, sıkı para politikası ve seçim sonrası döneme ilişkin beklentiler de Borsa İstanbul’daki dalgalanmaları etkileyen önemli iç faktörler arasında yer alıyor.

Dolar/TL Kurundaki Gelişmeler

Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının %0,4 üzerinde 32,1469’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,1730 seviyesinden işlem görüyor. Dolar/TL kurundaki bu yükseliş, genel dolar gücünün yanı sıra, yurt içindeki enflasyonist beklentiler, faiz politikaları ve sermaye hareketleri gibi faktörlerden de etkileniyor. Yatırımcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)’nın enflasyonla mücadeledeki kararlılığını ve atacağı adımları yakından takip ediyor.

Bugün Piyasaları Bekleyen Önemli Veriler ve Teknik Seviyeler

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, ancak yurt dışında açıklanacak kritik verilerin piyasaların yönü üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor. Özellikle Almanya ve ABD’den gelecek veriler, küresel ekonomik görünüm hakkında yeni ipuçları sunabilir.

Takip Edilmesi Gereken Ekonomik Veriler:

  • 10.00 Almanya, nisan ayı Gfk tüketici güven endeksi: Avrupa’nın en büyük ekonomisinin tüketici harcamaları ve genel ekonomik sağlığı hakkında bilgi verecek.
  • 15.30 ABD, şubat ayı dayanıklı mal siparişleri: ABD’nin sanayi üretimi ve yatırım harcamaları hakkında önemli bir gösterge.
  • 16.00 ABD, ocak ayı konut fiyat endeksi: ABD konut piyasasındaki eğilimleri ve enflasyon baskılarını yansıtacak.
  • 17.00 ABD, mart ayı New York Fed tüketici güven endeksi: Tüketicilerin mevcut ve gelecekteki ekonomik koşullara ilişkin algılarını gösterecek.
  • 17.00 ABD, mart ayı Richmond Fed Sanayi Endeksi: Orta Atlantik bölgesindeki sanayi aktivitesini ölçen önemli bir bölgesel gösterge.

BIST 100 Endeksi İçin Teknik Seviyeler:

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.000 ve 8.900 seviyelerinin önemli destek noktaları olduğu kaydediliyor. Bu seviyelerin altına inilmesi durumunda satış baskısı derinleşebilir. Yükselişlerde ise 9.200 ve 9.350 puanın direnç konumunda olduğu belirtiliyor. Bu direnç seviyeleri, endeksin yukarı yönlü hareketini sınırlayabilecek potansiyel engeller olarak değerlendiriliyor. Yatırımcılar, küresel ve yerel gelişmeler ışığında bu teknik seviyeleri yakından izleyerek pozisyonlarını şekillendirebilirler.