Asya piyasaları yükselişte

Asya Borsaları Fed İyimserliği ve Çin Emlak Krizi Gölgesinde: Haftalık Değerlendirme ve Beklentiler

Geçtiğimiz hafta Asya borsaları, ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından faiz indirimlerine başlanacağına dair artan iyimserlikle pozitif bir seyir izledi. Yatırımcılar, küresel ekonomik büyümenin yavaşlaması ve enflasyonun kontrol altına alınmaya başlamasıyla birlikte Fed’in para politikasında daha güvercin bir yaklaşım benimseyeceği beklentisiyle risk iştahını artırdı. Ancak, Asya piyasaları üzerindeki temel endişelerden biri, Çin’deki emlak sektöründe yaşanan sıkıntılar olmaya devam etti. Özellikle Çin’in önde gelen emlak şirketlerinden birinin tahvil ödemesini erteleme talebi, sektördeki kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi.

Çin Emlak Sektöründeki Kriz Derinleşiyor mu?

Çin’in dev emlak ve inşaat şirketlerinden China Vanke’nin, 2 milyar yuan (282,6 milyon dolar) değerindeki yerel para cinsinden tahvilin geri ödemesini ertelemek için tahvil sahiplerinden onay istemesi, piyasalarda ciddi endişelere yol açtı. Bu durum, zaten zor durumda olan konut piyasasında sorunların daha da derinleşebileceği sinyalini veriyor. Analistler, Vanke’nin temerrüde düşmesinin, daha önce Evergrande ve Country Garden gibi büyük özel şirketlerde görülen temerrüt vakalarını dahi gölgede bırakabileceğini belirtiyor. Vanke’nin durumu, devlet destekli bir şirket olmasına rağmen yaşanan finansal zorlukların boyutunu göstermesi açısından kritik öneme sahip.

Gayrimenkul sektörünün Çin ekonomisine yaptığı büyük katkı düşünüldüğünde, bu sektördeki olumsuz gelişmeler ülkenin genel ekonomik büyümesini de olumsuz etkileyebilir. Sektör, sadece konut satışları ve inşaat faaliyetleriyle değil, aynı zamanda yan sektörler üzerindeki etkisiyle de ekonomik büyümenin önemli bir itici gücü konumunda. Bu nedenle, emlak sektöründeki herhangi bir kriz, zincirleme reaksiyonlarla diğer sektörleri de etkileyerek ekonomik aktiviteyi yavaşlatabilir.

Çin’de sanayi şirketlerinin karlarının ekim ayında yıllık bazda yüzde 5,5 azalması da ülke ekonomisine ilişkin endişelerin devam ettiğini gösteriyor. Kar oranlarındaki düşüş, talep zayıflığı, artan maliyetler ve rekabet gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir. Bu durum, şirketlerin yatırım iştahını azaltarak ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturabilir.

Japonya’da Enflasyon Endişesi ve Merkez Bankası’nın Kararları

Japonya’da açıklanan makroekonomik veriler, ülkede enflasyonun dirençli kaldığına işaret ederken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) parasal sıkılaşmaya gidebileceğine yönelik beklentileri artırdı. Uzun süredir deflasyonla mücadele eden Japonya ekonomisi için enflasyonun yükselmesi olumlu bir işaret olarak değerlendirilse de, bu durum aynı zamanda BoJ üzerinde faiz artırımı baskısı yaratıyor.

Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ekim ayında yüzde 2,7 ile beklentilere paralel bir artış gösterirken, çekirdek TÜFE yüzde 2,8 ile tahminlerin üzerinde bir yükseliş kaydetti. Çekirdek TÜFE, enerji ve gıda fiyatları gibi oynak kalemleri içermediği için enflasyonun temel eğilimini daha iyi yansıtır. Bu nedenle, çekirdek TÜFE’deki yükseliş, enflasyonun geçici değil, daha kalıcı bir sorun haline gelebileceği endişesini artırıyor.

Ülkede işsizlik oranı da ekim ayında yüzde 2,6 ile tahminleri aşarken, aynı dönemde perakende satışlar yüzde 1,7 ile öngörülerin üzerinde arttı. İşsizlik oranındaki düşüş ve perakende satışlardaki artış, tüketici harcamalarının arttığına ve ekonominin canlandığına işaret ediyor. Ancak, perakende satışlardaki artışın enflasyonist baskıları artırabileceği de göz önünde bulundurulmalı.

Japonya’da sanayi üretimi de ekim ayında aylık bazda yüzde 1,4 yükseldi. Sanayi üretimindeki artış, ekonomik aktivitenin arttığına ve şirketlerin üretim kapasitelerini genişlettiğine işaret ediyor. Bu durum, ekonomik büyüme için olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir.

Analistler, Japonya’da perakende satışlarının artmasının ülkede enflasyon endişelerini körüklediğini belirtirken, bu durumun BoJ’un faiz artırımına yönelik beklentileri yükselttiğini dile getiriyor. BoJ’un faiz artırımı kararı, yenin değer kazanmasına ve ihracatın azalmasına neden olabilir. Bu nedenle, BoJ’un faiz artırımı konusunda dikkatli ve temkinli davranması bekleniyor.

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin görevi devralmasından bu yana yende değer kayıpları hızlanırken, bu değer kaybı Japon hükümetinin harcama planlarının büyük miktarda borçlanma gerektireceği endişesi ve Japonya Merkez Bankasının (BoJ) bir sonraki faiz artışının zamanlaması konusundaki şüpheler nedeniyle yaşandı. Yendeki değer kaybı, Japonya’nın rekabet gücünü artırsa da, ithalat fiyatlarını yükselterek enflasyonu körükleyebilir.

Dolar/yen paritesi haftayı yüzde 0,3 düşüşle 156,2 seviyesinde tamamladı. Paritedeki düşüş, yenin bir miktar değer kazandığına işaret ediyor.

Japonya-Çin İlişkilerinde Gerilim Devam Ediyor

Bu gelişmelerin yanı sıra Japonya ve Çin arasındaki siyasi gerilim de varlığını koruyor. Çin, Japonya Başbakanı Takaiçi’nin, Tayvan sorununa askeri müdahale ihtimalini ima eden sözlerine ilişkin tutumunu açıklığa kavuşturmasını istedi. Tayvan, Çin tarafından kendi topraklarının bir parçası olarak görülüyor ve Çin, Tayvan’ın bağımsızlık ilan etmesi durumunda askeri güç kullanabileceğini belirtiyor. Japonya’nın Tayvan konusundaki tutumu, Çin ile ilişkilerde gerginliğe neden olabilir.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Japon hükümetinin Tayvan konusunda tutumunu değiştirmediğine ilişkin açıklamalarına karşın, bu tutumun ne olduğuna dair kamuya bir açıklama yapmadığını belirtti. Bu durum, Japonya’nın Tayvan konusundaki tutumunun belirsizliğini koruduğunu gösteriyor.

Haftalık Borsa Performansları ve Gelecek Hafta Beklentileri

Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,40, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,53, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 3,95 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,90 yükseldi. Asya borsalarındaki genel yükseliş eğilimi, küresel ekonomik toparlanma beklentileri ve Fed’in faiz indirimlerine başlayacağına dair iyimserlikle desteklendi.

Gelecek hafta pazartesi Çin’de imalat sanayi PMI, salı Japonya’da tüketici güven endeksi, çarşamba Japonya’da ve Çin’de hizmet sektörü PMI, cuma Japonya’da öncü göstergeler endeksi takip edilecek. Bu veriler, Asya ekonomilerinin sağlığı hakkında önemli ipuçları verecek ve piyasaların yönünü belirlemede etkili olacak.

Özetle, Asya borsaları Fed’in olası faiz indirimleri beklentisiyle yükseliş gösterse de, Çin emlak sektöründeki sorunlar ve Japonya’daki enflasyon endişesi yatırımcıların odağında olmaya devam edecek. Gelecek hafta açıklanacak makroekonomik veriler, piyasalardaki belirsizliği azaltmaya yardımcı olabilir.