Küresel Piyasalar 2025e Kırmızıyla Girdi

Küresel Piyasalar 2025’e Nasıl Başladı? Enflasyon, Resesyon ve Merkez Bankası Politikalarının Gölgesinde Yeni Yılın İlk Adımları

2025 yılının ilk işlem günlerinde küresel piyasalar, yeni bir dönemin belirsizlikleriyle karşı karşıya kaldı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde görevi devralacak yeni yönetimin atacağı adımlar ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dönemde izleyeceği para politikası yol haritasına ilişkin beklentiler, piyasaların ana gündem maddelerini oluşturdu. Dünya genelinde süregelen resesyon ve yüksek enflasyon ikilemi, varlık fiyatlarını şekillendirmeye devam ederken, Donald Trump’ın 20 Ocak’tan itibaren uygulayacağı politikalar piyasalarda endişelerin canlı kalmasına neden oluyor. Bu kritik eşikte, büyük ekonomilerin 2025 yılında enflasyon ve resesyon endişelerine yönelik benimseyeceği makroekonomik politikalar büyük bir dikkatle takip ediliyor.

Geçtiğimiz yıl, merkez bankalarının agresif faiz artırımlarıyla enflasyonla mücadelede önemli bir yol kat edildi. Ancak bu sürecin ekonomik büyüme üzerindeki yavaşlatıcı etkileri, küresel bir durgunluk endişesini de beraberinde getirdi. Yeni yılın başlangıcıyla birlikte, yatırımcılar ve analistler, bu iki temel makroekonomik sorunun çözümüne yönelik atılacak adımlara odaklanmış durumda. Özellikle Fed ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi kilit kurumların, ekonomik verileri titizlikle değerlendirerek faiz oranları ve parasal sıkılaşma konusundaki kararları, piyasalardaki yönelim üzerinde belirleyici olacak.

Amerika Piyasalarında Son Durum ve Beklentiler

ABD ekonomisinden gelen veriler, yeni yılın ilk işlem günlerinde piyasalara yön verdi. Salı günü açıklanan verilere göre, S&P CoreLogic Case-Shiller Ulusal Konut Fiyat Endeksi, Ekim ayında yıllık bazda yüzde 3,6 artış gösterdi. Bu veri, konut fiyatlarındaki artış hızının yavaşlama eğilimini sürdürdüğünü ortaya koydu. ABD’nin 20 büyük kentindeki konut fiyatlarına ilişkin endeks de Ekim ayında yıllık bazda yüzde 4,2 ile Eylül 2023’ten bu yana en yavaş yükselişini kaydetti. Konut piyasasındaki bu soğuma, Fed’in faiz artırımlarının etkilerini göstermesi ve konut talebinin yüksek mortgage faizleri nedeniyle baskı altında kalmasıyla ilişkilendiriliyor. Konut fiyatlarındaki yavaşlama, genel enflasyon baskılarını hafifletebilecek bir gösterge olarak kabul edilse de, tüketici harcamaları ve ekonomik büyüme üzerinde de olumsuz etkileri olabilir.

Kurumsal tarafta ise önemli bir gelişme yaşandı. Çelik üreticisi US Steel’ın satın alınması için Japon şirketi Nippon Steel’ın yeni bir teklifte bulunduğuna dair haberler, US Steel hisselerinin yüzde 10’a yakın yükselmesini sağladı. Bu tür birleşme ve satın alma haberleri, sektördeki konsolidasyon eğilimini ve şirketlerin stratejik büyüme hamlelerini yansıtarak piyasalara canlılık katabiliyor.

Varlık Sınıflarında Amerikan Performansı

Kıymetli metaller cephesinde altın, 2024 yılını güçlü bir performansla tamamladı. Ons altın, yılı 2.623 dolardan kapatarak yüzde 27,16 gibi dikkat çekici bir değer kazancı elde etti. Yılın ilk işlem gününde ise ons altın, yüzde 0,3 yükselişle 2.632 dolardan alıcı buldu. Altının bu yükselişi, küresel enflasyon endişeleri, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi gibi birçok faktörle desteklendi. Güvenli liman arayışı, altının cazibesini artırmaya devam ediyor.

ABD 10 yıllık tahvil faizleri ise geçen yılı yüzde 4,58 seviyesinden tamamlarken, yeni yılın ilk gününde yüzde 4,57 seviyesinde dengelendi. Tahvil faizlerindeki bu istikrar, piyasaların enflasyon ve Fed’in gelecekteki faiz adımlarına ilişkin beklentilerini yansıtıyor. Dolar endeksi (DXY) ise yılın son gününü 108,5 seviyesinden kapatırken, yeni yıla yüzde 0,2 düşüşle 108,3 seviyesinden başladı. Doların hafif geri çekilmesi, küresel risk iştahındaki değişimler ve diğer büyük para birimlerinin performansıyla ilişkili olarak yorumlanabilir.

Enerji piyasalarında, Brent petrolün varil fiyatı 2024 boyunca dalgalı bir seyir izledi. Çin’deki imalat sanayinin talebine yönelik belirsizlikler ve Orta Doğu’daki gerilimler, petrol fiyatları üzerinde etkili oldu. Brent petrol yılı yüzde 2,8 azalışla 74,7 dolar seviyesinden tamamladı. Yeni yılın ilk işlem gününde ise yüzde 0,1 değer kazancıyla 74,8 dolar seviyesinden işlem gördü. Çin ekonomisindeki yavaşlama ve jeopolitik riskler, petrol piyasasının ana belirleyicileri olmayı sürdürüyor.

New York Borsası’nda Salı günü, S&P 500 endeksi yüzde 0,43, Nasdaq endeksi yüzde 0,90 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,07 geriledi. Bu hafif düşüşler, uzun bir yükseliş serisinin ardından gelen kar realizasyonları ve yeni yılın ilk günündeki belirsizliklerle ilişkilendirildi. Ancak ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne pozitif bir seyirle başladı, bu da toparlanma beklentilerini canlı tuttu. Yıllık olarak bakıldığında ise 2024 yılı, ABD hisse senedi piyasaları için oldukça başarılı geçti. Dow Jones endeksi yaklaşık yüzde 13, S&P 500 yüzde 23 ve Nasdaq endeksi ise yüzde 29 oranında artış kaydetti. Bu güçlü performansın ardında, teknoloji şirketlerinin liderliği, yapay zeka alanındaki gelişmeler ve genel ekonomik dayanıklılık yattı.

Avrupa Piyasalarında Resesyon Gölgesi ve ECB Beklentileri

Yılbaşı tatili sonrası Avrupa borsalarında gözler, bölgede açıklanacak imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine çevrildi. Bu veriler, imalat sektörünün sağlığı ve genel ekonomik aktiviteye ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Bölge genelinde resesyon endişeleri varlığını korumaya devam ederken, imalat sanayi aktivitesindeki zayıf seyir Avrupa ekonomisinin ana gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Özellikle enerji krizi, yüksek enflasyon ve küresel tedarik zinciri sorunları, Avrupa’nın sanayi üretimini olumsuz etkiledi.

Analistler, açıklanacak PMI verilerinden alınacak sinyallerin, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecek dönemde izleyeceği para politikası yol haritası üzerinde etkili olabileceğini belirtti. 2025 yılında ECB’nin “güvercin politikalar” yani daha genişlemeci ve faiz indirimi yanlısı bir duruş sergilemesi bekleniyor. Bu beklenti, bölgedeki ekonomik büyümeyi destekleme ve resesyon risklerini azaltma amacına dayanıyor. ECB’nin bu yönde atacağı adımlar, Euro Bölgesi’ndeki şirket karlılıkları ve hisse senedi piyasaları üzerinde doğrudan etkili olacaktır.

Salı günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,64, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,92 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da yeni güne pozitif bir seyirle başladı. Yıllık bazda bakıldığında ise 2024 yılı Avrupa borsaları için karışık bir tablo çizdi. FTSE 100 endeksi yüzde 5,69, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 18,85, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 12,63 değer kazanırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 2,15 değer kaybetti. Bu farklı performanslar, ülkelerin ekonomik yapıları, enerji bağımlılıkları ve sektörlerindeki özel dinamiklerden kaynaklandı.

Asya Piyasalarında Karışık Seyir ve Çin’in Rolü

Yeni yılın ilk işlem gününde Asya borsalarında karışık bir seyir izlendi. Japonya’da devam eden tatil sebebiyle piyasalarda işlem gerçekleşmezken, diğer Asya ülkeleri güne başladı. Bugün Çin’de açıklanan verilere göre Aralık ayına ilişkin Caixin imalat sanayi PMI 50,5 ile beklentilerin altında gerçekleşti. PMI’ın 50 seviyesinin üzerinde kalması imalat sanayinin genişlemeyi sürdürdüğünü gösterse de, beklentilerin altında kalması ve güç kaybetmesi, ülke ekonomisine ilişkin endişeleri beslemeye devam etti. Çin ekonomisi, küresel tedarik zincirlerinin ve emtia talebinin önemli bir belirleyicisi olduğu için, buradaki yavaşlama küresel piyasalar üzerinde domino etkisi yaratabilir.

Bu gelişmelerle kapanışa yakın Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,2, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yatay seyretti. Çin ekonomisindeki yavaşlama endişeleri, özellikle Çin’e yüksek düzeyde ihracat yapan ülkelerin borsalarını olumsuz etkiledi. Yıllık olarak bakıldığında ise 2024, Asya piyasaları için de farklı sonuçlar doğurdu. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 19,22, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 12,67, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 17,67 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 9,63 düştü. Güney Kore’nin düşüşü, küresel yarı iletken sektöründeki durgunluk ve ihracat bağımlılığının etkileriyle açıklanabilir.

Türkiye Piyasalarında Son Gelişmeler

Yurt içinde Salı günü satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,60 değer kaybederek 9.830,56 puandan tamamladı. Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve kar realizasyonları, Borsa İstanbul’u da etkiledi. Ancak yıllık performansa bakıldığında, Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi 2024 yılında yüzde 31,60 gibi oldukça güçlü bir yükseliş kaydetti. Bu performans, yüksek enflasyon ortamında hisse senetlerinin enflasyona karşı bir koruma aracı olarak görülmesi, güçlü kurumsal kazançlar ve yerel yatırımcı ilgisi gibi faktörlerle desteklendi.

Önemli bir düzenleme olarak, 6 Şubat depremleri sonrasında getirilen açığa satış yasağı bugün itibarıyla, BIST 50 endeksinde yer alan pay piyasaları ile sınırlı olmak üzere kaldırılacak. Bu adım, piyasadaki likiditeyi artırmayı, fiyat keşfini daha etkin hale getirmeyi ve özellikle yabancı yatırımcılar için piyasanın cazibesini yükseltmeyi hedefliyor. Açığa satış yasağının kalkması, piyasada volatiliteyi artırabilecek bir etki yaratabileceği gibi, daha sağlıklı bir piyasa mekanizmasına da katkı sağlayabilir.

Döviz piyasasında Dolar/TL, Salı günü yatay seyirle 35,3647’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 35,3740 seviyesinden işlem gördü. Dolar/TL kurundaki istikrarlı seyir, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı politikalar ve genel piyasa beklentileri ile ilişkili olarak değerlendirilebilir.

Analistler, bugün yurt içi ve yurt dışında açıklanacak imalat sanayi PMI verileri, ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve haftalık mortgage başvurularının piyasalar tarafından yakından takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.750 ve 9.650 puanın destek, 10.000 ve 10.100 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu ifade ettiler. Bu veriler, ekonomik aktivitenin yönü, istihdam piyasasının sağlığı ve konut sektöründeki eğilimler hakkında önemli bilgiler sunarak yatırımcıların kararlarına yön verecektir.

Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Önemli Veriler

Piyasalar için bugün açıklanacak kritik veriler şöyle:

  • 10.00 Türkiye, Aralık ayı imalat sanayi PMI
  • 11.55 Almanya, Aralık ayı imalat sanayi PMI
  • 12.00 Avro Bölgesi, Aralık ayı imalat sanayi PMI
  • 15.00 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları
  • 16.30 ABD, haftalık mortgage başvuruları
  • 17.45 ABD, Aralık ayı imalat sanayi PMI

Bu veriler, küresel ekonominin ve yerel piyasaların nabzını tutmak açısından büyük önem taşıyor. Özellikle imalat sanayi PMI verileri, ülkelerin ekonomik büyüme potansiyeli ve iş dünyası güveni hakkında değerli göstergeler sunuyor. ABD’deki işsizlik maaşı başvuruları, iş gücü piyasasının sağlığına işaret ederken, mortgage başvuruları ise konut piyasasının ve dolayısıyla tüketici harcamalarının gidişatını anlamak için kritik öneme sahip.