Emeklileri Temmuz’da bekleyen çifte risk

Temmuz Ayı Emekli Zammında Kök Aylık ve Enflasyon Gölgesi: Prof. Dr. Aziz Çelik’ten Kritik Uyarılar

Milyonlarca emeklinin merakla beklediği Temmuz ayı zammı öncesinde, çalışma yaşamı uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı önemli açıklamalarla emeklileri bekleyen ciddi tehlikelere dikkat çekti. Çelik, özellikle işçi ve Bağ-Kur emeklileri için “kök aylık” sorununu, memur emeklileri içinse enflasyonun altında zam alma riskini vurgulayarak, mevcut durumun emekliler üzerindeki olumsuz etkilerini detaylandırdı. Bu uyarılar, yeni bir yasal düzenleme yapılmaması halinde, emeklilerin önemli bir kısmının ya hiç zam alamayacağı ya da alacakları zammın enflasyonun çok altında kalacağı endişesini beraberinde getiriyor.

Emekli Zammı Beklentileri ve Ortaya Çıkan Tehditler

Ekonomik veriler, 2024 yılının ilk dört aylık resmi enflasyonunu yüzde 18,7 olarak belirledi. Bu veriler ışığında, altı aylık resmi enflasyonun en az yüzde 25 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Temmuz ayı, emekliler için geleneksel olarak zam ayı olsa da, Prof. Dr. Aziz Çelik’in belirttiği üzere bu yıl emeklileri bekleyen iki temel ve büyük tehlike bulunuyor. Bu tehlikeler, emeklilerin refah seviyesini doğrudan etkileyecek nitelikte.

İşçi ve Bağ-Kur Emeklileri İçin Kök Aylık Kabusu: Sıfır Zam Tehlikesi

İşçi ve Bağ-Kur emeklileri, yasal düzenlemeler gereği Temmuz ayında geçmiş altı aylık resmi enflasyon (TÜFE) oranında zam alacaklar. Ancak bu zam, emeklilerin “kök aylıklarına” uygulanacak. Kök aylık, emeklinin prim ödeme gün sayısına ve kazancına göre belirlenen temel aylık miktarıdır. Halihazırda kök aylığı 10 bin TL’nin altında olan emeklilerin aylıkları, devlet tarafından bu seviyeye tamamlanıyor. Aradaki fark Hazine tarafından karşılanıyor. İşte tam da bu noktada, Prof. Dr. Çelik’in işaret ettiği büyük tehlike ortaya çıkıyor.

Çelik, bu durumu detaylandırırken önemli bir noktaya değiniyor: “Eğer yeni bir yasal düzenleme yapılıp tamamlanan en düşük aylık enflasyon kadar artmazsa, emeklilerin önemli bir bölümü ya sıfır zam ya da resmi enflasyondan bile düşük zam alacak.” Bu durumun en somut örneği ise şu şekilde açıklanabilir: Kök aylığı 8 bin TL olan bir emeklinin aylığına yüzde 25 zam yapıldığında, bu aylık 10 bin TL’ye yükselecektir. Ancak bu emekli, zaten aylık olarak 10 bin TL aldığı için fiilen cebine giren ek bir miktar olmayacak ve “sıfır zam” almış sayılacaktır. Bu senaryonun en büyük kazananı ise Hazine olacak; çünkü Hazine, bu emekli için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ödeme yapmayacak, böylece devletin kasasından çıkan miktar azalırken, emekli sıfır zamla baş başa kalacak.

Prof. Dr. Çelik’in uyarıları, işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin önemli bir kesiminin bu “sıfır zam” tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu durumun önüne geçebilmek için Temmuz ayından önce acil bir yasal düzenleme yapılması ve tamamlanan en düşük aylığın en az enflasyon kadar artırılması gerekiyor. İdeal olanın, en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine çekilmesi olduğu belirtilirken, mevcut ekonomik koşullar altında bunun gerçekleşme ihtimali düşük görünüyor. Çelik, “Bırakın asgari ücret düzeyini, en düşük aylık enflasyon kadar artar mı? En düşük aylık 12 bin 500 veya 13 bin olur mu? Zor görünüyor. Emekliler yine 10 bin liralık utanç aylığına mahkum edilebilir” ifadeleriyle endişelerini dile getiriyor. Ekonomi yönetimi ve sıkılaşma politikaları, bu konuda emeklilere umut vermese de, emeklilerin güçlü tepkisinin hükümeti geri adım atmaya zorlayabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Memur Emeklileri İçin Enflasyonun Altında Zam Riski

Prof. Dr. Çelik, işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin yanı sıra memur emeklilerini bekleyen tehlikeye de dikkat çekti. Çelik, “Memur emeklileri için enflasyonun altında zam… Memurlar ve memur emeklileri Temmuz ayında enflasyonun altında zam alacaklar. Memurlar ve memur emeklileri resmi enflasyona göre değil, toplu sözleşmeye göre zam alıyorlar” diyerek durumu özetledi.

Memur ve memur emeklileri, Toplu Sözleşme Kanunu gereği zam oranlarını Hakem Kurulu tarafından belirlenen toplu sözleşmelerle alırlar. 7. dönem toplu sözleşmesine göre memurlar ve memur emeklileri, Temmuz ayında enflasyon farkı ve yüzde 10 zam alacaklar. Ancak, Ocak ayında aldıkları yüzde 15’lik zam, altı aylık resmi enflasyondan düşülecek. Bu hesaplama yöntemi, memur emeklilerinin resmi enflasyonun altında bir zam almasına neden olacak. Prof. Dr. Çelik, bu durumu bir örnekle açıklıyor: “Böylece Temmuz ayında resmi enflasyonun (eğer enflasyon yüzde 25 olursa) yaklaşık 5,5 puan altında zam alacaklar.” Bu durumun sadece Temmuz ayı ile sınırlı kalmayıp, sonraki altı aylık dönemlerde de devam edeceği belirtiliyor. Başka bir ifadeyle, memurlar ve memur emeklileri, kamuoyunda sıkça tartışılan TÜİK enflasyonu kadar bile zam alamayacak.

Ayrıca, memurlara yapılan ilave ödemelerin memur emekli aylıklarına yansıtılmaması, aktif memur maaşları ile memur emekli aylıkları arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor. Bu durum, emekli memurların yaşam standartlarının aktif çalışanlara göre daha hızlı gerilemesine yol açıyor.

Çözüm Yolları ve Sıkılaşma Politikalarının Gölgesi

Prof. Dr. Aziz Çelik, bu sorunların çözümsüz olmadığını vurguluyor: “Bunların çözümü var mı? Elbette var. Hükümet yasal düzenleme yoluyla bunun önüne geçebilir ve memurlar ile memur emeklilerinin resmi enflasyonun altında kalmasını engelleyebilir. İlave ödemeyi emekli aylıklarına yansıtabilir.” Ancak Çelik, mevcut ekonomik koşullar ve hükümetin benimsediği “kemer sıkma politikası” göz önüne alındığında, bu tür adımların atılma ihtimalini düşük görüyor. “Yaparlar mı? Sanmam. Kemer sıkma politikası buna pek müsait değil” diyerek beklentilerin düşük olduğunu ifade ediyor ve erken bir uyarıda bulunduğunu belirtiyor.

Kısacası, Temmuz ayında milyonlarca emekli için iyi haberler beklenmiyor. Kök aylık sorunu nedeniyle işçi ve Bağ-Kur emeklileri sıfır zam riskiyle karşı karşıya kalırken, memur emeklileri enflasyonun altında bir artışla yetinmek zorunda kalacak. Bu durum, emeklilerin alım gücünü daha da düşürecek ve zaten zorlu olan yaşam koşullarını daha da ağırlaştıracak gibi görünüyor. Toplumun bu kesimi için adil ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması, sosyal devlet ilkesinin gereği olarak büyük önem taşıyor.

Prof. Dr. Aziz Çelik’in uyarıları, emeklilerin mevcut ekonomik sistem içindeki kırılgan konumunu bir kez daha gözler önüne seriyor ve önümüzdeki dönemde emekli aylıklarına yapılacak zam oranları ve yöntemleri üzerinde ciddi tartışmaların yaşanacağının sinyallerini veriyor.

Kaynak: Ekonomim