Jeopolitik Gerilimler ve Tarifeler: Emtia Piyasalarında Yeni Dönem

Emtia Piyasaları Haftalık Değerlendirme: Jeopolitik Riskler ve Ticaret Politikalarının Gölgesinde

Emtia piyasaları, geride bıraktığımız haftayı ABD-İran arasındaki gerilim, ABD’deki tarife tartışmaları ve para politikası beklentilerinin etkisiyle oldukça hareketli geçirdi. Yatırımcıların dikkati, jeopolitik riskler ve ticaret politikalarına yoğunlaştı. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve ABD’nin ticaret stratejileri, emtia fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu.

Fed’in Faiz Kararları ve Emtia Piyasaları Üzerindeki Etkisi

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası faiz indirimlerine yönelik beklentiler, özellikle değerli metaller olmak üzere emtia piyasalarında risk iştahını destekledi. Fed’in faiz oranlarını düşüreceği beklentisi, yatırımcıları daha riskli varlıklara yönlendirerek emtia piyasalarına olumlu yansıdı. Ancak, Fed’in gelecek toplantılarında izleyeceği yol haritası hala belirsizliğini koruyor.

Analistler, Fed’in son toplantı tutanaklarında üyeler arasında politika ayrışması görüldüğüne dikkat çekiyor. Buna rağmen, enflasyonun beklentilere paralel şekilde yavaşlaması durumunda faiz indiriminin hala masada olduğunu belirtiyorlar. Enflasyon verileri ve ekonomik büyüme rakamları, Fed’in faiz politikası kararlarında belirleyici rol oynamaya devam edecek.

Jeopolitik Gerilimler ve Petrol Fiyatları

Jeopolitik cephede ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran meselesinin çözümü için verdiği 10 günlük süre ve olası bir askeri müdahale riski, petrol fiyatlarını yukarı yönlü desteklerken, güvenli liman olarak görülen varlıklara olan talebi artırdı. Orta Doğu’daki istikrarsızlık, petrol arzı konusunda endişelere yol açarak fiyatları etkiliyor. Yatırımcılar, bölgedeki siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor.

Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri, Brent petrol fiyatlarında dalgalı hareketlere neden olurken, yatırımcıların odak noktası siyasi gelişmeler oldu. Özellikle İran’la ilgili haber akışı, petrol piyasasında oynaklığı artırıyor. Olası bir çatışma durumunda petrol arzının sekteye uğrayabileceği endişesi, fiyatları yukarı çekiyor.

ABD’nin Ticaret Politikaları ve Emtia Piyasalarına Etkisi

Öte yandan, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin ek gümrük vergilerini dayandırdığı Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’nın (IEEPA) başkana tarife koyma yetkisi vermediğine hükmetmesi, emtia piyasalarında ticaret politikalarına ilişkin belirsizliği artırarak fiyatlamaları etkiledi. Bu karar, ABD’nin ticaret politikaları konusundaki tartışmaları alevlendirdi ve emtia piyasalarında yeni bir belirsizlik dönemi başlattı.

Analistler, bu kararın ardından tarifelerin hukuki zemininin tartışmaya açılmasının, özellikle sanayi metalleri ve küresel ticarete duyarlı emtialarda oynaklığı artırdığını vurguluyor. Tarife uygulamalarının geleceği konusundaki belirsizlik, yatırımcıların risk iştahını azaltarak emtia piyasalarında temkinli bir yaklaşım sergilemelerine neden oluyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 1974 Ticaret Yasası’nın 122’nci maddesi kapsamında küresel ölçekte geçici tarife uygulamasına ilişkin planını duyurması, belirsizliğin bir süre daha devam edebileceğine işaret ediyor. Bu durum, küresel ticaretin geleceği ve emtia piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir.

Makroekonomik Veriler ve Piyasa Tepkileri

Makroekonomik veriler de yatırımcılar tarafından yakından takip edilirken, ABD ekonomisi 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 1,4 ile beklentilerin altında büyüdü. Ülke ekonomisi, 2025 yılı genelinde ise yüzde 2,2’lik büyüme performansı gösterdi. Ekonomik büyümedeki yavaşlama, emtia talebi konusunda endişelere yol açabilir.

Ayrıca, Fed’in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı verilerde hızlanma görüldü. Buna göre, gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi geçen yıl aralıkta aylık bazda yüzde 0,4 ve yıllık bazda yüzde 3 ile beklentilerin üzerinde arttı. Endeks, geçen yıl kasımda aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 2,8 artmıştı. Enflasyondaki yükseliş, Fed’in faiz politikası kararlarını etkileyebilir.

Bu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,09 seviyesinde tamamlarken, dolar endeksi yüzde 0,9 artışla 97,8 seviyesine yükseldi. Doların değer kazanması, emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.

Değerli Metallerde Jeopolitik Etki

Değerli metaller, tamamlanan haftayı jeopolitik riskler ve makroekonomik veri akışının etkisiyle pozitif bir seyirle tamamladı. Özellikle altın ve gümüş, yatırımcılar için güvenli liman olarak görüldüğü için jeopolitik gerilimlerden olumlu etkilendi.

Altın ve gümüş, hafta başında doların güçlenmesi ve likidite koşullarının etkisiyle gerilerken, haftanın sonuna doğru ABD’den gelen zayıf ekonomik veriler ile tarifelere ilişkin belirsizliğin yeniden artmasıyla yükseldi. Bu durum, değerli metallerin hassasiyetini ve ekonomik belirsizliklere karşı duyarlılığını gösteriyor.

Haftayı görece yüksek seviyelerde kapatan altın ve gümüş, yılın ilk dönemindeki rekor seviyelerinden uzaklaşmasına karşın, düşük enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler hafta boyunca destekleyici unsurlar olarak öne çıktı. Yatırımcılar, portföylerinde değerli metallere yer vererek risklerini dağıtmaya çalışıyor.

Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 9,9, platinde yüzde 4,5, paladyumda yüzde 3,7 ve altında yüzde 1,4 arttı. Gümüşün performansı, diğer değerli metallere göre daha dikkat çekiciydi.

Baz Metallerde Toparlanma

Baz metaller, küresel piyasalarda artan risk iştahıyla birlikte değer kayıplarını telafi ederek haftayı pozitif bir seyirle tamamladı. Ekonomik toparlanma beklentileri, baz metallere olan talebi artırarak fiyatları yukarı çekti.

Çin Yeni Yılı tatili nedeniyle piyasadan çekilen alıcılarla gerileyen baz metaller, haftanın ikinci yarısında teknoloji hisselerindeki toparlanmanın da etkisiyle prim yaptı. Teknoloji sektöründeki gelişmeler, baz metallere olan talebi destekliyor.

Analistler, bu metallerde nihai talep görünümünün halen güçlenmediğine ve Çin’deki üretim artışının arz fazlası oluşturabileceğine dikkati çekti. Arz ve talep dengesindeki belirsizlik, baz metallerin geleceği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar, nikelde yüzde 2,5, bakırda yüzde 1,6, çinkoda yüzde 0,9, kurşunda yüzde 0,3 ve alüminyumda yüzde 0,2 arttı. Nikel, diğer baz metallere göre daha iyi bir performans sergiledi.

Enerji Piyasasında Jeopolitik Faktörler

Enerji emtialarında ise jeopolitik gelişmeler fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Özellikle petrol fiyatları, Orta Doğu’daki gerilimlerden doğrudan etkilendi.

Brent petrol, hafta başında İran ile ABD arasındaki görüşmelerin etkisiyle gerilese de ilerleyen günlerde bölgede tansiyonun yeniden yükselmesiyle kayıplarını telafi ederek haftayı artıda tamamladı. İran ve ABD arasındaki ilişkiler, petrol piyasasının seyrini belirleyen önemli bir faktör olmaya devam ediyor.

Fiyatların yükselişinde ABD-İran hattındaki gerginlik ve Rusya-Ukrayna görüşmelerinin sonuçsuz kalması öne çıkarken, İran’ın Rusya ile ortak deniz tatbikatı planına ilişkin haber akışı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın sert uyarıları da yukarı yönlü hareketi destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Doğu Avrupa’daki gelişmeler de enerji piyasasını etkiliyor.

Doğal gaz fiyatları ise ABD’de hava koşullarının iyileşmesiyle talep beklentilerinin zayıflaması sonucunda düşüş eğilimini sürdürdü. Hava durumu, doğal gaz talebi ve fiyatları üzerinde önemli bir etkiye sahip.

Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6 artarken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 7,2 değer kaybetti.

Tarım Emtialarında Karışık Seyir

Bu hafta tarım emtia piyasalarında ihracat-talep dengesi ile arz tarafındaki gelişmeler fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Farklı ürünlerde farklı faktörler etkili oldu.

ABD’den gelen güçlü ihracat satışları ve talebe ilişkin beklentiler, soya fasulyesi fiyatlarını destekledi. Soya fasulyesi, özellikle Çin’den gelen talep nedeniyle yükseliş gösterdi.

Ancak, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump dönemine ait gümrük tarifelerini iptal etmesinin ardından analistler, Çin’in ABD’den yeni ve büyük ölçekli soya alımı yapma olasılığının zayıfladığına dikkati çekti. Ticaret politikalarındaki değişiklikler, soya fasulyesi piyasasını etkileyebilir.

Buğday piyasasında ise Arjantin limanlarındaki grev ve Hindistan’ın ihracata ilişkin kararlarına yönelik haber akışı, lojistik ve arz kaynaklı endişeleri artırarak fiyatları yukarı taşıdı. Arz zincirindeki aksaklıklar, buğday fiyatlarını etkiliyor.

Pirinçte ise Asya’da yüksek rekoltenin yol açtığı ihracat fazlası, fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Yüksek rekolte, pirinç fiyatlarını aşağı çekiyor.

Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 6,1 soya fasulyesinde yüzde 0,5 artarken, mısırda yüzde 0,5, pirinçte yüzde 7,7 geriledi.

Kakao fiyatları da tamamlanan haftada gerilemesini sürdürdü. Gana ve Fildişi Sahili hükümetlerinin düşen fiyatlara karşı çiftçilere yönelik destek paketleri açıklamasına karşın, küresel piyasada arz fazlası ve talepteki zayıflık fiyatların düşük seviyelerde kalmasına neden oldu. Arz fazlası, kakao fiyatlarını baskılıyor.

ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar kahvede yüzde 4,3 gerilerken, şekerde yüzde 2,7 ve pamukta yüzde 2,2 arttı. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 13,3 düşüşle tamamladı.