Fed faiz kesti piyasalar rotasını arıyor

Fed’in Faiz İndirimi Küresel Piyasaları Şekillendiriyor: Dolar, Altın ve Borsalarda Son Durum

Küresel finans piyasaları, ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından alınan kritik faiz kararı sonrasında oldukça karışık bir seyir izliyor. Dünya ekonomisinin en önemli aktörlerinden biri olan Fed’in faiz indirimine gitmesi, merkez bankalarının mevcut ekonomik koşullarda ne tür politikalar izleyeceği konusunda belirsizlikleri artırırken, aynı zamanda yatırımcıların risk iştahını da doğrudan etkiliyor. Fed Başkanı Jerome Powell’ın son açıklamalarında enflasyon ve istihdam piyasalarına yönelik risklerin devam ettiğine dair vurguları, piyasalarda temkinli bir bekleyişin oluşmasına neden oldu.

Son dönemde küresel ekonomiler üzerinde artan korumacı ticaret politikaları ve çeşitli ülkelerin uyguladığı tarifeler, ekonomik büyüme beklentileri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu durum, merkez bankalarının manevra alanlarını daraltırken, özellikle ABD gibi büyük ekonomilerin enflasyon hedeflerini tutturmasını ve istikrarlı istihdam oranlarını sürdürmesini zorlaştırıyor. Küresel çapta yaşanan bu ekonomik gerilimler, yatırımcıların geleceğe yönelik beklentilerini şekillendiren temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Fed’in Faiz Kararı ve Powell’dan Gelen Sinyaller

Fed, beklentilere paralel olarak politika faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 4-4,25 aralığına çekti. Bu karar, Fed’in piyasalara yönelik ilk gevşeme sinyallerinden biri olarak yorumlanırken, faiz oranının indirilmesi kararı Aralık 2024’ten bu yana yaşanan ilk indirim olma özelliği taşıyor. Kararın ardından yapılan basın toplantısında Fed Başkanı Jerome Powell, enflasyon risklerinin hala yukarı yönlü olduğunu, ancak istihdam piyasasındaki risklerin aşağı yönlü hareket ettiğini belirterek, bu durumun oldukça “zorlu” bir denge gerektirdiğini ifade etti. Powell’ın bu açıklamaları, piyasalarda risk iştahını bir miktar törpüledi ve Fed’in gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin farklı senaryoların değerlendirilmesine yol açtı.

Fed, ekonomik projeksiyonlarını da güncelleyerek federal fon oranına ilişkin yıl sonu tahminini yüzde 3,6’ya çekti. Bu tahmin, 2025 yılında da ek faiz indirimlerinin gündeme gelebileceği sinyalini veriyor. Powell, istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin artmasıyla risk dengesinin değiştiğini ve daha nötr bir politika duruşuna geçişin uygun olduğunu düşündüklerini dile getirdi. Toplantıda 50 baz puanlık daha agresif bir faiz indirimi önerisinin yaygın destek bulmadığını da ekledi. İş gücü piyasasındaki zayıflamanın farkında olduklarını ve daha fazla bir zayıflama istemediklerini vurgulayan Powell’ın sözleri, Fed’in hem enflasyonla mücadele hem de istihdamı destekleme arasındaki hassas denge arayışını net bir şekilde ortaya koydu.

Faiz indirimi kararına zıt yönde oy kullanan tek isim ise, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Fed Yönetim Kurulu üyeliğine yeni atanan Stephen Miran oldu. Miran, 50 baz puanlık daha büyük bir indirimi destekleyerek, Fed içindeki farklı görüşlerin ve ekonomik değerlendirmelerin varlığını gözler önüne serdi. Bu ayrışma, Fed’in gelecek dönemdeki kararlarının ne kadar oybirliğiyle alınacağına dair de ipuçları sunuyor.

ABD’den gelen son ekonomik veriler de Fed’in kararını destekler nitelikteydi. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustos ayında aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 2,9 artarak enflasyonun belirli bir seviyede seyrettiğini gösterdi. Öte yandan, tarım dışı istihdam ağustosta sadece 22 bin kişi artışla beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 4,2’den yüzde 4,3’e yükselmişti. Bu veriler, iş gücü piyasasında gözlemlenen zayıflamanın Fed’in faiz indirim kararında etkili olduğunu açıkça ortaya koydu.

Dolar, Altın ve Petrol Piyasalarındaki Dalgalanmalar

Dolar Endeksi Yaklaşık Üç Buçuk Yılın En Düşük Seviyesinde

Fed’in faiz indirimi ve gelecekteki gevşeme beklentileri, dolar endeksi üzerinde önemli bir baskı yarattı. Dolar endeksi, Fed’in kararının ardından 96,2 seviyesine gerileyerek Şubat 2022’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Faiz oranlarının düşmesi, ABD Doları’nın cazibesini azaltarak küresel piyasalarda diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesine yol açtı. Ancak bu sert düşüşün ardından kısa süreli bir toparlanma yaşandı ve endeks, şu sıralarda yüzde 0,2 artışla 97,2 seviyelerinde işlem görüyor. Doların zayıflaması, uluslararası ticarette ve finansal akışlarda önemli değişikliklere neden olabilirken, özellikle emtia fiyatları üzerinde belirleyici bir etki yaratıyor.

Tahvil piyasaları da bu gelişmelerden etkilendi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, Fed’in gevşeme sinyalleriyle yüzde 3,99 seviyesine kadar geriledi. Bu düşüş, yatırımcıların daha az riskli varlıklara yöneldiğini veya gelecekteki faiz indirimlerini fiyatladığını gösteriyor. Yeni günde ise faizler yüzde 4,07 seviyesinde seyrediyor. Tahvil faizlerindeki bu hareketlilik, küresel sermaye akışlarını ve finansman maliyetlerini yakından ilgilendiriyor.

Altının Ons Fiyatı Tarihi Zirvede

Küresel belirsizlikler, merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi ve Fed’e ilişkin artan faiz indirimi beklentileri, altının ons fiyatını tarihi zirvelere taşıdı. Dolar endeksinin zayıflamasıyla birlikte altın, güvenli liman arayışındaki yatırımcıların gözdesi haline geldi. Faiz kararının ardından altının onsu 3.707,65 dolara kadar çıkarak rekor kırdı. Ancak bu seviyelerde oluşan satış baskısıyla birlikte bir miktar geri çekilme yaşandı ve ons altın 3.660 dolara indi. Şu sıralarda ise yüzde 0,1 düşüşle 3.656 dolardan alıcı buluyor. Altının bu performansı, küresel ekonomideki endişelerin ve enflasyon beklentilerinin devam ettiğini açıkça gösteriyor.

Brent Petrol Fiyatları

Brent petrolün varil fiyatı ise küresel ekonomik büyüme beklentileri ve arz-talep dengesindeki değişikliklere bağlı olarak yüzde 0,1 düşüşle 67,5 dolarda işlem görüyor. Petrol fiyatları genellikle küresel büyüme görünümüyle yakından ilişkilidir ve Fed’in faiz indiriminin küresel ekonomiyi ne ölçüde destekleyeceği veya bir yavaşlamayı işaret edip etmediği, önümüzdeki dönemde petrol talebi üzerinde belirleyici olacaktır.

ABD Borsalarında Karışık Seyir

New York Borsası’nda, Fed kararının ardından karışık bir tablo gözlendi. S&P 500 endeksi yüzde 0,10, Nasdaq endeksi yüzde 0,33 düşerken, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,57 yükseldi. Bu farklılaşma, piyasaların sektörel bazda faiz kararına farklı tepkiler verdiğini gösteriyor. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq’ın düşüşü, faiz indirimlerinin her zaman teknoloji hisselerine yaramayabileceği veya kar realizasyonlarının devreye girebileceği şeklinde yorumlanabilirken, Dow Jones’un yükselişi daha geleneksel sektörlerin veya değer hisselerinin destek bulduğunu işaret ediyor. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne pozitif bir seyirle başladı ve toparlanma sinyalleri verdi.

Avrupa ve Asya Piyasalarında Son Durum

Avrupa Borsaları Karışık Seyretti

Avrupa borsaları da Fed’in kararının ardından karışık bir tablo çizdi. Yatırımcıların gözleri İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararına çevrildi. İngiltere’de temmuz ayında enflasyonun yıllık yüzde 3,8 ile son 18 ayın zirvesine çıkması nedeniyle BoE’nin politika faizini sabit bırakması bekleniyor. Ağustosta da yıllık enflasyon yüzde 3,8’de sabit kaldı. Bu durum, BoE’nin Fed’e göre daha şahin bir duruş sergileyebileceğine işaret ediyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Stanford Üniversitesi Hoover Enstitüsü ile ortaklaşa düzenlenen konferansın açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Lagarde, Avrupa’nın Komisyon liderliğinde iddialı bir “sadeleştirme” gündemini uyguladığını belirtti. “Sadeleştirme, mutlaka deregülasyon anlamına gelmez. Daha etkili ve verimli bir denetim ve düzenleme çerçevesiyle dayanıklılığın korunması anlamına gelir” sözleriyle, finansal sistemin direncini artırmaya yönelik çabalara dikkat çekti. Lagarde, bugün de Fransa’nın Marsilya kentinde düzenlenen 1. Küresel Kadın Liderliği Zirvesi’nin açılış oturumuna video mesajla katılım sağlayacak.

Öte yandan, İngiltere Kralı 3. Charles, ABD Başkanı Donald Trump onuruna verilen akşam yemeğinde İngiltere-ABD ilişkilerinin iki ülkeyi uzun yıllardır güvenli ve güçlü yaptığını vurguladı. Kral Charles, “Bugün Washington ve Kral George’un muhtemelen hayal edemeyeceği şekilde ikili ilişkilerimizi kutluyoruz” dedi. Bu diplomatik görüşmeler, küresel siyasetteki gelişmelerin ekonomik ilişkileri de şekillendirdiğini gösteriyor.

Avro Bölgesi’nde ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 2 olarak gerçekleşti. Bu oran, ECB’nin hedeflediği seviyeye yakın olsa da, enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklıklar nedeniyle dikkatle takip ediliyor. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ise üye ülkelere İsrail mallarına uygulanan ticari imtiyazların askıya alınmasını ve İsrail yetkililerine yaptırım uygulanmasını teklif etti. Bu tür jeopolitik adımlar, bölgesel ticaret ve ekonomik ilişkiler üzerinde etkili olabilir.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ise yoksul ülkelerin teknolojik olarak arayı kapatması halinde yapay zekanın 2040’a kadar küresel mal ve hizmet ticaretinin değerini yüzde 37 artırabileceğini öngörerek, geleceğe yönelik önemli bir projeksiyonda bulundu. Bu öngörü, teknolojik gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki dönüştürücü etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Avrupa’da dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,14 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,13 yükselirken, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,29 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,4 geriledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise güne karışık bir başlangıç yaptı.

Asya Borsaları Hong Kong Hariç Pozitif Seyrediyor

Asya piyasalarında Hong Kong hariç genel olarak alış ağırlıklı bir seyir izlendi. Çin’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi, dolara bağlı kur rejimi nedeniyle Fed’in faiz indiriminin ardından gösterge faizinde aynı oranda, yani 25 baz puanlık bir kesintiye gitti. Bu durum, Hong Kong’un para politikasını doğrudan ABD’ninkine bağlayan sistemden kaynaklanıyor.

Bölgede Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) yarın açıklayacağı para politikaları kararları yatırımcılar tarafından merakla beklenirken, Japonya Başbakanı Shigeru Ishiba’nın istifasının ardından oluşan siyasi belirsizlik ortamında, BoJ’un faiz oranını değiştirmemesi öngörülüyor. Japonya, uzun süredir ultra gevşek para politikalarını sürdüren bir ülke olarak, diğer merkez bankalarından farklı bir yol izlemeye devam edebilir.

Bu gelişmelerle, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,5, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,2 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 yükseldi. Hong Kong’da Hang Seng endeksi ise yüzde 0,1 düşüş gösterdi.

Yurt İçi Piyasalar: TCMB PPK Toplantı Özeti ve POS Komisyon Oranları

Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, dün satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,15 değer kaybederek 11.165,85 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,07 yükseldi.

Yurt içinde bugün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özeti yakından takip edilecek. PPK toplantı özetleri, bankanın faiz kararlarının arkasındaki gerekçeleri, enflasyon ve ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerini içerdiği için piyasalar açısından büyük önem taşıyor. Bu özetler, gelecek dönemdeki para politikası adımlarına dair ipuçları sunabilir.

Öte yandan, TCMB’nin POS komisyon oranları uygulamasında yaptığı değişiklikler de yurt içi piyasaların önemli gündem maddelerinden biri oldu. Banka, kartlarla yapılan mal ve hizmet alımlarında üye iş yerlerine uygulanan yüzde 3,56’lık POS komisyon oranını kredi kartı ve banka kartı için ayrıştırdı. Kredi kartı işlemlerinde uygulanan oran değişmezken, banka kartları ile yapılan işlemlerde uygulanan azami POS komisyon oranı yüzde 1,04’e düşürüldü. Bu ayrıştırma ve banka kartı komisyonlarındaki indirim, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) üzerindeki yükü hafifletmeyi amaçlıyor. Ayrıca, POS komisyonu ödemek yerine üye iş yerinin blokeli çalışmayı tercih etmesi durumunda uygulanan 40 günlük azami bloke gün sayısı ise banka kartları için azami 15 gün olarak belirlendi. Bu düzenlemeler, işletmelerin nakit akışını iyileştirmeye ve finansal erişimini kolaylaştırmaya yönelik adımlar olarak değerlendiriliyor.

Dolar/TL kuru dün yüzde 0,1 artışla 41,2690’dan kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 41,3230’dan işlem görüyor. Türk Lirası’nın değeri, küresel dolar hareketleri ve yurt içi ekonomik gelişmelerle yakından ilişkili olmaya devam ediyor.

Analistler, bugün yurt içinde kısa vadeli dış borç istatistikleri, haftalık para ve banka istatistikleri gibi önemli verilerin açıklanacağını belirtti. Yurt dışında ise ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, Philadelphia Fed İmalat Sanayi Endeksi ve öncü endeksin takip edileceğini kaydederek, bu verilerin piyasaların yönünü belirlemede etkili olabileceğini vurguladılar. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.100 ve 11.000 seviyelerinin destek, 11.300 ve 11.400 puanın ise direnç konumunda olduğunu ifade ettiler. Yatırımcıların bu seviyeleri dikkate alarak işlem stratejilerini belirlemesi bekleniyor.

Bugün Piyasalarda Takip Edilecek Önemli Veriler

  • 10.00 Türkiye, temmuz ayı kısa vadeli dış borç istatistikleri
  • 10.10 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması
  • 11.00 Avro Bölgesi, temmuz ayı cari işlemler dengesi
  • 14.00 İngiltere, eylül ayı BoE’nin faiz kararı
  • 14.00 Türkiye, 11 Eylül TCMB PPK toplantı özeti
  • 14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
  • 15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları
  • 15.30 ABD, eylül ayı Philadelphia Fed İmalat Sanayi Endeksi
  • 17.00 ABD, ağustos ayı öncü endeks