Ziraat Bankası’ndan Sürdürülebilir Tarıma Güçlü Destek: Tarım Ekosistemi Buluşması ve Yeni Kredi İmkanları
Haliç Kongre Merkezi, Türkiye’nin tarım sektörünün geleceğini şekillendirecek önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı: “Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması”. “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temasıyla düzenlenen bu özel programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir konuşma yaparak etkinliğin önemini vurguladı ve Ziraat Bankası’nın Türk tarımına sunduğu katkılardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu buluşma, tarım sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirerek verimli tartışmalara zemin hazırlarken, Ziraat Bankası’nın köklü tarihini ve geleceğe yönelik vizyonunu da gözler önüne serdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Ziraat Bankası’nın kuruluşundan bu yana üstlendiği misyona dikkat çekti. “1863 yılından beri Ziraat Bankamız Türk tarımının lokomotifi oldu” ifadeleriyle, bankanın 160 yılı aşkın süredir çiftçinin ve üreticinin yanında yer aldığını belirtti. Tarihimizin en zorlu dönemlerinde, savaş yıllarında ve ülkemizin kıtlık günlerinde dahi Ziraat Bankası’nın çiftçilerin, esnafların, tüccarların ve girişimcilerin en büyük destekçisi olduğunu vurguladı. Özellikle üreticilerin, tefecilerin ve faiz lobilerinin sömürücü pençesine düşmesini engelleyerek, insanımızın emeğinin ve alın terinin korunmasında hayati bir rol üstlendiğinin altını çizdi. Bu köklü kurum, kurulduğu günden bugüne ülkeyi ve milleti önceliklendiren duruşunu kararlılıkla sürdürmektedir. “Ziraat varsa memleketin dört bir yanında ziraat var” anlayışıyla Türkiye’nin tarım sektörüne sağladığı güçlü ve kesintisiz destek için bankayı ve tüm çalışanlarını tebrik etti.
Ziraat Bankası’nın sadece kar odaklı bir kurum olmadığını, aksine ihtiyaç duyulduğu her anda çiftçinin, esnafın, sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının yanında yer alan, zor zamanlarda el uzatan bir “kara gün dostu” olduğunu ifade eden Erdoğan, bu özel buluşmanın temalarını da değerlendirdi. “Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, coğrafi işaretli ürünler ve tarımda markalaşma, tarımın geleceği” gibi başlıklar altında yapılan ve yapılacak olan tartışmaların, sektörümüz açısından yol gösterici olmasını ve yeni ufuklar açmasını temenni etti. Bu başlıklar, modern tarımın karşı karşıya olduğu küresel zorlukları ve aynı zamanda barındırdığı büyük potansiyeli yansıtmaktadır. Sürdürülebilirlik, gezegenimizin kaynaklarını koruyarak gelecek nesillerin gıda güvenliğini sağlamanın anahtarıyken, markalaşma ve coğrafi işaretler Türk tarım ürünlerinin uluslararası pazarda hak ettiği değeri bulmasına olanak tanımaktadır.
“Buluşmanın Tarım Ekosisteminin Gelişmesine Katkı Sunacağına Yürekten İnanıyorum”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iktisadi teşekkülün çalışmalarını sürdürmeyi, yeni yatırımlarla faaliyet sahasını büyütmeyi ve genişletmeyi hedeflediğini belirterek, Ziraat Bankası’nın da hem ülke içinde hem de yurt dışında varlığını artırmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bankanın, 2015 yılında Ziraat Katılım’ın faaliyete geçmesiyle birlikte, hızla gelişen alternatif finans piyasasında da etkin bir rol üstlendiğini hatırlattı. Bu genişleme, Ziraat Bankası’nın sadece geleneksel bankacılık anlayışıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda yenilikçi finansman modellerine de uyum sağlayarak sektördeki liderliğini pekiştirdiğini göstermektedir. Erdoğan, “Daha nice seneler boyunca Ziraat’ın bir bankadan daha fazla olma iddiasını devam ettirmesini bekliyorum” diyerek, bankanın toplumsal misyonuna vurgu yaptı.
Bugünkü programın, Ziraat Bankası’nın kuruluş gayesi, misyonu ve asli vazifesini eksiksiz yerine getirdiğinin güçlü bir kanıtı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin 81 ilinden 2 binden fazla sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu buluşmanın, tarım ekosisteminin gelişimine önemli katkılar sunacağına yürekten inandığını ifade etti. Bu tür organizasyonlar, farklı bakış açılarını bir araya getirerek sorunlara ortak çözümler üretme ve işbirliği kültürünü geliştirme açısından büyük bir önem taşımaktadır. Erdoğan, program öncesinde genç ve kadın çiftçiler ile kooperatif ürünlerinin yer aldığı stant alanını ziyaret ettiğini, burada Türkiye’nin tarımının çeşitliliğine ve zenginliğine bir kez daha şahit olduğunu aktardı. Bu denli değerli bir hazineyi daha ileriye taşımak için tarım sektörünün tüm paydaşlarının el ele vermesi, işbirliği ve dayanışma içinde hareket etmesinin hayati derecede önemli olduğunu vurguladı. Tarım sektörünün bütün aktörlerini bir araya getiren bu tarz programların, anlayış birliğinin tesisini kolaylaştırdığını ve ortak hedeflere ulaşma yolunda önemli bir ivme kazandırdığını sözlerine ekledi. Değerli fikirleriyle buluşmaya katkı sunan tüm akademisyenlere ve sektör temsilcilerine teşekkür ederken, Ziraat Bankası yönetimini bu anlamlı buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik etti. Konuşmasının sonunda, ülkemizin kalkınmasına, ekonomimizin büyümesine ve sofralarımıza ulaşan nimetlerin üretimine alın teri dökerek vesile olan çiftçilerimize selam ve saygılarını gönderdi.
“‘Tarım Bitti’ Tezlerinin Ne Kadar İçi Boş, Temelsiz ve Gerçek Dışı Olduğunu Rakamlarla Teyit Ettik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye tarımı hakkında bazı çevrelerce ortaya atılan ve “Tarım bitti” şeklinde özetlenebilecek temelsiz iddialara da net bir yanıt verdi. “Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘Tarım bitti’ tezlerinin ne kadar içi boş, temelsiz ve gerçek dışı olduğunu rakamlarla teyit ettik” ifadelerini kullanarak, Türk tarımının dinamizmini ve gelişimini vurguladı. Türkiye’nin tarım ürünleri üretimi, ihracatı ve istihdam rakamları, bu tür olumsuz söylemlerin aksine sektörün güçlenerek yoluna devam ettiğini açıkça göstermektedir. Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin tarım ekosistemini daha da geliştirmek adına herkesin fikrine, katkısına, eleştirisine ve önerilerine sonuna kadar açık olduklarını belirterek, yapıcı diyalog ve işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Erdoğan, son dönemde kırmızı ve beyaz et fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar gibi sektörel sorunları yok saymadıklarını da ifade etti. Bu tür konuların yakından takip edildiğini ve çözüme yönelik adımların atıldığını belirtti. Küresel ölçekteki zorluklara da değinen Cumhurbaşkanı, dünya genelinde “bir damla petrolü bir damla kandan daha kıymetli gören sömürgecilerin” gıda ve enerji kaynaklarını kontrol altına almak için her türlü yolu denediklerini dile getirdi. Batılı ülkelerin birçok Afrika ülkesinde uyguladıkları adaletsiz politikaların insan hakları dersi veren bu ülkelerin gerçek yüzünü ortaya koyduğunu söyledi. Ayrıca, iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte su kaynakları ve havzalarının küresel çapta birer çatışma hattına dönüşmekte olduğuna dikkat çekerek, gıda ve su güvenliğinin milli güvenlik meselesi haline geldiğinin altını çizdi. Asya, Amerika, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki birçok gerilimin altında su kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıkların yattığını hatırlattı.
Türkiye’nin küresel gıda güvenliğine katkılarına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin gayretleriyle hayata geçirilen Karadeniz Tahıl Girişimi olmasaydı, başta Afrika ülkeleri olmak üzere birçok coğrafyada ciddi kıtlıklar yaşanabileceğine işaret etti. Bu girişim, Türkiye’nin arabuluculuk rolünün ve uluslararası işbirliğine olan inancının bir göstergesi olarak dünya genelinde takdir toplamıştır. Cumhurbaşkanı, tarımı sadece ekonomimiz için değil, milletimizin bekası için de hayati önemde bir sektör olarak gördüklerini belirterek, bu stratejik bakış açısıyla atılan adımları vurguladı. Bu bağlamda, tarım kredisi desteğinden yararlanan çiftçilerin sayısının 1,2 milyonu aşmasının, bu alandaki çabaların somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Ziraat Bankası’nın bu destek mekanizmasında üstlendiği rol, Türk tarımının sürdürülebilir büyümesi için kritik öneme sahiptir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın ana vatanı olan Anadolu’da, “yeşil kalkınma” ve “yerelden kalkınma” ilkeleriyle yeni bir tarım ve kırsal kalkınma süreci başlattıklarını duyurdu. Bu yeni vizyon, çevre dostu uygulamaları teşvik ederek doğal kaynakların korunmasını hedeflerken, aynı zamanda yerel ekonomileri güçlendirerek kırsal bölgelerdeki yaşam kalitesini artırmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, çiftçilere yönelik kredi limitlerinde önemli artışlar yapıldığını müjdeledi. Küçük ekipman kredisinin limitinin 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarılması, tarımsal verimliliği artıracak modern alet ve makine alımını teşvik edecektir. Genç çiftçi kredisi limitinin 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya, kadın çiftçi limitinin de 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya yükseltilmesi, tarımda gençleşmeyi ve kadın emeğinin güçlendirilmesini destekleyerek sektöre taze kan ve yeni perspektifler kazandıracaktır. Küçükbaş hayvan üreticilerine verilen kredinin limitinin 400 bin liradan 600 bin liraya, büyükbaş süt hayvancılığıyla iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamın 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltilmesi ise hayvancılık sektöründeki üreticilerin rekabet gücünü artıracak ve üretimi teşvik edecektir. Bu projelerle toplam 13 milyar lira yatırım yapılacağını ve yaklaşık 20 bin vatandaşımıza istihdam sağlanacağını açıklayan Erdoğan, bu adımların Türk tarımının geleceği için atılmış güçlü temeller olduğunu vurguladı. Ziraat Bankası’nın önderliğinde ve devletin güçlü desteğiyle, Türk tarımı daha parlak, daha sürdürülebilir ve daha müreffeh bir geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir.