Küresel Piyasalar: ABD Büyüme ve Enflasyon Verileri Odağında, Fed ve ECB Faiz İndirimi Beklentileriyle Volatil Seyir
Küresel piyasalar, geride bıraktığımız dönemde Nvidia gibi teknoloji devlerinin güçlü bilanço açıklamalarına rağmen genel olarak satış ağırlıklı bir görünüm sergilemeye devam etti. Bu durumun temelinde, yatırımcıların büyük resme odaklanarak makroekonomik belirsizlikleri ve merkez bankalarının gelecekteki adımlarına ilişkin beklentileri fiyatlaması yatıyor. Bugün itibarıyla, piyasaların gözü özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nden gelecek kritik ekonomik verilere çevrilmiş durumda. Özellikle ABD Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYH) ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, varlık fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynamaya hazırlanıyor.
Analistler, açıklanacak GSYH verisinin, ülkenin ekonomik sağlığına dair önemli ipuçları sunacağını ve bu durumun hisse senedi piyasalarından tahvil getirilerine kadar geniş bir yelpazede etkisini göstereceğini belirtiyor. Aynı şekilde, Fed’in para politikası kararları üzerinde doğrudan etkisi olan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin fiyatlamaları şekillendirme potansiyeline sahip. Enflasyonun seyrine dair net sinyaller, Fed’in faiz indirim döngüsüne ne zaman ve ne kadar agresif bir şekilde başlayacağı konusundaki belirsizliği azaltarak piyasalara yön verecek.
Geçtiğimiz günlerde ABD’den gelen bazı veriler, piyasalardaki bu bekleyişin karmaşık yapısını gözler önüne serdi. Örneğin, 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı, Nisan 2023’ten bu yana en düşük seviye olan yüzde 6,44’e gerileyerek konut piyasasında bir miktar rahatlama sinyali verdi. Ancak aynı dönemde mortgage başvurularındaki yalnızca yüzde 0,5’lik sınırlı yükseliş, faiz oranlarındaki düşüşün konut talebini henüz güçlü bir şekilde canlandırmadığını gösteriyor. Bu durum, Fed’in enflasyonla mücadele ederken aynı zamanda ekonomik büyümeyi destekleme çabalarının ne denli hassas bir denge gerektirdiğini ortaya koyuyor.
Fed üyeleri, piyasalara sözlü yönlendirmelerde bulunmaya devam ederken, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic’in “faiz indirimleri konusunda harekete geçme zamanı geldiğini, ancak emin olmak istediğini” ifade etmesi, bankanın temkinli duruşunu pekiştirdi. Bostic’in bu açıklaması, Fed’in veri bağımlı yaklaşımını bir kez daha vurgulayarak, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde hedeflenen seviyelere gerilediğinden emin olmadan radikal adımlar atmayacağının sinyalini verdi. Para piyasalarındaki mevcut fiyatlamalar ise yıl sonuna kadar toplamda 100 baz puanlık bir faiz indirimine kesin gözüyle bakıldığını gösteriyor. Özellikle Kasım veya Aralık toplantılarında 50 baz puanlık bir indirimin gerçekleşeceğine dair öngörüler güç kazanırken, bu durum Fed’in yılın son çeyreğinde daha belirgin bir gevşeme politikasına yöneleceği beklentisini artırıyor. Bu beklentiler, hisse senedi piyasalarında risk iştahını bir miktar desteklese de, enflasyon ve büyüme verilerinin belirleyiciliği nedeniyle piyasalarda oynaklık devam ediyor.
Kurumsal tarafta ise, yapay zeka çipleri üreticisi Nvidia’nın performansı dikkat çekmeye devam ediyor. Kaliforniya merkezli bu çip devi, 28 Temmuz’da sona eren üç aylık dönemde 30 milyar dolarlık rekor bir gelir elde ederek piyasa beklentilerini önemli ölçüde aştı. Şirketin net karı da söz konusu çeyrekte yıllık bazda yüzde 168 gibi çarpıcı bir artışla 16,6 milyar dolara yükseldi. Hisse başına kazanç ise geçen yılın aynı dönemindeki 25 sentten 67 sente çıkarak yatırımcıları sevindirdi. Ancak analistler, bu parlak finansal sonuçlara rağmen, Nvidia’nın en gelişmiş çipi olan Blackwell çiplerinin üretimindeki potansiyel gecikme ihtimalinin şirket hisseleri üzerinde satış baskısı yarattığını belirtiyor. Nitekim, seans sonrası vadeli piyasalarda şirketin hisselerinde yaklaşık yüzde 7’lik bir düşüş gözlendi. Bu durum, yatırımcıların sadece mevcut performansa değil, aynı zamanda gelecekteki büyüme potansiyeli ve üretim kapasitesine dair belirsizliklere de odaklandığını gösteriyor.
Piyasalardaki bu gelişmeler, yeni günde ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 3,84 seviyesinde, dolar endeksinin ise 101 seviyesinde dengelenmesine neden oldu. Altının ons fiyatı, önceki kapanışa göre yüzde 0,6’lık bir artışla 2.519 dolardan işlem görürken, Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 0,5 yükselişle 77,7 dolara çıktı. Bu emtia fiyatlarındaki hareketlilik, küresel ekonomik aktiviteye ve enflasyon beklentilerine dair ipuçları sunuyor.
ABD hisse senedi piyasalarında ise dün karışık bir tablo hakimdi. Dow Jones endeksi yüzde 0,39, S&P 500 endeksi yüzde 0,60 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,12 oranında düşüş kaydetti. Teknoloji hisselerindeki satış baskısı, özellikle Nasdaq’ın daha belirgin bir kayıp yaşamasında etkili oldu. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir seyirle başlayarak piyasaların yön arayışını sürdürdüğünü gösterdi.
Avrupa borsaları, İngiltere hariç alış ağırlıklı bir seyir izlerken, bölgede gözler Almanya’dan gelecek enflasyon verilerine çevrildi. Almanya’daki enflasyon rakamları, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası kararları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğu için büyük bir merakla bekleniyor. Analistler, ECB’nin yıl sonuna kadar en az iki faiz indirimine gideceğine neredeyse kesin gözüyle bakıldığını ifade ediyor. Ayrıca, bölgeden gelecek yeni ekonomik verilerin, bankanın üçüncü bir faiz indirimine kapı aralama potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Bu durum, Avrupa ekonomisinin yavaşlayan büyüme temposu ve enflasyondaki olası gerileme işaretleriyle birlikte değerlendiriliyor.
Dün bölgede açıklanan verilere göre, Avro Bölgesi’nde şirket kredileri yıllık bazda Haziran’da yüzde 0,7 büyürken, geçen ay bu oran yüzde 0,6’ya geriledi. Tüketici kredileri ise 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 0,5 yükseliş gösterdi. Bu veriler, Avro Bölgesi’nde kredi piyasasının hala canlılığını koruduğunu ancak şirket kredilerindeki hafif yavaşlamanın ekonomik aktivitede bir miktar temkinli duruşa işaret edebileceğini gösteriyor. Öte yandan, Almanya’da Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından açıklanan İstihdam Barometresi, Temmuz ayındaki 95,3 seviyesinden Ağustos ayında 94,8 puana geriledi. Anket sonuçlarına ilişkin yapılan açıklamada, Almanya’daki şirketlerin personel planlamalarında daha temkinli davrandığı belirtilerek, iş gücü piyasasında hafif bir yavaşlama beklentisi dile getirildi.
Avrupa hisse senedi piyasalarında dün, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,54, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,16 ve İtalya’da FTSE MIB endeksi yüzde 0,30 yükselişle günü tamamlarken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,02 geriledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da yeni güne karışık bir seyirle başlayarak, yatırımcıların Almanya’daki enflasyon verileri öncesinde temkinli bir bekleyiş içinde olduğunu gösterdi.
Asya piyasaları tarafında ise, Nvidia’nın açıklanan finansal sonuçları sonrası yarı iletken sektöründe satış baskısı kendini hissettirdi. Japonya’da yarın açıklanacak enflasyon verileri ise bölge piyasaları için büyük önem taşıyor. Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, dün yaptığı açıklamada, bankanın finansal piyasalardaki gelişmeleri yakından izleyeceğini vurgulayarak, ekonomi ve fiyatların beklendiği gibi büyümeye devam etmesi halinde para politikasının sıkılaştırılmasına devam edileceğini belirtti. Bu açıklama, BoJ’un uzun yıllar süren ultra gevşek para politikasından çıkış sürecinde ne denli dikkatli adımlar atacağına dair önemli bir sinyal olarak değerlendirildi.
Ayrıca Japonya’da, bölgede etkili olan Şanşan Tayfunu nedeniyle Toyota Motor şirketi, dün ülke çapındaki fabrikalarında faaliyetlerine ara verme kararı aldı. Bu durum, küresel tedarik zincirleri üzerindeki doğal afet risklerinin ve bunun üretim üzerindeki potansiyel etkilerinin bir kez daha altını çizdi. Bölgede bugün açıklanan verilere göre, Japonya’da Ağustos ayı tüketici güven endeksi 36,7 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Bu durum, Japon tüketicilerin ekonomik görünüme ilişkin endişelerinin devam ettiğini gösteriyor.
Kurumsal tarafta ise, dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD’nin yılın ikinci çeyreğindeki net karı, agresif fiyatlandırma politikasına rağmen yıllık bazda yüzde 32,8 artışla 9,1 milyar yuana (yaklaşık 1,27 milyar dolar) ulaştı. Bu güçlü performans, elektrikli araç sektöründeki yoğun rekabete rağmen BYD’nin pazar payını ve karlılığını artırma becerisini ortaya koyuyor. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,9 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 geriledi. Bu düşüşler, bölgedeki makroekonomik belirsizliklerin ve teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisini gösterdi.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, dün dar bir bantta hareket ederek günü önceki kapanışa göre yüzde 0,09’luk sınırlı bir artışla 9.757,16 puandan tamamladı. Piyasalardaki bu yatay seyir, küresel piyasalardaki volatiliteye ve yurt içinde beklenen önemli verilere işaret ediyor. Öte yandan, 30 Ağustos Cuma gününün Zafer Bayramı tatili olması nedeniyle Borsa İstanbul’da yarın işlem gerçekleşmeyecek. Bu durum, hafta sonu öncesinde işlem hacminde bir miktar düşüşe ve yatırımcıların pozisyonlarını yeniden ayarlamasına neden olabilir.
Analistler, bugün endeks ve pay vadeli kontratlarda vade sonu olması nedeniyle pozisyon taşıma ve kapatma işlemlerinden kaynaklanabilecek yüksek oynaklık konusunda yatırımcıları uyardı. Bu durum, özellikle gün içinde beklenmedik fiyat hareketlerine yol açabilir. Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında dün toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısının ardından yapılan açıklamada, uygulanan Orta Vadeli Program’ın (OVP) olumlu sonuçlarının pek çok alanda alınmaya başlandığı, bu kapsamda haziran ayında başlayan dezenflasyon sürecinin devam ettiği ifade edildi. Bu açıklama, hükümetin ekonomi politikalarına dair güveni pekiştirmeyi ve enflasyonla mücadeledeki kararlılığı vurgulamayı amaçlıyor.
Dolar/TL kuru ise dün yüzde 0,1 artışla 34,0569’dan kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,3 yükselişle 34,1424 seviyesinden işlem görüyor. Türk Lirası’ndaki bu hafif değer kaybı, küresel dolar talebi ve yurt içi ekonomik gelişmelerle ilişkili olarak değerlendiriliyor. Analistler, bugün yurt içinde Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi ile haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise Almanya’da enflasyon ile ABD’de büyüme ve 2. çeyreğe ilişkin kişisel tüketim harcamaları verileri başta olmak üzere yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.850 ve 10.000 seviyelerinin önemli direnç noktaları olduğunu, 9.650 ve 9.500 puanın ise destek konumunda bulunduğunu kaydetti. Bu seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli alım ve satım stratejilerinde referans noktaları oluşturuyor.
Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca veriler şöyle sıralanıyor:
- 10.00 Türkiye, 2. çeyrek Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi
- 10.00 Türkiye, ağustos ayı ekonomik güven endeksi
- 10.00 Türkiye, temmuz ayı Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE)
- 12.00 Avro Bölgesi, ağustos ayı tüketici güven endeksi
- 12.00 Avro Bölgesi, ağustos ayı ekonomik güven endeksi
- 14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
- 15.00 Almanya, ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
- 15.30 ABD, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH)
- 15.30 ABD, 2. çeyrek kişisel tüketim harcamaları
- 15.30 ABD, 2. çeyrek çekirdek kişisel tüketim harcamaları
- 15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları
- 15.30 ABD, temmuz ayı toptan eşya stokları
- 17.00 ABD, temmuz ayı bekleyen konut satışları