Türkiye’de İşlenmemiş Altın İthalatı Kotası: Ekonomik Denge ve Sektörel Destek
Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip dış ticaret dengesi ve cari işlemler açığı, son yıllarda işlenmemiş altın ithalatındaki hızlı artışla birlikte daha da fazla gündeme gelmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu durumun önüne geçmek ve makroekonomik istikrarı güçlendirmek amacıyla işlenmemiş altın ithalatına yönelik önemli bir kota uygulaması başlatmıştır. Bu uygulama, hem cari işlemler açığını azaltmayı hem de sektörün hammadde ihtiyacını dengeli bir şekilde karşılamayı hedeflemektedir. Bu makale, söz konusu kota uygulamasının nedenlerini, nasıl belirlendiğini, süreç içindeki değişiklikleri ve ekonomiye olan olumlu etkilerini detaylı bir şekilde inceleyecektir.
Altın İthalatında Kota Uygulamasına Neden İhtiyaç Duyuldu?
Son dönemde Türkiye’nin dış ticaret verilerinde gözlemlenen en dikkat çekici unsurlardan biri, işlenmemiş altın ithalatındaki olağanüstü artıştır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, bu artışın boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2022 yılında, bir önceki yıla kıyasla miktar bazında yüzde 200’ün üzerinde rekor bir artışla toplam 379,2 ton işlenmemiş altın ithalatı gerçekleşmiştir. Bu, yaklaşık 20,4 milyar dolarlık bir ekonomik hacme karşılık gelmektedir. 2023 yılının ilk yedi ayında ise bu eğilim devam etmiş ve yaklaşık 320 ton (19,2 milyar dolar) işlenmemiş altın ithalatı yapılmıştır. Bu rakamlar, Türkiye’nin uluslararası piyasalardan büyük miktarda altın çektiğini ve bunun önemli bir döviz çıkışına neden olduğunu göstermektedir.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan ödemeler dengesi istatistikleri, bu durumun makroekonomik etkilerini daha da somutlaştırmaktadır. 2022 yılında Türkiye’nin cari işlemler açığı 49,1 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu açığın tam 19,4 milyar doları, yani yüzde 39’u, net altın ithalatından kaynaklanmıştır. Bu, altının tek başına cari açık üzerindeki ağır yükünü gözler önüne sermektedir. 2023 yılının ilk yedi ayında da benzer bir tabloyla karşılaşılmıştır; 42,3 milyar dolarlık cari işlemler açığının 17,7 milyar doları (%42’si) yine net altın ithalatından kaynaklanmıştır. Cari işlemler açığı, bir ülkenin döviz gelirleri ile giderleri arasındaki farkı ifade eder ve yüksek açıklar, ülkenin dış borçlanma ihtiyacını artırarak ekonomik kırılganlığı yükseltir. Altın ithalatındaki kontrolsüz artışın bu açığı körüklemesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı harekete geçmeye iten temel faktör olmuştur. Bu durum, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve istikrar için altın ithalatında bir dengeleme mekanizmasına olan acil ihtiyacı ortaya koymuştur.
İşlenmemiş Altın İthalatı Kotası Nasıl Belirlendi?
Hazine ve Maliye Bakanlığı, işlenmemiş altın ithalatının cari denge üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve döviz rezervleri üzerindeki baskıyı hafifletmek amacıyla çeşitli politika tedbirlerini değerlendirmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda, hızlı ve etkili sonuçlar doğuracak bir tedbir olarak kota uygulamasına geçilmesine karar verilmiştir. Kota uygulaması, 7 Ağustos 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Aylık kota miktarının belirlenmesinde, geçmiş dönemdeki ithalat verileri temel alınmıştır. İşlenmemiş altın ithalatının uzun dönem aylık ortalaması olan 8 ton, baz kabul edilmiş ve bu ortalamanın 1,5 katı oranında bir kota miktarı belirlenmiştir. Böylece aylık kota miktarı, 12 ton olarak tespit edilmiştir. Bu miktar, hem piyasanın temel ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmeyi hem de ithalatın genel hacmini önemli ölçüde kontrol altında tutmayı amaçlamıştır.
Kota Uygulaması Hangi İthalat İşlemlerini Kapsamaktadır?
Kambiyo mevzuatı uyarınca, işlenmemiş altın ithalatı sadece Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kıymetli madenler aracı kuruluşları aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle, uygulanan kota da doğrudan bu yetkili şirketler tarafından yapılan ithalat işlemlerini kapsamaktadır. Ancak, kota uygulamasında bir istisna bulunmaktadır: Dâhilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında gerçekleştirilen işlenmemiş altın ithalatı işlemleri kota uygulamasının dışında tutulmuştur. DİR, ihracatı teşvik etmek amacıyla uygulanan bir rejimdir; bu kapsamda ithal edilen hammaddeler işlenerek tekrar ihraç edildiği için döviz kazandırıcı bir faaliyet olarak kabul edilir. Kıymetli madenler aracı kuruluşu olmayan firmaların da yalnızca DİR kapsamında işlenmemiş altın ithal etmesine olanak tanınması, ihracatçıların hammaddeye erişimini kolaylaştırmayı ve ihracat performansını sürdürmeyi hedeflemiştir. Bu ayrım, hem cari açığı azaltma hedefini korumakta hem de ihracatçıların rekabet gücünü desteklemektedir.
Kota Dağılımı Nasıl Yapıldı ve Süreç İçinde Hangi Değişiklikler Yapıldı?
Aylık 12 tonluk işlenmemiş altın kotasının dağılımı, şeffaf ve kural bazlı bir yaklaşımla belirlenmiştir. Dağılım için temel kriter olarak, kıymetli madenler aracı kuruluşlarının Ocak 2022 ile Temmuz 2023 dönemleri arasında gerçekleştirdikleri ve kota kapsamına giren işlenmemiş altın ithalatı miktarları esas alınmıştır. Bu nesnel kriter, geçmiş performansa dayalı adil bir dağıtım mekanizması sağlamıştır. Ayrıca, bu belirlenen dönemde kota kapsamına giren işlenmemiş altın ithalatı gerçekleştirmemiş, ancak kota uygulamasından sonra ithalat yapmak isteyen yeni firmalar için de belirli bir rezerv miktarı ayrılmıştır. Bu rezerv, piyasaya yeni girişlerin veya mevcut ancak geçmişte ithalat yapmamış firmaların hammaddeye erişimini güvence altına almayı amaçlamıştır.
Uygulama sürecinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sektörden çeşitli geri bildirimler ulaşmıştır. Özellikle kıymetli madenler aracı kuruluşu olmayan mücevher ihracatçısı firmalar, hammaddeye sınırlı erişim ve uluslararası piyasalarla oluşan yüksek fiyat marjları nedeniyle sorunlar yaşadıklarını Bakanlığa iletmişlerdir. Bu sorunların giderilmesi ve sektörün rekabet gücünün korunması amacıyla kota dağılımında önemli değişiklikler yapılmıştır. İlk olarak, kotanın bir bölümü sadece mücevher ihracatçıları için bankalar üzerinden kullanılmak üzere tahsis edilmiştir. Bu düzenleme sayesinde, mücevher ihracatçıları ilgili bankalara başvurarak Dâhilde İşleme Rejimi (DİR) dışında gerçekleştirdikleri ihracat işlemlerini belgelemek suretiyle, yaptıkları ihracatın miktarına uygun şekilde işlenmemiş altın satın alabilme imkanına kavuşmuşlardır. Bu adım, ihracatçıların hammadde sıkıntısını hafifletirken, fiyat marjlarını da düşürmeye yardımcı olmuştur.
Takip eden dönemde, sektör temsilcileriyle yapılan toplantılar, Bakanlığa intikal eden talepler ve geri bildirimler doğrultusunda kota dağılımı daha da optimize edilmiştir. Uluslararası piyasalarla oluşan fiyat marjlarının daha da azaltılması ve uygulamanın etkinliğinin artırılması hedefiyle, kıymetli madenler aracı kuruluşlarının payı azaltılarak mücevher ihracatçılarına satış için tahsis edilen kota miktarı artırılmıştır. Bu, ihracat odaklı sektörün hammaddeye erişimini daha da güçlendirmeyi amaçlamıştır. Bununla birlikte, üretici ve ihracatçıların hammadde ihtiyacının daha geniş bir kapsamda karşılanabilmesini teminen, Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmelerine satılmak üzere kotanın bir bölümü iki kamu bankasına tahsis edilmiştir. Bu yeni düzenleme, hem büyük ölçekli ihracatçıların hem de yerel kuyum işletmelerinin altın tedarikini kolaylaştırarak piyasadaki dengeyi sağlamıştır.
Mevcut durumda, aylık 12 tonluk işlenmemiş altın ithalatı kotasının dağılımı şu şekildedir:
- Yaklaşık %25’i, mücevher ihracatçılarına satış için ayrılmıştır. Bu pay, ihracatçılarımızın rekabetçiliğini korumak ve katma değerli ürünlerin üretimini desteklemek amacıyla özel olarak tahsis edilmiştir.
- Yaklaşık %38’i, kuyum işletmelerine satış için ayrılmıştır. Bu tahsisat, yerel piyasadaki kuyum sektörünün hammadde ihtiyacını karşılamayı ve piyasa fiyatlarında istikrar sağlamayı hedeflemektedir.
- Yaklaşık %33’ü, 2022 ve 2023 yıllarında kota uygulaması kapsamında işlenmemiş altın ithalatı gerçekleştirmiş kıymetli madenler aracı kuruluşları için ayrılmıştır. Bu kuruluşlar, altın piyasasının ana aktörleri olup, bu pay ile faaliyetlerini sürdürmeleri desteklenmektedir.
- Yaklaşık %4’ü ise, Ocak 2022-Temmuz 2023 döneminde ithalat işlemi gerçekleştirmemiş ancak uygulama sonrasında ithalat yapmak isteyen kıymetli madenler aracı kuruluşları için bir rezerv olarak tahsis edilmiştir. Bu rezerv, yeni firmaların piyasaya girişini desteklemekte ve rekabet ortamını canlı tutmaktadır.
Kota Uygulamasının Etkileri ve Başarısı
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan işlenmemiş altın ithalatı kotası, kısa sürede önemli ve olumlu sonuçlar vermiştir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, uygulamanın başarısını rakamlarla ortaya koymaktadır. Kota uygulamasına başlanan 2023 yılı Ağustos ayından yıl sonuna kadar geçen dönemde, işlenmemiş altın ithalatında belirgin bir düşüş kaydedilmiştir. Bir önceki yılın aynı dönemine göre ithalat, miktar bazında yüzde 32,7 oranında azalarak 169,6 tona gerilemiştir. Bu düşüş, dolar bazında ise 3,2 milyar dolarlık bir azalışla 10,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlar, kota uygulamasının ithalat hacmini başarılı bir şekilde kontrol altına aldığını göstermektedir.
2024 yılının ilk iki ayında da bu olumlu etki devam etmiştir. İşlenmemiş altın ithalatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 6,8 milyar dolarlık muazzam bir düşüşle 2,1 milyar dolara gerilemiştir. Miktar bazında ise yüzde 77,9’luk çarpıcı bir azalışla sadece 33,1 tona inmiştir. Bu keskin düşüş, uygulamanın hedeflerine ulaşma konusunda ne kadar etkili olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. İthalattaki bu azalma, ülkenin döviz rezervleri üzerindeki baskıyı hafifletmiş ve cari işlemler dengesinde önemli bir iyileşmeye katkıda bulunmuştur.
2024 yılı Şubat ayı itibarıyla 12 aylık birikimli cari açık, 31,8 milyar dolar seviyesine gerilemiştir. Bu rakam, altın ithalatındaki düşüşün cari açık üzerindeki doğrudan ve olumlu etkisini yansıtmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın değerlendirmelerine göre, önümüzdeki dönemde cari dengede iyileşmenin sürmesi beklenirken, altın dengesinin de bu olumlu görünüme katkı vermeye devam edeceği öngörülmektedir. Bu çerçevede, işlenmemiş altın ithalatını sınırlayan kota uygulamasının, makroekonomik istikrarın sağlanmasında ve cari işlemler dengesinin olumlu yönde etkilenmesinde kritik bir rol oynadığı net bir şekilde görülmektedir. Uygulama, sadece ekonomik verilerle değil, aynı zamanda piyasadaki fiyat marjlarının azalması ve sektörün hammaddeye daha dengeli erişimi gibi somut gelişmelerle de başarısını kanıtlamıştır.
Kota Uygulamasına Nasıl Devam Edilecek?
Hazine ve Maliye Bakanlığı, işlenmemiş altın ithalatı kota uygulamasını yakından izlemeye ve sürekli olarak değerlendirmeye devam etmektedir. Uygulamanın temel amacı, sektörün ve vatandaşların yaşayabileceği olası sorunları en aza indirirken, kıymetli madenler aracı kuruluşlarının, mücevher ihracatçılarının ve kuyum işletmelerinin hammadde ihtiyaçlarının dengeli bir şekilde karşılanmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda, piyasada oluşan fiyat marjlarını azaltmaya yönelik kota tahsisatları arasında gerekli aktarımlar ve esnek düzenlemeler yapılmaktadır. Nitekim, bugüne kadar yapılan uygulamalar ve düzenlemeler sonucunda sektörün hammaddeye erişimi artmış ve uluslararası piyasalarla oluşan fiyat marjlarında önemli düşüşler gözlemlenmiştir. Bu durum, Bakanlığın esnek ve dinamik yönetim anlayışının bir göstergesidir.
Bakanlık, önümüzdeki dönemde de uygulamanın etkinliğini ve sektör üzerindeki olumlu etkilerini artırmaya odaklanacaktır. Bu bağlamda, sektörün hammadde ihtiyacının titizlikle takip edilmesi, ihracat ve döviz kazandırıcı faaliyette bulunan sektör aktörlerinin işlenmemiş altına erişimlerinin artırılması temel öncelikler arasında yer alacaktır. Uygulama, piyasa koşullarına ve sektörden gelen geri bildirimlere göre yakından izlenmeye devam edilecek; olası aksaklıkları gidermek veya daha iyi sonuçlar elde etmek adına gerekli tedbirler ivedilikle alınacaktır. Bu sürekli izleme ve adaptasyon süreci, Türkiye ekonomisi için sürdürülebilir bir cari denge ve altın sektöründe istikrarlı bir büyüme sağlamayı hedeflemektedir. Kota uygulaması, sadece bir kısıtlama aracı olmaktan öte, ekonomik dengelenme sürecinde aktif bir yönetim ve destek mekanizması olarak konumlandırılmıştır.
Kaynak: Foreks