Türk Fındığı Ekonomiye 1.8 Milyar Dolar Kattı

Türk Fındığı İhracatında 2023 Yılı Değer Rekoru: Küresel Liderlik ve Gelecek Stratejileri

Türkiye, dünya fındık üretiminin ve ihracatının lideri konumunda yer alırken, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman Sabır tarafından açıklanan 2023 yılı verileri, sektörün küresel pazardaki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Sabır’ın belirttiğine göre, 2023 yılında Türk fındığı ihracatından elde edilen gelir, 1 milyar 864 milyon doları aşarak önemli bir başarıya imza attı. Bu rakam, miktar bazında yaşanan düşüşe rağmen değer bazında elde edilen artışla birlikte, fındık sektörünün katma değer odaklı büyüme stratejisinin meyvelerini verdiğini gösteriyor.

2023 yılı, Türk fındığı için zorlu ancak stratejik açıdan başarılı bir yıl oldu. Toplamda 121 farklı ülkeye 283 bin 519 ton fındık ihraç edildi. Bu ihracat karşılığında tam 1 milyar 864 milyon 551 bin 43 dolar gibi rekor bir gelir elde edildi. Bu sonuçlar, Türkiye’nin dünya fındık pazarındaki tartışmasız liderliğini sürdürdüğünü ve fındığın ülke ekonomisi için stratejik bir ürün olmaya devam ettiğini kanıtlıyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere birçok çiftçinin ana geçim kaynağı olan fındık, Türkiye’nin tarımsal ihracat kalemleri arasında önemli bir yer tutmaktadır.

Geçen yılın ihracat verileri, bir önceki yıl olan 2022 ile karşılaştırıldığında dikkat çekici eğilimler sergiliyor. Hasan Osman Sabır’ın vurguladığı gibi, 2023 yılında fındık ihracatı miktar bazında yüzde 9,29 oranında bir azalış gösterdi. Ancak bu azalışa rağmen, değer bazında yüzde 6,62’lik önemli bir artış yaşandı. Bu durum, ihraç edilen fındığın birim fiyatının arttığını ve Türk fındığının uluslararası piyasalardaki değerinin yükseldiğini işaret ediyor. Bu, aynı zamanda, sektörün kaliteli ürün ve katma değerli satış stratejilerine odaklanmasının bir sonucu olarak yorumlanabilir. Daha az ürünle daha fazla gelir elde edilmesi, sürdürülebilir bir ihracat yapısının temellerini atmak adına olumlu bir göstergedir.

Fındık ihracat sezonu genellikle Eylül ayında başlar ve bir sonraki yılın Ağustos ayına kadar devam eder. 2023-2024 ihracat sezonunun ilk dört ayını kapsayan Eylül-Aralık dönemi verileri de bu eğilimi destekler niteliktedir. Bu süreçte, 115 bin 528 ton fındık ihraç edilerek karşılığında 811 milyon 527 bin 925 dolar gelir sağlandı. Sabır, bu döneme ilişkin yaptığı değerlendirmede, geçen sezonun aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 11,16’lık bir azalış yaşandığını, ancak değer bazında ise yüzde 9,82’lik bir artış gerçekleştiğini belirtti. Bu sürekli değer artışı, küresel pazarda Türk fındığına olan talebin ve algının güçlendiğini, aynı zamanda üreticilerin ve ihracatçıların ürünlerini daha iyi fiyatlarla pazarlayabildiğini gösteriyor.

Hasan Osman Sabır, fındık sektörünün geleceği için tüm paydaşların birlikte hareket etmesinin zorunluluğunun altını çizdi. Bu paydaşlar arasında üreticiler, ihracatçılar, devlet kurumları, araştırma enstitüleri ve sivil toplum kuruluşları yer alıyor. Ortak bir vizyon ve strateji geliştirmenin, Türk fındığının uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir bir büyüme sağlamak için hayati öneme sahip olduğu ifade edildi. Sabır’ın stratejik değerlendirmeleri, sektörün uzun vadeli hedeflerine ulaşması için atılması gereken adımları ortaya koyuyor.

Uzun vadeli bir projeksiyon ve stratejiyle dünya piyasalarında rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Türk fındığının uluslararası piyasalarda kayıp yaşamaması ve üretimdeki lider konumunu koruyabilmesi için verim artışı zorunludur ve bu konuda devletin ilgili kurumlarından uzun vadeli destek bekliyoruz. Ticaret ve alım heyeti organizasyonlarıyla üyelerimizi yeni alıcılarla buluşturduk. Yurt dışı fuar katılımlarının yanı sıra birliğimizin UR-GE projesi çerçevesinde Çin’deki önemli bir gıda fuarında üyelerimizin stant açmalarını sağladık. Hindistan için ortak bir tanıtım projesinin başlatılması gibi faaliyetleri de sürdürüyoruz. Önemli projelere imza atmaya devam edeceğiz.

Sabır’ın açıklamaları, sektörün yalnızca mevcut başarıları kutlamakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir stratejik planlama içerisinde olduğunu gösteriyor. Rekabet gücünü artırmak, kaliteden ödün vermeden verimliliği yükseltmek ve yeni pazarlara açılmak bu stratejinin temel taşlarını oluşturuyor. Özellikle verim artışı konusu, iklim değişikliği ve azalan ekim alanları gibi faktörler göz önüne alındığında kritik bir öneme sahiptir. Modern tarım teknikleri, kaliteli fidan kullanımı, doğru gübreleme ve sulama yöntemleri ile birim alandan elde edilen ürün miktarının artırılması hedeflenmelidir. Bu noktada devletin Ar-Ge çalışmaları, çiftçi eğitimleri ve finansal desteklerle uzun vadeli katkısı beklenmektedir. Bu tür destekler, çiftçilerin modern tarım uygulamalarına geçişini kolaylaştıracak ve Türk fındığının gelecekteki üretim kapasitesini güvence altına alacaktır.

KFMİB, Türk fındığının küresel pazardaki konumunu güçlendirmek adına aktif diplomasi ve tanıtım faaliyetleri yürütmektedir. Ticaret ve alım heyeti organizasyonları, ihracatçıların potansiyel alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağlayarak yeni işbirlikleri ve pazarlar yaratmaktadır. Uluslararası fuar katılımları ise Türk fındığının dünya sahnesinde tanıtılması, marka bilinirliğinin artırılması ve farklı ülke tüketicilerine ulaşılması için vazgeçilmez bir platform sunmaktadır. Özellikle Çin gibi devasa ve büyüyen ekonomilerdeki gıda fuarlarına katılım, UR-GE projeleri aracılığıyla desteklenerek, üyelerin bu önemli pazarlarda yer alması sağlanmıştır. Ayrıca, Hindistan gibi büyük nüfuslu ve hızla gelişen ülkelerde ortak tanıtım projelerinin başlatılması, pazar çeşitliliğini artırma ve yeni tüketici kitlelerine ulaşma hedefini yansıtmaktadır. Bu tür projeler, Türk fındığının sadece Avrupa pazarındaki geleneksel gücünü korumakla kalmayıp, Asya ve diğer yükselen pazarlarda da etkin bir oyuncu olmasını sağlayacaktır.

Sektörün karşı karşıya olduğu önemli zorluklardan biri de tarım zararlısı kahverengi kokarca ile mücadeledir. Hasan Osman Sabır, bu zararlıya karşı 2018 yılından bu yana yoğun bir şekilde çalıştıklarını anımsattı. Kahverengi kokarca, fındık rekoltesini ve kalitesini ciddi derecede olumsuz etkileyebilen, ürün kaybına yol açabilen bir zararlıdır. Bu tehditle başa çıkmak için entegre bir mücadele stratejisinin izlenmesi gerekmektedir. Entegre mücadele, biyolojik mücadele yöntemlerinin (faydalı böceklerin kullanımı), kültürel uygulamaların (zararlıların yaşam döngüsünü bozan tarım teknikleri), fiziksel önlemlerin ve gerektiğinde kimyasal ilaçlamanın bir arada, planlı bir şekilde uygulanmasını içerir. Bu konuda çiftçilerin bilinçlendirilmesi, yaygın eğitim çalışmaları ve devlet destekli araştırma projeleri büyük önem taşımaktadır. Zararlıyla etkin mücadele, Türk fındığının kalitesini korumak ve verimlilik kaybını önlemek için uzun soluklu bir çaba gerektirmektedir.

Fındık sektörü, gelecekte de Türkiye ekonomisi için stratejik bir ürün olmaya devam edecektir. Ancak bu liderliği sürdürmek ve küresel rekabette önde kalmak için sürdürülebilirlik, inovasyon ve iklim değişikliğine uyum gibi konulara odaklanılması gerekmektedir. Organik fındık üretimi, su kaynaklarının etkin kullanımı, toprağın korunması ve çevre dostu tarım uygulamaları, modern tüketicinin artan talepleri doğrultusunda öncelik kazanmaktadır. Araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle yeni fındık çeşitleri geliştirmek, hastalıklara ve zararlılara karşı dayanıklılığı artırmak, hasat ve işleme teknolojilerini modernize etmek de sektörün rekabet gücünü artıracaktır. Küresel pazarda ortaya çıkan yeni tüketici eğilimleri, örneğin izlenebilir ve etik kaynaklardan elde edilmiş ürünlere yönelik talepler, Türk fındığı için yeni fırsatlar yaratırken, aynı zamanda adaptasyon gerektiren bir süreç anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak, 2023 yılı Türk fındığı ihracatı için değer bazında elde edilen rekor gelirle, sektörün güçlü bir performans sergilediğini göstermiştir. KFMİB Başkanı Hasan Osman Sabır’ın belirttiği stratejik adımlar, verim artışı, pazar çeşitliliği ve zararlılarla mücadele gibi kritik alanlara odaklanarak, Türk fındığının gelecekteki başarısını teminat altına almayı hedeflemektedir. Tüm paydaşların ortak çabası ve devletin desteğiyle, Türk fındığı hem üretimde hem de ihracatta küresel liderliğini sürdürmeye devam edecek, ülke ekonomisine ve çiftçilere önemli katkılar sağlamayı sürdürecektir.