Küresel Piyasalar Güçleniyor

Küresel Piyasalar Teknoloji Rüzgarında: Fed Faiz Beklentileri ve Bilanço Sezonu Ateşi

Küresel finans piyasaları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerinin zamanlamasına dair süregelen belirsizliğe rağmen, özellikle teknoloji hisselerinin gösterdiği güçlü performansla pozitif bir atmosferde ilerliyor. Yatırımcılar için bu dönem, hem makroekonomik verilerin hem de büyük şirketlerin açıklayacağı bilançoların piyasa yönünü belirleyeceği kritik bir haftanın başlangıcını işaret ediyor. Bugün ise gözler, IBM, Boeing ve Meta gibi sektör devlerinin finansal tablolarına çevrilmiş durumda.

Fed’in Faiz İndirimi İkilemi ve ABD Ekonomisi

Fed’in merakla beklenen faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair soru işaretleri piyasaların temel gündem maddesi olmaya devam ediyor. Ancak dün ABD’de açıklanan ve beklentilerin altında kalan ekonomik veriler, bu belirsizliğe yeni bir boyut kazandırdı. İmalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), nisan ayında 2 puanlık bir düşüşle 49,9 seviyesine inerek son dört ayın en düşük noktasını kaydetti. Aynı dönemde hizmet sektörü PMI da 0,8 puan gerileyerek 50,9’a düştü. Bu zayıf sinyaller, ekonomik aktivitenin soğuduğuna dair işaretler vererek, Fed’in yıl içinde faiz indirimlerine başlama olasılığına yönelik iyimserliği artırdı. Zira, ekonomideki yavaşlama, enflasyonist baskıların hafifleyebileceği ve dolayısıyla para politikasında gevşemeye gidilebileceği beklentilerini güçlendiriyor.

Para piyasalarında Fed’in faiz indirimlerine başlama ihtimali haziran için yüzde 15, temmuz için yüzde 44 ve eylül için ise yüzde 69 gibi oranlarla fiyatlanıyor. Bu oranlar, piyasanın Fed’den yılın ikinci yarısında daha somut adımlar beklediğini açıkça gösteriyor. Fed yetkililerinin bu verilere nasıl bir tepki vereceği ve gelecek dönemdeki açıklamaları, piyasaların seyrinde belirleyici olacak.

Bilanço Sezonunun Yıldızı Teknoloji Hisseleri

ABD’de yoğunlaşan bilanço sezonu, yatırımcıların gündemindeki en önemli konulardan biri haline geldi. Özellikle bu hafta açıklanacak büyük şirketlerin finansal sonuçları, piyasalarda önemli bir oynaklık yaratma potansiyeli taşıyor. Analistler, şirket ve hisse bazlı hareketlerin öne çıkacağı bu dönemde, özellikle teknoloji şirketlerinin güçlü bilançolar açıklayabileceğine dair beklentilerin risk iştahını artırdığını belirtiyor. Yapay zeka başta olmak üzere teknolojik yeniliklere yapılan yatırımlar ve bu alandaki hızlı büyüme potansiyeli, teknoloji hisselerini piyasaların lokomotifi haline getiriyor.

Ancak teknoloji dünyasının tümünde durum aynı değil. Dün finansal sonuçlarını açıklayan elektrikli otomobil devi Tesla, küresel çapta düşen satışlar ve fiyat indirimlerinin etkisiyle yılın ilk çeyreğinde net karında yüzde 55’lik dramatik bir düşüş yaşadı. Benzer şekilde, küresel teknoloji pazarı araştırma firması Counterpoint’in verilerine göre, Apple’ın Çin’deki akıllı telefon satışları da yılın ilk çeyreğinde yüzde 19,1 oranında azaldı. Bu iki örnek, teknoloji sektöründeki büyümenin belirli alanlarda yoğunlaştığını ve bazı devlerin küresel zorluklarla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

Küresel Finansal Göstergeler ve Jeopolitik Gelişmeler

Makroekonomik veriler ve şirket bilançolarının yanı sıra, küresel finansal göstergeler ve jeopolitik gelişmeler de piyasaların nabzını tutuyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,62 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi önceki kapanışının hemen altında 105,7 seviyesinde bulunuyor. Bu durum, Fed’in faiz politikaları ve küresel sermaye hareketleri arasındaki ilişkiyi yansıtıyor.

Değerli metaller cephesinde ise altının ons fiyatı, dün yüzde 0,2 azalışla 2 bin 322 dolardan kapanış yapmasının ardından, şu sıralarda yüzde 0,2 artışla 2 bin 327 dolardan alıcı buluyor. Altın, küresel belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olma özelliğini korumaya devam ediyor. Enerji piyasalarında ise Orta Doğu’daki gelişmeler yakından takip edilirken, Brent petrolün varil fiyatı 87,5 dolarla yatay bir seyir izliyor. Bu durum, bölgedeki jeopolitik risklerin fiyatlara kısmen yansıdığını ancak küresel talep beklentilerinin de dengeleyici bir rol oynadığını gösteriyor.

ABD ve Avrupa Borsalarında Pozitif Seyir

Dün New York borsasında, teknoloji odaklı Nasdaq endeksi yüzde 1,59, geniş tabanlı S&P 500 endeksi yüzde 1,20 ve sanayi ağırlıklı Dow Jones endeksi ise yüzde 0,69 yükseliş kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar da yeni güne pozitif bir başlangıç yaparak piyasalardaki iyimser havayı sürdürdü.

Avrupa borsaları da benzer şekilde pozitif bir günü geride bıraktı. İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,26, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,89, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,58 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,81 artış gösterdi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da yeni güne yükselişle başladı. Bugün ise gözler, Almanya’da açıklanacak Ifo iş dünyası güven endeksi verilerine çevrildi. Bu veri, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin sağlığı hakkında önemli bilgiler sunacak.

Analistler, dün bölge genelinde açıklanan öncü PMI verilerinin karışık sinyaller verdiğini hatırlatıyor. Özellikle Avro Bölgesi, Almanya ve İngiltere’de imalat sanayi PMI verilerinin beklentilerin altında kalması dikkat çekiciydi. Bu durum, sanayi üretiminde süregelen zayıflığa işaret ederken, hizmet sektöründeki kısmi toparlanma bir denge unsuru oluşturuyor. Öte yandan, Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin kamu harcamaları ve bütçe açıklarını düşürmeyi hedefleyen yeni mali kurallara onay verdi. Bu karar, bölgedeki mali disiplinin artırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin yetkililerin sözlü yönlendirmeleri de devam ediyor. Portekiz Merkez Bankası Başkanı ve ECB üyesi Mario Centeno dün yaptığı açıklamalarda, bankanın bu yıl içinde 100 baz puanın üzerinde faiz indirimi gerçekleştirebileceğini dile getirdi. Bu açıklama, ECB’nin Fed’e kıyasla daha erken ve daha agresif faiz indirimleri yapabileceğine dair piyasa beklentilerini güçlendirdi, zira Euro Bölgesi’nde enflasyonun daha ılımlı seyri ve büyüme görünümündeki zayıflık, ECB’ye daha geniş bir hareket alanı sunuyor.

Asya Piyasalarına Yayılan Pozitif Rüzgar ve Yen’in Durumu

Küresel pay piyasalarındaki pozitif seyir, Asya borsalarına da yayıldı. Özellikle ABD’li teknoloji devlerinin güçlü kar açıklamaları beklentisiyle artan risk iştahı, Asya pay piyasalarında da etkili oldu. Çip teknolojisi alanında faaliyet gösteren şirketler, bölgedeki yükseliş eğilimine öncülük etti. Bu durum, küresel teknoloji tedarik zincirindeki Asya’nın kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Asya’daki bu genel olumlu havanın aksine, Japon yeni, dolar karşısında 34 yılın en düşük seviyelerinde seyretmeye devam ediyor. Dolar/yen paritesi önceki kapanışının hemen üzerinde 154,86 seviyesinde bulunuyor. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) ultra gevşek para politikasını sürdürmesi, diğer büyük merkez bankalarının sıkılaşma eğiliminin aksine, yen üzerindeki baskıyı artırıyor ve Carry Trade işlemlerini teşvik ediyor. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,7, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi de yüzde 0,3 artış kaydetti.

Yurt İçi Piyasalar: BIST 100 ve Dolar/TL

Yurt içinde ise pazartesi günü dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,50 değer kaybıyla 9.645,02 puanla tamamladı. Küresel pozitif havadan tam olarak faydalanamayan BIST 100, içerideki dinamiklerin de etkisinde kaldı. Bugün ise yurt içi piyasalar için yoğun bir veri gündemi var.

Dolar/TL kuru, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 32,5468’den tamamlamasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,5740 seviyesinden işlem görüyor. Kurdaki bu seyir, yerel ekonomik politikalar ve küresel dolar talebi arasındaki dengeyi yansıtıyor.

Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın Bahar Toplantıları ile çeşitli etkinliklere katılmak üzere gerçekleştirdiği ABD ziyaretindeki temaslarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, ABD’de yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin büyük olduğuna dikkat çekerek, “Dezenflasyonla, yapısal reformlarla, mali disiplinle makroekonomik temelleri güçlendiriyoruz ve bu çok ilgi çekiyor. Onun için yatırımcı ilgisi tek kelimeyle mükemmeldi.” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Türkiye’nin ekonomik programına olan güveni artırarak yabancı sermaye girişlerini teşvik etme potansiyeli taşıyor.

Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi, kısa vadeli dış borç istatistikleri ve konut fiyat endeksi gibi verilerin yakından takip edileceğini belirtiyor. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek beklentileri hakkında önemli ipuçları sunacak. Ayrıca yurt dışında Almanya’da Ifo iş dünyası güven endeksi ile ABD’de dayanıklı mal siparişleri verileri de küresel piyasalar için önem arz ediyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.700 ve 9.800 seviyeleri direnç, 9.600 ve 9.500 puan ise destek konumunda bulunuyor.

Bugün Piyasaların Takip Edeceği Önemli Veriler:

  • 10.00 Türkiye: Nisan ayı Kapasite Kullanım Oranı
  • 10.00 Türkiye: Nisan ayı Reel Kesim Güven Endeksi
  • 10.00 Türkiye: Şubat ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri
  • 10.00 Türkiye: Şubat ayı Konut Fiyat Endeksi
  • 11.00 Almanya: Nisan ayı Ifo İş Dünyası Güven Endeksi
  • 15.30 ABD: Mart ayı Dayanıklı Mal Siparişleri