Fed etkisiyle küresel piyasalar yön arıyor

Fed Kararları Sonrası Küresel Piyasalar: Faizler, Enflasyon ve Yoğun Veri Gündemi

Küresel piyasalar, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın (Fed) son faiz kararı ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın yönlendirici açıklamalarıyla dalgalı bir seyir izlerken, yatırımcıların tüm dikkati bugünün yoğun veri gündemine çevrildi. Faiz oranlarının geleceğine dair belirsizlikler, varlık fiyatlarında önemli hareketlenmelere yol açarken, küresel ekonominin gidişatına ışık tutacak yeni veriler merakla bekleniyor.

Fed’den Sabit Faiz Kararı ve Powell’dan Kritik Mesajlar

Geçtiğimiz gün, Fed, merakla beklenen politika faizini 23 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutma kararı aldı. Bu karar, piyasaların genel beklentisiyle uyumlu olsa da, Fed’in açıklamasındaki detaylar ve Başkan Powell’ın basın toplantısındaki sözleri, geleceğe yönelik beklentileri yeniden şekillendirdi. Bankadan yapılan vurguda, son aylarda yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşma konusunda beklenen ilerlemenin sağlanamadığı belirtildi. Bu ifade, enflasyonla mücadeledeki kararlılığın devam ettiğini ve faiz indirimlerinin yakın zamanda gündemde olmadığını net bir şekilde ortaya koydu.

Faiz kararının hemen ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Fed Başkanı Jerome Powell, faiz oranlarının beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği sinyalini verdi. Powell, bu yılın başından itibaren açıklanan ekonomik verilerin enflasyon hedefine ulaşma konusunda yeterince güven vermediğine dikkat çekti. “Daha önce de belirttiğim gibi, enflasyona ilişkin veriler beklentilerin üzerinde geldi. Enflasyonu kontrol altına alma konusunda böylesine büyük bir güvenin kazanılmasının beklenenden daha uzun sürmesi muhtemel” sözleriyle, piyasalara sabırlı olma çağrısında bulundu.

Powell’ın açıklamaları arasında en dikkat çekici noktalardan biri, para politikasının ne kadar süre kısıtlayıcı kalacağı üzerine odaklandığını belirtmesiydi. Ancak, “Bir sonraki politika hamlesinin faiz artırımı olmasının muhtemel olmadığını düşünüyorum” ifadesiyle, sıkılaşma döngüsünün sona erdiğine dair güçlü bir sinyal vererek piyasalardaki olası bir şahinleşme endişesini bir nebze olsun giderdi. Bu dengeleyici açıklama, yatırımcıların gelecekteki faiz adımlarına ilişkin senaryoları yeniden değerlendirmesine neden oldu.

Küresel Varlık Piyasalarında Son Durum

Fed’in karar ve Powell’ın açıklamalarının ardından, küresel varlık piyasalarında çeşitli reaksiyonlar gözlendi. Bu gelişmelerle birlikte ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, faiz artırımı beklentilerinin azalmasıyla yaklaşık 8 baz puanlık bir düşüşle günü yüzde 4,62 seviyesinden tamamlarken, şu sıralarda yatay bir seyir izliyor. Tahvil faizlerindeki bu düşüş, borçlanma maliyetleri üzerinde rahatlatıcı bir etki yaratabilir.

Dolar endeksi de, dün yüzde 0,5 gerileyerek 105,7 seviyesinden kapanış yapmasının ardından bugün önceki kapanışının hemen altında bir seyir izliyor. Doların küresel piyasalardaki değeri, Fed’in para politikası duruşu ve diğer büyük merkez bankalarının adımlarıyla yakından ilişkilidir.

Altın fiyatları, Powell’ın faiz artışının muhtemel olmadığına dair sözleri üzerine güçlü bir yükseliş sergiledi. Ons altın, günü yüzde 1,5 artışla 2 bin 320 dolardan tamamlarken, şu dakikalarda önceki kapanışının hemen altında 2 bin 319 dolardan alıcı buluyor. Enflasyon endişeleri ve jeopolitik riskler, altının güvenli liman olma özelliğini desteklemeye devam ediyor.

Enerji piyasalarında ise Orta Doğu’da tansiyonun azalmasıyla düşüş eğilimini sürdüren Brent petrolün varil fiyatı, dün üst üste üçüncü işlem gününde de gerileyerek günü yüzde 2,9 azalışla 83,4 dolardan kapattı. Ancak bugün, küresel talep beklentileri ve arz dinamiklerindeki küçük değişimlerle yüzde 0,5 artışla 83,9 dolardan işlem görüyor. Petrol fiyatları, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra küresel ekonomik büyüme beklentilerine de oldukça duyarlı.

Yoğun Bilanço Sezonu ve Şirket Özelindeki Dalgalanmalar

ABD’de yoğunlaşan bilanço sezonu tüm hızıyla devam ediyor ve şirketlerin finansal sonuçları, sektör ve hisse bazında önemli oynaklıklara neden oluyor. Yatırımcılar, makroekonomik verilerin yanı sıra şirketlerin kârlılık performanslarını da yakından takip ediyor.

Dün piyasalar kapandıktan sonra bilançosunu açıklayan ABD’li e-ticaret devi Amazon, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla gelirinin yüzde 13 artarak 143,3 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Geliri beklentilerin üzerinde gerçekleşen şirketin hisseleri, vadeli işlem piyasalarında yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak güçlü bir performans sergiledi. Amazon’un bu başarısı, e-ticaretin yanı sıra bulut bilişim hizmetleri (AWS) ve reklamcılık alanlarındaki büyümesini de yansıtıyor.

Ancak tüm şirketler için durum Amazon kadar parlak değil. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları nedeniyle protesto ve boykot kampanyalarıyla karşı karşıya kalan şirketlerden biri olan Starbucks’ın geliri, ocak-mart döneminde azaldı. Beklentilerin altında finansal sonuçlar açıklayan kahve zincirinin hisseleri yaklaşık yüzde 16 değer kaybetti. Bu durum, sosyal ve politik gelişmelerin şirketlerin finansal performansını nasıl etkileyebileceğinin önemli bir göstergesi oldu.

Teknoloji sektöründe ise çip şirketi AMD’nin hisseleri yüzde 9, geliri beklentilerin altında kalan Super Micro Computer’ın hisseleri ise yüzde 14 geriledi. Bu düşüşler, teknoloji şirketlerinin yüksek büyüme beklentilerini karşılayamama riskini ve sektördeki rekabetin yoğunluğunu gözler önüne serdi. Analistler, ABD’de devam eden bilanço döneminde bugün teknoloji devi Apple’ın finansal sonuçlarını açıklamasının beklendiğini belirterek, bu tür büyük şirketlerin açıklamalarının hisse ve sektör bazlı oynaklığı daha da artırabileceğini dile getirdi.

Küresel Borsalarda Karışık Seyir

Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,33 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,34 gerilerken, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,23 artış kaydetti. Endeksler arasındaki bu farklılaşma, Fed’in açıklamalarının ve şirket bilançolarının farklı sektörleri nasıl etkilediğini gösteriyor. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne pozitif bir seyirle başladı ve piyasaların güne iyimser bir başlangıç yapabileceğine işaret etti.

Avrupa borsalarında dün tatil nedeniyle işlem gerçekleşmezken, bugün Almanya ve Avro Bölgesi’nde açıklanacak olan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri yatırımcıların odak noktasında bulunuyor. Analistler, söz konusu verilerin bölgenin ekonomik aktivitesine ilişkin önemli ipuçları verebileceğini belirtiyor. Almanya’da imalat sanayi PMI’ın nisanda 42,2 ve Avro Bölgesi’nde ise 45,6 olmasının beklendiği bildirildi. Bu veriler, Avrupa ekonomisinin toparlanma hızını ve geleceğe yönelik beklentileri şekillendirecek.

Öte yandan, avro/dolar paritesi dün yüzde 0,5 artışla 1,0715 seviyesinden günü tamamlamasının ardından bugün önceki kapanışının hemen üzerinde 1,0720 seviyesinden işlem görüyor. Avrupa ve ABD ekonomilerine dair farklılaşan beklentiler, parite üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.

Asya pay piyasalarında ise karışık bir seyir öne çıkarken, Japon yeninin dolar karşısındaki dalgalı hareketliliği dikkatleri çekti. Analistler, hafta başında 160,24 seviyesini test ederek Haziran 1986’dan bu yana ilk kez 160’ın üzerine çıkan dolar/yen paritesinin, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) olası müdahalesi ve doların dün önemli para birimleri karşısında değer kaybetmesinin de etkisiyle günü yüzde 2,1 azalışla 154,5 seviyesinden tamamladığını bildirdi. Parite, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,8 üzerinde 155,8 seviyesinde seyrediyor. Japonya’nın para politikası ve BoJ’un piyasaya müdahale edip etmeyeceği, yenin gelecekteki seyrinde belirleyici olacak.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 gerilerken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,2 artış kaydetti. Çin’de ise tatil nedeniyle piyasalarda işlem gerçekleşmedi. Asya piyasalarındaki bu karışık tablo, bölgesel ekonomik dinamiklerin ve küresel risk iştahının farklı ülkeler üzerindeki etkilerini yansıtıyor.

Yurt İçi Piyasalar ve Beklentiler

Yurt içinde salı günü Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,37 azalışla 10.045,74 puandan tamamlarken, bugün gözler imalat sanayi PMI verilerine çevrildi. Bu veri, Türkiye ekonomisinin nabzını tutan önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Endeksin 10.000 puanın üzerinde tutunması, piyasadaki genel olumlu algının devam ettiğini gösteriyor.

Dolar/TL kuru ise, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 32,4833 seviyesinden tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,3490 seviyesinden işlem görüyor. Kurdaki bu sınırlı hareketlilik, hem küresel dolar endeksindeki zayıflama hem de yurt içi para politikası beklentileriyle ilişkili olarak değerlendiriliyor.

Analistler, bugün yurt içinde ve Avrupa’da açıklanacak imalat sanayi PMI verileri ile ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, dış ticaret dengesi ve fabrika siparişleri verilerinin yakından takip edileceğini belirtiyor. Bu veriler, küresel ekonominin sağlığına dair önemli sinyaller sunacak. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.100 ve 10.200 seviyelerinin direnç, 10.000 ve 9.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydeden analistler, bu seviyelerin üzerinde veya altında yaşanacak kapanışların piyasanın kısa vadeli yönü için belirleyici olabileceğini vurguluyor.

Bugün Piyasaların Takip Edeceği Önemli Veriler:

  • 10.00 Türkiye, Nisan Ayı İmalat Sanayi PMI: Türkiye’deki üretim sektörü aktivitesini gösteren önemli bir öncü gösterge.
  • 10.55 Almanya, Nisan Ayı İmalat Sanayi PMI: Avro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi Almanya’daki sanayi performansına dair kritik bilgi.
  • 11.00 Avro Bölgesi, Nisan Ayı İmalat Sanayi PMI: Bölgenin genel ekonomik sağlığı ve üretim sektöründeki trendleri anlamak için önemli.
  • 15.30 ABD, Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları: ABD istihdam piyasasının gücünü gösteren haftalık veri.
  • 15.30 ABD, Mart Ayı Dış Ticaret Dengesi: Ülkenin ithalat ve ihracat performansı, ekonomik büyümeyi etkileyen bir faktör.
  • 17.00 ABD, Mart Ayı Fabrika Siparişleri: Sanayi sektöründeki talep ve gelecekteki üretim seviyeleri hakkında bilgi veren veri.

Bu yoğun veri akışı ve Fed’in belirsizliğini koruyan para politikası duruşu, önümüzdeki günlerde piyasalardaki oynaklığı sürdürebilir. Yatırımcıların, küresel makroekonomik gelişmeleri ve şirket bilançolarını yakından izleyerek stratejilerini belirlemesi büyük önem taşıyor.