BETAM Raporu: Aralık Ayı İşsizlik Oranları ve Cinsiyetler Arası Farkın Derinleşmesi
Türkiye ekonomisi için kritik göstergelerden biri olan işsizlik verileri, BETAM (Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi) tarafından yayımlanan Aralık ayı raporu ile mercek altına alındı. Raporda açıklanan verilere göre, istihdamda gözle görülür bir artış yaşanmasına rağmen, işsizlik oranlarındaki cinsiyet bazlı farklılıklar dikkat çekici bir şekilde artmaya devam ediyor. Özellikle kadın işsizliği ve potansiyel işgücü gibi alternatif işsizlik göstergelerinde yaşanan yükselişler, ekonomik tablonun daha geniş bir perspektiften değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Genel İşsizlik Verilerinde Aralık Ayı Görünümü
BETAM raporuna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış veriler baz alındığında, Türkiye’de istihdam edilen kişi sayısı Kasım ayından Aralık ayına 399 bin kişilik kayda değer bir artışla 32 milyon 56 bine yükselmiştir. Bu artış, işgücü piyasasındaki dinamizme işaret ederken, işsiz sayısında ise 12 bin kişilik bir düşüş yaşanmış ve toplam işsiz sayısı 3 milyon 98 bine gerilemiştir. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, toplam işgücü yaklaşık 387 bin kişi artarak 35 milyon 154 bin seviyesine ulaşmıştır.
Genel işsizlik oranı, Kasım ayından Aralık ayına 0,1 puanlık bir düşüşle yüzde 8,8 olarak gerçekleşmiştir. Bu düşüş, ilk bakışta olumlu bir tablo çizse de, raporun detaylarına inildiğinde özellikle kadın işgücü piyasasında gözlemlenen değişimler ve alternatif işsizlik oranlarındaki artışlar, genel fotoğrafın daha karmaşık olduğunu göstermektedir. İstihdamdaki bu artışın, ekonominin hangi sektörlerinden kaynaklandığı ve sürdürülebilirliği, gelecek dönemdeki raporlarla daha netleşecektir.
Cinsiyet Bazında İşgücü Piyasasındaki Farklılaşma
Aralık ayı işsizlik verileri, kadın ve erkek işgücü piyasaları arasındaki mevcut dengesizliği daha da derinleştirdiğini ortaya koymaktadır. Rapor, cinsiyetler arası işsizlik oranları farkının Aralık ayında 4,5 puandan 4,9 puana yükseldiğini vurgulamaktadır. Bu durum, Türkiye’de işgücü piyasasında cinsiyet eşitsizliğinin önemli bir sorun olmaya devam ettiğinin açık bir göstergesidir.
Kadın İşsizliğinde Endişe Verici Artış
Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre, kadın istihdamı Kasım’dan Aralık’a 208 bin kişi artmıştır. Bu pozitif gelişmeye rağmen, kadın işsiz sayısında 43 bin kişilik bir artış yaşanmıştır. Bunun sonucunda, kadın işgücü 250 bin kişi yükselmiş ve ne yazık ki kadın işsizlik oranı Kasım’dan Aralık’a 0,1 yüzde puanlık bir artışla yüzde 12’ye yükselmiştir. Geçtiğimiz Kasım ayında da kadın istihdamının 106 bin azaldığı ve kadın işsizlik oranının yüzde 11,5’ten yüzde 11,9’a yükseldiği göz önüne alındığında, kadınların işgücü piyasasındaki kırılganlığı ve dalgalanmaların olumsuz etkilerine daha açık oldukları görülmektedir. Kadınların işgücüne katılım oranlarındaki artışın, beraberinde istihdam olanaklarının yeterince genişlememesiyle işsizlik artışına dönüşmesi, bu alandaki politika yapıcılar için önemli bir meydan okuma sunmaktadır.
Erkek İşsizliğinde İyileşme Devam Ediyor
Kadın işgücü piyasasının aksine, erkek işgücü piyasasında daha olumlu bir tablo gözlemlenmiştir. Aralık ayında erkek istihdamı 191 bin kişi artarken, erkek işsiz sayısı 56 bin kişi azalmıştır. Bu gelişmeler neticesinde erkek işsizlik oranı yüzde 7,1 seviyesine gerilemiştir. Kasım ayında da erkek istihdamında 124 bin kişilik bir azalma yaşanmış olmasına rağmen, işsizlik oranının 0,3 yüzde puanlık bir artışla yüzde 7,4’e çıktığı hatırlatılmaktadır. Aralık ayındaki bu iyileşme, erkek işgücünün ekonomik dalgalanmalara karşı daha dirençli olduğunu veya belirli sektörlerdeki büyümenin erkek istihdamını daha fazla desteklediğini göstermektedir. Ancak genel tablonun değerlendirilmesinde, cinsiyetler arası bu farklılaşmanın nedenleri ve uzun vadeli etkileri detaylıca incelenmelidir.
Alternatif İşsizlik Oranlarında Yükseliş ve Anlamları
Geleneksel “genel işsizlik oranı”, işgücü piyasasındaki gerçek durumu her zaman tam olarak yansıtmayabilir. Bu nedenle, TÜİK tarafından açıklanan ve BETAM raporunda da yer verilen alternatif işsizlik oranları, işgücü piyasasının daha derinlemesine anlaşılmasına olanak tanır. Bu oranlar, işsizlik tanımına girmese de iş bulmak isteyen veya eksik istihdam edilen bireyleri kapsayarak daha geniş bir “atıl işgücü” resmini sunar.
Alternatif İşsizlik Kavramlarının Açıklaması
- Zamana Bağlı Eksik İstihdam ve İşsizlerin Bütünleşik Oranı: Bu gösterge, hem tam zamanlı iş arayıp bulamayan işsizleri hem de hali hazırda bir işte çalışmasına rağmen, çalışma saatlerini artırmak isteyen ve ek iş arayan ancak bulamayan kişileri (zamana bağlı eksik istihdam edilenler) kapsar. Ekonomik koşulların zorlaşmasıyla bu oran artma eğilimindedir, zira mevcut işi olanlar bile daha fazla çalışmak isteyebilir.
- İşsiz ve Potansiyel İşgücünün Bütünleşik Oranı: Bu oran, genel işsizlerin yanı sıra, iş aramayı bırakmış ancak iş bulursa çalışmaya hazır olan “potansiyel işgücünü” de içerir. Uzun süreli işsizlik veya iş bulma umudunun azalması, bireyleri potansiyel işgücü havuzuna iter. Ekonomik belirsizlik dönemlerinde bu oran yükselme eğilimindedir.
- Atıl İşgücü Oranı: En kapsamlı alternatif işsizlik göstergesidir. Yukarıda bahsedilen “zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı” ile “işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı”nın bileşimi olarak hesaplanır. Yani, hem işsizleri, hem zamana bağlı eksik istihdam edilenleri hem de potansiyel işgücünü bir araya getirerek, işgücü piyasasındaki toplam atıl kapasiteyi gösterir. Bu oran, ekonomideki gerçek işsizlik baskısını ve toplumsal refah üzerindeki etkileri en net gösteren ölçütlerden biridir.
Aralık Ayında Alternatif İşsizlik Oranlarındaki Artış
Genel işsizlik oranı Aralık ayında yüzde 8,8 olarak gerçekleşirken, alternatif göstergelerdeki yükselişler dikkat çekicidir. Potansiyel işgücünü de hesaba katan işsizlik oranı, potansiyel işgücündeki 379 bin kişilik önemli artış sonucunda yüzde 17,3’ten yüzde 17,9’a yükselmiştir. Bu durum, iş aramayı bırakmış ancak iş bulma potansiyeli olan bireylerin sayısının arttığını ve işgücü piyasasında gizli bir işsizlik sorununun varlığını göstermektedir.
Zamana bağlı eksik istihdamı hesaba katan işsizlik oranı ise 1,6 puanlık kayda değer bir artışla yüzde 16,4 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran, mevcut işlerinde yeterli çalışma saatine ulaşamayan veya ek iş arayan ancak bulamayan bireylerin sayısının arttığını, yani istihdam edilenler arasında da bir tatminsizliğin ve kapasite altı çalışmanın yaygınlaştığını ortaya koymaktadır.
Son olarak, bu iki alternatif işsizlik oranının bileşiminden oluşan ve işgücü piyasasındaki genel atıl kapasiteyi gösteren atıl işgücü oranı, Aralık ayında 2,1 puan gibi ciddi bir artışla yüzde 24,7 seviyesine çıkmıştır. Bu yüksek oran, Türkiye ekonomisinde işsizlik sorununun, açıklanan genel işsizlik oranının çok ötesinde, daha geniş ve derinlemesine bir sorun olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. Neredeyse her dört kişiden birinin işgücü piyasasında ya işsiz, ya eksik istihdam edilmiş ya da iş bulma umudunu kaybetmiş potansiyel işgücü durumunda olması, ekonomik ve sosyal politikaların bu yönde yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini işaret etmektedir.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
BETAM’ın Aralık ayı işgücü piyasası raporu, Türkiye ekonomisindeki istihdam artışının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını bir kez daha kanıtlamaktadır. Genel işsizlik oranındaki hafif düşüşe rağmen, kadın işsizliğindeki yükseliş ve cinsiyetler arası işsizlik farkının derinleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından endişe verici bir tablo çizmektedir. Ayrıca, alternatif işsizlik göstergelerindeki belirgin artışlar, işgücü piyasasının genel işsizlik oranının gösterdiğinden çok daha fazla atıl kapasiteye sahip olduğunu ve geniş tanımlı işsizlik sorununun kronikleştiğini ortaya koymaktadır.
Ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği ve toplumsal refahın artırılması için, sadece genel istihdam rakamlarına odaklanmak yerine, kadınların işgücü piyasasına katılımını ve istihdamını destekleyecek, esnek çalışma modellerini teşvik edecek ve nitelikli işgücü ihtiyacını karşılayacak politikalara öncelik verilmesi gerekmektedir. Atıl işgücünün ekonomiye kazandırılması, hem bireysel refahı artıracak hem de ülkenin ekonomik potansiyelini tam olarak kullanmasını sağlayacaktır. Bu veriler, karar alıcılar için işgücü piyasası politikalarını daha kapsayıcı ve etkin bir şekilde şekillendirme konusunda önemli bir yol göstericidir.
Kaynak: Foreks