Yerli yatırımcıların hisse senedi varlıkları 2023’te 2,6 trilyon lirayı aştı

2023’te Türk Finansal Varlıkları Rekor Kırdı: Yatırımcıların İlgisi ve Piyasaların Dinamizmi

Türkiye’nin finansal piyasaları, 2023 yılında hem yerli hem de yabancı yatırımcıların yoğun ilgisiyle rekor bir büyüme kaydetti. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verileri derlenerek hazırlanan “2023 Yılı Finansal Piyasa Özet Verileri” raporu, bu dinamik dönemin çarpıcı rakamlarını gözler önüne serdi. Rapora göre, yerli yatırımcıların finansal varlıkları bir önceki yıla kıyasla yüzde 57 gibi dikkat çekici bir oranla artarak 22,6 trilyon lirayı aştı. Bu büyüme, Türk ekonomisinin derinleşen finansal piyasalarının ve yatırımcıların bu piyasalara olan güveninin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Sermaye piyasalarına olan ilgi, özellikle yıl boyunca gerçekleşen başarılı halka arzlarla adeta zirveye ulaştı. Yeni şirketlerin borsaya açılması, yerli yatırımcıların portföylerini çeşitlendirme ve yüksek getiri arayışına cevap verdi. Ancak bu genel yükselişe rağmen, yerli yatırımcıların pay senedi (hisse senedi) varlıklarındaki büyüme enflasyonun altında kalarak yüzde 41,6 ile 2,6 trilyon liraya ulaştı. 2022 yılı sonunda 1 trilyon 836 milyar lira olan bu tutar, 2023 sonunda önemli bir artış göstermiş olsa da, enflasyonist ortamda reel getiri beklentilerinin altında kalması dikkat çekici bir nokta oldu. Bu durum, yatırımcıların diğer finansal enstrümanlara yöneldiğini veya halka arzların getirdiği ilginin genel piyasa performansına tam olarak yansımadığını düşündürüyor.

Pay senedi varlıklarının detaylı dağılımına bakıldığında, 2023 sonu itibarıyla 1 trilyon 437,8 milyar lirasının bireysel yatırımcılar tarafından, 742,5 milyar lirasının tüzel kişiler tarafından ve 419,6 milyar lirasının ise kurumsal yatırımcılar tarafından tutulduğu görülüyor. Bireysel yatırımcıların sermaye piyasalarındaki artan etkinliği, özellikle halka arzlara gösterdikleri yoğun ilgiyle öne çıkarken, kurumsal ve tüzel yatırımcıların da piyasada önemli birer aktör olmaya devam ettikleri açıkça gözlemleniyor. Tüm yerli ve yabancı yatırımcıların toplam finansal varlıkları ise yüzde 60 oranında artarak 25 trilyon 182 milyar liraya ulaşarak, Türkiye finansal piyasalarının genel hacminde büyük bir genişlemeyi işaret etti.

Yerli yatırımcıların toplam finansal varlıklarının 2023’te yüzde 56,7’lik bir artışla 22 trilyon 608 milyar liraya ulaşması, ülkenin iç tasarruflarının ve yatırım potansiyelinin gücünü gösteriyor. Bu dönemde yerli yatırımcıların varlıklarında en hızlı büyüme, özel eurobond varlıklarında yaşandı. Eurobondlar, özellikle döviz bazlı getiri arayan ve risklerini çeşitlendirmek isteyen yatırımcılar için cazip bir alternatif sunmaya devam etti. Türkiye’deki yatırımcı profilinin giderek daha bilinçli ve çeşitli enstrümanlara yöneldiği bu verilerle destekleniyor.

Özel eurobond varlıkları, 2023 yılında yüzde 95 gibi rekor bir artışla 437 milyar liraya yaklaşırken, kamu eurobond varlıkları da yüzde 71’lik bir yükselişle 1 trilyon 470 milyar liraya ulaştı. Bu güçlü büyüme, hem kamu hem de özel sektörün uluslararası piyasalardan borçlanma kabiliyetini ve yatırımcıların Türk ekonomisine olan güvenini pekiştirirken, aynı zamanda yatırımcıların portföylerini küresel piyasalardaki gelişmeler doğrultusunda şekillendirme eğilimini de gösteriyor. Eurobondların döviz cinsinden olması, özellikle enflasyonist ortamlarda yatırımcılar için bir koruma aracı işlevi görmesini sağlamıştır.

Eurobondların ardından en yüksek büyüme oranlarından biri Türk Lirası (TL) mevduatlarda gözlemlendi. Yerli yatırımcıların TL mevduat varlıkları, 2023 yılında yüzde 83,7’lik büyük bir artışla 8 trilyon 506 milyar liraya çıkarak, para politikasındaki sıkılaşma ve artan mevduat faizlerinin doğrudan bir yansıması oldu. Bu artış, aynı zamanda yerli yatırımcıların portföylerindeki likit varlıklara verdikleri önemi ve kısa vadeli getiri fırsatlarını değerlendirme eğilimini de ortaya koydu. TL’deki değerlenme beklentisi ve yüksek faiz oranları, mevduatların cazibesini artırdı.

Diğer yandan, yerli yatırımcıların döviz tevdiat hesapları (DTH) da yüzde 44,3 oranında artarak 5 trilyon 179 milyar liraya ulaştı. Bu durum, TL mevduatlarına olan yoğun ilgiye rağmen, yatırımcıların portföylerinde döviz varlıklarını da önemli bir oranda tutmaya devam ettiklerini gösteriyor. Özel sektör borçlanma araçları varlıkları yüzde 38,4 artışla 231,3 milyar liraya yükselirken, devlet iç borçlanma senedi (DİBS) varlıkları ise yüzde 33,3 artışla 4 trilyon 90 milyar liraya ulaştı. Bu çeşitlilik, yerli yatırımcıların farklı risk ve getiri profillerine sahip enstrümanlar arasında dengeli bir dağılım arayışında olduğunu teyit etmektedir.

Ancak bu genel büyüme tablosu içinde, yerli yatırımcılara ait pay senedi, varlığa dayalı menkul kıymet, varlık teminatlı menkul kıymet, özel ve kamu eurobond, devlet iç borçlanma senetleri, varant ve sertifikadan oluşan sermaye piyasası varlıklarının toplam finansal varlıklar içerisindeki payı, önceki yıl sonuna göre 3,5 puanlık bir düşüşle 2023 sonu itibarıyla yüzde 39,5’e geriledi. Bu düşüş, özellikle TL mevduatlar ve eurobondlar gibi diğer finansal varlık sınıflarındaki çok daha hızlı büyümenin bir sonucu olarak ortaya çıktı ve yatırımcıların getiri arayışında daha likit ve faize duyarlı enstrümanlara yöneldiğini gösterdi.

Yabancı yatırımcıların Türk finansal piyasalarına olan ilgisi de 2023 yılında rekor düzeyde arttı. TSPB verilerine göre, yabancı yatırımcıların finansal varlıkları bir önceki yıla göre yüzde 94 gibi çarpıcı bir oranla artarak 2 trilyon 574 milyar liraya yükseldi. Bu büyük artış, özellikle seçimler sonrası uygulanan sıkı para politikaları, faiz artışları ve ekonomideki normalleşme adımlarıyla doğrudan ilişkilendirilebilir. Yabancı yatırımcıların geri dönüşü, Türk finansal piyasalarının küresel ölçekteki cazibesinin yeniden arttığının ve ülkenin ekonomik istikrarına yönelik beklentilerin olumlu yönde değiştiğinin önemli bir işaretiydi.

Yabancı yatırımcıların finansal varlıkları içerisinde en yüksek artış, devlet iç borçlanma araçlarının ardından faizlerdeki yükselişin etkisiyle TL mevduatlarda yaşandı. Yabancı yatırımcıların TL mevduatları, yüzde 159’luk inanılmaz bir artışla 289,2 milyar liraya ulaşırken, döviz tevdiat hesaplarındaki varlıkları ise yüzde 49,6 artarak 625,2 milyar liraya çıktı. TL mevduatlarında yaşanan bu patlama, Türkiye’nin reel getiri sunan yüksek faiz ortamının yabancı fonlar için ne kadar cazip hale geldiğini açıkça gösteriyor. Bu durum, aynı zamanda Merkez Bankası’nın faiz politikalarının piyasalardaki etkisini de gözler önüne seriyor.

Yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) varlıkları da yüzde 232,6 gibi astronomik bir artışla 77,5 milyar liraya ulaştı. Bu gelişme, uluslararası portföy yöneticilerinin ve fonların Türkiye’nin kamu borçlanma senetlerine olan iştahının yeniden canlandığını ve ülkenin borçlanma maliyetlerini düşürme potansiyelini artırdığını gösteriyor. DİBS piyasasındaki bu güçlü giriş, sermaye akımlarının yönünü Türkiye’ye çevirme konusunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilebilir.

Pay senedi piyasasında da yabancı yatırımcıların güçlü bir geri dönüşü gözlemlendi. Yabancı yatırımcıların pay senedi varlıkları yüzde 104,7’lik bir yükselişle 1 trilyon 556,7 milyar lirayı aşarak, enflasyonun üzerinde bir büyüme sergiledi. Bu, yerli yatırımcıların pay senedi performansının aksine, yabancıların hisse senedi piyasasından elde ettikleri reel getirinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, yabancı yatırımcıların daha seçici davrandığını ve değer potansiyeli yüksek hisselere odaklandığını düşündürebilir.

Son yıllarda düşüş eğiliminde olan yabancı yatırımcıların pay senedi portföyündeki ağırlığı, seçimler sonrası uygulanan rasyonel para politikasının da etkisiyle 2023 yılında yeniden artışa geçerek yüzde 37,4 oldu. 2023 sonu itibarıyla Türkiye’deki toplam 4 trilyon 157 milyar lira olan pay senedi portföy değerinin yüzde 37,4’ünü yabancı yatırımcılar (fiili dolaşımda olmayan paylar dahil), yüzde 62,6’sını ise yerli yatırımcılar oluşturdu. Bu oranlardaki değişim, yabancı yatırımcıların Türk hisse senedi piyasasına olan güveninin ve ilgisinin yeniden canlandığını ve piyasa dinamiklerinde önemli bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor.

2023 yılı, yerli yatırımcı sayısında da rekor bir artışa sahne oldu. Özellikle cazip halka arzlar ve yüksek getiri arayışı, yerli yatırımcıları pay senedi piyasasına yönlendirdi. Borsa İstanbul pay senedi piyasasındaki bakiyeli yatırımcı sayısı, bir yılda 3 milyon 860 bin kişi (yüzde 102) artarak 2023 sonu itibarıyla 7 milyon 644 bine çıktı. Önceki yıl sonunda 3 milyon kişiyi bulan pay senedi piyasasında ayda en az bir kez işlem yapan (aktif) hesap sayısı ise 2023 Kasım’da 7 milyon 172 bine yükseldi. Bu rekor artış, geniş kitlelerin sermaye piyasalarına olan ilgisini ve finansal okuryazarlığın yaygınlaşmasını yansıtıyor.

Yerli yatırımcı sayısındaki bu rekor artışa paralel olarak, şirketlerin halka arzlara olan ilgisi de güçlü bir şekilde devam etti. 2023 yılı, şirketler için sermaye piyasalarından kaynak sağlama konusunda oldukça verimli bir dönem oldu. Birçok şirket, halka arz yoluyla büyüme hedeflerini gerçekleştirmek ve kurumsal yapılarını güçlendirmek amacıyla bu fırsatı değerlendirdi.

Geçen yıl tam 54 şirketin halka arzı gerçekleştirildi. Söz konusu şirketlerin halka arz yoluyla sermaye piyasalarından sağladıkları toplam kaynak ise 79,3 milyar lira gibi önemli bir büyüklüğe ulaştı. Bu başarı, şirketlerin halka açılma süreçlerine olan güvenini ve piyasanın bu talebi karşılama kapasitesini ortaya koyuyor. Halka arzlar, sermayenin tabana yayılması ve şirketlerin daha şeffaf bir yapıya kavuşması açısından da kritik bir rol oynuyor.

Bu başarılı halka arzlarla birlikte, 2023 sonu itibarıyla Borsa İstanbul’a kote şirket sayısı 539’a çıktı. Halka açık şirketlerin piyasa değeri ise yüzde 62 gibi çarpıcı bir oranla artarak 10 trilyon 43 milyar lirayı aştı. Bu rakamlar, Türk sermaye piyasalarının derinleştiğini, büyüdüğünü ve ulusal ekonomiye sağladığı katkının her geçen gün arttığını kanıtlıyor. Şirketlerin kurumsallaşmasına ve yeni yatırımlara olanak tanıyan bu süreç, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için umut verici bir tablo çiziyor.

Sonuç olarak, 2023 yılı Türk finansal piyasaları için bir dönüm noktası oldu. Hem yerli hem de yabancı yatırımcıların rekor düzeydeki ilgisi, sermaye piyasalarının dinamizmini ve büyüme potansiyelini gözler önüne serdi. Halka arzların yarattığı ivme, pay senedi piyasasına yeni yatırımcıların çekilmesinde kilit rol oynarken, para politikasındaki değişimler yabancı yatırımcıların TL varlıklara olan ilgisini yeniden canlandırdı. Bu veriler, Türkiye’nin finansal derinliğinin artmaya devam ettiğini ve gelecek dönemlerde de yatırımcılar için cazip fırsatlar sunmaya devam edeceğini gösteriyor. Türk ekonomisinin bu güçlü finansal temel üzerinde sağlam adımlarla ilerlemesi beklenmektedir.