Wall Street karışık kapandı

Fed Tutanakları Sonrası New York Borsası: Piyasalarda Karışık Seyir ve Gelecek Beklentileri

New York borsası, ABD Merkez Bankasının (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ait son tutanakların kamuoyuna açıklanmasının ardından günü genel olarak karışık bir seyirle tamamladı. Fed’in para politikasına ilişkin önemli ipuçları içeren bu tutanaklar, yatırımcıların geleceğe yönelik beklentilerini şekillendirirken, piyasalarda belirli bir yön tayini konusunda belirsizliği derinleştirdi. Özellikle Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair süregelen spekülasyonlar ve yetkililerin enflasyonla mücadeledeki kararlılıkları, hisse senedi piyasalarında dalgalanmalara neden oldu.

Kapanış verilerine bakıldığında, üç büyük endeksten Dow Jones Sınai Endeksi günü pozitif bölgede noktaladı. Yaklaşık 50 puanlık bir değer kazancıyla yüzde 0,13 oranında artış kaydeden endeks, 38.612,24 puana yükseldi. Benzer şekilde, geniş tabanlı S&P 500 endeksi de yüzde 0,13’lük hafif bir artışla 4.981,80 puana çıktı. Ancak, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi için durum farklıydı. Teknoloji hisselerindeki bazı önemli düşüşlerin etkisiyle Nasdaq, günü yüzde 0,32 kayıpla 15.580,87 puandan kapattı. Bu farklılaşan performans, piyasanın genelinde tek tip bir trend yerine, sektörler arası ve şirket özelindeki gelişmelerin daha belirleyici olduğunu gösterdi.

Piyasadaki bu karışık seyrin temel nedeni, hiç şüphesiz Fed’in para politikası üzerindeki belirsizlik oldu. Yaklaşık bir yıldır faiz artırımlarına ara veren ve piyasaların büyük bir kısmının 2024 yılı içinde faiz indirimleri beklediği bir ortamda, FOMC tutanakları bu beklentilere temkinli bir ton kattı. Yetkililerin faiz oranlarını düşürme konusunda aceleci davranmaya yönelik endişeleri olduğu net bir şekilde ortaya konuldu. Bu durum, piyasa katılımcılarının “güvercin” (faiz indirimi yanlısı) olarak algıladığı beklentileri bir miktar törpüleyerek, “şahin” (sıkı para politikası yanlısı) görüşlerin ağırlık kazandığına işaret etti.

Federal Açık Piyasa Komitesinin son toplantısına dair yayımlanan detaylı tutanaklar, Fed yetkililerinin enflasyonun düşürülmesinde daha fazla ilerleme kaydedilmesinin beklenenden daha uzun sürebileceği ihtimaline önem verdiğini gösterdi. Bu, enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde ilerlediğine dair daha fazla güven kazanılana kadar federal fon oranı hedef aralığını düşürmenin uygun olmayacağı yönündeki güçlü duruşu pekiştirdi. Piyasa, bu tür bir açıklamanın Fed’in “veriye bağımlılık” yaklaşımının ne kadar ciddiye alındığını vurguladığını yorumladı ve faiz indirimi takviminin öngörülenin ötesine kayabileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı.

Tutanaklarda öne çıkan bir diğer önemli nokta ise, Fed yetkililerinin politika faizinin bu sıkılaştırma döngüsü için muhtemelen “zirvede” olduğunu düşündüğü vurgusu oldu. Bu ifade, faiz artırımlarının artık sona erdiğine dair güçlü bir sinyal olarak algılansa da, faiz indirimleri için henüz erken olduğu anlamına geliyordu. Yani, Fed’in bir süre daha mevcut yüksek faiz oranlarını koruyarak enflasyonun kalıcı olarak düşmesini gözlemlemeyi tercih edeceği belirtildi. Bu yaklaşım, ekonomideki yavaşlamanın derinleşmemesi ve istihdam piyasasının dayanıklılığını koruması gerektiği anlamına geliyordu.

Fed yetkililerinin, kısıtlayıcı para politikası duruşuna ne kadar süre devam edilmesi gerektiğine ilişkin süregelen belirsizliğin altını çizdiği de tutanaklarda yer aldı. Çoğu yetkili, politika duruşunu gevşetmek için çok hızlı hareket etmenin potansiyel risklerine dikkat çekti ve enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2’ye düşüp düşmediğine karar verirken gelen tüm ekonomik verileri dikkatle değerlendirmenin hayati önemini vurguladı. Ancak, bu görüşe karşıt olarak, birkaç yetkili de aşırı kısıtlayıcı duruşun çok uzun süre sürdürülmesinin ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklere yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu çelişen görüşler, Fed içinde bile bir konsensüsün tam olarak sağlanamadığını ve gelecekteki kararların, ekonomik gidişata bağlı olarak değişebileceğini işaret etti.

Makroekonomik veri cephesinde de dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Özellikle ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı yüzde 7,06 seviyesine yükselerek yeniden yüzde 7 bariyerini aştı. Bu oran, geçtiğimiz yıl aralık ayından bu yana görülen en yüksek seviye olarak kaydedildi. Konut piyasasındaki bu yüksek faiz oranları, ev sahibi olmayı düşünen tüketiciler için maliyetleri artırırken, sektördeki talebi düşürme potansiyeli taşıyor. Yüksek mortgage faizleri aynı zamanda genel tüketici harcamaları üzerinde de baskı yaratabilir ve bu da Fed’in enflasyonla mücadelesini destekleyici bir etki yaratabilir.

Kurumsal tarafta ise, birkaç büyük şirketin hisse senetleri önemli hareketler sergiledi. Yıl başından bu yana yapay zeka (AI) alanındaki güçlü taleple birlikte yüzde 40 civarında muazzam bir artış kaydeden çip üreticisi Nvidia’nın hisseleri, şirketin piyasalar kapandıktan sonra açıklayacağı finansal sonuçlar öncesinde yüzde 3’e yakın değer kaybetti. Yatırımcılar, Nvidia’nın patlayıcı büyüme hızını sürdürüp sürdüremeyeceği ve beklentileri aşan güçlü sonuçlar açıklayıp açıklayamayacağı konusunda gergindi. Bu düşüş, kar realizasyonu ve beklentilerin yüksek olmasından kaynaklanan doğal bir dalgalanma olarak değerlendirildi.

Siber güvenlik sektöründe de önemli düşüşler gözlendi. Bir önceki gün piyasalar kapandıktan sonra bilançosunu açıklayan Palo Alto Networks’ün bu yıla ilişkin büyüme tahminlerinin beklentilerin altında kalması, şirketin hisselerinin bugün yüzde 28’den fazla düşmesine neden oldu. Bu durum, siber güvenlik sektöründeki diğer şirketlerin hisselerini de olumsuz etkiledi. Zscaler yüzde 14, SentinelOne yüzde 12, CrowdStrike yüzde 10, Fortinet yüzde 4, Check Point Software ve Cloudflare ise yüzde 3 civarında değer kaybetti. Palo Alto Networks’ün tahminlerindeki zayıflık, sektör genelinde harcamaların yavaşladığına dair endişeleri tetikleyerek yatırımcıların bu alandan çıkışına yol açtı.

Sanal sağlık hizmetleri şirketi Teladoc’un hisseleri de dördüncü çeyrekte zayıf gelir bildirmesi ve gelecek dönem tahminlerinin piyasa beklentilerini karşılayamaması sonrasında yaklaşık yüzde 24 değer kaybetti. Sanal sağlık sektöründe artan rekabet ve kullanıcı edinme maliyetleri gibi faktörler, Teladoc gibi şirketlerin büyüme potansiyellerini sorgulatıyor ve bu da hisse fiyatlarına olumsuz yansıyor.

Öte yandan, ABD’de 737 MAX 9 tipi yolcu uçağının 5 Ocak akşamı havadayken gövdesinden bir parça kopması sonrasında hisseleri yüzde 20’den fazla düşüş kaydeden havacılık devi Boeing, 737 MAX programında yönetici değişikliğine gidildiğini duyurdu. Yaşanan bu olay ve ardından gelen soruşturmalar şirketin itibarını ve üretim süreçlerini ciddi şekilde etkilemişti. Yönetici değişikliği haberine rağmen Boeing hisseleri günü yaklaşık yüzde 1 düşüşle tamamladı. Bu durum, şirketin karşı karşıya olduğu zorlukların ve güven krizinin kısa vadede çözülemeyeceğine dair piyasaların bakış açısını yansıttı.

Genel olarak, New York borsasının Fed tutanakları sonrası sergilediği karışık performans, yatırımcıların makroekonomik görünüm ve şirket özelindeki riskler arasında gidip geldiğini gösteriyor. Fed’in faiz indirimleri konusundaki temkinli duruşu, piyasalardaki oynaklığın devam edebileceğinin sinyallerini verirken, şirket karları ve sektör beklentileri de hisse senedi performansında kritik rol oynamaya devam ediyor. Yatırımcılar, gelecekteki Fed açıklamalarını ve açıklanacak yeni ekonomik verileri yakından takip ederek stratejilerini bu doğrultuda şekillendirme eğiliminde olacaklardır.