Küresel Piyasalar Fed Faiz İndirimi Sonrası Karıştı: Gözler TCMB ve Diğer Merkez Bankalarında
Küresel ekonomi, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) tarafından gerçekleştirilen 50 baz puanlık faiz indiriminin ardından oldukça karmaşık bir seyir izliyor. Yatırımcılar ve piyasa aktörleri, dünya genelindeki bu dalgalanmanın yanı sıra, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından bugün açıklanacak para politikası kararlarına odaklanmış durumda. Bu kararların, yurt içi piyasalar üzerindeki etkisi büyük bir merakla bekleniyor.
Geçtiğimiz günlerde, Fed, dört yıllık bir aranın ardından ilk kez politika faizinde indirime giderek, faiz oranını 50 baz puan düşürerek yüzde 4,75-5,00 aralığına çekti. Bu karar, küresel piyasalarda geniş yankı uyandırdı ve kısa sürede çeşitli reaksiyonlara neden oldu.
Fed’in Faiz İndirimi ve Piyasa Tepkileri
Analistler, Fed’in faiz kararının ardından piyasalarda gözle görülür bir oynaklık yaşandığına dikkat çekiyor. ABD pay piyasaları, başlangıçta faiz indirimine olumlu bir tepki verse de, küresel ekonomiye dair devam eden resesyon endişeleri, gün sonunda satıcılı bir kapanışa yol açtı. Bu durum, piyasaların geleceğe yönelik beklentilerinin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Fed tarafından yapılan açıklamalar, ekonomik aktivitenin sağlam bir hızla genişlemeye devam ettiğini gösterirken, istihdam kazanımlarında bir yavaşlama ve işsizlik oranında bir yükseliş gözlendiği ancak genel seviyenin hala düşük kaldığı belirtildi. Ekonomik görünümün belirsizliğini koruduğu ve her iki yöndeki risklerin dikkatle takip edildiği vurgulandı. Bu ifadeler, Fed’in ekonomik durum hakkında temkinli bir duruş sergilediğini ortaya koydu.
Fed’in Ekonomi Değerlendirmesi ve Projeksiyonları
Fed’in gelecek döneme ilişkin açıkladığı projeksiyonlar, bankanın bu yıl içinde 50 baz puanlık ek bir faiz indirimi daha yapabileceği sinyalini verdi. Bu beklenti, piyasalardaki gevşeme döngüsü algısını güçlendirdi. Enflasyon tahminlerinde ise önemli düşüşler kaydedildi: bu yıl için yüzde 2,6’dan yüzde 2,3’e, 2025 için ise yüzde 2,3’ten yüzde 2,1’e çekildi. Bu revizyonlar, Fed’in enflasyonla mücadelede ilerleme kaydettiğine dair inancını yansıtıyor.
Büyüme tahminlerine bakıldığında, ABD ekonomisinin bu yılki büyüme beklentisi yüzde 2,1’den yüzde 2’ye indirildi. Ancak 2025, 2026 ve 2027 yılları için büyüme tahmini yüzde 2 olarak sabit tutuldu. İşsizlik oranına ilişkin tahminler ise bu yıl için yüzde 4’ten yüzde 4,4’e ve 2025 için yüzde 4,2’den yüzde 4,4’e çıkarıldı. Bu durum, Fed’in faiz indirimlerinin ekonomiyi tamamen canlandırma potansiyeline rağmen, işsizlik oranında bir miktar artışın kaçınılmaz olabileceğine işaret ediyor.
Fed Başkanı Powell’ın Açıklamaları ve Piyasa Algısı
Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Fed Başkanı Jerome Powell, enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin azaldığını ve istihdama ilişkin aşağı yönlü risklerin arttığını dile getirdi. Powell, 50 baz puanlık faiz indirimi kararının, politika duruşunun uygun şekilde yeniden ayarlanmasıyla iş gücü piyasasındaki gücün korunabileceğine dair artan güveni yansıttığını ifade etti. ABD ekonomisinin genel olarak güçlü olduğunu ve son iki yılda belirlenen hedeflere doğru önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.
Powell, iş gücü piyasasının geçmişteki “aşırı ısınmış” haline kıyasla “soğuduğunu” ve enflasyonun önemli ölçüde azaldığını belirtti. Bu açıklamalar, Fed’in hem enflasyon hem de istihdam hedefleri arasında denge kurmaya çalıştığını ve ekonomik verileri yakından takip ettiğini gösteriyor. Ancak, para piyasalarındaki fiyatlamalar, yıl sonuna kadar yüzde 80 ihtimalle 75 baz puanlık bir indirim yapılacağını öngörerek, Fed’in projeksiyonlarının ötesinde bir gevşeme beklentisi taşıyor. Bu farklı beklentiler, piyasalardaki dalgalanmanın ana nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Küresel Piyasaların Nabzı: Altın, Tahvil ve Petrol
Fed’in faiz kararının ardından piyasalarda artan oynaklık, kıymetli metaller üzerinde de etkili oldu. Altının ons fiyatı, karar sonrası 2600,17 doları görerek rekor kırdı. Ancak bu zirve seviyelerinden gelen yoğun satış baskısıyla günü yüzde 0,4 düşüşle 2.559 dolardan tamamladı. Güvenli liman özelliğiyle bilinen altının, faiz indirimleriyle genellikle değer kazanması beklenirken, küresel ekonomik belirsizlikler ve kar satışları, fiyatlarda ani değişimlere yol açabiliyor. Yeni işlem gününde ise ons altın yüzde 0,6 artışla 2.574 dolardan işlem görüyor.
Tahvil piyasalarında da benzer bir hareketlilik gözlendi. Faiz kararı öncesi yüzde 3,69 seviyesinde olan ABD’nin 10 yıl vadeli hazine tahvili faizi, kararın ardından yüzde 3,63’e kadar geriledi. Ancak günü yüzde 3,71 seviyesinden tamamladı. Tahvil faizlerindeki bu inişli çıkışlı seyir, yatırımcıların gelecekteki faiz oranları ve ekonomik büyüme beklentileriyle ilgili değişen görüşlerini yansıtıyor.
Enerji piyasalarında ise Brent petrolün varil fiyatı, önceki gün yüzde 1,1 düşüş yaşarken, yeni işlem gününde yüzde 1,4 değer kazancıyla 73,4 dolar seviyesinden alıcı buldu. Küresel ekonomik aktivite beklentileri, arz-talep dengesi ve jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
ABD, Avrupa ve Asya Hisse Senedi Piyasaları
ABD borsalarında, Dow Jones endeksi yüzde 0,25, S&P 500 endeksi yüzde 0,29 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,31 oranında düşüşle günü kapattı. Faiz indirimine rağmen resesyon endişelerinin ağır basması, hisse senedi piyasalarında genel bir baskı oluşturdu. Ancak, ABD endeks vadeli kontratları yeni güne pozitif bir başlangıç yaparak piyasalarda karışık bir seyir sinyali verdi.
Avrupa borsalarında da önceki gün satıcılı bir seyir hakim oldu. Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,08, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,57, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,68 ve İtalya’da FTSE MIB endeksi yüzde 0,37 oranında değer kaybetti. Bölgede bugün gözler, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararına çevrildi. BoE’nin bu toplantıda politika faizini sabit tutacağı kesin gözüyle bakılırken, bankanın para politikası metni ve BoE Başkanı Andrew Bailey’nin açıklamalarından gelecek sinyallerin piyasaların yönü üzerinde etkili olması bekleniyor. Analistler, Fed’in faiz indiriminin küresel çapta bir gevşeme döngüsü için alan açtığını belirterek, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) da yıl sonuna kadar daha güvercin bir duruş sergileyebileceğini öngörüyor.
Asya tarafında ise yeni işlem gününe pozitif bir başlangıç yapıldı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,3, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,9 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 yükseldi. Yarın açıklanacak Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararı, yatırımcıların odağında yer almayı sürdürüyor. BoJ’un yarınki açıklamasında faiz oranını yüzde 0,25’te sabit tutması bekleniyor. Banka, politika faizini 31 Temmuz 2024’te 15 baz puan artışla yüzde 0,25’e yükseltmiş ve devlet tahvil alımlarının azaltılmasına karar vermişti. Dolar/yen paritesi, Fed’in kararının ardından 140,44 seviyesine kadar gerilese de, günü 0,1 azalışla 142,27 seviyesinden tamamladı. Yeni günde ise bir önceki kapanışın yüzde 0,5 üzerinde 142,9 seviyesinde işlem görüyor.
Yurt İçi Piyasalar: TCMB Kararı Bekleniyor
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, önceki gün alış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,17 artışla 9.774,49 puandan tamamladı. Fed’in faiz indirimi kararına rağmen gösterilen bu direnç, yurt içi piyasaların kendine özgü dinamiklerini ortaya koydu. Ancak bugün, yatırımcıların tüm dikkatleri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına çevrilmiş durumda. AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tamamı, eylül ayında TCMB’nin politika faizini yüzde 50’de sabit bırakmasını bekliyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin ortalaması ise yüzde 46,65 olarak hesaplandı. Bu beklentiler, TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki kararlılığını sürdüreceği ve mevcut politika duruşunu koruyacağı yönündeki güçlü algıyı destekliyor.
Dolar/TL kuru ise önceki gün dar bir bantta hareket ederek 34,0763 seviyesinden kapanış gerçekleştirdi. Yeni işlem gününe bankalararası piyasanın açılışında yatay bir seyirle 34,0640 seviyesinden başlayan kur, TCMB’nin faiz kararı öncesinde sakin bir profil çiziyor. Kararın ardından kurda yaşanabilecek hareketlilik, yakından takip edilecek.
Analist Görüşleri ve Önemli Veriler Takvimi
Analistler, bugün yurt içinde TCMB’nin faiz kararının yanı sıra, uluslararası yatırım pozisyonu ve haftalık para ve banka istatistiklerinin önemine dikkat çekiyor. Yurt dışında ise İngiltere’de BoE’nin faiz kararı, ABD’de cari işlemler dengesi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, öncü endeks ve ikinci el konut satışları gibi kritik ekonomik veriler piyasaların yönünü etkileyebilir. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.900 ve 10.000 seviyelerinin direnç, 9.700 ve 9.600 puanın ise destek konumunda olduğu belirtiliyor. Bu seviyeler, yatırımcılar için önemli referans noktaları teşkil ediyor.
Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca veriler ve olaylar ise şöyle sıralanıyor:
- 10.00 Türkiye, temmuz ayı uluslararası yatırım pozisyonu
- 11.00 Avro Bölgesi, temmuz ayı cari işlemler dengesi
- 14.00 İngiltere, eylül ayı BoE’nin faiz kararı
- 14.00 Türkiye, eylül ayı TCMB’nin faiz kararı
- 14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
- 15.30 ABD, 2. çeyrek cari işlemler dengesi
- 15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları
- 17.00 ABD, ağustos ayı öncü endeks
- 17.00 ABD, ağustos ayı ikinci el konut satışları