Türkiye’nin Denizlerdeki İnsansız Sistem Gücü

Türk Savunma Sanayi Denizlerdeki İddiasını Artırıyor: SİDA’lar Yükselişte

Dünya silahlı insansız hava aracı (SİHA) pazarında elde ettiği liderlikle adından sıkça söz ettiren Türk savunma sanayii, bu başarısını denizlere taşıma hedefiyle önemli adımlar atmaya devam ediyor. Türkiye, denizlerdeki stratejik çıkarlarını koruma ve deniz gücünü artırma noktasında kritik bir rol oynayan silahlı insansız deniz araçlarının (SİDA) geliştirilmesine büyük önem veriyor.

Bu stratejik vizyon doğrultusunda geliştirilen ilk yerli ve milli SİDA olan ULAQ, Türk Deniz Kuvvetleri’ne teslim edilmesiyle önemli bir kilometre taşına ulaştı. Aynı dönemde, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ULAQ 11 PSV/ISR botunun teslim edilmesi, Türkiye’nin ilk silahlı insansız deniz aracı ihracatı olarak tarihe geçti. Bu iki önemli gelişme, ULAQ SİDA’lara olan ilgiyi önemli ölçüde artırdı ve Türk savunma sanayinin denizlerdeki gücünü perçinledi.

Türkiye insansız sistemlerdeki iddiasını denizlere taşıyor
Türkiye insansız sistemlerdeki iddiasını denizlere taşıyor.

ULAQ SİDA’nın sahip olduğu üstün otonomi yetenekleri, bu platformu rakiplerinden bir adım öne çıkarıyor. ULAQ’ın gerçek son kullanıcılarla operasyonel ortamlarda buluşması, sistemin teknoloji olgunluk seviyesini en üst düzeye taşıdı. Sahadan alınan olumlu kullanıcı geri bildirimleri sayesinde, sistem farklı coğrafyalardaki potansiyel kullanıcıların da dikkatini çekmeyi başardı. Bu olumlu gelişmeler, ULAQ özelindeki iş geliştirme faaliyetlerinin hız kazanmasında belirleyici bir rol oynadı.

Tüm bu gelişmeler ışığında, Ares Tersanesi ve ULAQ Global, Milli Savunma Bakanlığı’nın izni ve koordinasyonu çerçevesinde, yurt içinde ve yurt dışındaki dost ve müttefik ülkelerle iş geliştirme faaliyetlerini yoğun bir şekilde sürdürüyor. Bu faaliyetler, Türkiye’nin denizlerdeki stratejik ortaklıklarını güçlendirmeye ve savunma sanayi ihracatını artırmaya yönelik önemli bir katkı sağlıyor.

Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın ihtiyaçlarını öncelikli olarak karşılamakla birlikte, Körfez coğrafyasındaki çeşitli ülkelerle farklı yeteneklere sahip ULAQ insansız deniz araçları özelinde görüşmeler devam ediyor. Bu görüşmeler, Türkiye’nin Körfez bölgesindeki askeri ve güvenlik işbirliğini derinleştirmesine ve bölgedeki istikrara katkı sağlamasına olanak tanıyor. İş geliştirme faaliyetleri yalnızca Körfez ülkeleriyle sınırlı kalmayıp, Uzak Doğu ülkeleriyle de farklı iş modelleri üzerinde görüşmeler yapılıyor. 2026 yılı boyunca yeni ihracat sözleşmelerinin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Bu da Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında yeni bir rekor kırmasına işaret ediyor.

ULAQ SİDA’nın Yeni Versiyonları ve Operasyonel Konseptleri Geliştiriliyor

ULAQ SİDA’nın ana odak noktalarından birini modülerlik oluşturuyor. Aynı platformun farklı faydalı yüklerle donatılarak çeşitli görevleri icra edebilmesi, ULAQ’ın en önemli avantajları arasında yer alıyor. Bu modüler yapı sayesinde, ULAQ farklı görevlere kolayca adapte edilebiliyor ve kullanıcılarına esnek bir kullanım imkanı sunuyor. Faydalı yüklerin platforma entegrasyonu ve bu sistemlerin uzaktan ya da otonom olarak görev icra edebilmesi, yeni faydalı yüklerin ortaya çıkmasıyla birlikte süreklilik arz eden bir gelişim sürecini beraberinde getiriyor. Bu kapsamda, farklı faydalı yük üreticileri ile çalışmalar devam ediyor. Yeni versiyonlar ve yeni operasyonel konseptler geliştiriliyor. Bu da ULAQ’ın gelecekteki potansiyelini artırıyor.

Platformlarda odaklanılan bir diğer kritik alan ise otonomi seviyesi. Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bir yıl önce teslim edilen prototip ULAQ, bir yılı aşkın süredir sahada aktif olarak kullanılıyor. Gerçek kullanıcıyla buluşan ULAQ platformundan elde edilen saha geri bildirimleri düzenli olarak analiz ediliyor. Bu operasyonel tecrübe doğrultusunda, son kullanıcıdan alınan geri bildirimler sayesinde tasarım, otonomi kabiliyetleri ve özellikle platform içi yedeklilik konularında önemli iyileştirmeler gerçekleştirildi. Katar’a teslim edilen iki ULAQ ile birlikte bu gelişim sürecinin artarak devam edeceği öngörülüyor. Bu da ULAQ’ın otonomi alanında daha da gelişmesine ve daha karmaşık görevleri yerine getirmesine olanak sağlayacak.

Yerli Motorla Tam Bağımsızlık Hedefi

ULAQ platformlarında TÜMOSAN tarafından geliştirilen yerli motor kullanımına geçilmesi, bir tedarik tercihinin yanı sıra sürdürülebilirlik, tedarik güvenliği ve operasyonel bağımsızlık açısından stratejik bir adım oluşturuyor. Bu doğrultuda, ULAQ sınıfı platformlarda yerli motorla yola devam edilmesi temel öncelikler arasında yer alıyor. Bu sayede Türkiye, savunma sanayinde dışa bağımlılığı azaltma ve milli kaynakları kullanma hedefine bir adım daha yaklaşmış oluyor.

Motorun yanı sıra silah sistemi de yerli, ancak yerlileştirme yaklaşımı bunlarla sınırlı değil. Sevk sistemleri, güç ve enerji yönetimi, otonomiye ilişkin kritik alt sistemler, görev bilgisayarları ve belirli faydalı yük alt bileşenleri başta olmak üzere, platform genelinde yerli ve milli katkı oranını artırmaya yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu süreçte hem mevcut yerli tedarikçilerle derinleşen işbirlikleri kuruluyor hem de yeni yerli çözüm sağlayıcıları sisteme entegre ediliyor. Bu da Türk savunma sanayinin rekabet gücünü artırıyor ve yeni iş imkanları yaratıyor.

Yürütülen çalışmalarla yalnızca yerli komponent kullanımı değil, tasarım, entegrasyon ve karar verme yetkinliklerinin de ülkede kalıcı hale gelmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda, ULAQ ailesinin gelecek versiyonlarında yerlilik oranının kademeli olarak artırılması hedefleniyor. Bu sayede Türkiye, savunma sanayinde tam bağımsızlık hedefine ulaşma yolunda önemli bir mesafe katetmiş olacak. ULAQ SİDA’ların başarısı, Türk savunma sanayinin denizlerdeki geleceğine ışık tutuyor ve Türkiye’nin bu alandaki iddiasını daha da güçlendiriyor.

Sonuç olarak, Türk savunma sanayinin denizlerdeki yükselişi, ULAQ SİDA’lar aracılığıyla somut bir şekilde görülmektedir. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen bu platformlar, Türkiye’nin denizlerdeki stratejik çıkarlarını koruma ve savunma sanayi ihracatını artırma hedeflerine önemli bir katkı sağlamaktadır. ULAQ’ın sahip olduğu üstün teknolojik özellikler, otonomi yetenekleri ve modüler yapısı, bu platformu rakiplerinden bir adım öne çıkarmaktadır. Türkiye’nin savunma sanayindeki bu başarısı, ülke ekonomisine ve milli güvenliğine önemli katkılar sağlamaktadır.