Türk Telekom 2024 Rotasını Dijitale Çevirdi

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal: Türkiye’nin Dijital Dönüşümüne ve Geleceğine Liderlik Ediyoruz

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, düzenlediği kapsamlı yıl sonu değerlendirme toplantısında, telekomünikasyon sektöründeki güçlü konumunu ve Türkiye’nin dijital geleceğine yönelik vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Şirketin teknoloji ve bilgi birikimini Türkiye’nin dijital dönüşümü için seferber ettiğini belirten Önal, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne ve dijital geleceğe liderlik ediyoruz,” sözleriyle Türk Telekom’un stratejik misyonunu vurguladı. Bu liderlik sadece mevcut altyapıyı güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yatırım yaparak ülkenin küresel rekabetteki yerini sağlamlaştırma hedefini taşıyor.

Önal, içinde bulunduğumuz “Türkiye Yüzyılı”nın sadece kalkınma hamleleriyle değil, aynı zamanda teknolojinin ve dijitalleşmenin de yüzyılı olacağına işaret etti. Bu büyük dönüşümün odak noktalarını oluşturan Türk Telekom, yenilikçi yaklaşımıyla hem sektör hem de ülke adına yepyeni rotalar çiziyor. Dijitalleşmeyi, Türkiye’yi dünyaya ve geleceğe bağlayan temel bir dinamik olarak gören Ümit Önal, hayatın tüm alanlarını kapsayan bir yol haritasıyla bu dönüşüme öncülük ettiklerini ifade etti. Şirket, bu alandaki yatırımlarına hız kesmeden devam ederek, ulusal ve uluslararası arenada Türkiye’nin teknolojik yetkinliğini artırmayı hedefliyor.

Şirketin tarihsel yatırım misyonuna değinen Önal, Türk Telekom’un Türkiye’nin dijitalleşmesi için 2005 yılından bugüne tam 20 milyar dolarlık devasa bir yatırım yaptığını açıkladı. Bu yatırım, ülkenin iletişim altyapısının modernizasyonunda ve genişlemesinde kilit bir rol oynadı. Önümüzdeki dönemde de yerli ve yabancı işbirlikleriyle mevcut stratejilerini sürdüreceklerini belirten Önal, 2024 yılına ilişkin yatırım öngörülerini Şubat ayında, 2023 yılı finansal sonuçlarıyla birlikte açıklayacaklarının müjdesini verdi. Bu yatırımlar, sadece ekonomik büyümeye katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda akıllı şehirler, Endüstri 4.0, yapay zeka ve nesnelerin interneti (IoT) gibi geleceğin teknolojileri için sağlam bir zemin hazırlayacak.

Fiber Altyapı: Türkiye’nin Dijital Omurgası, Herkes İçin Erişim

Türk Telekom’un sürdürdüğü yukarı yönlü dijitalleşme ve paralelindeki yatırım grafiğinde en büyük paylardan birini, şüphesiz fiber altyapı oluşturuyor. Ümit Önal, dijitalleşmenin ön koşullarından birinin sağlam ve yaygın bir altyapı olduğunu vurgulayarak, herkes için erişilebilir ve yüksek hızda iletişim sunmak amacıyla fiber ağ çalışmalarını gece gündüz demeden sürdürdüklerini belirtti. Fiber altyapı, sadece bugünün değil, aynı zamanda 5G ve yarının teknolojileri için de vazgeçilmez derecede önemli bir temel teşkil ediyor. Önal, “5G demek, fiber demek” sözleriyle bu iki teknolojinin ayrılmaz bütünlüğünü ve birbirini tamamlayıcı doğasını net bir şekilde ortaya koydu.

Türk Telekom, ülkenin en doğusundan en batısına, sadece ticari olarak karlı olan bölgelere değil, Türkiye’nin en ücra köşelerine dahi hizmet götürme misyonuyla hareket ediyor. Bu kapsayıcı yaklaşım, ülkenin her bir ferdinin dijital fırsatlardan eşit şekilde yararlanmasını sağlamayı hedefliyor. Önal, fiberde alınması gereken yolun çok büyük bir kısmını katettiklerine dikkat çekerek, bu alandaki somut başarıları rakamlarla pekiştirdi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) raporunda yer alan ilk yarıyıl verilerine göre, Türkiye’nin toplam 536 bin kilometrelik fiber ağ uzunluğunun 419 bin kilometresinin Türk Telekom tarafından tesis edildiği belirtildi. Üçüncü çeyrek itibarıyla da fiber ağ uzunluğunun 427 bin kilometreye ulaşması, şirketin bu alandaki hız kesmeyen ilerlemesini gözler önüne seriyor ve ülkenin dijital geleceğine yapılan yatırımın büyüklüğünü kanıtlıyor.

Bugün yaklaşık 32 milyon haneyi kapsayan fiber altyapıyla Türk Telekom, fiberin ülkedeki kapsama oranını yüzde 90’ların üzerine çıkarmış durumda. Bu, Türkiye’nin büyük bir bölümünün yüksek hızlı ve güvenilir internet erişimine sahip olduğu anlamına geliyor. Nisan 2023’te yayımlanan FTTH Council Raporu da, Türkiye’nin fiber konusunda uluslararası arenada geldiği noktayı açıkça gösteriyor. Raporda Türkiye, 15,7 milyon FTTH/B (Eve/Binaya Kadar Fiber) hane erişimiyle Fransa ve İspanya’nın ardından Avrupa’da 3’üncü sırada yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Bu başarı, Türk Telekom’un uzun vadeli, stratejik ve kapsayıcı fiber yatırım planlarının somut bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, şirketin bu devasa altyapı yatırımının ardındaki felsefeyi şu sözlerle özetledi: “Ülkemizin dijital dönüşüm vizyonu çerçevesinde, ‘Kurup geliştirdiğimiz bu altyapı, Türkiye’nin altyapısı, herkes kullansın’ diyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren 350’ye yakın internet servis sağlayıcısına sunduğumuz altyapıyla sektörün büyümesine hizmet ediyoruz.” Bu açık erişim yaklaşımı, telekomünikasyon sektöründe rekabeti artırarak nihayetinde tüketicilere daha iyi ve daha uygun fiyatlı hizmetler sunulmasına olanak tanıyor.

İmtiyaz Sözleşmesinin Yenilenmesi: Uzun Vadeli Yatırımların Güvencesi

Türk Telekom’un sabit hat hizmetleri imtiyaz sözleşmesinin yenilenmesi süreci, şirketin gelecekteki yatırım planları ve Türkiye’nin fiberleşme hedefleri açısından stratejik bir öneme sahip. Ümit Önal, bu yılın başında sabit hat hizmetleri imtiyaz sözleşmesinin yenilenmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)’ya başvuruda bulunduklarını belirtti. Kurumun bir sonraki anlaşmaya dair taslak niteliğinde istediği çerçeve dokümanı kapsamında hazırlıkları yaptıklarını ve konuya ilişkin görüş, öneri ve taleplerini içeren çerçeve dokümanını da düzenleyici kuruma sunduklarını ifade etti.

Önal, Türkiye’nin fiberleşmesinin ve dijital dönüşümünün eksiksiz bir şekilde tamamlanması adına imtiyazın yenilenmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımların yapılabilmesi için yasal ve düzenleyici çerçevenin net ve öngörülebilir olması gerektiğine dikkat çeken CEO, “Türkiye’nin, sektörün ve Türk Telekom’un birlikte kalkınmasını sağlayacak, değer yaratan ve sürdürülebilir faaliyet modeli oluşturmak amacıyla bütünsel ve kapsayıcı bakış açısıyla hareket ediyoruz,” dedi. Bu yenileme, Türk Telekom’un ülkenin dijital geleceğine olan taahhüdünü sürdürmesi için kritik bir dönemeç noktası olarak görülüyor.

5G Teknolojisinde Lider Rol ve Yerli Üretimin Stratejik Önemi

Türk Telekom, 5G teknolojisi alanında yaptığı çalışmalar ve gerçekleştirdiği ilklerle dünyada ve Türkiye’de bu yeni nesil teknolojinin yol haritasının çizilmesinde aktif bir rol üstlendi. Ümit Önal, 5G’ye geçiş sürecinde olabildiğince yerli unsurlarla hareket etmenin stratejik önemine değindi. Yerli üretim ve teknolojinin geliştirilmesi, sadece ekonomik bağımsızlığı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ulusal güvenlik ve siber egemenlik açısından da hayati bir rol oynuyor. Önal’ın “Yerlilikte ticari rekabet olmaz” değerlendirmesi, bu konudaki ulusal duruşun ve sektördeki işbirliği çağrısının bir yansıması olarak öne çıktı.

Türk Telekom, yerli teknolojilerle desteklediği Ar-Ge çalışmalarına aralıksız devam ederken, 5G için gerekli olan güçlü fiber altyapıyı da tesis etti. Mevcut altyapı yaygınlığı ve kalitesi, 5G’nin yüksek bant genişliği ve düşük gecikme süresi gibi temel gereksinimlerini rahatlıkla karşılayabilecek nitelikte. Şirket, spor, sağlık, tarım, eğitim ve üretim gibi birçok farklı sektörde uyguladığı 5G denemeleriyle ülkeyi geleceğe taşıyan pek çok proje ve çalışmanın öncülüğünü üstleniyor. Bu denemeler, 5G’nin farklı uygulama alanlarında nasıl bir dönüşüm yaratacağını göstermesi açısından büyük önem taşıyor. Örneğin, uzaktan ameliyatlar, akıllı tarım uygulamaları ve otonom endüstriyel süreçler gibi yenilikler, 5G sayesinde hayatımıza girecek.

Türk Telekom’un 5G alanındaki başarıları oldukça etkileyici. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı öncülüğünde İstanbul Havalimanı’nda başlatılan halka açık ilk bireysel 5G deneyimi, bu alandaki liderliğin somut bir göstergesi oldu. Şirket, kırdığı 5G hız rekorlarının yanı sıra, ülkenin ilk akıllı fabrika uygulaması, ilk özel endüstriyel mobil şebeke, ilk canlı 5G maç yayını, 5G destekli ilk çevrim içi uzaktan ameliyat ve tarımda ilk akıllı traktör kullanımı gibi çok sayıda yenilikçi projeye imza attı. Bu projeler, 5G’nin sadece mobil iletişimde değil, aynı zamanda endüstriyel dönüşüm ve toplumsal yaşamda da nasıl devrimci bir rol oynayacağını gösteriyor. Ayrıca, Argela ve Netsia gibi Ar-Ge şirketleri aracılığıyla küresel işbirlikleri geliştiren Türk Telekom, inovasyonun kalbinin attığı Silikon Vadisi üzerinden dünya için teknoloji geliştiriyor ve bu teknolojileri dünyaya ihraç ederek Türkiye’nin teknoloji markasını güçlendiriyor.

Türk Telekom Ventures: Türkiye’nin Girişimlerini Dünya Arenasına Taşıyan Köprü

Milli kalkınma ve ekonomik gelişimde kaldıraç rolü gören girişimcilik alanı, Türk Telekom’un stratejik önceliklerinden birini oluşturuyor. Ümit Önal, şirketin 10 yıldır yarını yakalayan teknolojileri ve bu teknolojileri besleyen girişimleri desteklediğini belirtti. Sektörün ilk kurumsal girişim hızlandırma programı olan PİLOT ile başlayan bu yolculuk, 2018 yılında kurulan Türk Telekom Ventures ile çok daha kapsamlı bir boyuta evrildi. Türk Telekom, bu programlar sayesinde hem yenilikçi fikirlerin filizlenmesine olanak tanıyor hem de genç girişimcilerin hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine aktif destek sağlıyor.

Geçen yıl hayata geçirilen Türk Telekom Ventures Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, hem girişimler hem de yatırımcılar için uzun vadeli değer yaratma imkanı sunuyor. Bu fon, yüksek potansiyele sahip girişimlere finansal destek sağlayarak onların büyüme ve küreselleşme yolculuklarını hızlandırıyor. PİLOT programı kapsamında bugüne kadar 111 girişime yaklaşık 32 milyon lira nakit desteği sağlandığı belirtilirken, bu desteklerin somut sonuçları da gözler önüne serildi. Desteklenen girişimlerden 52’si, yurt içi ve yurt dışından toplamda 30 milyon doları aşan yatırım alarak projelerini ve fikirlerini geliştirme fırsatı yakaladı. Bu, Türk Telekom’un sağladığı mentorluk ve finansal desteğin, girişimlerin sürdürülebilirliği ve başarısı üzerindeki kritik etkisini açıkça gösteriyor.

Ümit Önal, destekledikleri girişimlerin dünyaya açıldığına şahitlik etmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti. Halihazırda Türk Telekom Ventures’ın yatırım yaptığı 16 girişimin 11’inin PİLOT mezunlarından oluşması, programın iç ekosistemdeki başarısını ve etkinliğini kanıtlıyor. San Francisco’da yer alan Türk Telekom Ventures Ofisi ise, yerli girişimleri dünya arenasına taşıyan kritik bir köprü vazifesi görüyor. Bu ofis sayesinde Türk girişimciler, Silikon Vadisi’nin dinamik ekosistemine entegre olma ve küresel yatırımcılarla buluşma fırsatı yakalıyor, böylece Türk teknolojisinin dünya sahnesindeki varlığı güçleniyor.

Önal, girişimcilik ekosistemine yapılan her yatırımın, Türkiye’nin geleceğine yönelik bir yatırım olarak görüldüğünü vurguladı: “Amacımız, desteğimizle büyüyüp küresel başarılara imza atacak çok daha fazla girişime destek olarak ülkemizden yeni dünya markaları çıkarmak.” Bu vizyon, Türkiye’nin sadece bir teknoloji tüketicisi değil, aynı zamanda küresel ölçekte yenilikçi teknolojiler üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna gelmesine katkıda bulunmayı hedefliyor.

Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik: Çevreye Duyarlı Teknoloji Liderliği

Türk Telekom, iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji verimliliği konularında da sektördeki öncü rolünü sürdürüyor. Ümit Önal, şirketin yeşil dönüşümü hızlandırmak yönünde önemli yol katettiğini ve bu doğrultuda her türlü adımı attıklarını belirtti. Telekomünikasyon sektörünün, enerji tüketimi açısından büyük bir sorumluluk taşıdığı düşünüldüğünde, Türk Telekom’un bu alandaki çabaları daha da anlam kazanıyor. Şirket, operasyonel süreçlerinde çevresel sürdürülebilirliği merkeze alarak hem küresel iklim hedeflerine katkıda bulunuyor hem de daha verimli bir iş modeli oluşturuyor.

Küresel e-Sürdürülebilirlik Girişimi GeSI’nin raporuna göre, Türk Telekom’un dünyada elektrik tüketimini azaltan sayılı operatörler arasında yer alması, şirketin çevreye duyarlı yaklaşımının somut bir kanıtı. Önal, bu rakamı daha da azaltmak ve iklim riski yönetimine katkıda bulunmak amacıyla güneş enerjisi santrali (GES) kurulum çalışmalarını hızlandırdıklarını bildirdi. Şirket, sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelerek hem karbon ayak izini küçültmeyi hem de operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor. Bu yatırımlar, Türk Telekom’un sadece finansal değil, aynı zamanda çevresel ve sosyal sorumluluklarını da yerine getirme taahhüdünü gösteriyor.

2023 yılı için koyulan güneş enerjisinden elde edilen üretim kapasitesini yüzde 60 artırma hedefine daha 2022 yılında ulaşılması, Türk Telekom’un bu alandaki kararlılığını ve başarısını ortaya koyuyor. Önal, şirketin bu alanda yaptığı çalışmaları detaylandırırken, enerji verimliliği projelerinin, sadece yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmakla kalmayıp, aynı zamanda ağ ekipmanlarının optimize edilmesi ve akıllı bina yönetim sistemlerinin entegrasyonu gibi çok yönlü bir yaklaşım sergilediğini de vurguladı. Türk Telekom, bu yeşil dönüşümle gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu üstleniyor.

Finansal Başarı ve 2024 Hedefleri: Türkiye’yi Teknoloji Lideri Yapma Misyonu

Türk Telekom, 2023 yılında da güçlü finansal performansını sürdürerek, Türkiye’yi geleceğe taşıma misyonuna ara vermeden devam ettiğini gösterdi. Ümit Önal, yılın ilk 9 ayında konsolide gelirlerin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artışla 55,6 milyar liraya, FAVÖK’ün (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) ise 18,8 milyar liraya çıktığını açıkladı. 9 aylık net karın 4,5 milyar lira olarak gerçekleşmesi, şirketin operasyonel etkinliğinin ve pazar gücünün önemli bir göstergesi oldu. Aynı dönemde yatırım harcamaları da yüzde 78,5 artışla 12,6 milyar liraya ulaşarak, Türk Telekom’un geleceğe yönelik kararlı yatırım stratejisini teyit etti.

Üçüncü çeyrek finansal performansının ardından, yılın ilk yarısında yukarı yönlü revize edilen öngörüleri koruduklarını belirten Önal, 2023 yılı için konsolide gelirlerde yüzde 67-70 büyüme, konsolide FAVÖK’te 25-27 milyar lira ve konsolide yatırım harcamalarında yaklaşık 19-21 milyar lira aralığında bir gerçekleşme beklediklerini kaydetti. Bu güçlü finansal tablolar, Türk Telekom’un sadece ticari bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin lokomotif güçlerinden biri olduğunu ve stratejik yatırımlarıyla ülkenin büyümesine önemli katkılar sağladığını da gösteriyor.

Önal, çalışmalarının odak noktasına yine müşteri memnuniyetini aldıkları bir yılı geride bıraktıklarını vurguladı. Türkiye’nin 81 ilinde 7/24 yürütülen özverili çalışmaların sonucu olarak, yılın ilk yarısında müşteri deneyimi memnuniyet performansının son 3 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi. Bu, Türk Telekom’un teknolojik gelişimin yanı sıra hizmet kalitesine ve müşteri odaklı bir yaklaşıma verdiği önemin de bir göstergesi. Şirket, sunduğu yenilikçi ürün ve hizmetlerle müşteri beklentilerini aşmayı ve uzun vadeli müşteri sadakati oluşturmayı hedefliyor.

Ümit Önal, Türk Telekom’un gücünü sadece teknolojiden değil, tüm proje ve yatırımlarını toplumsal faydaya dönüştürebilme yeteneğinden de aldığını ifade etti. 2024 yılı hedeflerine ilişkin olarak ise şunları söyledi: “Bu kapsamda, 2024’te de ülkemizi teknoloji ve iletişim alanında söz sahibi yapmak adına karşımıza çıkan fırsatlara odaklanmayı sürdüreceğiz.” Bu vizyonla Türk Telekom, yapay zeka, nesnelerin interneti, siber güvenlik, büyük veri analizi ve bulut bilişim gibi geleceğin kilit teknolojilerinde Türkiye’yi küresel arenada öncü bir konuma taşımak için çalışmalarına hız kesmeden devam edecek. Şirketin hedefleri, yalnızca kendi büyümesini değil, aynı zamanda ülkenin dijital bağımsızlığını ve teknolojik refahını güvence altına almayı da kapsıyor.