Trump ihtimali piyasaları karıştırdı

Küresel Piyasaların İkilemi: Trump’ın Gölgesi ve Fed’in Faiz İndirimi Beklentileri

Küresel finans piyasaları, belirsizliklerle dolu bir dönemden geçiyor. Bir yanda ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın faiz indirimlerine başlama konusunda geç kalmak istemediklerini açıkça ifade etmesiyle piyasalarda bir miktar rahatlama yaşanırken, diğer yanda eski ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık yarışını kazanma ihtimalinin giderek artması, yeni bir ticaret savaşları ve jeopolitik riskler dalgası endişesini beraberinde getiriyor. Bu çelişkili sinyaller, yatırımcıların yön bulmasını zorlaştırıyor ve piyasalardaki oynaklığı artırıyor.

Trump’ın Gölgesinde Siyasi ve Ekonomik Belirsizlikler

Cumhuriyetçi Parti’nin başkanlık adayı Donald Trump’ın hafta sonu Pensilvanya’da düzenlediği mitingde silahlı saldırıya uğraması olayı, sadece başkanlık yarışının gidişatını değil, aynı zamanda ABD’nin gelecek dönem ekonomi politikalarına yönelik beklentileri de derinden etkiledi. Analistler, bu tür siyasi çekişmelerin ülkede gerilimi tırmandırma potansiyeli taşımasına rağmen, paradoksal bir şekilde Trump’ın başkanlık yarışını kazanma ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor. Bu durum, finans piyasalarında yeni bir risk algısı yaratmış durumda.

ABD’nin önümüzdeki süreçte izleyeceği ekonomi politikalarının bu beklentilerden ciddi şekilde etkileneceği öngörülüyor. Özellikle Trump’ın ilk başkanlık döneminde küresel çapta büyük yankı uyandıran ticaret savaşlarının yeniden gündeme gelme olasılığı, başta Çin olmak üzere birçok ülkenin pay piyasalarında kayda değer satış baskısının yaşanmasına neden oluyor. Yatırımcılar, gümrük vergileri ve korumacı politikaların küresel ticareti olumsuz etkileyebileceği ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği endişesini taşıyor. Bu durum, özellikle ihracata bağımlı ekonomiler için önemli bir tehdit olarak görülüyor. Jeopolitik gerilimlerin de artabileceği beklentisi, emtia piyasalarından döviz kurlarına kadar geniş bir yelpazede belirsizlikleri körüklüyor.

Fed’in Faiz İndirimi Sinyalleri ve Piyasa Beklentileri

Öte yandan, Fed Başkanı Jerome Powell’ın dünkü açıklamaları, para piyasalarındaki faiz indirimi beklentilerini daha da netleştirdi. Powell’ın Washington Ekonomi Kulübü’nde yaptığı konuşmada, yılın ikinci çeyreğinde elde edilen üç kritik verinin enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru gerilediği yönündeki “güveni biraz artırdığını” ifade etmesi, piyasalarda olumlu karşılandı. Bu açıklamalarla birlikte, finans çevrelerinde Fed’in yıl sonuna kadar en az iki kez faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakılmaya başlandı.

Powell, ayrıca iş gücü piyasasında beklenmedik bir zayıflama görülmesi halinde Fed’in hızlı bir tepki verebileceğine işaret etti. Bu durum, merkez bankasının hem enflasyon hem de istihdam hedeflerine olan bağlılığını teyit ediyor. Para piyasalarında Fed’in ilk faiz indirimine eylül ayında gitme ihtimaline ilişkin fiyatlamaların sorulması üzerine ise Powell, “Herhangi bir toplantıyla ilgili şu ya da bu şekilde herhangi bir sinyal vermeyeceğim” diyerek, piyasaları spekülasyonlardan uzak tutmaya çalıştı. Ancak piyasalar, Powell’ın genel tonlaması ve mevcut ekonomik veriler ışığında eylül ayında bir faiz indiriminin yüksek olasılık olduğunu fiyatlıyor. Bundan sonraki süreçte, makroekonomik verilerden gelecek sinyaller, Fed’in para politikası kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek ve yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek. Bu beklentiler, özellikle gelişmekte olan piyasalar için sermaye akışları ve döviz kuru istikrarı açısından büyük önem taşıyor.

Küresel Piyasaların Güncel Görünümü

Fed ve Trump eksenindeki bu gelişmelerin ışığında, küresel piyasalarda dün ve bugün karışık bir seyir izlendi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi günü yüzde 4,23’ten tamamlarken, bugün yüzde 4,22 seviyesinde bulunuyor. Tahvil piyasalarındaki bu hareketlilik, hem faiz indirimi beklentilerini hem de ekonomik büyüme endişelerini yansıtıyor. Dolar endeksi, üç günlük düşüşün ardından dün yüzde 0,2 artışla 104,26 seviyesine çıkarken, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 104,34 seviyesinde seyrediyor. Doların güçlenmesi, genellikle riskten kaçınma eğiliminin arttığı dönemlerde gözlemleniyor.

Emtia piyasalarında ise altın, küresel riskler ve faiz indirimi beklentileriyle destek bulmaya devam ediyor. Altının ons fiyatı şu sıralarda 2.430 dolar seviyelerinden işlem görerek, güvenli liman varlığı olma özelliğini koruyor. Brent petrolün varil fiyatı ise küresel büyüme endişeleri ve arz-talep dengesindeki belirsizliklerle yaklaşık 84 dolardan alıcı buluyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel sanayi üretimi ve enerji talebi konusundaki belirsizlikleri yansıtıyor.

ABD’de bilanço sezonunun devam etmesiyle birlikte, piyasalardaki sektörel ve hisse bazlı oynaklığın artması bekleniyor. Bugün United Health, Bank of America ve Morgan Stanley başta olmak üzere birçok büyük şirketin finansal sonuçlarını açıklaması, yatırımcıların dikkatini çekiyor. Bu raporlar, şirketlerin performansı ve genel ekonomik görünüm hakkında önemli ipuçları sunacak.

Kripto para piyasalarında ise hafta sonundan bu yana belirgin bir yükseliş eğilimi dikkat çekiyor. Bitcoin’in fiyatı, cuma gününden bu yana yaklaşık yüzde 10 yükselişle 64 bin dolar seviyesine çıkarak, yatırımcı ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Kripto paraların bu yükselişi, geleneksel piyasalardaki belirsizliklere karşı alternatif bir yatırım aracı arayışını yansıtıyor olabilir.

New York Borsası’nda dün olumlu bir hava hakimdi. Nasdaq endeksi yüzde 0,4 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,28 yükselirken, Dow Jones endeksi yüzde 0,53 artışla rekor kapanış gerçekleştirerek dikkatleri üzerine çekti. Bu güçlü performans, özellikle teknoloji ve finans sektörlerindeki beklentilerle destekleniyor. ABD’de endeks vadeli kontratları, yeni güne de yükselişle başlayarak piyasalardaki iyimserliğin sürdüğüne işaret ediyor.

Avrupa ve Asya Borsalarında Dalgalanma

Avrupa borsalarında ise dün negatif bir seyir hakim oldu. Bu düşüşte lüks mal üreten şirketler ile yenilenebilir enerji sektöründeki şirketler öncülük etti. Analistler, ABD’de Trump’ın başkan seçilmesi halinde uygulayacağı politikalara ilişkin belirsizliklerin Avrupa’da risk algısının yükselmesine neden olduğunu belirtiyor. Olası ticaret savaşları ve gümrük vergileri, Avrupa’nın ihracat odaklı ekonomilerini olumsuz etkileyebilir. Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,85, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,19, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,84 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,59 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de satış ağırlıklı bir seyirle başlayarak piyasalardaki endişelerin devam ettiğini gösteriyor.

Asya pay piyasalarında ise yeni günde karışık bir seyir öne çıktı. Bu karmaşık tablonun başlıca nedeni, ABD ile Çin arasında yeni bir ticaret savaşı dalgasının başlayabileceği ihtimali olarak görülüyor. Çin’in ihracata bağımlı ekonomisi için bu durum ciddi bir tehdit oluştururken, küresel tedarik zincirleri üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 artarken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 geriledi. Bu durum, bölgesel ekonomik beklentilerdeki farklılıkları ve risk algısının coğrafi dağılımını yansıtıyor.

Yurt İçi Piyasalarda Durum Değerlendirmesi

Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki karmaşık tabloya rağmen cuma günü alıcılı bir seyir izledi. BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,37 artışla 11.064,85 puandan tamamlayarak, tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanışını gerçekleştirdi. Bu rekor seviye, yerli yatırımcıların hisse senedi piyasasına olan güvenini ve enflasyondan korunma çabasını yansıtıyor olabilir.

Dolar/TL kuru ise dün satıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 altında 32,9969’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 33,0324 seviyesinden işlem görüyor. Döviz kurundaki bu hareketlilik, küresel dolar endeksi ve Fed’in gelecekteki para politikası beklentileriyle yakından ilişkili.

Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak hazine nakit dengesi verilerini, yurt dışında ise Almanya ve Avro Bölgesi’nde ZEW beklenti endeksleri ile ABD’de perakende satış verilerini yakından takip edeceklerini belirtiyor. Bu veriler, küresel ve yerel ekonomilerin gidişatı hakkında önemli bilgiler sunacak. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.100 ve 11.200 puanın direnç, 11.000 ve 10.900 seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydeden analistler, kısa vadeli fiyat hareketleri için bu seviyelerin kritik olduğunu vurguluyor.

Gelecek Veri Takvimi ve Piyasa İzlemleri

Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca ekonomik veriler ve olaylar ise şöyle sıralanıyor:

11.00 Türkiye, Haziran ayı bütçe dengesi: Bu veri, devletin mali sağlığı ve harcama disiplini hakkında önemli bilgiler sunarak, özellikle yerel tahvil piyasalarını ve genel ekonomik beklentileri etkileyebilir.

12.00 Almanya, Temmuz ayı ZEW ekonomik güven endeksi: Almanya ekonomisinin geleceğine dair beklentileri yansıtan bu endeks, Euro Bölgesi’nin genel ekonomik sağlığı için de önemli bir göstergedir.

12.00 Avro Bölgesi, Temmuz ayı ZEW ekonomik güven endeksi: Avrupa ekonomisinin geleceğe yönelik beklentilerini ölçen bu endeks, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası kararları üzerinde de etkili olabilir.

12.00 Avro Bölgesi, Mayıs ayı dış ticaret dengesi: Bölgenin ihracat ve ithalat performansını gösteren bu veri, küresel ticaret akışları ve Avrupa ekonomisinin rekabet gücü açısından önem taşır.

15.30 ABD, Haziran ayı perakende satışlar: Tüketici harcamalarının temel bir göstergesi olan bu veri, ABD ekonomisinin büyüme potansiyeli ve Fed’in para politikası kararları üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir.