TCMB’de faiz artırımında son viraj

TCMB Faiz Kararı Beklentileri ve Piyasaların Yönü: Türkiye ve Küresel Ekonomide Son Durum

Ekonomi gündemi, hem yurt içinde hem de küresel ölçekte kritik gelişmelere sahne oluyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı, yılın ilk faiz kararı beklentileriyle piyasaların ana odağını oluştururken, Euro Bölgesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nden gelecek makroekonomik veriler de yatırımcıların yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Bu önemli gün, para politikalarının ve küresel ekonomik dinamiklerin Türk Lirası, Borsa İstanbul ve genel ekonomik görünüm üzerindeki etkilerini belirlemede kilit rol oynayacak. Piyasalar, TCMB’nin olası faiz artırımıyla sıkılaştırma döngüsünü tamamlayıp tamamlamayacağını, küresel merkez bankalarının faiz indirimi takvimini ve jeopolitik gelişmelerin yatırımcı iştahına nasıl yansıdığını merakla bekliyor.

TCMB PPK Toplantısı: Faiz Artırımı Süreci Sona Eriyor mu?

Yurt içinde tüm dikkatler, bugün saat 14.00’te açıklanacak olan yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının sonuçlarına çevrilmiş durumda. Hatırlanacağı üzere TCMB, 2023 yılının son çeyreğinde parasal sıkılaştırma adımlarının kısa bir zaman diliminde tamamlanacağına dair güçlü sinyaller vermişti. Bu kapsamda, Aralık ayı toplantısında politika faizini %40 seviyesinden %42,50’ye yükseltmiş ve sıkılaştırma hızında kontrollü bir yavaşlamaya gitmişti. Piyasalar genelinde oluşan beklenti, Ocak ayı toplantısında 250 baz puanlık son bir artışla politika faizinin %45 seviyesine ulaşması ve böylece faiz artırım sürecinin sona erme ihtimalinin oldukça yüksek olması yönünde.

Bu beklenti, anketlere katılan ekonomistler arasında da geniş bir mutabakatla destekleniyor. Eğer beklentiler doğrultusunda bir karar alınırsa, TCMB’nin enflasyonla mücadelede kararlı duruşunun önemli bir aşamasını tamamladığı algısı pekişebilir ve para politikasında yeni bir dönemin kapıları aralanabilir. Ancak faiz artırımlarının sona ermesi, piyasalar için yeni bir beklenti dönemini de beraberinde getiriyor: Faiz indirimleri ne zaman başlayacak? Genel piyasa projeksiyonları, faiz indirimlerinin yılın son çeyreğinde, yani 2024’ün dördüncü çeyreğinde başlayabileceğine işaret ediyor. Bu durum, enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcı hale geldiğine dair güçlü işaretlerin ve fiyat istikrarının sürdürülebilirliğinin beklenmesiyle ilişkili.

TCMB’nin bu kararı, Haziran 2023’ten bu yana devam eden agresif faiz artırımı döngüsünün zirve noktasını temsil edebilir. Bu süreçte politika faizi %8,5 seviyesinden %42,5’e, ardından beklenen artışla %45’e kadar yükseltildi. Bu adımlar, başta enflasyonu kontrol altına almak ve fiyat istikrarını sağlamak olmak üzere, ekonomideki dengesizlikleri gidermeyi hedefliyordu. Karar metninde yer alacak ifadeler, TCMB’nin gelecek dönemdeki para politikası duruşuna, özellikle de ‘sıkı duruşun ne kadar süre korunacağına’ ve ‘ilave sıkılaşmaya ihtiyaç duyulup duyulmayacağına’ dair ipuçları vereceği için piyasalar tarafından büyük bir dikkatle okunacak. Her bir kelime, yatırımcıların geleceğe yönelik beklentilerini şekillendirecektir.

Küresel Piyasalar ve ECB Toplantısı Odağında

Para politikalarının sadece yurt içinde değil, küresel ölçekte de ön planda olduğu bu günde, yurt dışında Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı yakından takip edilecek. Euro Bölgesi’nde süregelen yüksek resesyon riski ve enflasyonla mücadele, Merkez Bankasının alacağı kararlar ve vereceği mesajları daha da kritik hale getiriyor. Özellikle faiz indirimlerine ilişkin olası sinyaller, piyasalar tarafından büyük bir hassasiyetle izlenecektir. ECB Başkanı Christine Lagarde, son olarak Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı açıklamada, faiz indirimi için yaz aylarını adres göstererek piyasaların beklentilerini şekillendirmişti. Bu tür açıklamalar, global likidite ve sermaye akışları üzerinde doğrudan etki yaratma potansiyeli taşıyor.

ECB’nin karar metninde ve Lagarde’ın basın toplantısında, enflasyon görünümüne, ekonomik büyümeye ve işgücü piyasasına ilişkin değerlendirmeler, gelecek dönem para politikası beklentilerini belirleyici olacak. Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın hızı ve kalıcılığı, küresel ticaret hacmi ve Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Euro Bölgesi’nin ekonomik sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Makroekonomik veri tarafında ise, dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerika Birleşik Devletleri’nden gelecek büyüme rakamları da günün önemli başlıklarından. ABD’nin ekonomik performansının güçlü seyretmesi veya zayıflaması, küresel risk iştahını ve doların seyrini doğrudan etkileyecektir. Bu da gelişmekte olan piyasalar, dolayısıyla Türkiye ekonomisi ve Türk Lirası üzerinde dolaylı ancak önemli etkiler yaratabilir. Küresel ekonomideki bu dinamikler, yerel piyasaların da hareket yönünü tayin etmede önemli rol oynuyor.

Türk Lirası: TCMB Mesajları Yön Belirleyecek

Ayın başından bu yana dolar karşısında yaklaşık %2,5 civarında bir değer kaybı sergileyen Türk Lirası (TL), dün ılımlı bir seyir izlemişti. Ancak bugünün ana gündemi ve TL’nin yönünü belirleyecek temel faktör, şüphesiz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında vereceği mesajlar olacak. Piyasalar, uzun bir süredir devam eden sıkılaştırma döngüsünün sona erdiğine dair net bir teyit bekliyor. Bu teyit, Türk Lirası’nın gelecekteki istikrarı açısından büyük önem taşıyor.

Genel piyasa beklentisi, Haziran 2023’ten bu yana attığı kararlı adımlarla politika faizini %8,5’ten %42,5’e taşıyan TCMB’nin, bugün yapacağı 250 baz puanlık son bir artırımla bu sıkılaştırma döngüsünü sonlandıracağı ve uzun bir süre “beklemede kalacağı” yönünde. Bu, para politikasında yeni bir ‘sabit duruş’ dönemine girildiğinin sinyali olarak algılanabilir. Ancak, asgari ücret artışı başta olmak üzere, yılın başında açıklanan ve tüketici fiyatları üzerinde potansiyel baskı yaratabilecek gelişmelerin, ek bir sıkılaştırma ihtiyacı yaratıp yaratmayacağı da piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Bu bağlamda, TCMB’nin toplantı sonrasında yayımlayacağı yazılı metindeki olası vurgu değişiklikleri, yani “gerektiğinde ilave sıkılaşma yapılabileceği” gibi ifadeler veya tam tersi “sıkılaştırma döngüsünün tamamlandığı” yönündeki daha net mesajlar, piyasalar tarafından dikkatle irdelenecektir. Metindeki her bir kelime, TL’nin kısa ve orta vadeli seyrini etkileyen önemli bir ipucu olarak değerlendirilecek ve yatırımcıların TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki kararlılığını ve geleceğe yönelik yol haritasını bu metinden okumaya çalışacakları unutulmamalıdır.

Borsa İstanbul’da Yükselen Risk İştahı: F-16’lar Destekleyebilir mi?

Borsa İstanbul, son günlerde pozitif haber akışının etkisiyle güçlü bir ivme yakaladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü açıklamalarının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı’na verilen destek olarak algılanması, piyasalardaki risk iştahının güç kazanmasını sağladı. Bu olumlu hava, BIST 100 endeksinin dün bir kez daha psikolojik eşik olan 8.000-8.100 bandının üzerini test etmesine olanak tanıdı. Bu gelişmeler, Türkiye’nin uluslararası arenadaki konumunun güçlendiği ve ortodoks ekonomi politikalarına bağlılığın devam ettiği yönündeki algıyı pekiştiriyor.

BIST 100 endeksi, özellikle bankacılık endeksinin %4,5’in üzerinde prim yaparak gösterdiği güçlü performansın desteğini arkasına alsa da, kapanışı teknik açıdan büyük önem verdiğimiz söz konusu bandın üzerinde yapmayı henüz tam olarak başaramadı. Ancak bu sabah itibarıyla piyasalar için yeni ve önemli bir katalizör daha gündeme geldi: ABD Başkanı Joe Biden’ın, TBMM’nin İsveç onayı sonrasında dün akşam Türkiye’ye F-16 savaş uçakları satışına onay verilmesi için ABD Kongresi’ne resmi bir mektup yazması. Bu gelişme, Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor ve piyasalarda risk iştahını destekleyici güçlü bir zemin yaratabilir. Dolayısıyla, hem ABD-Türkiye ilişkileri konusundaki iyimser gelişmeler hem de son günlerde kazanılan pozitif ivme, BIST 100 endeksinde 8.100 ve 8.150 gibi direnç seviyelerinin bu kez kalıcı olarak aşılabileceğine dair güçlü sinyaller veriyor. Bu durum, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik ilgisini artırabilir ve Borsa İstanbul’da yeni zirvelere doğru bir hareket başlatabilir, özellikle bankacılık ve sanayi sektörlerinde hareketlilik gözlenebilir.

VİOP Kontratlarında Destek ve Direnç Seviyeleri

Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP), yatırımcılar için geleceğe yönelik beklentilerini yönetme ve riskten korunma imkanları sunan önemli bir platformdur. Özellikle oynaklığın yüksek olduğu dönemlerde, VİOP kontratlarındaki destek ve direnç seviyeleri, yatırımcılara kısa vadeli işlemlerinde yol gösterir. Bu seviyeler, teknik analizde trendin devamlılığı veya dönüşü hakkında ipuçları sunar. Aşağıda, BIST 30 ve USD/TL en yakın vadeli VİOP kontratları için teknik analizlerde öne çıkan destek ve direnç noktaları detaylandırılmıştır.

BIST 30 En Yakın Vadeli VİOP Kontratı Analizi

BIST 30 endeksi, Borsa İstanbul’un en likit ve büyük şirketlerini içeren bir endeks olup, bu kontratlar genel piyasa beklentisini yansıtır. Günü 9.095 puanda kapatan BIST 30 vadeli işlem kontratlarında, aşağı yönlü hareketlerde potansiyel alım bölgeleri olarak izlenebilecek destek noktaları:

  • Destek Noktaları: 9.032, 8.959, 8.895 ve 8.823

Yukarı yönlü hareketlerde ise kontratın karşılaşabileceği potansiyel satış bölgeleri veya kar alma seviyeleri olarak değerlendirilebilecek direnç noktaları şunlardır:

  • Direnç Noktaları: 9.159, 9.232, 9.296 ve 9.368

USD/TL En Yakın Vadeli VİOP Kontratı Analizi

USD/TL vadeli işlem kontratları, Türk Lirası’nın dolar karşısındaki gelecekteki değerine ilişkin piyasa beklentilerini gösterir ve döviz riskine karşı korunmak isteyenler için önemli bir araçtır. Günü 30,405 seviyesinde kapatan USD/TRY vadeli işlem kontratlarında, kurda yaşanabilecek geri çekilmelerde tutunma noktası olabilecek destek seviyeleri:

  • Destek Noktaları: 30,3745, 30,314, 30,253 ve 30,192

Yukarı yönlü hareketlerde ise kurun karşılaşabileceği potansiyel zorlanma ve satış baskısı seviyeleri olarak değerlendirilebilecek direnç noktaları şunlardır:

  • Direnç Noktaları: 30,4355, 30,496, 30,557 ve 30,618

Kaynak: Investing.com