Küresel Piyasalar Yoğun Veri Gündemiyle Hareketli: Fed Faiz İndirimi Beklentileri ve Ekonomik Verilerin Etkileri
Küresel piyasalar, Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) gelen güçlü büyüme verilerinin risk iştahını artırmasıyla hareketlenirken, özellikle bugün açıklanacak olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi verileri başta olmak üzere yoğun bir ekonomik veri gündemine odaklanmış durumda. Yatırımcılar, bu kritik verilerin ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecekteki para politikası adımlarına dair ipuçları sunmasını bekliyor.
ABD Ekonomisi ve Fed’in Para Politikası Odağında
Güçlü Büyüme Verileri Resesyon Endişelerini Azalttı
ABD yönetiminin korumacı ekonomi politikalarının ülkeye olumsuz etkileri olabileceği yönündeki endişeler piyasalarda devam etse de, geçtiğimiz gün açıklanan büyüme verileri bu kaygıları kısmen hafifletti. ABD ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir performans sergileyerek güçlü duruşunu koruduğunu gösterdi.
Açıklanan verilere göre, ABD’de gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) bu yılın ikinci çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 3,3 oranında büyüme kaydetti. Bu rakam, önceki ay yayımlanan öncü veride yüzde 3 olarak öngörülen büyüme tahmininin üzerine çıktı. Karşılaştırmak gerekirse, ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,5’lik bir daralma yaşamıştı. Bu ani toparlanma, ekonominin direncini gözler önüne serdi.
Analistler, açıklanan bu büyüme verilerinin, ülke ekonomisinin sağlam bir temel üzerinde ilerlediğine işaret ettiğini ve bir süredir geri planda bekleyen resesyon (ekonomik durgunluk) endişelerinin azalmasına önemli katkı sağladığını belirtiyor. Bu durum, küresel risk iştahını olumlu yönde etkileyerek piyasalarda bir rahatlama havası yarattı.
PCE Fiyat Endeksi ve Enflasyon Dinamikleri
ABD yönetiminin uyguladığı tarifelerin hem büyüme üzerinde risk oluşturacağı hem de enflasyonu tetikleyebileceği yönündeki değerlendirmeler halen geçerliliğini koruyor. Bu bağlamda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikalarını belirlemede büyük önem atfettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, çeyreksel bazda beklentilere paralel olarak yüzde 2,5 arttı.
Piyasaların bugünkü ana gündem maddesi ise, Fed’in “tercih ettiği enflasyon göstergesi” olarak kabul edilen çekirdek PCE’nin aylık ve yıllık bazdaki verileri olacak. Bu göstergeden alınacak sinyaller, Fed’in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin beklentileri doğrudan etkileyebilir. Özellikle enflasyonun hedeflenen seviyelere yaklaşıp yaklaşmadığı, faiz indirimi takviminin belirlenmesinde kilit rol oynayacak.
Fed’in Faiz İndirimi Yörüngesi ve Yetkili Açıklamaları
Para piyasalarındaki güncel fiyatlamalar, Fed’in Eylül ayında yüzde 85 ihtimalle 25 baz puanlık bir faiz indirimine gideceğini gösteriyor. Ayrıca, yıl sonuna kadar bir kez daha faiz indirimi yapılacağı beklentisi de oldukça yüksek. Bu beklentiler, küresel finansal koşulların gevşemesine ve yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesine zemin hazırlıyor.
Ekonomik verilerin yanı sıra, Fed yetkililerinin kamuoyuna yansıyan açıklamaları da yakından takip ediliyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın, Eylül toplantısında 25 baz puanlık bir faiz indirimini destekleyeceğini ve önümüzdeki 3 ila 6 ay içinde ilave faiz indirimleri öngördüğünü yinelemesi, piyasa beklentilerini güçlendiren önemli bir sinyal olarak algılandı. Bu tür açıklamalar, Fed’in iletişim stratejisinin bir parçası olarak, piyasaları gelecekteki adımlara hazırlama amacı taşıyor.
Siyasi ve Hukuki Gelişmeler Piyasaları Etkiliyor
Lisa Cook Davası: Fed’in Bağımsızlığı Test Ediliyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimine ilişkin gelişmeler, siyasi çevrelerde ve piyasalarda yakından izleniyor. Lisa Cook, Washington’daki federal bölge mahkemesinde dava açarak bu girişime hukuki yollardan karşı koydu.
Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde, davanın Trump’ın Cook’u görevden alma yönündeki “benzeri görülmemiş ve yasa dışı” girişimine karşı açıldığı ve bu girişimin gerçekleşmesi halinde Fed Yönetim Kurulu tarihinde bir ilk olacağı vurgulandı. Bu durum, Fed’in siyasi baskılardan bağımsız çalışma ilkesinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Trump’ın Cook’u kovmak için yeterli gerekçeye sahip olduğunu savundu, bu da hukuki sürecin çekişmeli geçeceğine işaret ediyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik algı, piyasaların güveni açısından kritik bir öneme sahip.
Avrupa’da Siyasi Hareketlilik ve Ekonomik Etkileri
Avrupa borsalarında karışık bir seyir öne çıkarken, Fransa ve İngiltere’deki siyasi gelişmeler de yatırımcıların odağında yer almaya devam ediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ekonomik, ticari, finansal ve jeopolitik olarak daha güçlü bir Avrupa için Fransız-Alman ortaklığının “mükemmel şekilde uyumlu” olduğunu belirtmesi, bölgedeki siyasi istikrar ve iş birliği mesajı verdi.
Öte yandan, İngiltere’de Reform Partisi Lideri Nigel Farage’ın iktidara gelmesi halinde 600 bin sığınmacının gönderileceğini söylemesi, önümüzdeki dönemde yaşanabilecek siyasi olayların ve popülist söylemlerin piyasalar üzerindeki potansiyel etkilerine dair bir imaj oluşturdu. Bu tür politik açıklamalar, yatırımcıların belirsizlik algısını artırabilir.
Ayrıca, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, Rusya’nın Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki AB Delegasyonu binasına yönelik hava saldırısının ardından Moskova’ya karşı “azami baskıyı” sürdüreceklerini açıklaması, jeopolitik gerilimlerin devam ettiğini ve bunun AB’nin enerji ve ekonomik politikaları üzerindeki etkilerinin süreceğini gösteriyor. Bu gelişmeler, Avrupa piyasalarının karmaşık bir dinamik içinde olduğunu ortaya koyuyor.
Küresel Piyasaların Tepkileri: Altın, Petrol, Dolar ve Endeksler
Değerli Metaller ve Tahvil Piyasası Hareketliliği
Küresel piyasalardaki gelişmelerin ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, Fed’in faiz indirimi beklentileriyle geçtiğimiz gün yüzde 4,21 seviyesine gerileyerek düşüşünü son üç işlem gününe taşıdı. Tahvil faizlerindeki bu düşüş, yatırımcıların daha az riskli görülen devlet tahvillerine olan ilgisini artırırken, aynı zamanda Fed’in gevşek para politikasına yönelme sinyallerini güçlendiriyor.
Fed’in faiz indirimine yönelik artan beklentilerden destek bulan altının ons fiyatı da bu ortamda değer kazandı. Geçtiğimiz gün yüzde 0,6’lık bir artışla 3 bin 417 dolara yükselen ons altın, son üç işlem gününde yükselişini sürdürdü. Faiz oranlarının düşmesi, alternatif yatırım aracı olan altının cazibesini artırarak yatırımcıları bu değerli metale yöneltiyor. Gün içinde kısmi bir değer kaybıyla 3 bin 409 dolardan işlem görse de, genel yükseliş eğilimi dikkat çekiyor.
Dolar Endeksi ve Emtia Fiyatlarındaki Dalgalanmalar
Dolar endeksi, Fed’in faiz indirimine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle geçtiğimiz gün yüzde 0,3 azalışla 97,9 seviyesinde günü tamamladı. Doların değer kaybetmesi, genellikle emtia fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturur. Bu durum, dolar endeksinin Fed’in para politikası duruşu ve küresel ekonomik görünüm ile yakından ilişkili olduğunu bir kez daha gösterdi.
Brent petrolün varil fiyatı ise bu sıralarda yüzde 0,1 düşüşle 67,5 dolardan işlem görüyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel büyüme beklentileri, arz-talep dengesi ve jeopolitik gelişmeler gibi çok sayıda faktörden etkilenir. Doların zayıflaması petrol fiyatlarını destekleyebilirken, küresel ekonomik büyüme endişeleri ise talebi baskılayarak fiyatları aşağı çekebilir.
Hisse Senedi Piyasalarında Durum: Nvidia ve Küresel Endeksler
New York Borsası’nda geçtiğimiz gün S&P 500 endeksi yüzde 0,32 yükselişle kapanış rekorunu tazeleyerek piyasalardaki olumlu havayı sürdürdü. Nasdaq endeksi yüzde 0,53 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,16 değer kazandı. Bu yükselişte, teknoloji şirketlerinin güçlü performansı ve ekonomik büyüme verilerinin olumlu etkisi büyük rol oynadı.
Önceki gün piyasalar kapandıktan sonra bilançosunu açıklayan California merkezli çip üreticisi Nvidia’nın finansal sonuçları da piyasaların odağındaydı. Şirketin geliri, 27 Temmuz’da sona eren üç aylık dönemde yıllık bazda yüzde 56 artışla 46,7 milyar dolara, karı da yüzde 59 artarak 26,4 milyar dolara yükseldi. Nvidia’nın veri merkezlerinden sağladığı gelir de yıllık bazda yüzde 56 artışla 41,1 milyar dolara çıksa da, piyasanın oldukça yüksek beklentilerinin biraz altında kaldı. Bu durum, şirketin hisselerinin geçtiğimiz gün yaklaşık yüzde 1 gerilemesine neden oldu. Ancak genel olarak, teknoloji sektöründeki bu güçlü büyüme trendi, piyasaların genelindeki iyimserliği desteklemeye devam ediyor.
Avrupa borsalarında ise geçtiğimiz gün karışık bir seyir gözlendi. Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,24 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,23 yükselirken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,42 değer kaybetti. Almanya’da DAX 40 ise yatay seyretti. Bölge piyasaları, çip devi Nvidia’nın finansal sonuçlarının yanı sıra, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verilerine odaklanmış durumda.
Asya borsalarında da karışık bir seyir izlendi. Japonya’da açıklanan makroekonomik veriler ve Çin yönetiminin yerel çip üretimini teşvik etme çabalarını artıracağına yönelik haber akışı bölge piyasalarının yönü üzerinde etkili oldu. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 değer kaybederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,6 değer kazandı.
Asya Ekonomileri ve Bölgesel Dinamikler
Japonya Verileri ve Çin’in Teknoloji Hamlesi
Asya piyasaları, Japonya’dan gelen makroekonomik veriler ve Çin’in teknoloji sektöründeki stratejik adımlarıyla şekilleniyor. Japonya’da enflasyon görünümüne ilişkin önemli bir gösterge olan Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Ağustos ayında yıllık bazda beklentilere paralel olarak yüzde 2,6 artış kaydetti. Bu veri, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) ultra gevşek para politikasını ne zaman sıkılaştırabileceğine dair ipuçları sunuyor.
Ülkede sanayi üretimi ise Temmuz ayında önceki aya göre yüzde 1,6 azalırken, yıllık bazda da yüzde 0,9 geriledi. Sanayi üretimindeki bu azalış, önceden yapılan öngörüleri aşarak Japon ekonomisinin imalat sektöründeki bazı zorluklara işaret etti. Ancak işsizlik oranı yüzde 2,3 ile tahminlerin altında gerçekleşerek iş gücü piyasasının nispeten güçlü kaldığını gösterdi.
Öte yandan, Çin’de ekonomideki zayıflığın devam ettiğine dair işaretler, hükümetin daha fazla teşvik önlemi alacağı yönündeki beklentileri artırdı. Ayrıca, Çin yönetiminin yerel çip üretimini teşvik etme çabalarını artıracağına yönelik haber akışı, küresel teknoloji tedarik zincirleri ve uluslararası ilişkiler açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu hamleler, ülkenin teknolojik bağımsızlığını sağlama ve dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Piyasaları: BIST ve Döviz Kurları
BIST 100 ve VİOP’ta Son Durum
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, geçtiğimiz günü yüzde 0,09 değer kazanarak 11.368,78 puandan tamamlayarak alış ağırlıklı bir seyir izledi. Ancak yatırımcıların dikkatini çeken bir diğer önemli nokta, Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı Ağustos vadeli kontratların vade sonuna gelmesiydi. Bu kontratlar, geçtiğimiz akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay bir seyir izledi.
Analistler, bugün endeks ve pay vadeli kontratlarda vade sonu olması nedeniyle yatırımcıların pozisyon taşıma ve kapatma işlemleri yüzünden piyasalarda oynaklığın artabileceği konusunda uyarıda bulundu. Vade sonları genellikle piyasalarda hacmin artmasına ve fiyat hareketlerinin hızlanmasına neden olabilir, bu yüzden yatırımcıların dikkatli olması öneriliyor.
Dolar/TL Kuru ve Yurtiçi Veri Gündemi
Dolar/TL kuru, geçtiğimiz günü yatay seyirle 41,0380 seviyesinden kapanış yaparken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının yüzde 0,3 üzerinde 41,1550’den işlem görüyor. Döviz kurundaki bu hareketlilik, küresel piyasalardaki gelişmelerin yanı sıra, yurt içi ekonomik veriler ve politikaların da etkisiyle şekillenmeye devam ediyor.
Analistler, bugün yurt içinde işsizlik oranı ve Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verilerinin, yurt dışında ise ABD’de çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE), Almanya’da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve işsizlik oranı başta olmak üzere yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan ise BIST 100 endeksinde 11.450 ve 11.550 seviyelerinin direnç, 11.250 ve 11.150 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydederek yatırımcılara yol gösterdiler. Bu seviyeler, piyasadaki olası hareketlenmelerde kritik eşikler olarak izlenecek.
Küresel ve Ulusal Ekonomik Veri Takvimi
Bugün piyasalar için kritik önem taşıyan ve yakından takip edilecek başlıca ekonomik veriler şunlardır:
09.00 Almanya: Temmuz ayı perakende satışlar
10.00 Türkiye: Temmuz ayı işsizlik oranı
10.00 Türkiye: Temmuz ayı Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE)
10.55 Almanya: Ağustos ayı işsizlik oranı
15.00 Almanya: Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
15.30 ABD: Temmuz ayı kişisel gelirler ve harcamalar
15.30 ABD: Temmuz ayı çekirdek Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksi (PCE)
15.30 ABD: Temmuz ayı toptan eşya stokları
17.00 ABD: Ağustos ayı Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi