Küresel ve Yurt İçi Piyasalar Merkez Bankalarının Kritik Faiz Kararlarına Odaklandı
Küresel finans piyasaları, merkez bankalarının bu hafta açıklayacakları kritik faiz kararları öncesinde hareketli bir seyir izliyor. Yatırımcıların gözü, ABD Merkez Bankası (Fed), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) kararlarına çevrilirken, yurt içinde de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikası toplantısı, piyasaların yönünü belirleyecek önemli gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu hafta, para politikasına ilişkin belirsizliklerin kısmen de olsa azalması ve piyasalara yeni bir yön tayin etmesi bekleniyor.
ABD Piyasaları ve Fed’in Yaklaşımı: Faiz İndirimleri Ne Zaman Başlayacak?
ABD Merkez Bankası Fed’in, bu yıl başlaması beklenen faiz indirimlerinin zamanlaması ve hızı konusundaki belirsizlik, piyasaların en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Geçen hafta açıklanan ve beklentileri aşan ABD enflasyon verileri, Fed’in yılın ilk yarısında faiz indirimlerine başlayabileceğine yönelik ihtimalleri zayıflatmıştı. Analistler, çarşamba günü Fed’in faiz kararını açıklamasının ardından Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin, varlık fiyatları üzerinde belirleyici bir etki yaratmasını bekliyor.
Para piyasalarında Fed’in bu haftaki toplantıda politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, fiyatlamalar piyasaların mayıs ayında da bir faiz indirimine ikna olmadığını gösteriyor. Ancak, Fed’in ilk faiz indirimi adımını yüzde 59 olasılıkla haziranda atabileceği tahmin ediliyor. Bu durum, piyasaların Fed’in “daha uzun süre yüksek faiz” politikasını bir süre daha sürdüreceği beklentisini güçlendiriyor.
Geçen hafta açıklanan enflasyon verilerinin ardından yaklaşık 25 baz puan yükselen ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, yeni haftaya da yüzde 4,30 seviyesinden başlarken, bu yükseliş küresel borçlanma maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor. Dolar endeksi ise 103,5 seviyesinde yatay bir seyir izliyor. Emtia piyasalarında ise düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,4 azalışla 2 bin 147 dolardan işlem görüyor. Bu düşüşte, Fed’in faiz indirimi beklentilerinin ertelenmesi ve dolardaki hafif güçlenme etkili oluyor.
Petrol piyasalarında ise jeopolitik gerilimler fiyatları yukarı yönlü desteklemeye devam ediyor. Ukrayna’nın Rusya’nın petrol rafinerilerine yönelik saldırı girişimleri, küresel petrol arzı endişelerini artırarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor. Yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan Brent petrolün varil fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,4 artışla 85,2 dolardan işlem görürken, aynı zamanda son dört ayın en yüksek seviyesini de test etmiş oldu. Bu durum, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon beklentilerini de etkileyebilir.
Cuma günü New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 0,65, Nasdaq endeksi yüzde 0,96 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,49 azalış kaydetmişti. Ancak, ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya pozitif bir seyirle başlayarak toparlanma sinyalleri verdi. Yatırımcılar, Fed’in açıklamaları öncesinde temkinli ancak iyimser bir tablo çiziyor.
Avrupa Piyasalarında Faiz ve Enflasyon Dinamikleri
Avrupa’da bugün gözler, Avro Bölgesi’nde açıklanacak olan enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Perşembe günü ise İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) açıklayacağı faiz kararı, Avrupalı yatırımcıların odağında olacak. Analistler, Avro Bölgesi’nde Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) şubatta aylık yüzde 0,6 ve yıllık yüzde 2,6 artış göstermesinin beklendiğini belirtiyor. Söz konusu verinin beklentilerden sapması durumunda, pay piyasalarında oynaklığın artabileceği dile getiriliyor. Özellikle, enflasyonun hala hedeflerin üzerinde seyretmesi, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerindeki baskıyı artırabilir.
BoE’nin politika faizini bu haftaki toplantıda sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını anımsatan analistler, BoE Başkanı Andrew Bailey’in karar sonrası yapacağı açıklamalardan, bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin ipuçları aranacağını söyledi. İngiltere ekonomisindeki son veriler, enflasyonla mücadelenin devam ettiğini gösterirken, resesyon riskleri de BoE’nin kararlarında etkili olabilir. Piyasalarda BoE’nin de Fed gibi faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı merak konusu.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinin sözle yönlendirmeleri de yakından takip ediliyor. Banka üyesi Olli Rehn, bu yıl borçlanma maliyetlerinde birkaç faiz indirimine izin verecek şartların ortaya çıktığını ve ilk hamlenin “yaza doğru” yapılabileceğini kaydetti. Bir başka ECB üyesi ve Fransa Merkez Bankası Başkanı Francois Villeroy de Galhau ise Avro Bölgesi’nin enflasyon krizinden yavaş yavaş uzaklaştığını belirterek, geleceğe dair daha iyimser bir tablo çizdi. Bu açıklamalar, ECB’nin de faiz indirimi patikasına Fed’den daha erken girebileceği beklentilerini güçlendiriyor.
Öte yandan, Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin gelişmeler de küresel piyasalar üzerindeki etkisini sürdürüyor. Rusya Devlet Başkanlığı seçimini, sandık çıkış anketine göre oyların yüzde 87,8’ini alan Vladimir Putin kazandı. Bu gelişme, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin kısa vadede devam edeceğine işaret ediyor.
Cuma günü, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,04 ve İtalya’da MIB 30 endeksi de yüzde 0,46 artarken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,20 ve Almanya’da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,03 azalış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya ise pozitif bir seyirle başlayarak piyasalardaki iyimser havayı yansıttı.
Asya Piyasaları: BoJ ve Çin’in Ekonomik Verileri Gündemde
Asya’da da gözler, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) yarınki toplantısına çevrilmiş durumda. Bankanın, tam 17 yıl sonra ilk kez politika faizini artırabileceği tahmin ediliyor. Bu tarihi karar, küresel para piyasalarında büyük yankı uyandırabilir ve Japon yeni üzerinde önemli etkilere yol açabilir. Analistler, Japonya’nın en büyük sendika grubunun son otuz yılın en güçlü ücret anlaşmalarını açıklamasının ardından BoJ’un salı günü negatif faiz politikasını sonlandıracağına yönelik beklentilerin kuvvetlendiğini ifade etti. Bu, Japon ekonomisinin deflasyonist döngüden çıkışının bir işareti olarak algılanıyor.
Öte yandan, bugün Çin’de açıklanan verilerin ekonomik aktiviteye dair olumlu sinyaller vermesi, pay piyasalarında risk iştahını destekledi. Çin’de sanayi üretimi şubatta yıllık yüzde 7 ve perakende satışlar yıllık yüzde 5,5 artışla beklentileri geride bıraktı. Bu güçlü veriler, dünyanın ikinci büyük ekonomisinin toparlanmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak, ülkede işsizlik oranı ise ocakta yüzde 5,3’e yükseldi ve bu durum ekonomik büyümenin kapsayıcılığı konusunda bazı endişeler yaratıyor. Çin ekonomisindeki toparlanma, küresel büyüme görünümü için de olumlu bir işaret olarak değerlendiriliyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 değer kazandı. Asya piyasaları, Çin’den gelen güçlü veriler ve BoJ’dan beklenen tarihi kararın etkisiyle genel olarak pozitif bir performans sergiledi.
Yurt İçi Piyasalar: TCMB’nin Para Politikası Kararı ve BIST 100
Yurt içinde cuma günü satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da (BIST 100) endeksi, günü yüzde 0,62 değer kaybıyla 8.828,70 puandan tamamlamıştı. Yeni haftada ise gözler, Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı para politikası kararına çevrildi. AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB’nin politika faizini yüzde 45,00’te sabit bırakmasını beklerken, ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı da yüzde 45 oldu. Bu beklenti, TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşunu sürdüreceği ve faiz artırım döngüsünü tamamladığı yönündeki genel kanıyı yansıtıyor. Ancak, dezenflasyon sürecinin gidişatı ve enflasyon beklentileri, gelecek dönemdeki para politikası adımları için belirleyici olacak.
Dolar/TL kuru, cuma günü dalgalı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 32,1044’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,2990 seviyesinden işlem görüyor. Kurdaki hareketlilik, küresel piyasalardaki gelişmeler ve yurt içi para politikası beklentileriyle yakından ilişkili. Yerel seçimler öncesindeki dönemde kur üzerinde oluşan belirsizlikler de yakından takip ediliyor.
Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksi ve kısa vadeli dış borç istatistikleri, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde enflasyon ve dış ticaret verilerinin takip edileceğini belirterek, bu verilerin piyasalar üzerindeki anlık etkilerini değerlendirecek. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.800 ve 8.700 seviyelerinin destek, 8.900 ve 9.000 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. Yatırımcıların, özellikle TCMB kararı öncesinde temkinli bir duruş sergilemesi bekleniyor.
Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Önemli Ekonomik Veriler:
- 10.00 Türkiye: Ocak ayı Konut Fiyat Endeksi
- 10.00 Türkiye: Ocak ayı kısa vadeli dış borç istatistikleri
- 13.00 Avro Bölgesi: Şubat ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
- 13.00 Avro Bölgesi: Ocak ayı ticaret dengesi
Bu kritik hafta, hem küresel hem de yurt içi piyasalar için yön belirleyici olacak önemli kararlar ve veri akışlarıyla dolu. Yatırımcılar, merkez bankalarının mesajlarını dikkatle okuyarak pozisyonlarını gözden geçirecek.