Küresel Piyasalar Fed, Nvidia ve TCMB Gölgesinde: Beklentiler ve Etkileri
Küresel piyasalar, önemli ekonomik verilerin ve şirket bilançolarının etkisiyle oldukça hareketli bir seyir izliyor. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) son toplantı tutanaklarında faiz oranlarının beklenenden daha uzun bir süre yüksek seviyelerde kalabileceğine işaret ederken, çip devi Nvidia’nın açıkladığı rekor gelirler piyasalara nefes aldırdı. Tüm bu küresel gelişmelerin yanı sıra, yurt içinde ise gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kritik faiz kararına çevrildi. Bu karmaşık tablo, yatırımcılar için hem riskleri hem de fırsatları barındırıyor.
Fed Tutanakları ve “Daha Uzun Süre Yüksek Faiz” Sinyali
30 Nisan – 1 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen Fed toplantısının dün yayımlanan tutanakları, küresel piyasaların risk iştahını önemli ölçüde etkiledi. Fed, politika faizini %5,25-5,50 aralığında sabit tutma kararını sürdürse de, tutanaklardaki ifadeler, dezenflasyon sürecinin beklenenden daha uzun sürebileceği yönünde ciddi sinyaller verdi. Daha da önemlisi, bazı Fed yetkililerinin enflasyon risklerinin gerektirmesi halinde faiz oranlarını artırma ihtimaline açık olduklarını belirtmeleri, “daha uzun süre yüksek faiz” (higher for longer) söylemini güçlendirdi.
Tutanakların açıklanmasının ardından para piyasalarındaki fiyatlamalar hızla değişti. Daha önce Fed’in eylül ayında faiz indirimlerine başlama ihtimali %65 olarak fiyatlanırken, bu oran %50’ye geriledi. Bu durum, piyasaların faiz indirim beklentilerini ötelediğini ve para politikasının sıkı duruşunun devam edebileceğine yönelik algının güçlendiğini gösteriyor. Gecikmiş bir faiz indirimi beklentisi, özellikle gelişmekte olan ülkeler ve yüksek borçluluğa sahip şirketler için borçlanma maliyetlerinin yüksek kalması anlamına gelebilir, bu da ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturabilir.
Nvidia’nın Rekor Kazançları Teknoloji Sektörüne Nefes Aldırdı
Fed’in şahin tutanakları nedeniyle küresel pay piyasaları günü düşüşle tamamlama eğilimindeyken, piyasalar kapandıktan sonra açıklanan Nvidia’nın finansal sonuçları adeta bir kurtarıcı görevi gördü. Yapay zeka çipleri pazarının lideri olan Nvidia, 28 Nisan’da sona eren üç aylık dönemde yıllık %262 gibi devasa bir artışla 26 milyar dolar gelir elde ederek rekor tazeledi. Şirket, bir önceki çeyreğe göre de gelirini %18 artırmayı başardı.
Bu beklentilerin üzerinde gelen güçlü sonuçlar, vadeli pay piyasalarını yukarı yönlü destekledi ve özellikle teknoloji hisselerine olan güveni tazeledi. Nvidia’nın performansı, yapay zeka devriminin ekonomik büyüme üzerindeki potansiyel etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Şirketin sadece donanım değil, yazılım ve hizmet alanındaki başarıları da, yapay zeka ekosisteminin ne denli hızlı genişlediğini gösteriyor. Bu gelişme, Fed’in sıkılaştırma politikalarının yarattığı endişeleri bir nebze olsun dengeleyerek piyasalara iyimser bir hava katmıştır.
Amerika Ekonomisi ve Temel Veriler
Fed tutanakları ve Nvidia’nın kazançları kadar, Amerika ekonomisinden gelen diğer veriler de piyasaların yönünü belirlemede etkili oldu. Ülkede dün açıklanan verilere göre, 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı %7,01’e inerek art arda üçüncü haftada düşüş kaydetti. Mortgage başvuruları ise geçen hafta %1,9 artış gösterdi. Faizlerdeki bu hafif gevşeme ve başvurulardaki artış, konut piyasasında bir miktar canlanma sinyali verse de, genel görünüm hala dikkatli olmayı gerektiriyor. Nitekim, ABD’de ikinci el konut satışları nisanda %1,9 azalışla beklentilerin altında gerçekleşti.
Bu veriler, konut piyasasının yüksek faiz oranları ve genel ekonomik belirsizlikler altında tam anlamıyla toparlanamadığını gösteriyor. Konut sektörü, ABD ekonomisi için önemli bir gösterge olduğundan, buradaki yavaşlama genel büyüme üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in küresel enflasyon oranlarının düştüğünü ancak hizmet sektörü fiyatlarındaki inatçı artışın bu düşüşleri aksattığını belirtmesi, Fed’in neden faiz indirimleri konusunda aceleci davranmadığını da açıklıyor. Hizmet enflasyonu, iş gücü maliyetleri ve güçlü talep nedeniyle düşüşte daha dirençli olabilen bir kalemdir.
Piyasa göstergelerine bakıldığında ise, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi %4,43 seviyesine yükselirken, dolar endeksi (DXY) %0,2 artışla 104,9 seviyesinden günü tamamladı. Bu yükselişler, Fed’in şahin tutumunun ve güvenli liman arayışlarının bir yansıması olarak yorumlanabilir. Doların güçlenmesi ve tahvil getirilerinin artması, gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı yaratma potansiyeli taşımaktadır.
Emtia piyasalarında ise düşüş eğilimi hakim oldu. Üst üste üçüncü işlem gününe taşıdığı düşüşle dün %1,8 gerileyen altının ons fiyatı, şu sıralarda önceki kapanışının %0,2 altında 2 bin 373 dolardan alıcı buluyor. Brent petrolün varil fiyatı da dördüncü işlem gününe düşüşle girerek %0,3 azalışla 81,2 dolardan işlem görüyor. Son dönemde dikkat çeken bakırın libresi ise dün %6,4’lük sert bir düşüşle 4,8 dolara geriledi. Emtia fiyatlarındaki bu düşüşler, küresel ekonomik büyüme beklentilerindeki belirsizliklerin ve güçlü doların etkisini yansıtıyor olabilir.
New York borsasında dün Nasdaq endeksi %0,18, S&P 500 endeksi %0,27 ve Dow Jones endeksi %0,51 azalış kaydetti. Ancak Nvidia’nın rekor gelir duyurusunun ardından ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne pozitif bir seyirle başladı ve piyasaların bu karmaşık tabloya nasıl tepki vereceği merak konusu oldu.
Avrupa ve Asya Piyasalarında Son Durum
Avrupa borsalarında da dün negatif bir seyir öne çıkarken, bugün gözler bölge genelinde açıklanacak olan öncü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine çevrildi. Analistler, öncü imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin bölgede ekonomik aktiviteye dair önemli sinyaller verebileceğini ve söz konusu verilerin ardından piyasalarda oynaklığın artabileceğini belirtiyorlar. PMI verileri, ekonomik sağlığın erken bir göstergesi olarak kabul edilir ve beklentilerin üzerinde veya altında gelmesi piyasa tepkilerini şekillendirir.
Öte yandan, İngiltere’de dün açıklanan makroekonomik verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) nisanda aylık %0,3 ve yıllık %2,3 artışla öngörüleri aştı. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) para politikası kararları üzerindeki baskıyı artırdı. Para piyasasındaki fiyatlamalarda enflasyon verileri sonrası, BoE’nin eylülde faiz indirimine gitme ihtimali %76’ya gerilerken, yıl genelinde iki kez faiz indirimine gideceğine ilişkin öngörüler de zayıfladı. Yüksek seyreden enflasyon, BoE’nin daha ihtiyatlı hareket etmesine neden olabilir.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi %0,55, Almanya’da DAX 40 endeksi %0,25, Fransa’da CAC 40 endeksi %0,61 ve İtalya’da MIB 30 endeksi %0,41 geriledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında da karışık bir seyir hakim oldu. Japonya’da öncü imalat sanayi PMI’ın son bir yılda ilk kez 50 seviyesinin üzerine çıkarak 50,5 ile beklentileri aşması, ülke pay piyasalarında risk iştahını artırdı. Bu durum, Japonya ekonomisinde bir canlılığa işaret ediyor. Ancak hizmet PMI’ın 53,6’ya gerilemesi, sektörler arası farklılaşmanın devam ettiğini gösteriyor.
Öte yandan, Güney Kore Merkez Bankası politika faizini değiştirmeyerek %3,50 seviyesinde sabit tuttu. Bankanın Başkanı Rhee Chang Yong’un, faiz artırım ihtimalinin sınırlı olduğunu söylemesinin ardından ülke pay piyasaları kayıplarını telafi etti. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi %1,2 ve Güney Kore’de Kospi endeksi %0,2 artarken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi %1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi %1,5 azalış kaydetti. Çin ekonomisindeki yavaşlama endişeleri ve Hong Kong’daki siyasi belirsizlikler, bu piyasaların performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Yurt İçi Piyasalar: TCMB Faiz Kararı ve BIST 100 Rekoru
Yurt içinde ise dün dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre %0,04 artışla 10.899,28 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Bu rekor seviye, Türk varlıklarına olan ilginin devam ettiğini gösteriyor. Ancak bugün yurt içi piyasaların odağında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kritik faiz kararı yer alıyor.
AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tamamı, TCMB’nin politika faizini %50’de sabit bırakmasını bekliyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise %45 olarak hesaplandı. Bu beklentiler, TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşunu sürdüreceği ve faizleri belirli bir süre daha yüksek seviyelerde tutarak enflasyonda kalıcı düşüş sağlamayı hedeflediği şeklinde yorumlanabilir. Faizlerin sabit tutulması, dezenflasyon sürecine katkı sağlarken, aynı zamanda yatırım ve büyüme üzerindeki etkileri de beraberinde getirecektir.
Ekonomiye dair olumlu sinyallerden biri de Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) düşüş eğilimini sürdürerek 263,1 baz puan ile Şubat 2020’den bu yana en düşük seviyesine gerilemesi oldu. CDS’teki bu düşüş, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetlerinin azalması ve ülke risk algısının iyileşmesi açısından son derece önemli. Bu durum, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveninin arttığını ve sermaye girişleri için daha cazip bir ortam oluştuğunu gösteriyor. Dolar/TL kuru ise dün yatay bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının hemen üzerinde 32,1899’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,1940 seviyesinden işlem görüyor. Kurdaki istikrarlı seyir, uygulanan ortodoks politikaların döviz piyasası üzerindeki olumlu etkilerini yansıtıyor.
Piyasa Analistlerinin Bakışı ve Önemli Seviyeler
Analistler, bugün yurt içinde TCMB’nin faiz kararının yanı sıra tüketici güven endeksi ile haftalık para ve banka istatistiklerinin yakından takip edileceğini belirtiyor. Yurt dışında ise dünya genelinde öncü PMI verileri ve ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları önemli olacak. Bu veriler, küresel ve yerel ekonomik aktivitenin nabzını tutmada kritik rol oynayacak.
Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.000 ve 11.100 seviyelerinin direnç, 10.800 ve 10.700 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydeden analistler, volatil piyasa koşullarında yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Özellikle direnç seviyelerinin kırılması halinde yeni zirveler test edilebilirken, destek seviyelerinin altına inilmesi kar satışlarını beraberinde getirebilir. Yatırımcıların hem makroekonomik gelişmeleri hem de teknik seviyeleri bir arada değerlendirerek stratejilerini oluşturmaları önem taşıyor.
Piyasalarda Bugün Takip Edilecek Veriler:
- 10.00 Türkiye: Mayıs ayı tüketici güven endeksi
- 10.30 Almanya: Mayıs ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
- 11.00 Avro Bölgesi: Mayıs ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
- 11.30 İngiltere: Mayıs ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
- 14.00 Türkiye: TCMB’nin faiz kararı
- 14.30 Türkiye: Haftalık para ve banka istatistikleri
- 15.30 ABD: Haftalık işsizlik başvuruları
- 16.45 ABD: Mayıs ayı imalat sanayi/hizmet sektörü/bileşik PMI
- 17.00 ABD: Nisan ayı yeni konut satışları
Özetle, küresel piyasalar Fed’in şahin mesajları ve Nvidia’nın parlayan yıldızı arasında karmaşık bir denge arayışında. Türkiye ise hem küresel rüzgarlara karşı koymaya hem de kendi iç dinamikleriyle ekonomik istikrarı sağlamaya çalışıyor. TCMB’nin faiz kararı ve açıklanacak diğer önemli veriler, hem yerel hem de küresel piyasaların önümüzdeki dönemdeki seyrini belirlemede kilit rol oynayacak.