Türkiye Ekonomisi 2023 Üçüncü Çeyrek: Faiz İndirimleri, Kredi Notu Artışları ve Piyasa Gelişmeleri
2023 yılının üçüncü çeyreği, Türkiye ekonomisi açısından önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu. Yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz indirimlerine başlarken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından olumlu not artışları geldi. Bu gelişmeler, finansal piyasalarda dalgalanmalara ve BIST 100 endeksinde rekor seviyelere yol açtı.
TCMB’nin Faiz İndirimleri ve Para Politikası Kararları
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), temmuz ayında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 300 baz puan düşürerek %43’e çekti. Bu karar, enflasyonla mücadele ve ekonomik büyümeyi destekleme hedefleri doğrultusunda atılmış bir adım olarak değerlendirildi. Kurul, ayrıca Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını %49’dan %46’ya, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise %44,5’ten %41,5’e indirdi.
Eylül ayında ise TCMB, politika faizini 250 baz puan daha düşürerek %40,5’e indirdi. Gecelik vadede borç verme faiz oranı %46’dan %43,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise %41,52’den %39’a çekildi. Bu indirimler, piyasalarda faiz oranlarının düşeceği beklentisini güçlendirdi ve yatırım kararlarını etkiledi.
TCMB’nin faiz indirim kararları, enflasyonla mücadeledeki başarıya ve ekonomik koşullardaki iyileşmeye işaret ediyordu. Ancak, bazı ekonomistler bu indirimlerin erken ve hızlı olduğunu savunarak, enflasyon riskinin devam ettiğini ve daha dikkatli bir para politikası izlenmesi gerektiğini belirtti.
Kredi Notu Artışları ve Uluslararası Değerlendirmeler
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu “B1″den “Ba3″e yükseltirken, not görünümünü “durağan”a çevirdi. Bu not artışı, Türkiye ekonomisine duyulan güvenin arttığını ve ülkenin kredi riskinin azaldığını gösterdi. Moody’s’in kararı, Türkiye’nin ekonomik reformlarına ve makroekonomik istikrarı sağlama çabalarına yönelik bir takdir olarak değerlendirildi.
Fitch Ratings de Türkiye’nin kredi notunu “BB-” olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü “durağan” olarak korudu. Fitch Ratings’in bu kararı, Türkiye’nin ekonomik görünümünde önemli bir değişiklik olmadığına işaret etti. Ancak, Fitch Ratings de Türkiye’nin ekonomik reformlarına devam etmesi ve makroekonomik istikrarı güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Kredi notu artışları ve uluslararası değerlendirmeler, Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki itibarını artırdı ve ülkeye yönelik yatırımcı ilgisini canlandırdı. Bu durum, Türkiye’nin dış finansman imkanlarını iyileştirdi ve ekonomik büyümeyi destekledi.
Kur Korumalı Mevduat (KKM) Hesaplarında Değişiklikler
TCMB, 23 Ağustos’tan itibaren gerçek kişiler için Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında yenileme ve açılış işlemlerinin yapılmayacağını duyurdu. Bu karar, KKM uygulamasının kademeli olarak sona erdirileceğine işaret etti. TCMB, bu adımı atarak döviz talebini azaltmayı ve Türk lirasının değerini istikrara kavuşturmayı amaçladı.
Tüzel kişiler için KKM hesaplarında yenileme ve açılış işlemleri daha önce şubat ayında durdurulmuştu. KKM uygulamasının sona erdirilmesi, piyasalarda farklı tepkilere yol açtı. Bazı ekonomistler bu kararı olumlu karşılarken, bazıları ise döviz talebinin artabileceği ve Türk lirasının değer kaybedebileceği endişesini dile getirdi.
BIST 100 Endeksi ve Döviz Kurları
Yurt içinde yürütülen dezenflasyon sürecinin olumlu ilerlemesi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona ereceğine dair iyimserlikler ve Orta Doğu’daki tansiyonun yatışmasıyla jeopolitik risklerin azalması, 2023’ün üçüncü çeyreğinde BIST 100 endeksindeki yükselişi destekledi. Endeks, 11.605,30 puanla rekor kırarak yılın üçüncü çeyreğini %10,7 artışla 11.012,12 puandan tamamladı. Bu yükseliş, yatırımcıların risk iştahının arttığını ve Türkiye ekonomisine duyulan güvenin arttığını gösterdi.
Dolar/TL kuru da yılın üçüncü çeyreğini %4,5 artışla 41,5851’den tamamladı. Kurdaki bu artış, enflasyonist baskıların devam ettiğine ve Türk lirasının değer kaybettiğine işaret etti. TCMB’nin faiz indirimleri ve KKM uygulamasındaki değişiklikler, döviz kurları üzerinde etkili oldu ve piyasalarda dalgalanmalara yol açtı.
Yılın Son Çeyreğinde Finansal Piyasalar
Finansal piyasalar, yılın son çeyreğinde ABD’de federal hükümetin bütçe yetersizliği nedeniyle kapanması, teknoloji ve yapay zeka şirketlerine ilişkin yüksek değerleme endişeleri, jeopolitik riskler ve Fed yetkililerinin faiz indirimi konusunda ayrışan mesajlarıyla dalgalı bir seyir izledi. Bu gelişmeler, küresel piyasalarda risk algısını artırdı ve yatırımcıların temkinli davranmasına neden oldu.
ABD’de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki bütçe anlaşmazlığı, hükümetin 43 günle tarihinin en uzun kapanma süresini yaşamasına yol açtı. Bu durum, ABD ekonomisine ilişkin endişeleri artırdı ve Fed’in faiz politikasına ilişkin belirsizlikleri körükledi. Küresel piyasalar, ABD’deki siyasi ve ekonomik gelişmelerden olumsuz etkilendi.
ABD’li teknoloji şirketlerine ilişkin “yüksek değerleme” endişeleri, ABD ile Çin arasındaki ticari ilişkilerde gerilimin devam etmesi ve özellikle Rusya-Ukrayna kaynaklı jeopolitik riskler de küresel piyasalarda risk iştahının törpülenmesine neden oldu. Bu faktörler, yatırımcıların daha güvenli limanlara yönelmesine ve gelişmekte olan ülke piyasalarından çıkış yapmasına yol açtı.
Öte yandan, ABD ve Venezuela arasındaki gerilimin de etkileri yakından takip edildi. Bu gerilim, petrol fiyatlarının yükselmesine ve enerji piyasalarında belirsizliğin artmasına neden oldu.
Sonuç
2023’ün üçüncü çeyreği, Türkiye ekonomisi için hem olumlu hem de zorlu gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu. TCMB’nin faiz indirimleri, kredi notu artışları ve BIST 100 endeksindeki yükseliş, ekonomiye duyulan güvenin arttığını gösterdi. Ancak, KKM uygulamasındaki değişiklikler, döviz kurlarındaki artış ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar, risklerin devam ettiğine işaret etti. Türkiye ekonomisi, 2023’ün son çeyreğinde küresel ve yerel faktörlerin etkisiyle dalgalı bir seyir izledi. Önümüzdeki dönemde, Türkiye ekonomisinin performansı, enflasyonla mücadele, ekonomik reformlar ve jeopolitik gelişmeler gibi faktörlere bağlı olacak.