Küresel Piyasalar Fed ve ECB’nin Gölgesinde: Faiz Beklentileri, Enflasyon ve Yeni Rüzgarlar
Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen “temkinli” sözlü yönlendirmelerin ardından karışık bir seyir izlemeye devam ediyor. Yatırımcılar, Fed yetkililerinin devam etmesi beklenen açıklamalarının yanı sıra, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı kritik konuşmaya odaklanmış durumda. Bu gelişmeler, faiz indirimlerinin zamanlaması ve küresel ekonomik görünüm üzerindeki belirsizlikleri derinleştiriyor.
Piyasalarda bu yıl Fed’in ilk faiz indirimini gerçekleştireceğine dair güçlü bir iyimserlik bulunmasına rağmen, banka yetkililerinin faiz indirimleri konusunda aceleci davranılmaması gerektiği yönündeki vurguları fiyatlamaları oldukça zorlaştırıyor. Fed’in kademeli ve veri odaklı yaklaşımı, yatırımcıların beklentilerini sürekli olarak gözden geçirmesine neden oluyor. Analistler, hafta boyunca sürecek olan Fed yetkililerinin açıklamalarını dikkatle takip ederken, özellikle yarın yayımlanacak olan bankanın son toplantı tutanaklarından Fed’in gelecek dönem para politikasına dair önemli ipuçları edinmeyi umuyorlar. Bu tutanaklar, faiz kararlarının arkasındaki düşünce süreçlerini ve Fed üyelerinin beklentilerini daha net ortaya koyabilir.
Fed’in Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michael Barr, geçtiğimiz günkü konuşmasında, yılın ilk çeyreğindeki enflasyon verilerinin hayal kırıklığı yarattığını ve para politikasını gevşetmek için gereken güveni henüz sağlamadığını açıkça belirtti. Barr, enflasyonun hedeflenen seviyeye düşürülmesi sürecinde Fed’in çalışmalarına devam etmesi için sıkı para politikasının sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı. Bankanın mevcut durumda istikrarlı kalmak ve ekonomik gelişmeleri yakından izlemek için iyi bir konumda olduğunu ifade eden Barr, bu sürecin sabır ve kararlılık gerektirdiğinin altını çizdi. Bu açıklamalar, piyasadaki erken faiz indirimi beklentilerini yeniden şekillendirdi.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson da benzer bir tonda, enflasyonla mücadele sürecinde son dönemde yaşanan yavaşlamanın kalıcı olup olmayacağını söylemek için henüz erken olduğuna dikkat çekti. Jefferson, politika faizinin zaman içindeki uygun duruşuna ilişkin değerlendirmelerini yaparken, gelen makroekonomik verileri, gelişen ekonomik görünümü ve risk dengesini titizlikle dikkate alacağını belirtti. Bu, Fed’in kararlarında veri bağımlılığının kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic ise bu yılki verilerin enflasyonun daha yavaş düşeceğini gösterdiğini ifade ederek, hem bu yıl hem de gelecek yılda enflasyonun kademeli bir yavaşlama eğilimi göstermesini beklediklerini aktardı. Bankanın halen hedeflerine ulaşmak için gidecek yolu olduğunu belirten Bostic, Fed’in ekonominin gidişatına ilişkin her türlü olasılığa açık olduğunu ve esnek bir yaklaşım sergileyeceğini vurguladı. Bu esneklik, piyasaların gelecekteki politika adımlarını tahmin etmesini zorlaştırıyor.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly de enflasyonun kesin olarak düşüp düşmediğinin henüz netleşmediğini ve faiz oranlarını ayarlama konusunda bir “aciliyetin” bulunmadığını kaydetti. Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester ise enflasyon risklerinin yukarı yönlü olduğunu belirterek, bankanın dikkatli olması gerektiği mesajını verdi. Fed yetkililerinin genel olarak temkinli ve sabırlı duruşu, piyasalarda faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin ötelenmesine yol açıyor ve dolar endeksini destekleyici bir etki yaratıyor.
Öte yandan, yapay zeka teknolojilerindeki lider şirketlerden Nvidia’nın yarın açıklanması beklenen finansal sonuçları da yatırımcıların odağında yer alıyor. Analistler, bu sonuçların teknoloji sektörü ve genel piyasalar üzerinde önemli bir etki yaratabileceğini ve hisse ile şirket bazlı oynaklığın artabileceğini dile getirdi. Şirketin hisse fiyatının yıl başından bu yana yüzde 90’ın üzerinde değer kazanması, yapay zeka alanındaki yoğun ilgiyi ve beklentileri açıkça gösteriyor. Nvidia’nın performansı, yapay zeka ekosisteminin genel sağlığı hakkında önemli ipuçları sunacak.
Teknoloji dünyasından bir diğer önemli haber ise Microsoft’un Qualcomm’un yapay zeka çiplerine sahip yeni “Surface” bilgisayarlarını tanıtması oldu. Bu gelişmenin ardından Microsoft’un hisseleri yüzde 1’in üzerinde kazançla günü tamamlarken, Qualcomm’un hisseleri de yüzde 2 yükselerek yeni teknolojilere olan piyasa ilgisini yansıttı. Ancak, bankacılık sektöründe farklı bir dinamik yaşandı: JPMorgan Chase’in hisseleri, üst yöneticisi (CEO) Jamie Dimon’un emekliliğinin belirtilenden daha erken olabileceğinin sinyalini vermesiyle yüzde 4,5 düştü. Liderlik değişimleri, büyük şirketlerde genellikle piyasa reaksiyonlarına neden olabilen hassas konulardır.
Bu gelişmelerle birlikte dün ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artışla yüzde 4,5 seviyesine yükselirken, dolar endeksi de yüzde 0,1 yükselişle 104,6 seviyesinden günü tamamladı. Bugün ise dolar endeksi yatay bir seyir izliyor. Fed’in sıkı para politikası duruşunun sürdürülmesi, tahvil faizlerini yukarı yönlü etkilemeye devam ediyor ve bu durum küresel borçlanma maliyetleri üzerinde de baskı yaratıyor.
Emtia piyasalarında ise dikkat çekici hareketler gözlendi. Dün 2 bin 450 doları test ederek rekor tazeleyen altının ons fiyatı, günü yüzde 0,5 değer kazancıyla 2 bin 426 dolardan kapattı. Altının bu yükselişi, küresel ekonomik belirsizlikler, jeopolitik riskler ve enflasyon endişelerinin birleşiminden besleniyor. Ancak, şu sıralarda ons altın fiyatı önceki kapanışının yüzde 0,5 altında 2 bin 414 dolardan alıcı buluyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,6 azalışla 83 dolardan işlem görürken, küresel talep ve arz dengesi yakından izleniyor. Endüstriyel metallerden bakırın libresi ise 5 doların üzerinde, tarihi zirvesine yakın seyretmeye devam ederek küresel ekonomik büyüme beklentileri açısından olumlu bir sinyal veriyor.
Kripto para piyasaları da hareketli bir gün geçirdi. Dün Ethereum borsa yatırım fonu (ETF) başvurularının onaylanacağına ilişkin haber akışının ardından, Bitcoin günü yüzde 5’in üzerinde değer kazanarak 70 bin 421 dolardan tamamladı. Bitcoin, bugün de yükselişini sürdürerek yüzde 2,2 artışla 71 bin 100 dolardan işlem görüyor. Ethereum da benzer bir ivmeyle dün yüzde 13,8 artışla 3 bin 500 dolara çıkarken, bugün de önceki kapanışının yüzde 4,2 üzerinde 3 bin 650 dolardan alıcı buluyor. Kripto paraların bu yükselişi, kurumsal ilginin artması ve potansiyel düzenleyici onayların piyasadaki güveni tazelediğini gösteriyor.
New York borsasında dün Nasdaq endeksi yüzde 0,65 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,09 yükselirken, Dow Jones endeksi yüzde 0,49 azalış kaydetti. Böylece Nasdaq, 16.794,87 puan ile kapanış rekorunu tazeleyerek teknoloji hisselerindeki güçlü performansın altını çizdi. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir seyirle başladı. Piyasaların geneli, şirket kazançları ve makroekonomik veriler arasında denge arayışını sürdürüyor.
Avrupa borsalarında ise dün İtalya hariç genel olarak pozitif bir seyir öne çıktı. Bugün tüm gözler, ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı konuşmaya çevrildi. Analistler, ECB’nin haziran ayında ilk faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakıldığını anımsatarak, bankanın bu yıl toplamda 25’er baz puandan 3 kez faiz indirimi gerçekleştireceğinin piyasalar tarafından fiyatlandığını bildirdi. Lagarde’ın bugünkü sözlü yönlendirmeleri, ECB’nin gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin daha somut ipuçları verebilir. Ayrıca, bölge genelinde açıklanacak yoğun veri gündemi de yatırımcıların odağında bulunuyor ve piyasaların yönünü etkileyebilir.
Avrupa’daki endeks performanslarına bakıldığında, dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,05, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,33 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,35 yükselirken, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,62 geriledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık bir başlangıç yaptı. Bu farklılıklar, ülkeye özgü ekonomik koşulların ve sektör performanslarının piyasalar üzerindeki etkisini gösteriyor.
Asya pay piyasalarında ise genel olarak negatif bir seyir hakim oldu. Özellikle Çinli elektrikli araba üreticisi Li Auto’nun zayıf finansal sonuçları, bu seyirde önemli bir rol oynadı. Şirket, bir önceki yıla göre yüzde 52,9’luk bir artışla yaklaşık 80 bin 400 araç teslim ettiğini bildirmesine rağmen, yine bir önceki yıla göre yüzde 36,7’lik bir net gelir düşüşü ve 584,9 milyon yuan faaliyet zararı açıkladı. Bu beklenmedik kötü performans, Li Auto’nun Nasdaq’da işlem gören hisselerinin yaklaşık yüzde 13 değer kaybetmesine neden oldu ve elektrikli araç sektöründeki rekabetin zorluklarını gözler önüne serdi.
Öte yandan, Japonya’nın en büyük üç finans şirketi olarak bilinen Mitsubishi UFJ, Sumitomo Mitsui FG ve Mizuho Financial’ın 2023 mali yılı toplam net karının ilk kez 3 trilyon yeni aşarak şimdiye kadarki en yüksek yıllık seviyesine ulaştığı bildirildi. Bu, Japon bankacılık sektörünün güçlü performansını ve ekonomik toparlanmaya olan katkısını gösteriyor. Dolar/yen paritesi ise yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşırken, bugün parite yüzde 0,1 artışla 156,4 seviyesinden işlem görüyor. Japon yeni, özellikle ABD faiz beklentilerindeki değişimlere karşı hassasiyetini koruyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,8 geriledi. Asya piyasalarındaki bu düşüşler, küresel ekonomik görünümdeki belirsizlikler ve bölgesel şirket haberlerinin etkisiyle gerçekleşti.
Yurt içinde ise dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,90 artışla 10.739,57 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Endeks, gördüğü en yüksek seviye rekorunu da 10.775,00 puana taşıdı. Bu rekor seviyeler, yatırımcıların Türk ekonomisine ve şirketlerine olan güvenini gösteriyor.
Gündeme ilişkin dün değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonu düşürmeye kararlı olduklarını net bir dille ifade etti. Bakan Şimşek, “Gelecek sene enflasyonu yüzde 14’e, bir sonraki sene de tek haneye düşürmek için maliye, para ve gelirler politikasında geri adım atmayacağız” dedi. Bu kararlı duruş, Orta Vadeli Program hedeflerine ulaşma konusundaki hükümetin taahhüdünü pekiştiriyor ve enflasyonla mücadele sürecindeki beklentileri şekillendiriyor. Dolar/TL kuru ise dün yatay bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının hemen üzerinde 32,2079’dan tamamlamasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,2250 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu belirtirken, yurt dışında ise Almanya’da açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Avro Bölgesi’nde cari işlemler ve dış ticaret dengesi verileri ile ECB Başkanı Lagarde’ın konuşmasının yakından takip edileceğini vurguladı. Almanya ÜFE verisi, Avro Bölgesi enflasyon dinamikleri hakkında önemli sinyaller verirken, cari işlemler ve dış ticaret dengesi ise bölgenin ekonomik sağlığı açısından kritik göstergelerdir. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.800 ve 11.000 seviyelerinin direnç, 10.700 ve 10.600 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydeden analistler, piyasalardaki oynaklığın devam edebileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca ekonomik veriler ve gelişmeler ise şu şekilde sıralanıyor:
09.00 Almanya, nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
11.00 Avro Bölgesi, mart ayı cari işlemler dengesi
11.00 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması
12.00 Avro Bölgesi, mart ayı dış ticaret dengesi