Fed Kararları ve Küresel Piyasalardaki Etkileri: Dolar, Altın, Teknoloji Hisse Senetleri ve Jeopolitik Gelişmeler
Küresel piyasalar, jeopolitik riskler ve siyasi belirsizliklerin gölgesinde, teknoloji sektörüne olan iyimser bakış açısıyla dengelenmeye çalışıyor. Yatırımcıların dikkati, bu akşam açıklanacak olan ABD Merkez Bankası (Fed) para politikası kararlarına odaklanmış durumda. Fed’in faiz kararı, doların seyri, altın fiyatları, teknoloji hisselerinin performansı ve genel piyasa eğilimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Bu nedenle, yatırımcılar ve analistler, Fed’in açıklamalarını ve Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı sözlü yönlendirmeyi yakından takip edecekler.
ABD’nin İran’a olası müdahalesi ve hükümetin yeniden kapanma riski gibi faktörler, piyasalarda tedirginliğe yol açsa da, yatırımcılar fırsat gördükleri alanları değerlendirme arayışında. Özellikle yapay zeka alanındaki beklentiler, teknoloji sektörüne olan ilgiyi artırarak risk iştahını destekliyor. Ancak, jeopolitik gerilimler ve ekonomik riskler, piyasalarda dalgalanmalara neden olabilecek potansiyele sahip. Bu nedenle, yatırımcıların dikkatli ve temkinli bir şekilde hareket etmeleri gerekiyor.
ABD’nin farklı coğrafyalardaki jeopolitik gerilimlere dahil olma olasılığı, dolar endeksi, tahvil piyasası ve altın fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor. Dolar endeksi, son dönemde düşüş göstererek Şubat 2022’den bu yana en düşük seviyelerine geriledi. Eski ABD Başkanı Donald Trump, doların değer kaybını değerlendirerek, doların “harika” durumda olduğunu ifade etti. Ancak, doların zayıflaması, özellikle gelişmekte olan ülke ekonomileri için çeşitli riskler oluşturabilir.
Trump, Çin ve Japonya’nın para birimlerini devalüe etmek istediklerini ve bu durumun rekabeti zorlaştırdığını belirtti. Dolar endeksindeki düşüş, altının alternatif maliyetini azaltarak, güvenli liman talebinin arttığı bu dönemde altın fiyatlarında yükselişe neden oldu. Altının ons fiyatı, tarihi zirvelerini yenileyerek 5 bin 262 dolara kadar yükseldi. Şu sıralarda, altının ons fiyatı yüzde 1,5 artışla 5 bin 253 dolardan işlem görüyor. Altın, jeopolitik belirsizlikler ve enflasyon endişeleri nedeniyle yatırımcılar için güvenli bir liman olma özelliğini koruyor.
Tahvil piyasasında ise ABD’de hükümetin yeniden kapanma riski ve Fed’in faiz kararı fiyatlamaları etkiliyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 4,23’e yükseldi ve yeni günde 4,24 seviyesinde bulunuyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş, şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırarak ekonomik büyümeyi yavaşlatabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Analistler, Fed’in bu akşam açıklayacağı faiz kararının piyasalar için kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Para piyasalarındaki beklentiler, Fed’in politika faizini sabit tutacağı yönünde. Ancak, Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı sözlü yönlendirmenin tonlaması, piyasalarda oynaklığın artmasına neden olabilir. Yatırımcılar, Powell’ın açıklamalarında gelecekteki faiz politikalarına dair ipuçları arayacaklar. Özellikle enflasyon ve istihdam verilerine ilişkin değerlendirmeler, piyasaların yönünü belirleyebilir.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola, mevcut enflasyon ve istihdam dinamiklerinin Fed’i bugün beklemede tutacağını öngörüyor. Sonola, istihdamın zayıfladığına veya enflasyonun hızlandığına dair işaretler görülene kadar para politikasının sıkı kalacağını ve bu yıl toplam iki faiz indirimi beklediklerini ifade etti. Enflasyonun kontrol altına alınması ve istihdam piyasasının sağlıklı bir şekilde işlemesi, Fed’in faiz politikalarını şekillendirecek temel faktörler olacak.
Makroekonomik veri tarafında, ABD’de Conference Board Tüketici Güven Endeksi ocak ayında 84,5’e gerileyerek 2014’ten bu yana en düşük seviyesini kaydetti. Tüketici güvenindeki düşüş, harcamaların azalmasına ve ekonomik büyümenin yavaşlamasına işaret edebilir. Bu nedenle, tüketici güven endeksi, ekonominin genel sağlığı hakkında önemli bir gösterge olarak yakından takip ediliyor.
Teknoloji Devlerinin Bilançoları Piyasaları Etkileyecek
Kurumsal tarafta, ABD’li teknoloji devlerinden Meta, Microsoft, Tesla, IBM’in bugün, Apple’ın ise perşembe günü açıklayacağı finansal sonuçlar yakından izlenecek. Teknoloji şirketlerinin performansı, genel piyasa eğilimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Özellikle yapay zeka, bulut bilişim ve elektrikli araçlar gibi alanlardaki gelişmeler, yatırımcıların ilgisini çekiyor.
Bilançosunu yayımlayan General Motors’un karı beklentileri aşarken, şirket 6 milyar dolarlık yeni hisse geri alım yetkisi açıkladı. General Motors’un hisseleri yaklaşık yüzde 9 arttı. Şirketlerin karlılıkları ve hisse geri alım programları, yatırımcı güvenini artırarak hisse senedi fiyatlarını destekleyebilir.
Bu gelişmelerle New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 0,41, Nasdaq endeksi yüzde 0,91 yükselirken, Dow Jones endeksi yüzde 0,83 düştü. S&P 500 endeksi kapanış rekorunu tazeledi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı. Piyasalardaki dalgalanmalar, yatırımcıların dikkatli olmasını gerektiriyor.
Avrupa Borsaları ve Avro/Dolar Paritesi
Avrupa borsalarında dün Almanya hariç alıcılı bir seyir öne çıkarken, avro/dolar paritesindeki yükseliş dikkat çekti. Doların majör para birimleri karşısında zayıflaması, avro/dolar paritesini yaklaşık son 4,5 yılın en yüksek seviyesine taşıdı. Dün, avro/dolar paritesi 1,2082’ye çıkarak Haziran 2021’den bu tarafa en yüksek seviyesini gördü. Avro’nun değer kazanması, Avrupa ekonomisi için hem avantajlar hem de dezavantajlar yaratabilir.
Analistler, avronun dolar karşısında değerlenmesinde birçok etmeninin aynı anda çalıştığını belirtiyor. Piyasaların ABD’de faizlerin hızla düşeceğini fiyatlaması doları zayıflatan nedenler arasında bulunuyor. Ayrıca, Trump’ın belirsizlik içeren politikaları da dolar üzerinde baskı yaratıyor. Enflasyon hedeflerine ulaşan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yıl genelinde ilave faiz indirimi yapmayacağına yönelik beklentilere karşın, Fed’in yeni başkanıyla birlikte gevşeme sürecine gireceği öngörüleri de avro’yu destekliyor.
ECB İcra Kurulu Üyesi Piero Cipollone, artan jeopolitik gerilimlerin Avrupa’nın tamamen kendi kontrolü altında ödeme sistemleri geliştirmesi gerektiği fikrini güçlendirdiğini söyledi. Avrupa’nın finansal bağımsızlığını artırma çabaları, küresel finans sisteminde önemli değişikliklere yol açabilir.
Hindistan ve Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan anlaşma da gündemin odağında yer aldı. Söz konusu anlaşmayla sanayi ve tüketim mallarında karşılıklı gümrük vergilerinin düşürülmesi, bazı tarım ürünlerinin ise kapsam dışında tutulması bekleniyor. Ayrıca anlaşmayla birlikte AB menşeli otomotiv sektörünün daha geniş bir pazar hacmine ulaşacağı tahmin ediliyor. Serbest ticaret anlaşmaları, küresel ticareti artırarak ekonomik büyümeye katkıda bulunabilir.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, “Avrupa’nın ABD olmadan kendini savunamayacağı” yönündeki açıklamaları hakkında “Çeşitli cephelerde giderek daha dirençli ve bağımsız hale gelmeyi sağlamaya kararlıyız.” dedi. Avrupa’nın savunma kapasitesini artırma çabaları, transatlantik ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcına işaret edebilir.
Bu gelişmelerle, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,58, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,27, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,09 yükselirken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,15 düştü. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.
Asya Piyasaları ve Japonya Merkez Bankası
Asya tarafında Japonya hariç pozitif bir seyir izlenirken, bu akşam Fed’in alacağı para politikaları kararları ve Fed Başkanı Powell’ın yapacağı sözle yönlendirme bölge gündeminin merkezinde yer alıyor. Bölgedeki teknoloji ve yarı iletken sektöründeki iyimserlikler, piyasalardaki risk iştahını besliyor. Çin’in Nvidia’nın H200 yapay zeka çiplerinin ilk partisinin ithalatına onay verdiği bildirildi. Asya’daki teknoloji şirketlerinin performansı, küresel teknoloji sektörünün genel sağlığı hakkında önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Japonya Merkez Bankası (BoJ) 18-19 Aralık’taki para politikası toplantısının tutanaklarını yayımladı. Tutanaklara göre, zayıf yen ve işgücü kıtlığından kaynaklanan artan enflasyon baskılarının, diğer faktörlerin yanı sıra, ek faiz artırımlarının zamanlaması için önemli etkenler olarak değerlendirildiği belirtildi. Bazı üyeler gelecekteki faiz artışları konusunda temkinli davranmayı tercih ederken, diğerleri şirketlerin ücret artışlarını hammadde maliyetleriyle birlikte yansıtmasıyla enflasyonun daha da yerleştiğini ve kalıcı hale geldiğini söyledi. Japonya’nın para politikası kararları, Asya piyasaları ve küresel ekonomi üzerinde önemli etkilere sahip olabilir.
Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5 gerilerken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 ve Güney Kore’de Kospi endeksi de yüzde 1,5 yükseldi.
Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Ziyareti
Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,53 değer kaybederek 13.106,99 puanla tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı şubat vadeli kontrat ise dün günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,23 azalışla 14.592,00 puandan tamamladı. Türkiye piyasaları, küresel gelişmelerden ve iç siyasi faktörlerden etkilenmeye devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede, Türkiye-ABD ikili ilişkileri, Suriye’deki son durum, Gazze Barış Kurulu çalışmaları, savunma sanayi başta olmak üzere ticari münasebetler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Türkiye ile ABD arasındaki işbirliğini geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceklerini, ilişkilerin her alanda ileri taşınmasının iki ülkenin de müşterek menfaatine olduğunu ifade etti. Türkiye’nin komşusu Suriye’de ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının tam olarak uygulanmasına büyük önem verdiğini vurgulayan Erdoğan, bu konuda ABD ve Suriye makamlarıyla eş güdüm içinde süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Türkiye-ABD ilişkileri, bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirliği açısından büyük önem taşıyor.
Dolar/TL, dünü 43,4000’dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 43,4120’den işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya’da GfK tüketici güven endeksi, ABD’de haftalık mortgage başvuruları, Fed’in faiz kararı ve Fed Başkanı Powell’ın konuşmasının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.000 ve 12.900 puanın destek, 13.200 ve 13.300 puanın ise direnç konumunda olduğunu ifade etti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Almanya, şubat ayı GfK tüketici güven endeksi
15.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları
22.00 ABD, Fed’in faiz kararı
22.30 ABD, Fed Başkanı Powell’ın konuşması