Küresel piyasalar yön arıyor

Küresel Piyasalar Çatışan Dinamiklerle Yön Arayışında: Ticaret Savaşları, Enflasyon ve Merkez Bankası Politikaları

Küresel piyasalar, başta Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın korumacı ticaret politikaları olmak üzere birçok çelişkili dinamik arasında yolunu bulmaya çalışıyor. Özellikle ticari tarifeler cephesinde yaşanan gelişmeler, yatırımcıların gündemini meşgul ederken, ABD’nin çelik ve alüminyum ithalatına uyguladığı %25’lik gümrük vergileri kısa süre önce yürürlüğe girdi. Bu adımlar, dünya genelinde ticaret savaşlarının yeniden alevlenebileceği endişelerini beraberinde getirdi ve piyasalarda belirsizliği artırdı.

ABD’nin attığı bu adıma karşı uluslararası arenadan hızlı misillemeler gecikmedi. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD’nin tarife uygulamasına karşılık olarak 26 milyar avro değerinde karşı önlemler aldıklarını duyurdu. Von der Leyen, bu tür tarifelerin ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyeceğini, tedarik zincirlerini bozacağını ve tüketiciler için fiyatları artıracağını vurgulayarak, AB’nin bu duruma güçlü ve orantılı bir yanıt verdiğini belirtti. Benzer şekilde, Kanada Maliye Bakanı Dominic LeBlanc da ABD’den yapılan 29,8 milyar Kanada doları tutarındaki ithalata %25 gümrük vergisi uygulanacağını açıklayarak misilleme zincirine katıldı. Analistler, bu tür misilleme açıklamalarının küresel ticaret gerilimlerini tırmandırabileceği ve özellikle imalat sanayii için kritik önem taşıyan metal piyasaları üzerinde derin etkiler yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunuyorlar. Bu gelişmeler, küresel ekonominin kırılgan yapısını ve ticaret politikalarının bir domino etkisi yaratma potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.

ABD Ekonomisinde Enflasyon Beklentileri ve Merkez Bankası Politikaları

Ticaret cephesindeki hareketlilik devam ederken, ABD ekonomisinden gelen veriler de piyasaların odağında yer aldı. Son açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Şubat ayında aylık bazda %0,2, yıllık bazda ise %2,8 ile beklentilerin altında bir artış kaydetti. Değişken enerji ve gıda fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek TÜFE de benzer şekilde Şubat ayında aylık %0,2 ve yıllık %3,1 yükselerek tahminlerin altında gerçekleşti. Bu durum, piyasalarda kısa süreli bir rahatlama yaratmış olsa da, analistler, tarifelerin önümüzdeki aylarda maliyetleri artırarak enflasyonist baskıları yeniden canlandırabileceği endişesinin hala geçerliliğini koruduğuna dikkat çekiyorlar. Dolayısıyla, mevcut enflasyon gerilemesinin geçici olabileceği ihtimali, yatırımcıların temkinli duruşunu sürdürmesine neden oluyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) politikalarına yönelik beklentiler ise güçlü seyrini koruyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in gelecek haftaki toplantısında politika faizini sabit tutacağına neredeyse kesin gözüyle bakıldığını gösteriyor. Ancak, yılın ilk faiz indiriminin Haziran ayında gerçekleştirileceğine dair beklentiler giderek güçleniyor. Bu durum, Fed’in hem enflasyonla mücadele hem de ekonomik büyümeyi destekleme hedefleri arasındaki dengeyi bulma çabasını yansıtıyor. Bugün açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisi, Fed’in gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin ipuçları vermesi açısından yatırımcılar tarafından büyük bir dikkatle takip edilecek. ÜFE verileri, tüketici fiyatlarına yansıyabilecek maliyet baskıları hakkında erken bir gösterge sunması nedeniyle önem taşıyor.

Bu gelişmeler ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi %4,30 seviyesinde dengelenirken, dolar endeksi 103,6 seviyesinde yatay bir seyir izliyor. Küresel risk iştahındaki dalgalanmalar ve merkez bankası beklentileri, altın ve petrol piyasalarını da etkiliyor. Altının ons fiyatı dün %0,7 yükselişle 2.936 dolardan kapanırken, şu sıralarda önceki kapanışın %0,4 üzerinde 2.946 dolardan işlem görüyor. Güvenli liman talebinin artması, altının değer kazanmasında önemli bir rol oynuyor. Brent petrolün varil fiyatı ise güne önceki kapanışın hemen altında 70,7 dolardan başladı. Küresel büyüme beklentileri ve arz-talep dengesindeki belirsizlikler, petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

Küresel Borsalarda Dalgalanma ve Bölgesel Dinamikler

New York Borsası dün karışık bir tablo sergiledi. S&P 500 endeksi %0,49 ve Nasdaq endeksi %1,22 yükseliş kaydederken, Dow Jones endeksi %0,20 düşüşle günü tamamladı. Özellikle teknoloji hisselerinin öncülüğündeki yükseliş, genel piyasa endişelerini bir nebze olsun dengeledi. Ancak ABD’de endeks vadeli kontratlar güne negatif bir başlangıç yaparak gelecek seanslara dair temkinli bir görünüm sergiledi.

Avrupa borsaları dün pozitif bir seyir izlese de, ABD’nin AB’ye yönelik tarife söylemleri yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in ticaret tarifeleri konusundaki sert açıklamaları, Avrupa piyasalarındaki iyimserliği sınırladı. Von der Leyen, gümrük vergilerinin tedarik zincirini bozduğunu, ekonomilere belirsizlik getirdiğini ve işleri tehlikeye attığını belirterek, bunun fiyatları yükselteceğini ve her iki tarafa da zarar vereceğini vurguladı. Bu tür söylemler, özellikle ihracata dayalı Avrupa ekonomileri için önemli riskler taşıyor.

Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları da yatırımcılar tarafından yakından takip edildi. Lagarde, küresel ölçekte olağanüstü yüksek düzeyde bir belirsizlikle karşı karşıya olduklarını ve yeni dönemde fiyat istikrarını korumanın zorlu bir görev olacağını belirtti. Uluslararası düzene ilişkin yerleşik kuralların altüst olduğunu vurgulayan Lagarde, ticaret, savunma ve iklim konularından kaynaklanan şokların Avro Bölgesi’nde enflasyon oranını yükseltme riski taşıdığı uyarısında bulundu. Bu açıklamalar, ECB’nin önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadelede karşılaşabileceği zorluklara işaret ediyor.

Kurumsal tarafta ise Alman silah üreticisi Rheinmetall’in finansal sonuçları dikkat çekti. Geçen yıla ilişkin konsolide satışlarını %36 artırarak 9 milyar 751 milyon avroya ulaştıran şirket, bu yıla ilişkin beklentilerini de paylaşarak satışlarının %25 ila %30 arasında büyümesini beklediğini duyurdu. Rheinmetall’in bakiye siparişleri toplamının geçen yıl %44 artışla rekor seviye olan 55 milyar avroya ulaşması, küresel savunma harcamalarındaki artışın bir göstergesi olarak yorumlandı. Bu olumlu sonuçların ardından şirketin hisseleri günü %9,6 primle tamamladı. Dün, Almanya’da DAX 40 endeksi %1,56, Fransa’da CAC 40 endeksi %0,59, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi %1,61 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi %0,53 değer kazandı. Ancak Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne negatif bir seyirle başladı.

Asya borsalarında ise Japonya hariç genelde negatif bir seyir öne çıktı. Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, enflasyonun hala bankanın hedeflediği %2 seviyesinin altında kalmayı sürdürdüğünü ifade etti. Parlamentoda yaptığı açıklamalarda, gıda fiyatlarının enflasyonu artırdığını ancak çekirdek enflasyonun yavaşça artmasının beklendiğini dile getirdi. Ueda, BoJ’un bilançosunu kademeli olarak küçülttüklerini ve tahvil satın alımlarını düşürdüklerini de sözlerine ekledi. Japonya Maliye Bakanı Katsunobu Kato ise ülkenin fiyat artışlarının ithalat maliyetleriyle yönlendirildiği bir ekonomiden, ücret artışlarıyla yönlendirilen bir ekonomiye geçiş yaptığını belirtti. Bölgede ABD’nin ticari tarifelerine yönelik haber akışı da yakından takip edilirken, Güney Kore Sanayi Bakanı Ahn Duk-geun, çelik sektörünü korumak için hükümetin bu ayın sonunda bir yanıt stratejisi belirleyeceğini söyledi. Bu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 %0,2 yükselirken, Güney Kore’de Kospi %0,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi %0,9 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi de %0,4 düştü.

Türkiye Piyasaları: Merkez Bankası Odağında Enflasyonla Mücadele

Yurt içinde dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü %1,36 değer kazanarak 10.580,26 puandan tamamladı. Türk piyasalarının gözü ise bugün yayımlanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetine çevrildi. Geçen hafta PPK, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 250 baz puan düşürerek %42,50’ye çekmişti. Bu özet, kurulun faiz indirimi kararının ardındaki gerekçeleri ve gelecek dönem para politikasına ilişkin sinyalleri içermesi açısından büyük önem taşıyor.

TCMB Başkanı Fatih Karahan, ABD’deki temasları sırasında yaptığı açıklamalarda, talep koşullarının dezenflasyon sürecini bozmasına izin vermeyeceklerini net bir dille ifade etti. Karahan, “Yüzde 24 olan yıl sonu enflasyon hedefimize ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacağız” diyerek güçlü bir mesaj verdi. Ayrıca, son dönemde enflasyonda gerçekleşen gerilemenin baz etkilerinden ziyade sıkı para politikasının da etkisiyle ana eğilimdeki düşüşten kaynaklandığını değerlendirdiklerini belirtti. Bu açıklamalar, TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşunu ve fiyat istikrarı hedefine olan bağlılığını pekiştirdi. Dolar/TL kuru ise dün yatay seyirle 36,5891’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında bir önceki kapanışının hemen üzerinde 36,5990 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde konut satış istatistikleri, TCMB’nin PPK toplantı özeti, haftalık para ve banka istatistikleri gibi önemli verilerin takip edileceğini belirtiyor. Yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi, ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları gibi kritik ekonomik göstergeler piyasaların yönünü etkileyecek. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.600 ve 10.750 puanın direnç, 10.500 ve 10.400 seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydediyorlar. Küresel ve yerel faktörlerin birleşimi, önümüzdeki dönemde piyasalarda dalgalı bir seyri işaret ediyor.

Bugün Takip Edilecek Önemli Ekonomik Veriler:

  • 10.00 Türkiye: Şubat ayı konut satış istatistikleri
  • 13.00 Avro Bölgesi: Ocak ayı sanayi üretimi
  • 14.00 Türkiye: TCMB PPK toplantı özeti
  • 14.30 Türkiye: Haftalık para ve banka istatistikleri
  • 15.30 ABD: Şubat ayı Üretici Fiyat Endeksi
  • 15.30 ABD: Haftalık işsizlik maaşı başvuruları