Küresel Piyasalar Veri Fırtınası Öncesi Tereddütte

Küresel Piyasaların Odak Noktası: Fed Politikaları, Trump’ın Ekonomik Mirası ve Jeopolitik Riskler

Küresel finans piyasaları, önümüzdeki döneme damgasını vuracak önemli gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası adımlarına ilişkin devam eden belirsizlikler ve Rusya-Ukrayna gerilimi gibi artan jeopolitik riskler, piyasalarda dalgalı bir seyri beraberinde getiriyor. Bu karmaşık ortamda yatırımcılar, ABD’de açıklanacak büyüme verileri ve Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarına odaklanmış durumda. Bu kritik veriler, küresel ekonomik görünümün netleşmesi ve piyasaların gelecekteki yönünü tayin etmesi açısından büyük önem taşıyor.

Fed’in Yol Haritası ve ABD Ekonomisindeki Belirsizlikler

ABD’de başkan seçilen Donald Trump’ın olası ekonomi politikalarına dair soru işaretleri, Fed’in enflasyonla mücadelesindeki yol haritasının tam olarak netleşmemesiyle birleşince fiyatlamalar daha da zorlaşıyor. Fed’in faiz artırım döngüsünü tamamlamasının ardından, şimdi faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı ve bu indirimlerin boyutu piyasaların ana gündem maddesi haline geldi. Özellikle ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapıp yapamayacağı tartışmaları sürerken, Fed’in dengeleyici adımları büyük bir dikkatle izleniyor.

Para piyasalarında Fed’in gelecek ay 25 baz puan faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 53 olarak fiyatlanırken, politika faizini sabit bırakma ihtimali ise yüzde 47 seviyesinde seyrediyor. Bu yakın olasılıklar, Fed’in bir sonraki kararının ne yönde olacağına dair piyasada güçlü bir konsensüs olmadığını gösteriyor. Bu nedenle, yarın yayımlanacak olan 6-7 Kasım FOMC toplantı tutanakları, Fed’in projeksiyonlarına ve politika yapıcıların faiz indirimlerine bakış açısına dair önemli ipuçları sunabilir. Toplantı tutanakları, ekonomik tahminler, enflasyon beklentileri ve işgücü piyasasına ilişkin değerlendirmeler ışığında Fed’in gelecekteki duruşunu anlamak için kritik bir rol oynayacak.

Donald Trump’ın başkanlık kampanyası sırasında dile getirdiği ithalat mallarına yönelik yüksek gümrük tarifeleri ve şirketlere vergi indirimleri gibi vaatlerinin gerçekleşmesi durumunda, Fed’in para politikası uygulama alanı daralabilir. Bu tür korumacı ve genişleyici maliye politikaları, enflasyonist baskıları yeniden artırarak Fed’in faiz indirimlerini geciktirmesine veya daha temkinli davranmasına yol açabilir. Bu durum, ABD ekonomisinin beklenen “yumuşak inişi” gerçekleştirmesine engel olabileceği gibi, küresel ticaret dengeleri ve büyüme üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir.

Jeopolitik Gerilimlerin Küresel Enflasyon ve Risk Algısına Etkisi

Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların devam etmesi ve Ortadoğu’daki tırmanmalar gibi jeopolitik risk faktörleri, küresel piyasalar üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor. Savaşın gıda ve enerji başta olmak üzere kritik sektörler üzerindeki yansımaları, tedarik zincirlerinde aksaklıklara ve maliyet artışlarına neden olarak enflasyonist baskıları canlı tutuyor. Artan risk algısı, yatırımcıları daha güvenli varlıklara yönlendirirken, küresel ekonomideki toparlanma sürecini de sekteye uğratma potansiyeli taşıyor. Jeopolitik belirsizlik, özellikle gelişmekte olan piyasalar için sermaye çıkışları riskini beraberinde getirebiliyor.

Trump’ın Yeni Kabinesi ve Ekonomik Öncelikleri

ABD’de seçilmiş başkan Donald Trump, yeni yönetim ekibini şekillendirme çalışmalarına hız verirken, kabinesine belirlediği isimler piyasaların merceği altında. Özellikle Hazine Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı gibi kilit görevlere yapılan atamalar, Trump yönetiminin ekonomik önceliklerini yansıtıyor.

Hazine Bakanı Adayı Scott Bessent

Trump, Hazine Bakanlığı görevine Amerikalı yatırımcı ve deneyimli hedge fon yöneticisi Scott Bessent’i aday gösterdi. Trump, Bessent’i dünyanın önde gelen uluslararası yatırımcılarından ve jeopolitik ile ekonomik stratejistlerinden biri olarak tanımlayarak, onun kariyer hikayesinin “Amerikan Rüyası”nın bir örneği olduğunu belirtti. 35 yılı aşkın süredir yatırım yönetimi işinde bulunan Bessent, yatırım danışmanlık hizmetleri sunan Key Square Group’un Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) görevini yürütüyor. Ayrıca, milyarder George Soros’un Soros Fund Management şirketinde bir dönem baş yatırım sorumlusu olarak görev yapması, onun finans dünyasındaki derin bilgi birikimini ve etkileşimini ortaya koyuyor. Senato’nun onayını alarak göreve başlaması beklenen Bessent, yaptığı açıklamada, ABD dolarının dünya rezerv para birimi statüsünü korumaya odaklanacağını vurguladı. Bu açıklama, Trump yönetiminin güçlü dolar politikasına devam edeceği ve uluslararası finansal istikrara önem vereceği sinyallerini taşıyor.

Tarım Bakanı Adayı Brooke Rollins

Trump ayrıca, Önce Amerika Politika Enstitüsü Başkanı Brooke Rollins’i Tarım Bakanlığına aday gösterdiğini duyurdu. Rollins’in bu göreve getirilmesi, Trump yönetiminin tarım sektörüne ve ulusal gıda güvenliğine yönelik yaklaşımına dair ipuçları sunuyor. Bu atamalar, Trump’ın iç ve dış ekonomik politikalarında nasıl bir yol izleyeceğine dair ilk somut adımlar olarak değerlendiriliyor.

Finansal Varlıkların Küresel Piyasalar Karşısındaki Konumu

Son dönemdeki belirsizlikler ve politika gelişmeleri, çeşitli finansal varlıkların fiyatlarında önemli hareketliliklere neden oldu. Güvenli liman arayışları, spekülatif hareketler ve makroekonomik sinyaller, varlık fiyatlarını şekillendirmeye devam ediyor.

Altın ve Tahvil Piyasaları

Jeopolitik risklerin artması ve politika belirsizlikleriyle geçen hafta yüzde 6 değer kazanarak güvenli liman niteliğini güçlendiren altının ons fiyatı, yeni haftaya azalışla başladı. Şu sıralarda yüzde 1,6 düşüşle 2 bin 670 dolardan işlem gören altın, risk algısındaki kısa süreli bir gevşemeye veya kar satışlarına işaret ediyor olabilir. ABD 10 yıllık tahvil faizi de yeni haftada gerilemesini sürdürerek yüzde 4,35 seviyesine indi. Tahvil faizlerindeki düşüş, yatırımcıların tahvillere olan talebinin devam ettiğini veya Fed’den gelecek olası faiz indirimi beklentilerinin güçlendiğini gösteriyor.

Dijital Varlıklar ve Para Birimleri

Donald Trump’ın seçim zaferinin ardından üst üste rekorlar kıran Bitcoin, hafta sonu 99 bin 500 dolar seviyesinden artan satış baskısıyla gerileyerek şu sıralarda 97 bin 800 dolar seviyesinin üzerinde dengelendi. Kripto para piyasasının yüksek oynaklığı, küresel makroekonomik ve politik gelişmelerden etkilenmeye devam ediyor. Geçen hafta 108’e çıkarak son bir yılın en yüksek seviyesine ulaşan dolar endeksi (DXY), yeni haftaya yüzde 0,5 azalışla 107 seviyesinden başladı. Dolar endeksindeki bu geri çekilme, küresel risk iştahında kısmi bir toparlanma veya diğer ana para birimlerinin dolara karşı değer kazanması olarak yorumlanabilir.

Emtia Piyasaları

Emtia tarafında ise küresel büyüme beklentileri ve arz-talep dengeleri fiyatlamaları etkilemeye devam ediyor. Brent petrol, yüzde 0,5 azalışla 74,3 dolar seviyesinde işlem görüyor. Petrol fiyatlarındaki hareketlilik, küresel enerji talebi ve jeopolitik gelişmelerle doğrudan ilişkili. Öte yandan, son üç iş gününde düşüş eğiliminde olan bakırın libresi, yeni haftaya yüzde 0,7 artışla 4,11 dolardan fiyatlanarak pozitif bir başlangıç yaptı. Endüstriyel talebin önemli bir göstergesi olan bakırdaki bu artış, küresel ekonomik aktiviteye dair olumlu sinyaller verebilir.

Küresel Borsalardaki Son Durum

Bu gelişmelerle birlikte, cuma günü New York Borsası’nda S&P 500 endeksi yüzde 0,4, Nasdaq endeksi yüzde 0,2 ve Dow Jones endeksi yüzde 1 yükseliş kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni haftaya yükselişle başladı, bu da kısa vadeli bir iyimserliğe işaret ediyor.

Avrupa Borsaları ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Politikaları

Avrupa borsalarında, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin artmasıyla geçen hafta karışık bir seyir izlenirken, ABD’de Trump’ın başkan seçilmesinden sonra uygulamayı planladığı olası tarifelerin Avrupa ekonomileri üzerindeki potansiyel etkilerine ilişkin endişeler varlığını koruyor. Bu endişeler, özellikle ihracata bağımlı Avrupa ekonomileri için önemli bir risk faktörü oluşturuyor.

Avro Bölgesi’nde ve Almanya’da beklentilerin altında gerçekleşen Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri, ekonomik aktivitenin yavaşladığına dair sinyaller veriyor. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerindeki faiz indirim baskısını artırıyor. ECB üyelerinin açıklamalarında, gelecek dönem faiz indirimlerinin büyüklüğüne ve zamanlamasına ilişkin ipuçları aranıyor. ECB Üyesi ve Fransa Merkez Bankası Başkanı Francois Villeroy de Galhau, ECB’nin Fed’den bağımsız olarak faiz oranlarını düşürebileceğini belirtti. Villeroy, fiyatların ortalama olarak ücretlerden daha yavaş arttığına işaret ederek, bu durumun faiz oranlarının düşürülmesine olanak sağladığını söyledi. Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel de beklenmedik zayıf PMI verilerinin Almanya ekonomisinin zor durumunu doğruladığını kaydederek, ECB’nin 12 Aralık’taki politika toplantısından hemen önce açıklayacak ekonomik verilerin Banka’nın projeksiyonlarına karar vermede çok önemli olacağını vurguladı. Bu açıklamalar ışığında, ECB’nin aralık ayı toplantısında 50 baz puan faiz indirimine gidebileceği piyasa fiyatlamalarına dahil oldu. Cuma günü İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,4, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,9, Fransa’da CAC 40 endeksi ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,6 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da yeni haftaya yükselişle başladı.

Asya Piyasalarındaki Dalgalanmalar ve Merkez Bankası Hamleleri

Asya tarafında ise Çin’deki ekonomik yavaşlama, pay piyasaları üzerinde ağırlığını hissettirmeye devam ederken, piyasalarda karışık bir seyir öne çıkıyor. Trump’ın ikinci başkanlık döneminde dolar endeksinin güçlenmesi ve olası yüksek gümrük tarifeleri tehdidi, Asya’da fiyatlamaları daha da karmaşık hale getiriyor. Özellikle Çin’in ihracatına yönelik yeni tarifeler, bölge ekonomileri üzerinde ciddi baskı yaratabilir ve küresel ticaret hacmini olumsuz etkileyebilir.

Çin Merkez Bankası (PBoC), 1 yıllık borçlanma faizini değiştirmeyerek yüzde 2’de sabit bıraksa da, fonlama miktarını 900 milyar yuana çıkararak piyasaya likidite sağlamaya devam etti. Bu hamle, bankanın ekonomik büyümeyi destekleme ve finansal istikrarı koruma çabalarını gösteriyor. Öte yandan, Goldman Sachs raporunda Asya merkez bankalarının, tarifelerin uygulanması ve dolar endeksinin yükselmesi gibi faktörler nedeniyle para politikasını gevşetme konusunda temkinli davranacağı bildirildi. Bu durum, Asya ekonomilerinin önümüzdeki dönemde daha ihtiyatlı bir duruş sergileyebileceği anlamına geliyor.

Japonya’da çekirdek enflasyon yüzde 2,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, geçen hafta dolar/yen paritesinin haftalık bazda yüzde 0,3 artışla 155 seviyesine ulaşmasıyla, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) gelecek toplantıda faiz artırımına gidebileceği öngörülmeye başlandı. Şu anda dolar/yen paritesi yüzde 0,1 artışla 154,3 seviyesinde bulunuyor. Bugün bölgede açıklanan verilere göre, Japonya’da eylül ayı öncü endeks 109,1 seviyesinde gerçekleşti. Bu gelişmelerle kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi yüzde 1,5, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3 yükselirken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,4, Çin’de Şanghay bileşik endeksi ise yüzde 0,3 düştü.

Yurt İçi Piyasalar ve Analist Beklentileri

Yurt içinde cuma günü alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,94 değer kazanarak 9.549,89 puandan tamamladı. Dolar/TL ise cuma günü yüzde 0,1 artışla 34,5200’dan kapanırken, bugün bankalararası piyasada önceki kapanışın hemen üzerinde 34,5340’tan işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde bahar dönemi yatırım eğilimi istatistikleri, kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi gibi önemli verilerin takip edileceğini belirtiyor. Yurt dışında ise ABD’de Dallas Fed imalat sanayi endeksi ve Almanya’da Ifo iş dünyası endeksi verileri yakından izlenecek. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.800 ve 10.000 puanın direnç, 9.420 ve 9.300 seviyelerinin ise destek konumunda olduğu kaydedildi. Yatırımcılar, bu verileri ve teknik seviyeleri göz önünde bulundurarak pozisyonlarını belirliyor.

Haftanın Önemli Ekonomik Verileri Takvimi

Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca veriler şunlardır:

  • 10.00 Türkiye: Bahar dönemi yatırım eğilimi istatistikleri
  • 10.00 Türkiye: Kasım ayı kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi
  • 12.00 Almanya: Kasım ayı Ifo iş dünyası güven endeksi
  • 18.30 ABD: Kasım ayı Dallas Fed imalat sanayi endeksi