Küresel Piyasalar Resesyon Endişeleriyle Çalkalanıyor: Fed’den İstihdam Raporuna, Teknoloji Hisselerinden Petrolde Düşüşlere Kapsamlı Bakış
Küresel ekonomik görünümde belirsizlikler derinleşirken, ABD’den gelen son makroekonomik veriler resesyon korkularını yeniden alevlendirdi. Bu durum, piyasalarda genel bir satış baskısının derinleşmesine neden olurken, özellikle cuma günü açıklanacak olan kritik istihdam raporu, Fed’in gelecekteki para politikası adımlarına ışık tutacağı için yatırımcıların tüm dikkatini üzerine çekmiş durumda.
Piyasalar, bir yandan enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının sıkı para politikalarının ne kadar devam edeceği sorusuyla boğuşurken, diğer yandan bu politikaların ekonomik büyümeyi ne denli yavaşlatacağı endişesiyle yön bulmaya çalışıyor. Bu karmaşık ortamda, varlık fiyatları üzerinde dalgalanmalar yaşanması kaçınılmaz hale geliyor.
ABD Ekonomisi ve Fed’in Yol Haritası
Artan Resesyon Endişeleri ve Makroekonomik Veriler
ABD ekonomisinin, beklentilerden daha hızlı bir soğuma sürecine girebileceği yönündeki endişeler, risk algısını önemli ölçüde yükseltti. Tedarik Yönetim Enstitüsü’nün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verisi, ağustos ayında 47,2 seviyesine yükselse de, piyasa beklentilerinin altında kalarak sektördeki daralmanın sürdüğüne işaret etti. Benzer şekilde, S&P Global’in imalat sektörü PMI verisi de ağustosta 47,9 ile tahminlerin hafifçe altında gerçekleşti.
Bu PMI verileri, imalat sektöründeki aktivitenin kritik 50 seviyesinin altında kalmaya devam ettiğini ve ekonomik daralma sinyalleri verdiğini gösteriyor. Verilerin açıklanmasının ardından ABD’nin 10 yıl vadeli hazine tahvili faizi yaklaşık 9 baz puan düşüşle yüzde 4,83’ün altına inerek, güvenli liman arayışını ve resesyon beklentilerini yansıttı. Tahvil faizlerindeki bu düşüş, yatırımcıların gelecekteki faiz indirimlerini fiyatlamaya başladığını ve ekonomik büyüme görünümüne ilişkin endişelerin arttığını ortaya koyuyor.
Fed’in Para Politikası ve Faiz İndirimi Beklentileri
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu aydan itibaren sıkı para politikasındaki duruşunu gevşetmeye başlayacağına dair beklentiler güçlü olsa da, ekonomi üzerindeki belirsizlikler faiz indirimi beklentilerini de karmaşıklaştırdı. Son gelişmeler, Fed’in bu ay 50 baz puanlık daha agresif bir faiz indirimi yapabileceği yönündeki tahminleri yüzde 43’e kadar yükseltti. Bu, piyasanın Fed’in ekonomiyi desteklemek adına daha büyük adımlar atabileceğine dair inancını gösteriyor.
Ancak, Fed’in bu ay 25 baz puanlık daha ılımlı bir indirimle yetinmesi halinde, kasım ayındaki toplantıda yüzde 74 gibi yüksek bir ihtimalle 50 baz puanlık bir indirim yapacağı fiyatlamalara yansıdı. Analistler, bu hafta açıklanacak olan istihdam raporundaki verilerin, bu faiz indirimi fiyatlamaları üzerinde belirleyici bir etki yaratacağını vurguluyor. İşgücü piyasasındaki gelişmeler, Fed’in enflasyon ve büyüme arasındaki dengeyi nasıl yöneteceğini anlamak açısından hayati öneme sahip.
Teknoloji Sektöründe Deprem: Nvidia ve Diğer Hisselerde Sert Düşüşler
Artan resesyon endişeleri, özellikle teknoloji hisselerini öncülüğünde dünya genelinde satış baskısının derinleşmesine yol açtı. Yatırımcılar, yapay zeka (AI) alanındaki yüksek değerlemeleri ve bu sektördeki beklentileri yeniden gözden geçirme ihtiyacı hissetti. Bu “yeniden değerlendirme” süreci, büyük teknoloji şirketlerinin hisse senedi fiyatlarında keskin düşüşlerle sonuçlandı.
Teknoloji devleri arasında dün yaşanan sert düşüşler dikkat çekti: Nvidia hisseleri yüzde 9,5, Broadcom hisseleri yüzde 6,2, Qualcomm hisseleri yüzde 6,9 ve Micron hisseleri yüzde 8 oranında değer kaybetti. Bu kayıplar, sektördeki yatırımcı güveninin ciddi şekilde sarsıldığını ve risk iştahının azaldığını gösteriyor. Özellikle yapay zeka sektörünün lokomotifi olarak görülen Nvidia’nın bu denli büyük bir düşüş yaşaması, piyasalarda geniş yankı uyandırdı.
Nvidia hisselerindeki bu ani ve büyük düşüş, şirketin şimdiye kadarki en büyük günlük değer kayıplarından birini yaşamasına neden oldu ve yaklaşık 279 milyar doların üzerinde bir piyasa değerini silip süpürdü. Bu durum, piyasa analistleri arasında yapay zeka balonunun patlamakta olup olmadığına dair tartışmaları da beraberinde getirdi.
Teknoloji hisseleri üzerindeki baskıyı artıran bir diğer önemli gelişme ise, ABD Adalet Bakanlığı’nın Nvidia’ya yönelik başlattığı antitröst soruşturması oldu. Bakanlık, şirketin rekabet yasalarını ihlal ettiğine dair kanıt araması sebebiyle mahkeme celbi gönderdi. Bu hukuki süreç, Nvidia’nın gelecekteki iş modelleri ve pazar konumu üzerinde ek bir belirsizlik yaratırken, yatırımcıların şirkete olan güvenini daha da zedeledi.
Diğer Küresel Varlıklar: Dolar, Altın ve Petrol Piyasaları
Yeni işlem gününde dolar endeksi, piyasalardaki belirsizlik ortamında 101,6 seviyesinde dengelenme çabası gösterdi. Küresel risk iştahındaki düşüş ve Fed’in potansiyel faiz indirimi beklentileri, doların diğer para birimleri karşısındaki seyrini etkilemeye devam ediyor. Güvenli liman varlığı olarak öne çıkan altının ons fiyatı ise, önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 2.495 dolardan işlem gördü. Ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde altına olan talep genellikle yükselir, bu da ons altının değerini korumasında etkili oluyor.
Petrol piyasaları da resesyon korkularından nasibini aldı. Brent petrolün varil fiyatı, küresel büyüme görünümündeki zayıflama beklentisiyle birlikte gelecek dönemde petrol talebinin azalabileceği endişesiyle yüzde 4,7’lik sert bir düşüş kaydetti. Yeni günde de bu düşüş eğilimi devam ederek yüzde 0,3 azalışla 73,3 dolardan işlem gördü. Talebe yönelik endişeler, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturarak, emtia piyasalarında da genel bir temkinli havayı hakim kılıyor.
ABD Borsalarında Satış Baskısı Derinleşiyor
ABD borsaları, açıklanan olumsuz ekonomik veriler ve resesyon endişelerinin etkisiyle dün oldukça satış ağırlıklı bir seyir izledi. Dow Jones endeksi yüzde 1,51, geniş tabanlı S&P 500 endeksi yüzde 2,12 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 3,26 oranında değer kaybetti. Bu düşüşler, piyasalardaki tedirginliğin ve riskten kaçınma eğiliminin somut bir göstergesi oldu.
Endeks vadeli kontratlar da yeni güne negatif bir başlangıç yaparak, piyasalarda satış baskısının kısa vadede devam edebileceğine dair sinyaller verdi. Yatırımcılar, cuma günü açıklanacak istihdam verileri öncesinde pozisyonlarını korumaya veya azaltmaya yönelerek temkinli bir duruş sergiliyor.
Avrupa Piyasaları ve ECB’nin Zorlu Dengesi
Avrupa Ekonomisinde Belirsizlikler ve PMI Verileri
Avrupa borsalarında da dün negatif bir seyir öne çıkarken, bölge genelinde ekonomik aktiviteye yönelik endişeler yatırımcıların odak noktasında kalmaya devam etti. Enerji krizi, enflasyon baskısı ve küresel büyümedeki yavaşlama, Avrupa ekonomileri üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu ortamda, açıklanacak makroekonomik veriler, ekonominin nabzını tutmak açısından büyük önem taşıyor.
Analistler, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu yıl içinde iki faiz indirimi daha yapacağına kesin gözüyle bakıldığını belirtiyor. Ancak, makroekonomik verilerden alınacak sinyallerin, üçüncü bir faiz indirimi ihtimaline kapıyı aralayabileceği ifade ediliyor. Bu durum, ECB’nin enflasyonla mücadele ile ekonomik büyümeyi destekleme arasındaki hassas dengeyi yönetme çabasının bir göstergesi.
Almanya’dan Büyüme ve Enflasyon Mesajları
ECB yönetim kurulu üyesi ve Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Almanya’nın ilkbaharda yaşadığı ekonomik daralmanın bir “uyanış çağrısı” olması gerektiğini ve hükümetin büyümeyi artırmak ve borç frenini iyileştirmek için daha önce duyurulan önlemleri uygulaması gerektiğini dile getirdi. Bu açıklamalar, Avrupa’nın lokomotif ekonomisi olan Almanya’daki büyüme endişelerinin altını çiziyor.
Nagel, verdiği başka bir demeçte ise, “tüketici fiyatlarındaki gerileme önümüzdeki hafta bir faiz indirimine daha olanak tanısa bile, Avrupa Merkez Bankası enflasyon karşısında çok erken zafer ilan etmemeli” uyarısında bulundu. Bu açıklama, ECB’nin enflasyon hedefine ulaşana kadar temkinli duruşunu sürdüreceğine dair önemli bir mesaj olarak algılandı. Enflasyondaki düşüş trendine rağmen, temel enflasyonist baskılar hala endişe kaynağı.
Bugün bölge genelinde hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin takip edileceğini belirten analistler, bu verilerden alınacak sinyallerin ekonomik aktiviteye yönelik daha fazla bilgi sağlayarak, ECB’nin gelecekteki politikalarına dair ipuçları verebileceğini kaydetti.
Dün Avrupa borsalarında Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,97, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,93, İtalya’da FTSE MIB endeksi yüzde 1,33 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,78 oranında geriledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da yeni güne negatif bir seyirle başladı ve piyasalardaki riskten kaçınma eğilimini pekiştirdi.
Asya Piyasalarında Resesyon Gölgesi ve Merkez Bankası Politikaları
ABD piyasalarındaki satış baskısı yeni günde Asya tarafına da taşınırken, özellikle yarı iletken çip sektörü öncülüğünde satış baskısı derinleşmeye devam etti. Asya’daki teknoloji ağırlıklı piyasalar, küresel çip talebindeki yavaşlama ve ABD’deki büyük teknoloji şirketlerindeki düşüşlerden doğrudan etkileniyor.
Bugün açıklanan verilere göre Çin’de ağustos ayına ilişkin Caixin hizmet sektörü PMI, 51,6’ya düşerek beklentilerin altında gerçekleşti. Bu durum, Çin ekonomisindeki toparlanmanın hala kırılgan olduğunu ve hizmet sektöründeki büyümenin yavaşladığını gösteriyor. Japonya’da ise hizmet sektörü PMI 53,7 seviyesine geriledi. Her iki ülkenin PMI verileri de bölgedeki ekonomik aktiviteye dair yavaşlama sinyalleri verdi.
Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, dün yaptığı açıklamada verilerin tahminler doğrultusunda gerçekleşmesi durumunda faiz artışlarına devam edeceklerini söyledi. Bu açıklama, BoJ’un ultra gevşek para politikasından çıkış sinyallerini güçlendirirken, küresel faiz artırımı döngüsüne katılma potansiyelini de ortaya koydu.
Dolar/yen paritesi ise dört günlük yükseliş serisinin ardından dün günü yüzde 1 değer kaybıyla 145,5 seviyesinde tamamlarken, şu sıralarda yüzde 0,3 düşüşle 145,1 seviyesinde bulunuyor. BoJ’un şahin tonlu açıklamaları ve küresel riskten kaçınma eğilimi, yen üzerinde değer kazanma baskısı yaratıyor.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,4, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 3, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,4 geriledi. Bu düşüşler, Asya piyasalarının da küresel resesyon endişelerinden ve ABD’deki satış baskısından ciddi şekilde etkilendiğini gözler önüne serdi.
Borsa İstanbul ve Yurt İçi Ekonomik Gelişmeler
Küresel piyasalardaki satış ağırlıklı seyre paralel olarak, Borsa İstanbul’da da dün negatif bir seyir izlendi. BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,87 azalışla 10.021,80 puandan tamamladı. Bu durum, küresel risk iştahındaki düşüşün ve yurt dışı piyasalardaki olumsuz havanın BIST üzerinde de etkili olduğunu gösteriyor. Ancak, yurt içi piyasaların nispeten daha dirençli bir duruş sergilemesi, yerel dinamiklerin de etkisini gösteriyor.
Yurt içinde dün açıklanan verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ağustos ayında aylık bazda yüzde 2,47, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yüzde 1,68 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 51,97, yurt içi üretici fiyatlarında ise yüzde 35,75 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, enflasyonla mücadelenin devam ettiğini ve özellikle tüketici tarafındaki fiyat artışlarının hala yüksek seyrettiğini ortaya koyuyor. Üretici fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımaya devam edeceği beklentisi de piyasalarda hakim.
Dolar/TL kuru ise dün yüzde 0,4 değer kazanarak 34,0042’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında bir önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 34,0700 seviyesinden işlem görüyor. Dolar/TL’deki bu yükseliş, küresel dolar endeksindeki hareketler ve yurt içi piyasalardaki döviz talebinin etkisiyle açıklanabilir.
Gelecek Gündem ve Piyasa Beklentileri
Analistler, bugün yurt içinde reel efektif döviz kuru verisinin takip edileceğini belirtirken, yurt dışında ise dünya genelinde hizmet sektörü ve bileşik PMI verilerinin yanı sıra Avro Bölgesi’nde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), ABD’de dış ticaret dengesi, JOLTS açık iş sayısı ve Fed’in Bej kitap raporu başta olmak üzere yoğun bir veri gündeminin piyasaları etkileyeceğini kaydediyor. Bu verilerin her biri, küresel ekonomik aktiviteye ve merkez bankalarının gelecekteki adımlarına dair önemli ipuçları sunacak.
Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.800 ve 9.600 puan seviyelerinin destek, 10.200 ve 10.300 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğu ifade edildi. Bu seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli alım-satım kararlarında önemli referans noktaları oluşturuyor.
Önemli Ekonomik Veri Takvimi
Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca veriler ve saatleri şöyle:
- 10.55 Almanya: Ağustos ayı hizmet sektörü/bileşik PMI
- 11.00 Avro Bölgesi: Ağustos ayı hizmet sektörü/bileşik PMI
- 11.30 İngiltere: Ağustos ayı hizmet sektörü/bileşik PMI
- 12.00 Avro Bölgesi: Temmuz ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
- 14.30 Türkiye: Ağustos ayı reel efektif döviz kuru
- 15.30 ABD: Temmuz ayı dış ticaret dengesi
- 17.00 ABD: Temmuz ayı JOLTS açık iş sayısı
- 17.00 ABD: Temmuz ayı fabrika siparişleri
- 17.00 ABD: Temmuz ayı dayanıklı mal siparişleri
- 21.00 ABD: Fed’in Bej kitap raporu