Küresel Piyasalar Merkez Bankalarının Gölgesinde: Faiz Beklentileri, Ekonomik Veriler ve Önemli Gelişmeler
Küresel piyasalar, haftanın öne çıkan önemli gelişmelerine odaklanmış durumda. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın merakla beklenen açıklamaları, yatırımcıların güncel stratejilerini belirlemede kilit rol oynuyor. Bu önemli açıklamaların etkisiyle güne genellikle pozitif bir başlangıç yapan piyasalar, geleceğe yönelik ipuçları arayışını sürdürüyor.
Yılın ilk yarısında bazı merkez bankalarının uzun bir aradan sonra faiz indirimine gitmesi, küresel ekonomik toparlanma yolunda önemli bir adım olarak değerlendirilmişti. Ancak, yılın ikinci yarısında bu tür adımların ne sıklıkla ve hangi boyutta atılacağı sorusu, varlık fiyatları üzerinde belirleyici bir etkiye sahip. Bu belirsizlik, yatırımcıların karar alma süreçlerini karmaşıklaştırıyor ve piyasalardaki oynaklığı artırıyor.
ABD ekonomisine yönelik belirsizlikler, özellikle Fed’in para politikası rotası hakkındaki soru işaretleriyle derinleşiyor. Bu durum, piyasa katılımcılarının geleceğe yönelik net bir vizyon oluşturmasını zorlaştırıyor. Jerome Powell’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin, bankanın önümüzdeki dönemdeki politika duruşu hakkında önemli ipuçları sunması bekleniyor. Yatırımcılar, enflasyonla mücadele ve ekonomik büyüme dengesi arasında bir yol haritası arıyor.
Son açıklanan ABD ekonomik verileri, ülkedeki ekonomik aktivitede bir yavaşlama eğilimine işaret ediyor. Özellikle Tedarik Yönetim Enstitüsü’nün (ISM) imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), haziran ayında 48,5 seviyesine gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. PMI’ın 50’nin altında olması, imalat sektöründe daralma sinyali olarak algılanır ve bu durum, ekonomik büyüme ivmesinin zayıfladığına dair önemli bir gösterge niteliği taşır. Bu yavaşlamanın, enflasyonun hedeflenen seviyelere çekilmesi için gerekli bir ön koşul olduğu analistler tarafından sıklıkla vurgulanıyor. Ekonomik aktivitedeki soğuma, fiyat baskılarını hafifleterek Fed’in faiz indirimi için daha geniş bir hareket alanı bulmasına yardımcı olabilir.
Piyasanın en çok merak ettiği konulardan biri de cuma günü açıklanacak olan istihdam raporu. Bu rapor, ABD iş gücü piyasasının mevcut durumu hakkında daha net bilgiler sunacak ve Fed’in gelecekteki adımlarına ilişkin önemli veriler içerecek. Analistler, iş gücü piyasasındaki olası soğuma işaretlerinin, Fed’in para politikası alanını genişleteceğini ve faiz indirimine gitme olasılığını artıracağını belirtiyor. Güçlü bir iş gücü piyasası enflasyonist baskıları desteklerken, bir miktar zayıflama Fed’in “yumuşak iniş” senaryosunu destekleyebilir.
Para piyasalarındaki güncel fiyatlamalar, Fed’in faiz indirimine yönelik güçlü beklentileri yansıtıyor. Mevcut durumda, bankanın eylül ayında faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 71 olarak fiyatlanırken, kasım ayında bu ihtimal yüzde 95’e kadar yükseliyor. Bu indirimlerin ardından, Fed’in aralık ayındaki toplantısında ikinci kez bir faiz indirimi yapma olasılığı ise yüzde 80 gibi yüksek bir ihtimalle fiyatlanıyor. Bu beklentiler, piyasaların Fed’in sıkı para politikasından yavaş yavaş uzaklaşacağına ve daha genişleyici bir duruş sergileyeceğine inandığını gösteriyor.
ABD borsalarında dün teknoloji sektörü, dikkat çekici yükselişleriyle ön plana çıktı. Küresel piyasaların lokomotifi konumundaki ABD’li teknoloji devleri, yatırımcıların risk iştahını artırdı. Apple’ın hisseleri yüzde 2,9 oranında değer kazanırken, Amazon’un hisseleri yüzde 2 ve Microsoft’un hisseleri yüzde 2,2 yükseliş kaydetti. Bu performans, yapay zeka ve dijitalleşme trendlerinin şirket değerlemeleri üzerindeki olumlu etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Teknoloji hisselerindeki bu yükseliş, genel piyasa duyarlılığını da olumlu yönde etkiledi.
Diğer yandan, havacılık sektöründe önemli bir birleşme haberi yaşandı. ABD’li uçak üreticisi Boeing, parça üreticisi Spirit AeroSystems’ı yaklaşık 4,7 milyar dolara satın alacağını duyurdu. Bu stratejik hamlenin ardından Boeing’in hisseleri yüzde 2,5 oranında yükseliş gösterdi. Bu satın alma, Boeing’in üretim zinciri üzerindeki kontrolünü artırması ve maliyetleri optimize etmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Evcil hayvan ürünleri perakendecisi Chewy’nin hisseleri ise büyük bir dalgalanma yaşadı. 2021’deki GameStop olaylarındaki rolüyle tanınan “Roaring Kitty” sosyal medya hesabının arkasındaki isim olan Keith Gill’in şirketin hisselerini aldığına dair haberler, açılışta yüzde 4’ün üzerinde bir değer kazancına neden oldu. Ancak, bu ani yükseliş kalıcı olmadı ve Chewy hisseleri günü yüzde 6,6’lık kayıpla tamamladı. Bu durum, sosyal medya etkisiyle oluşan volatilite riskini bir kez daha gösterdi.
Kripto para piyasalarıyla yakından ilişkili olan ve geçen yıl operasyonlarını durdurma kararı alan Silvergate Capital, düzenleyici kurumların radarındaydı. Şirket, iki düzenleyici kurum tarafından toplam 63 milyon dolarlık para cezasına çarptırıldı. Bu durum, kripto para sektöründeki düzenleyici baskının ve uyum zorunluluklarının artarak devam ettiğini gösteriyor.
Sabit getirili menkul kıymetler piyasasında ise ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, dün yaklaşık 10 baz puanlık bir artışla yüzde 4,49 seviyesini test ettikten sonra bugün yüzde 4,45 seviyesinde denge buldu. Tahvil faizlerindeki bu hareketlilik, yatırımcıların enflasyon beklentileri ve Fed’in gelecekteki faiz adımlarına ilişkin algılarını yansıtıyor. Dolar endeksi, önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 105,9 seviyesinde seyrederken, altının ons fiyatı ise yüzde 0,2 azalışla 2 bin 327 dolardan alıcı buluyor. Güvenli liman varlığı olan altında yaşanan bu hafif gerileme, risk iştahının bir miktar arttığına işaret edebilir.
Emek piyasasında ise Brent petrolün varil fiyatı, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve Atlantik’de yaklaşan kasırga sezonuna ilişkin endişelerin etkisiyle dün yüzde 1,9 yükselişle 86,5 dolara çıktı. Kasırga sezonu, ABD’nin enerji üretimini ve dağıtımını etkileyebileceği için petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Şu sıralarda Brent petrol, önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 86,6 dolardan işlem görüyor ve küresel enerji arzına yönelik endişeler devam ediyor.
ABD borsalarında dün Nasdaq endeksi yüzde 0,83, S&P 500 endeksi yüzde 0,27 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,13 artış kaydetti. Bu yükselişler, özellikle teknoloji hisselerinin öncülüğünde gerçekleşti. Ancak, ABD’de endeks vadeli kontratları yeni güne düşüşle başladı. Bu durum, yatırımcıların Powell’ın açıklamaları öncesinde temkinli bir duruş sergilediğini gösteriyor.
Avrupa borsaları da dün alış ağırlıklı bir seyir izledi ve genel olarak pozitif bir kapanış gerçekleştirdi. Bugün ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı açıklamaların, bölgedeki varlık fiyatları üzerinde belirleyici bir etki yaratması bekleniyor. Lagarde’ın para politikası duruşuna ilişkin vereceği sinyaller, piyasaların gelecek dönemdeki yönünü şekillendirecek.
Avro Bölgesi genelinde enflasyon endişelerinin azalmaya devam etmesi, ECB’ye daha fazla politika alanı açıyor. Dün Almanya’da açıklanan enflasyon verileri, ülkedeki enflasyonun beklentilerden daha hızlı bir şekilde yavaşladığını ortaya koydu. Bu durum, ECB’nin daha güvercin bir duruş sergileme ihtimalini güçlendiriyor. Analistler, azalan enflasyon baskısının ECB’ye faiz indirimi konusunda daha fazla esneklik sağladığını kaydederek, bugün Lagarde’ın açıklamalarında gelecek dönem atılacak adımlara ilişkin önemli ipuçları aranacağını belirtiyor.
Öte yandan, bölge genelindeki siyasi gelişmeler de yakından takip ediliyor. Özellikle Fransa’da aşırı sağ partinin salt çoğunluğu sağlayamayabileceği ihtimali, piyasalardaki risk iştahını desteklemeye devam ediyor. Siyasi belirsizliklerin azalması, yatırımcı güvenini artırarak piyasalar üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,03, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,09, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,7 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,3 artış kaydetti. Ancak, Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne negatif bir seyirle başladı ve piyasalardaki temkinli bekleyişin sürdüğünü gösterdi.
Asya pay piyasalarında ise Güney Kore hariç genel olarak pozitif bir seyir öne çıktı. Dolar/yen paritesi, bölgedeki en yakından takip edilen varlıklardan biri olmaya devam ediyor. Paritenin 161,72 ile 38 yılın zirvesine yükselmesi, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) olası müdahale ihtimallerini yeniden gündeme getirdi. Ancak, Japonya’da son dönemde açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonun hızlandığına işaret etmesi, BoJ’un para politikası alanını rahatlatmaya devam ediyor. Enflasyondaki yükseliş, bankanın ultra gevşek politikasından çıkış konusunda daha rahat hareket etmesine imkan tanıyor.
Analistler, para piyasalarında BoJ’un bu yıl iki faiz artırımına gitme ihtimalinin fiyatlandığını anımsatarak, bankanın temmuz toplantısında yüzde 62 ihtimalle 10 baz puanlık bir artış yapacağının tahmin edildiğini bildirdi. Bu beklentiler, Japonya’da uzun yıllar süren negatif faiz döneminin sona ermesine yönelik güçlü bir sinyal olarak yorumlanıyor. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 gerileyerek bölgedeki karışık seyri yansıttı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, dün satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışa göre yüzde 2,86 azalışla 10.343,31 puandan tamamladı. Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve iç piyasadaki dinamikler, BIST 100 endeksi üzerinde baskı oluşturdu. Dolar/TL kuru ise dün yüzde 0,2 gerileyerek günü 32,6553’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,6730 seviyesinden işlem görüyor. Kurda gözlenen sınırlı hareketlilik, piyasalardaki genel dengelenme çabasını yansıtıyor.
Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, ancak yurt dışında Powell ve Lagarde’ın açıklamalarının yanı sıra Avro Bölgesi’nde haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve mayıs ayı işsizlik oranı, ABD’de ise mayıs ayı JOLTS açık iş sayısı verilerinin takip edileceğini belirtti. Bu veriler, küresel ekonominin genel sağlığına ilişkin önemli göstergeler sunacak. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.300 ve 10.000 seviyelerinin önemli destek noktaları, 10.500 ve 10.600 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydeden analistler, endeksin bu seviyeler arasında hareket edebileceğini ifade etti.
Piyasalar için bugün kritik öneme sahip ve yakından takip edilecek veriler ve gelişmeler şöyle sıralanıyor:
- 12.00 Avro Bölgesi, haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)
- 12.00 Avro Bölgesi, mayıs ayı işsizlik oranı
- 16.30 ABD, Fed Başkanı Jerome Powell’ın konuşması
- 16.30 Avro Bölgesi, ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması
- 17.00 ABD, mayıs ayı JOLTS açık iş sayısı
Bu gelişmeler ve veriler, küresel piyasaların önümüzdeki dönemdeki yönünü belirlemede anahtar rol oynayacak ve yatırımcıların odak noktasında kalmaya devam edecek.