Küresel Piyasalar Zorlu Bir Dönemeçte: Jeopolitik Riskler, Fed’in Hamleleri ve Teknoloji Devlerinin Dalgalanması
Küresel finans piyasaları, son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve ABD borsalarındaki teknoloji hisseleriyle başlayan sert satış baskısının dünya geneline yayılmasıyla negatif bir seyir izliyor. Yatırımcılar, belirsizliklerle dolu bir ortamda temkinli bir duruş sergilerken, bu durum risk iştahını önemli ölçüde törpülemeye devam ediyor. Merkeziyetçi bankaların uyguladığı sıkı para politikalarının sonuna yaklaşıldığı sinyalleri verilse de, özellikle ABD’de yaklaşan başkanlık seçimlerinin potansiyel sonuçlarının yaratabileceği belirsizlikler, piyasalardaki oynaklığı artırıyor.
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının yeniden alevlenebileceği endişesi, teknoloji sektöründe başlayan satış dalgasının tüm piyasalara yayılmasında kilit rol oynadı. Çip üreticileri başta olmak üzere teknoloji devlerinin hisselerinde yaşanan düşüşler, küresel çaptaki yatırımcıları tedirgin ederken, bu gelişmelerin ortasında ABD’den gelen makroekonomik veriler, ABD Merkez Bankası (Fed) için politika alanını bir nebze olsun rahatlattığı yorumlarına yol açtı.
Merkez Bankalarının Eksenindeki Dönüşüm: Fed’in Faiz İndirim Sinyalleri
Son açıklanan veriler, ABD iş gücü piyasasının kademeli de olsa soğuduğuna işaret ediyor. Bu durum, ekonomideki aşırı ısınma endişelerini azaltarak Fed’in faiz politikalarına yönelik beklentileri yeniden şekillendiriyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee’nin açıklamaları, piyasaların dikkatini çekti. Goolsbee, son aylarda gözlemlenen soğuma eğiliminin ardından, iş gücü piyasasında daha keskin bir bozulmayı önlemek amacıyla bankanın yakın zamanda faiz oranlarını düşürmesi gerekebileceğini ifade etti. Bu açıklamalar, Fed’in ‘şahin’ duruşundan ‘güvercin’ bir yaklaşıma geçiş yapabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarında, yıl sonunda politika faizinin yüzde 4,50-4,75 bandında olacağına yönelik beklentiler yüzde 49’a çıkarak en güçlü ihtimal haline geldi. Bu fiyatlama, Fed’in yıl içinde en az üç kez faiz indirimi yapmasının beklendiğini gösteriyor. Faiz indirimleri, genellikle hisse senedi piyasaları için olumlu bir sinyal olarak algılanırken, aynı zamanda doların değerini etkileyebilir ve tahvil getirilerini aşağı çekebilir. Bu durum, küresel sermaye akışlarını ve gelişmekte olan piyasaların dinamiklerini de yakından ilgilendiriyor.
Teknoloji Sektöründe Bilanço Sezonu ve Şirket Performansları
Bilanço sezonu, her zaman olduğu gibi hisse ve sektör bazlı oynaklığa neden olmaya devam ediyor. Şirketlerin finansal sonuçları, piyasaların genel eğiliminden bağımsız olarak belirli sektörlerde veya hisselerde önemli hareketlenmelere yol açıyor. Geçtiğimiz günlerde Tayvan merkezli çip üreticisi Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC) bilançosunu açıkladı. Yapay zeka uygulamalarında kullanılan gelişmiş çiplere yönelik artan talep sayesinde şirketin geliri ve karı, ikinci çeyrekte piyasa beklentilerini aşarak güçlü bir performans sergiledi.
TSMC’nin olumlu finansal sonuçları sonrasında hisseleri yüzde 0,36 oranında değer kazanırken, bu durum diğer çip şirketlerinin hisselerinde de bir toparlanma eğiliminin başlamasına vesile oldu. Özellikle bir önceki gün sert düşüş kaydeden Nvidia’nın hisseleri yüzde 2,8 ve Broadcom’un hisseleri yüzde 2,9 oranında değer kazandı. Bu gelişme, teknoloji sektöründeki satış baskısının bir kısmının, sağlam finansallara sahip şirketler özelinde hafifleyebileceğine dair umutları yeşertti. Ancak, genel resimde ABD-Çin ticaret gerilimlerinin yarattığı endişe, sektör üzerindeki baskıyı tamamen ortadan kaldırmış değil.
Küresel Tahvil Piyasaları ve Emtialar: Dolar Endeksi, Altın ve Petrol
Tahvil piyasalarında oynaklık sınırlı kalmaya devam ederken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi günü yüzde 4,20 seviyesinden tamamladı. Tahvil faizlerindeki bu seyir, yatırımcıların enflasyon ve faiz beklentilerini yakından takip ettiğinin bir göstergesi. Dolar endeksi (DXY) ise 104,2 seviyesinden günü kapatırken, doların diğer rezerv para birimleri karşısındaki gücünü koruduğu görüldü. Güçlü dolar, genellikle gelişmekte olan piyasalar için olumsuz bir faktör olarak değerlendirilirken, aynı zamanda emtia fiyatları üzerinde de baskı oluşturabiliyor.
Emtia piyasalarında ise altın, düşüş eğilimini üst üste üçüncü güne taşıdı. Altının ons fiyatı, önceki kapanışın yüzde 0,9 altında 2 bin 423 dolardan alıcı buluyor. Genellikle güvenli liman olarak görülen altındaki bu düşüş, doların gücünü koruması ve faiz indirimi beklentilerinin henüz tam olarak netleşmemesi gibi faktörlerle ilişkilendirilebilir. Brent petrolün varil fiyatı ise 83,7 dolardan satılıyor. Küresel ekonomik büyüme beklentileri, arz-talep dengeleri ve jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatlarının seyrini belirlemeye devam ediyor. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimler ve Rusya-Ukrayna savaşı, petrol piyasalarında belirsizliği artırıyor.
Kıtalar Arası Piyasalar: ABD, Avrupa ve Asya Borsaları
New York Borsası, teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisiyle günü düşüşle tamamladı. Nasdaq endeksi yüzde 0,7, geniş tabanlı S&P 500 endeksi yüzde 0,78 ve sanayi endeksi Dow Jones endeksi yüzde 1,29 geriledi. Bu düşüşler, küresel piyasalardaki genel negatif havanın bir yansıması olarak değerlendirildi. Ancak, ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne yükselişle başlayarak, piyasalarda kısa vadeli bir toparlanma beklentisi yarattı.
Avrupa borsalarında ise karışık bir seyir izlendi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), beklentiler doğrultusunda üç temel politika faizini de sabit bırakma kararı aldı. ECB Başkanı Christine Lagarde, karar sonrası düzenlediği basın toplantısında, bir sonraki faiz indiriminin zamanlaması konusunda net bir işaret vermekten kaçındı. Lagarde, gelecekteki faiz kararlarının, ekonomik verilerin gelişimine ve enflasyon görünümüne bağlı olmaya devam edeceğini vurguladı. Bu temkinli yaklaşım, Euro Bölgesi ekonomisindeki belirsizliklerin devam ettiğini gösteriyor.
Avrupa’da bölgesel endeksler farklı performanslar sergiledi. İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,21, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,43 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,21 yükseliş kaydederken, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,45 azalışla günü tamamladı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da yeni güne karışık bir seyirle başladı, bu da kıtadaki yatırımcıların belirsizliklerle mücadele ettiğini gösteriyor.
Asya pay piyasalarında ise satış baskısı devam etti. Özellikle ABD ile Çin arasındaki olası bir gerilimin yeniden alevlenebileceği endişesi, bölgedeki piyasalarda tedirginliğe neden oldu. Makroekonomik veri tarafında, Japonya’da enflasyon yıllık bazda yüzde 2,8 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Bu durum, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) politika alanını daraltabileceği endişesiyle dolar/yen paritesinin yeniden 158 seviyesine yaklaşmasında etkili oldu. Dolar/yen paritesi şu sıralarda önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 157,8 seviyesinde bulunuyor. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2 geriledi.
Türkiye Piyasalarında Son Durum: BIST 100 ve Moody’s Beklentisi
Yurt içinde Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki negatif havaya rağmen dün yatay bir seyir izledi ve BIST 100 endeksi günü önceki kapanışa göre yüzde 0,05 artışla 11.139,46 puandan tamamlayarak kapanış rekoru kırdı. Endeks, gün içinde gördüğü en yüksek seviyeyi de 11.252,11 puana taşıyarak güçlü bir direnç gösterdi. Bu durum, yerel yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveninin ve dövizden TL varlıklara geçişin bir yansıması olarak yorumlanabilir.
Dolar/TL kuru ise dün yatay bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının hemen üzerinde 33,0801’den tamamladı. Bugün bankalararası piyasanın açılışında 33,1160 seviyesinden işlem görüyor. Kurun bu istikrarlı seyri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) uyguladığı sıkı para politikaları ve rezervlerdeki iyileşme ile ilişkilendiriliyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in bugün piyasalar kapandıktan sonra Türkiye’nin kredi notu değerlendirmesini açıklaması bekleniyor. Moody’s’in kararı, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki algısını doğrudan etkileyecek ve gelecekteki sermaye akışları açısından kritik önem taşıyor. Geçtiğimiz aylarda Fitch Ratings’in Türkiye’nin kredi notunu artırması, Moody’s’den de olumlu bir adım beklentisini güçlendiriyor.
Analist Beklentileri ve Günün Önemli Verileri
Analistler, küresel ve yerel piyasalardaki hareketliliğin devam edeceğini belirtiyor. Bugün yurt içinde uluslararası yatırım pozisyonu ile haftalık para ve banka istatistikleri takip edilecek. Yurt dışında ise Avro Bölgesi cari işlemler dengesi verileri yatırımcıların odak noktasında olacak. Bu veriler, ülkelerin dış ticaret dengeleri ve sermaye hareketleri hakkında önemli ipuçları sunarak piyasa beklentilerini şekillendirebilir.
Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.250 ve 11.350 puanın direnç, 11.000 ve 10.900 seviyelerinin ise destek konumunda olduğu kaydedildi. Bu seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli alım-satım stratejilerinde referans noktası teşkil ediyor. Genel olarak piyasalarda, jeopolitik riskler, merkez bankası politikaları ve makroekonomik verilerin yakından izlenmeye devam edeceği, yatırımcıların ise her gelişmeyi dikkatle değerlendirmesi gerektiği vurgulanıyor.
Piyasalarda bugün takip edilecek önemli veriler ise şu şekilde sıralanabilir:
- 10.00 Türkiye: Mayıs ayı uluslararası yatırım pozisyonu
- 11.00 Avro Bölgesi: Mayıs ayı cari işlemler dengesi
- 14.30 Türkiye: Haftalık para ve banka istatistikleri