Küresel Piyasalar Haftaya Dalgalı Girdi

Küresel Piyasalar Haftaya Karışık Başlarken: Faiz İndirimi Beklentileri, Enflasyon ve Jeopolitik Gelişmelerin Yön Belirleyiciliği

Küresel piyasalar, yeni haftaya genel olarak karışık bir seyirle merhaba dedi. Bu hafta boyunca, dünya ekonomisini etkileyecek yoğun bir veri gündemi ve önemli merkez bankalarının gelecek adımlarına dair beklentiler, piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynayacak. Özellikle, önde gelen merkez bankalarının şahin para politikalarını sona erdirdiğine dair güçlü öngörüler devam ederken, faiz indirimlerinin ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizlikler, varlık fiyatları üzerinde belirleyici etkisini sürdürüyor. Yatırımcılar, enflasyon verileri, ekonomik aktivite göstergeleri ve merkez bankası yetkililerinin açıklamalarını yakından takip ederek stratejilerini şekillendiriyor.

ABD Piyasaları ve Fed’in Faiz Kararları Üzerindeki Beklentiler

Analistler ve para piyasası aktörleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ocak ayındaki toplantısında faizleri sabit bırakacağına neredeyse kesin gözüyle bakıyor. Ancak asıl odak noktası mart ayı toplantısı. Piyasalarda, Fed’in mart ayında faiz indirimlerine başlama ihtimali yüzde 73 gibi yüksek bir oranla fiyatlanıyor. Bu beklentiyi destekleyen önemli bir gelişme, geçen hafta cuma günü açıklanan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri oldu. Aralık ayında aylık bazda yüzde 0,1 azalan ve yıllık bazda ise yüzde 1 artışla beklentilerin altında kalan ÜFE, enflasyonist baskıların hafiflediğine işaret ederek Fed’in daha güvercin bir duruş sergileyebileceği yönündeki tahminleri güçlendirdi. Bu veriler, Fed’in piyasa beklentilerine paralel olarak martta faiz indirimlerine başlayabileceği beklentisini destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıktı. Enflasyonun istenen seviyelere gerileme eğilimi, Fed’in ekonomi üzerindeki baskıyı azaltma konusunda daha esnek hareket edebileceği düşüncesini beraberinde getiriyor.

ABD tahvil piyasalarında da faiz indirimi beklentileri etkisini gösterdi. Geçen haftanın son işlem gününde düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan ABD 10 yıllık tahvil faizi, yüzde 3,94 seviyesinden haftayı tamamlayarak yatırımcıların risk iştahını artırdı. Dolar endeksi (DXY) ise geçen hafta 102,0-102,8 aralığında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yeni haftaya önceki kapanışının hemen altında 102,4 seviyesinden başladı. Bu durum, doların diğer para birimleri karşısındaki gücünü ve küresel piyasalardaki genel risk algısını yansıtıyor. New York borsasında cuma günü teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 0,02 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,08 artış kaydederken, Dow Jones endeksi ise yüzde 0,31 azalışla günü tamamladı. Endeks vadeli kontratlar yeni haftaya karışık bir seyirle başlarken, ABD’de bugün tatil nedeniyle spot piyasalarda işlem gerçekleşmeyecek olması, piyasaların sakin bir başlangıç yapmasına neden oldu. Bu tatil, yatırımcıların haftanın kalanındaki veri akışına odaklanması için bir nefes alma fırsatı sunuyor.

Değerli Metaller ve Kripto Para Piyasalarında Son Durum

Küresel piyasaların dikkatle izlediği bir diğer alan ise değerli metaller ve kripto para piyasaları. Altının ons fiyatı, ABD’de faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yükseliş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıdı. Yüzde 0,3 artışla 2 bin 54 dolardan alıcı bulan altın, yatırımcılar için güvenli liman olma özelliğini korumaya devam ediyor. Faiz indirimlerinin, getirisi olmayan altın için çekiciliğini artırması bekleniyor.

Kripto para piyasaları ise son dönemde oldukça hareketli bir seyir izledi. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) spot Bitcoin Borsa Yatırım Fonu’na (ETF) onay vermesiyle Bitcoin, Aralık 2021’den bu yana en yüksek seviyesini test ederek 49 bin dolara kadar yaklaştı. Bu gelişme, kripto paraların ana akım finansal sisteme entegrasyonu yolunda atılmış önemli bir adım olarak görüldü ve piyasada büyük bir coşku yarattı. Ancak bu yükselişin ardından gelen kar satışlarıyla Bitcoin, 41 bin 500 dolara kadar geriledi. Şu sıralarda ise önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 42 bin 580 dolardan işlem görerek volatil seyrini sürdürüyor. Spot Bitcoin ETF onayı, uzun süredir kripto para yatırımcıları tarafından beklenen bir gelişmeydi ve piyasanın olgunlaşmasında önemli bir eşik olarak kabul ediliyor. Ancak bu tür büyük yükselişlerin ardından düzeltmelerin gelmesi de piyasanın doğasında var olan bir durum.

Avrupa Piyasaları ve Enflasyon Kaygıları

Avrupa borsaları cuma günü pozitif bir kapanış yapsa da, yeni haftada gözler bölge genelinde açıklanacak nihai enflasyon verilerine çevrildi. Avrupa genelinde beklentilerin üzerinde açıklanan öncü Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, enflasyon endişelerinin güçlü kalmasına neden oldu. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üzerindeki baskıyı artırırken, bankanın faiz indirimlerine başlama konusunda daha temkinli davranabileceği sinyallerini veriyor. Geçen hafta açıklanan makroekonomik veriler ise ekonomik aktiviteye ilişkin olumsuz sinyaller vererek resesyon ihtimalinin de sıcaklığını koruduğuna işaret etti. Yüksek enflasyon ve zayıflayan ekonomik büyüme ikilemi, ECB’nin karar alma sürecini karmaşıklaştırıyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, geçen hafta yaptığı açıklamalarda, bankanın enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaşmasından emin olduktan sonra faiz indirimlerine başlayabileceğini ifade etti. Bu açıklama, ECB’nin Fed’e kıyasla daha ihtiyatlı bir duruş sergileyeceğinin bir göstergesi olarak yorumlandı. Faiz indirimlerinin zamanlaması konusunda Avrupa’da daha fazla belirsizlik hakim. Geçen hafta 1,0910-1,1000 aralığında dalgalı bir seyir izleyen avro/dolar paritesi, yeni haftaya yüzde 0,1 artışla 1,0960 seviyesinden başladı. Bu yükseliş, doların küresel çapta biraz değer kaybetmesiyle ilişkilendirilebilir. Cuma günü, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,64, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,05, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,95 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,73 artış kaydetti. Ancak Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni haftaya karışık bir seyirle başlayarak piyasalardaki belirsizliği yansıttı.

Asya Piyasalarında Bölgesel Dinamikler ve Jeopolitik Gerilimler

Asya pay piyasalarında haftanın ilk işlem gününde karışık bir seyir öne çıktı. Özellikle Çin ekonomisindeki yavaşlamaya ilişkin sinyallerin güç kazanmaya devam etmesi, yatırımcıların dikkatini çekiyor. Ülke ekonomisinin toparlanma sürecinin beklentilerin altında kalması, küresel büyüme görünümü üzerinde de etkili oluyor. Buna karşın, Çin Merkez Bankası (PBoC) bugün orta vadeli borç verme faizi olarak da bilinen bir yıllık politika kredilerinin oranını değiştirmeyerek yüzde 2,50’de sabit tuttu. Piyasalar, bankadan bir faiz indirimi bekliyordu, bu nedenle PBoC’nin bu kararı bazı sürprizlere neden oldu. Ancak analistler, önümüzdeki aylarda bankanın zorunlu karşılık oranını azaltabileceğine ilişkin tahminlerin arttığını ve parasal gevşemenin başka yollarla gelebileceğini belirtiyor.

Japonya pay piyasaları ise bölgedeki genel durumdan farklı bir tablo sergiledi. Artmaya devam eden risk iştahı dikkati çekerken, yükseliş eğilimini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Nikkei 225 endeksi yaklaşık 36 bin puan ile 1990’dan bu yana en yüksek seviyesinde seyrediyor. Bu güçlü performans, Japonya ekonomisine yönelik iyimser beklentiler ve zayıf yenin ihracata olumlu etkisiyle açıklanabilir. Öte yandan, Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan’da hafta sonunda yapılan başkanlık seçimleri de bölge gündemini meşgul etti. İktidardaki Demokratik İleri Partinin (DPP) adayı ve görevdeki Başkan Yardımcısı Lai Ching-te’nin galibiyetiyle sonuçlanan seçimler, yeni dönemde Pekin ile gerilimlerin devam edeceği öngörüsünü güçlendirdi. Bu jeopolitik riskler, bölgedeki yatırımcı hassasiyetini artırıyor. Cuma günü yüzde 0,3 azalışla günü 144,9 seviyesinden tamamlayan dolar/yen paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 145,1’de bulunuyor. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 artış kaydederken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 geriledi.

Yurt İçi Piyasalar ve Türkiye Ekonomisine Yönelik Olumlu Sinyaller

Yurt içi piyasalarda ise cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izlendi. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,15 değer kazancıyla 7.986,47 puandan tamamlayarak yatırımcıların güvenini tazeledi. Dolar/TL kuru, geçen haftanın son işlem gününde önceki kapanışının yüzde 0,4 üzerinde 30,1074’ten günü kapatmasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,0970 seviyesinden işlem görerek stabil seyrini sürdürdü.

Türkiye ekonomisi için oldukça önemli bir gelişme, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’ten geldi. Cuma akşamı piyasalar kapandıktan sonra yapılan açıklamada, Türkiye’nin kredi notunun “B3” olarak teyit edildiği ve daha önce “durağan” olan not görünümünün ise “pozitif”e yükseltildiği bildirildi. Bu karar, Türkiye’nin risk priminde belirgin bir düşüş potansiyeli yaratacak ve yabancı yatırımcılar için ülkenin cazibesini artıracaktır. Açıklamada, görünümün pozitife çevrilmesinin ana nedeninin “ekonomi politikasındaki belirleyici değişiklik, özellikle de Ortodoks para politikasına dönüş” olduğu belirtildi. Moody’s’in bu değerlendirmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşunun ve hükümetin mali disiplin adımlarının uluslararası alanda takdir edildiğini gösteriyor. Ortodoks politikaların devamlılığı ve enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşması halinde, gelecekte Türkiye’nin kredi notunda daha fazla iyileşme potansiyeli bulunuyor. Bu, ülke ekonomisine olan güveni artırarak daha fazla doğrudan yatırım çekebilir ve finansal piyasalarda istikrarı pekiştirebilir.

Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak aralık ayı bütçe dengesi ve yurt dışında Avro Bölgesi’nde kasım ayı sanayi üretimi verilerinin piyasalar tarafından yakından takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.060 ve 8.150 seviyelerinin direnç, 7.900 ve 7.750 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydettiler. Bu seviyeler, yatırımcıların kısa vadeli alım satım kararlarında referans noktası olacaktır.

Haftanın Takip Edilecek Önemli Veri Gündemi

Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca ekonomik veriler şunlar:

  • 11.00 Türkiye, aralık ayı bütçe dengesi
  • 13.00 Avro Bölgesi, kasım ayı sanayi üretimi

Bu veriler, özellikle Türkiye’nin mali performansı ve Avro Bölgesi’nin ekonomik sağlığı hakkında önemli ipuçları sunacak, piyasa beklentilerini şekillendirecek ve merkez bankalarının gelecekteki adımları üzerinde etkili olacaktır.