Küresel Piyasalar Fed Tutanaklarına Kilitlendi: Ticaret ve Enflasyon Kıskacında

Küresel Piyasalar Fed Tutanaklarına Kilitlendi: Ticaret Gerilimleri ve Enflasyon Beklentileri

Küresel finans piyasaları, Amerika Birleşik Devletleri ile önemli ticaret ortakları arasındaki ticari gerilimlerin bir miktar yatışması ve geleceğe yönelik artan iyimserlik rüzgarlarıyla birlikte artan risk iştahını deneyimlerken, tüm gözler ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarına çevrildi. Bugün yayımlanacak olan bu tutanaklar, yatırımcıların önümüzdeki dönemdeki para politikası adımlarına dair ipuçları bulma umuduyla yakından takip ettiği en kritik gelişme olarak öne çıkıyor.

ABD yönetiminin son dönemde uyguladığı korumacı ticaret politikaları, küresel ekonomik büyüme üzerinde ciddi riskler yaratmaya devam ediyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemeyen karar ve açıklamaları, piyasalarda sürekli bir kırılganlık atmosferi oluşturuyor. Bu değişkenlik, hem yatırımcılar hem de işletmeler için belirsizlikleri artırarak uzun vadeli planlamayı zorlaştırıyor.

Hafta sonunda Trump’ın Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile gerçekleştirdiği görüşme, piyasalarda kısa süreli bir rahatlama ve iyimserlik dalgası yarattı. Bu görüşme sonucunda AB’ye uygulanması planlanan ek gümrük vergilerinin ertelenmesi kararı, özellikle Avrupa piyasalarında olumlu yankı buldu. Ancak, bu iyimserliğin kalıcılığına dair ciddi soru işaretleri hala mevcut. Ticaret politikalarında gelecekte yaşanabilecek yeni restleşmeler ve anlaşmazlıklar endişesi, yatırımcıların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Uluslararası ticaret ilişkilerindeki bu gelgitli seyir, küresel arz zincirleri ve enflasyon beklentileri üzerinde sürekli bir baskı oluşturuyor.

Ticari gelişmelerin yanı sıra, Trump’ın sosyal medya hesabı Truth Social üzerinden yaptığı açıklamalar da piyasaların dikkatle izlediği bir diğer gelişmeydi. Trump, AB’nin hızla toplantı tarihleri belirlemek üzere kendisini aradığını belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönelik sert ifadeleri ise jeopolitik risk algısını yükseltti: “Vladimir Putin’in fark etmediği şey şu; Eğer ben olmasaydım, Rusya’nın başına çoktan çok kötü şeyler gelmiş olacaktı, yani gerçekten kötü şeyler. O, ateşle oynuyor!” Bu tür söylemler, uluslararası ilişkilerdeki gerilimi artırarak küresel risk iştahını zaman zaman baskılayabiliyor.

Fed’den Enflasyon Vurgusu: Politika Alanı Daralıyor mu?

Trump yönetiminin ticaret ortaklarına, özellikle de Çin’e karşı başlattığı tarife adımlarının küresel ekonomiyi yavaşlatabileceği ve merkez bankalarının enflasyonla mücadelede elde ettiği kazanımları tehlikeye atabileceği yönündeki endişeler piyasalarda sıcaklığını koruyor. Bu korumacı politikalar, tedarik zincirlerinde aksaklıklara ve üretim maliyetlerinde artışa yol açarak enflasyonist baskıları tetikleyebilirken, aynı zamanda küresel büyümeyi de olumsuz etkileyebilir.

Bu karmaşık tablo altında Fed’in para politikasında nasıl bir yön izleyeceği tam olarak netlik kazanmış değil. Ancak Fed yetkilileri, kamuoyu önündeki konuşmalarında ve sözle yönlendirmelerinde enflasyon hedeflerine ulaşmanın önemine sıkça vurgu yapıyor. New York Fed Başkanı John Williams, merkez bankalarının enflasyon hedeflerinden sapma başladığında nispeten güçlü ve kararlı bir şekilde karşılık vermesi gerektiğini açıkça belirtti. Williams, enflasyonun kalıcı hale gelmesinin istenmeyen bir durum olduğunu vurgulayarak, bu riskin ciddiyetine dikkat çekti. Enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi durumunda Fed’in daha şahin bir duruş sergileyebileceği sinyali, piyasalar için önemli bir gösterge niteliğinde.

Finans analistleri, mevcut küresel ve jeopolitik koşulların, başta Fed olmak üzere birçok merkez bankasının politika uygulama alanını daralttığına işaret ediyor. Ticaret savaşları, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik gerilimler gibi faktörler, merkez bankalarının hem enflasyonla mücadele etmesini hem de ekonomik büyümeyi desteklemesini zorlaştırıyor. Bu nedenle, bugün yayımlanacak olan FOMC’nin 6-7 Mayıs’ta gerçekleştirilen toplantısına ilişkin tutanaklar, Fed’in gelecek dönemdeki faiz patikasına ve enflasyon algısına dair önemli ipuçları barındıracak. Analistler ayrıca, perşembe günü açıklanacak büyüme verileri ile cuma günü yayımlanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) verilerinin de piyasaların yönü üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor. PCE, Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olması sebebiyle özellikle dikkatle takip ediliyor.

ABD Ekonomisinden Gelen Makroekonomik Veriler ve Kurumsal Haberler

Makroekonomik veri cephesinde, ABD ekonomisine dair karışık sinyaller gelmeye devam ediyor. Nisan ayına ilişkin dayanıklı mal siparişlerinin tutarı, aylık bazda yüzde 6,3 oranında düşüş gösterdi. Bu düşüş, iş dünyasının geleceğe yönelik yatırım harcamalarında bir yavaşlamaya işaret edebilir ve ekonomik büyüme momentumunda potansiyel bir düşüşün habercisi olabilir.

Konut piyasasına bakıldığında ise, S&P CoreLogic Case-Shiller Ulusal Konut Fiyat Endeksi’nin mart ayında yıllık bazda yüzde 3,4 yükseldiği görüldü. Bu artışa rağmen, konut fiyatlarındaki yükseliş hızının yavaşlama eğilimini sürdürmesi, Fed’in faiz artırımlarının konut piyasası üzerindeki soğutucu etkisinin devam ettiğini gösteriyor. Yüksek faiz oranları, konut alıcıları için mortgage maliyetlerini artırarak talebi baskılıyor.

Öte yandan, tüketici güveni tarafında olumlu bir gelişme yaşandı. Ülkenin önde gelen göstergelerinden biri olan Conference Board Tüketici Güven Endeksi, mayıs ayında 12,3 puanlık önemli bir artışla 98 seviyesine yükselerek piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Tüketici güvenindeki bu artış, hanehalkının mevcut ekonomik koşullar ve geleceğe dair beklentileri konusunda daha iyimser olduğunu gösteriyor ve önümüzdeki dönemde tüketim harcamalarının desteklenebileceğine dair umutları yeşertiyor.

Kurumsal tarafta ise ilginç bir gelişme yaşandı. ABD eski Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya şirketi Trump Media and Technology Group’un, Bitcoin hazinesi oluşturmak üzere yaklaşık 2,5 milyar dolar toplamayı planladığını bildirmesi, şirketin hisselerinde yüzde 10’dan fazla değer kaybına neden oldu. Bu durum, piyasaların kripto para stratejilerine yönelik temkinli yaklaşımını ve yatırımcıların bu tür haberlere nasıl tepki verdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Küresel Piyasalarda Son Durum: Tahvillerden Petrol Fiyatlarına

Tüm bu gelişmeler ışığında tahvil piyasalarında dün alış ağırlıklı bir seyir izlendi. ABD’nin gösterge 10 yıllık tahvil faizi günü yüzde 4,45 seviyesine gerileyerek tamamladı. Bu gerileme, yatırımcıların güvenli liman arayışını veya Fed’den gelecek olası faiz indirimi beklentilerini yansıtabilir. Şu sıralarda ise ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,47 seviyesinde seyrediyor.

Kıymetli metaller cephesinde, altının ons fiyatı yüzde 0,2’lik bir artışla 3 bin 307 dolardan işlem görüyor. Altının değer kazanması, küresel belirsizliklerin ve enflasyon endişelerinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Döviz piyasalarında dolar endeksi yeni güne yüzde 0,3’lük bir yükselişle 99,8 seviyesinden başladı. Doların değer kazanması, küresel riskten kaçış dönemlerinde veya ABD ekonomisine dair olumlu beklentilerde sıkça görülen bir durumdur. Enerji piyasalarına bakıldığında ise Brent petrolün varil fiyatı, 31 Mayıs’ta yapılacak Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ toplantısı öncesinde yüzde 0,1’lik artışla 63,8 dolarda bulunuyor. OPEC+ toplantısı, küresel arz ve talep dengesi üzerinde belirleyici olacağı için piyasaların gündemindeki önemli başlıklardan biridir.

ABD borsalarında dün güçlü bir performans sergilendi. New York Borsası’nda S&P 500 endeksi yüzde 2,05, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 2,47 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,78 değer kazandı. Bu yükseliş, ticaret gerilimlerinin hafiflemesi ve bazı olumlu ekonomik verilerin etkisiyle risk iştahının artmasına bağlanabilir. Ancak, ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne negatif bir başlangıç yaparak, piyasaların bugüne dair daha temkinli bir bekleyiş içinde olduğunu gösterdi.

Avrupa ve Asya Borsalarında Karışık Seyir

Avrupa borsaları dün Fransa hariç genel olarak pozitif bir seyir izledi. Özellikle ABD ile AB arasında gerçekleşmesi beklenen ticaret görüşmelerine dair oluşan iyimserlik, bölge pay piyasalarını destekledi. Ortak bir savunma sanayii politikası oluşturma yolunda önemli bir adım atıldı. AB, ortak tedarik yoluyla savunma sanayii üretimine yatırım yapmak isteyen üye ülkeleri destekleyecek 150 milyar avroluk Avrupa Güvenlik Eylem Planı’nı (SAFE) resmen kabul etti. AB’den yapılan açıklamaya göre, bu plandan yararlanmak isteyen üye ülkelerin, kredilere hak kazanabilmeleri için en az iki katılımcı ülkeyi kapsayan ortak satın alımlar gerçekleştirmeleri gerekecek. Bu plan, Avrupa’nın stratejik özerkliğini güçlendirme ve savunma kapasitesini artırma hedefine hizmet ediyor.

Bölgede Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) haziran ayındaki faiz kararı da merakla bekleniyor. ECB Yönetim Konseyi üyesi ve Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, ECB’nin haziranda tekrar faiz indirip indirmeyeceğini tahmin etmek için henüz erken olduğunu söyledi ve ana neden olarak küresel belirsizliği gösterdi. Bu açıklama, ECB’nin temkinli duruşunu ve veri odaklı yaklaşımını teyit ediyor. AB Ticaretten Sorumlu Komisyon Üyesi Maros Sefcovic de, çelik, alüminyum, ilaç, uçak ve yarı iletkenler gibi stratejik sektörler hakkında ABD ile yapılması planlanan müzakerelere öncülük edeceğini belirtti. Bu müzakereler, Atlantik ötesi ticaret ilişkilerinin geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Dün Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,83, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,34, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,69 değer kazanırken, Fransa’da CAC 40 endeksi yatay bir seyir izledi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir başlangıç yaptı.

Asya piyasaları tarafında ise ABD ile Japonya arasında planlanan yeni ticaret görüşmesinin bu hafta yapılabileceğine dair haber akışı ve bugün beklenen Nvidia’nın finansal sonuçlarının etkisiyle karışık bir seyir öne çıktı. Bölgede ABD ile Japonya’dan üst düzey yetkililerin bu hafta iki ülke arasındaki ticaret konularını masaya yatırması bekleniyor. Bölgedeki haber akışına göre, Japonya’nın baş tarife müzakerecisi olarak Ryosei Akazawa, yeni ticaret görüşmesi için 30 Mayıs’ta ABD’yi ziyaret etmeyi planlıyor. Bu görüşmeler, Pasifik bölgesindeki ticaret dengeleri açısından kritik öneme sahip. Öte yandan Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, süper uzun vadeli devlet tahvili getirilerindeki büyük dalgalanmaların daha kısa vadeli tahvillerin getirilerini etkileyebileceğini dile getirdi. Bu açıklama, BoJ’un para politikası üzerindeki potansiyel etkileri ve tahvil piyasalarındaki oynaklığın izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Bu gelişmelerle, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,2, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 yükselirken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 geriledi. Bu karışık performans, bölgesel ekonomik faktörlerin ve küresel risk algısının farklı etkilerini yansıtıyor.

BIST 100 Endeksi ve Türk Piyasaları Analizi

Yurt içinde Borsa İstanbul’da ise dün satış ağırlıklı bir seyir izlendi. BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,41 değer kaybederek 9.213,58 puandan tamamladı. Küresel risk iştahındaki dalgalanmalar ve yurt içi özel dinamikler, endeks üzerinde baskı oluşturdu. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 azalışla 10.462,00 puanda işlem gördü.

Döviz piyasasında dolar/TL kuru dün yatay seyirle 39,0700’dan kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının hemen üzerinde 39,0730’dan işlem görüyor. Dolar/TL’deki bu istikrarlı seyir, küresel piyasalardaki oynaklığa rağmen yurt içinde nispeten dengeli bir tablo çizdiğini gösteriyor.

Analistler, bugün yurt içinde mayıs ayı ekonomik güven endeksinin, yurt dışında ise merakla beklenen FOMC toplantı tutanakları ve Almanya’da mayıs ayı işsizlik oranının yakından takip edileceğini belirtiyor. Ekonomik güven endeksi, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair beklentiler açısından önemli bir gösterge niteliği taşırken, FOMC tutanakları Fed’in faiz patikası ve küresel likidite üzerindeki etkileri nedeniyle büyük önem arz ediyor. Almanya’daki işsizlik verileri ise Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisinin sağlığına dair ipuçları sunacak.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.200 ve 9.100 seviyelerinin destek, 9.300 ve 9.400 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydeden analistler, endeksin bu seviyeler arasında hareket edebileceğini öngörüyor. Yatırımcıların, açıklanacak verilere ve küresel gelişmelerdeki yeni haber akışına göre pozisyon alması bekleniyor.

Bugün Piyasalarda Takip Edilecek Önemli Veriler

Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca ekonomik veriler ve gelişmeler şöyle sıralanıyor:

  • 10.00 Türkiye, mayıs ayı ekonomik güven endeksi
  • 10.55 Almanya, mayıs ayı işsizlik oranı
  • 14.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları
  • 17.00 ABD, mayıs ayı Richmond Fed imalat sanayi endeksi
  • 21.00 ABD, FOMC toplantı tutanakları