Küresel Piyasalar: Enflasyon Verileri, Merkez Bankası Kararları ve Gelecek Dönem Beklentileri
Küresel piyasalar, Amerika Birleşik Devletleri’nde açıklanan enflasyon verilerinin ardından genel olarak pozitif bir seyir izlerken, yatırımcıların odağı bugün Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) açıklayacağı kritik para politikası kararlarına çevrildi. ABD ekonomisinden gelen sinyaller, ülkenin “yumuşak iniş” yapabileceğine dair beklentileri güçlendirerek küresel çapta risk iştahını artırdı. Bu durum, piyasaların geleceğe yönelik daha iyimser bir tablo çizmesine olanak sağladı.
Geçtiğimiz gün açıklanan verilere göre, ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Kasım ayında aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 2,7 artış göstererek piyasa beklentileriyle paralellik sergiledi. Tüketici fiyatlarındaki bu artış, beklentiler dahilinde olsa da, aylık bazda son yedi ayın en yüksek yükselişi olarak kayıtlara geçti. Gıda ve enerji gibi değişken kalemlerin dışarıda bırakıldığı çekirdek TÜFE ise Kasım ayında aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 3,3 artışla öngörüleri karşıladı. Enflasyon verilerinin ardından para piyasalarında, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek hafta yapacağı toplantıda 25 baz puanlık bir faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 98’e yükseldi. Analistler, manşet enflasyondaki kısmi artışın, Fed’i gelecek hafta üst üste üçüncü kez faiz indirimine gitmekten alıkoymaya yetecek düzeyde olmadığını belirtiyorlar. Bu değerlendirmeler, Fed’in gevşek para politikasına devam edeceği yönündeki beklentileri pekiştirdi.
Piyasalar, bugünkü ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerini de yakından takip edecek. Üretici enflasyonuna ilişkin bu göstergeler, Fed’in 17-18 Aralık tarihlerinde gerçekleştireceği toplantı öncesinde değerlendirilecek son önemli ekonomik verilerden biri olma özelliğini taşıyor. Ayrıca, ABD federal hükümetinin bütçe açığı, Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17 artarak 367 milyar dolara ulaşmasıyla dikkat çekti. Bu durum, ülkenin mali disiplini konusundaki endişeleri bir miktar artırsa da, piyasalardaki genel iyimser havayı değiştirmekte yetersiz kaldı.
Kurumsal tarafta ise önemli hareketlilikler yaşandı. ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın hisseleri rekor seviyelere yükseldi. Şirketin hisse fiyatı yüzde 5,9 değer kazanarak 424,77 dolara çıktı. Tesla CEO’su Elon Musk’ın desteklediği Donald Trump’ın ABD’nin 47. başkanı seçilmesinin ardından yükselişe geçen Tesla hisseleri, Trump’ın seçim zaferinden bu yana yüzde 66’dan fazla değer kazanarak yatırımcıların yüzünü güldürdü. Öte yandan, Google’ın “çok hızlı” olduğunu iddia ettiği yeni kuantum çipi “Willow”u tanıtmasının ardından Alphabet’in hisseleri de yüzde 5,5 değer artışı kaydetti. Teknoloji devlerinin bu başarılı performansı, genel piyasa coşkusuna önemli katkı sağladı.
Kanada Merkez Bankası (BoC) ise dün, üst üste beşinci toplantısında da faiz indirimine giderek politika faizini 50 baz puan düşürerek yüzde 3,25 seviyesine çekti. BoC’den yapılan açıklamada, Kanada ekonomisinin üçüncü çeyrekte yüzde 1 ile Ekim ayı projeksiyonlarının biraz altında büyüdüğü ve dördüncü çeyrek büyümesinin de tahmin edilenden daha zayıf göründüğü ifade edildi. Bu gelişme, BoC’nin enflasyonla mücadelede ilerleme kaydettiği ve ekonomik büyümeyi desteklemek adına faiz indirimlerine devam etme esnekliğine sahip olduğunu gösterdi.
Bu gelişmeler ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi şu sıralarda yüzde 4,29 seviyesinde seyrederken, dolar endeksi güne 106,6’dan başladı. Yükseliş eğilimini art arda dördüncü işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı dün yüzde 1’lik artışla 2 bin 717 dolardan kapanırken, yeni işlem gününde önceki kapanışın yüzde 0,1 altında 2 bin 715 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise OPEC’in aylık raporunun ardından yüzde 2,1 artışla 73,3 dolardan kapandı ve yeni işlem gününde yatay bir seyir izledi.
New York Borsası’nda dün S&P 500 endeksi yüzde 0,82 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,77 yükselirken, Dow Jones endeksi yüzde 0,22 değer kaybetti. Özellikle kapanışta rekor seviyeye ulaşan Nasdaq endeksi, tarihinde ilk kez 20 bin puanın üzerine çıkarak dikkatleri üzerine çekti. ABD’de endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında da dün pozitif bir seyir öne çıkarken, gözler bugün açıklanacak ECB’nin yılın son para politikası kararına çevrildi. ECB’nin bugün açıklayacağı faiz kararında, üç temel politika faizinde 25 baz puan daha indirime giderek para politikasını kademeli bir şekilde gevşetmeye devam etmesi bekleniyor. Analistler, politika metni ve ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı açıklamalardan alınacak sinyallerin, bankanın gelecek dönemde izleyeceği patika hakkında önemli ipuçları verebileceğini ve piyasaların yönü üzerinde etkili olmasının beklendiğini vurguladı. ECB’nin para politikasındaki bu gevşemenin, bölge genelinde düşük seyreden imalat sanayi aktivitesinin sınırlı da olsa toparlanmasına destek olabileceği belirtiliyor. Ancak, bölge genelinde resesyon endişelerinin gündemde kalmayı sürdürdüğü de analistlerin değerlendirmeleri arasında yer alıyor.
Bunlara ek olarak, İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) bugün açıklayacağı faiz kararında, politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 0,75’e çekeceği tahmin ediliyor. Bu beklenen faiz indirimi, SNB’nin de küresel çapta gözlenen ekonomik yavaşlamaya karşı önleyici adımlar attığını gösteriyor. Öte yandan, Avrupa Birliği (AB), çeşitli ekonomik programlarının finansmanı ve Ukrayna’ya desteğin devamı için 2025 yılında yaklaşık 160 milyar avroluk uzun vadeli tahvil ihraç etme planını duyurdu. AB’nin bu tahvil ihraçlarıyla toplayacağı fonlar, AB’nin Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerini azaltmayı amaçlayan programı, ekonomiyi güçlendirmeye yönelik girişimleri ve özellikle Ukrayna ile Batı Balkan ülkelerine desteğin sürdürülmesi gibi çeşitli alanlarda kullanılacak. Bu büyük ölçekli fonlama programı, AB’nin bölgesel ve uluslararası taahhütlerini yerine getirme konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Söz konusu gelişmelerle dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,26, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,39, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,34 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,60 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar ise yeni güne karışık bir seyirle başladı.
ABD’de açıklanan enflasyon verisinin beklentiler paralelinde gerçekleşmesinin ardından artan risk iştahının etkisiyle Asya Bölgesi’nde de pozitif bir seyir izlenirken, Güney Kore’deki siyasal krize yönelik haber akışı yakından takip ediliyor. Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, bugün yaptığı açıklamada 3 Aralık’taki başarısız sıkıyönetim ilanının “idari eylem” olduğunu savunarak, azledilmesi ve yargılanması halinde buna karşı koyacağını bildirdi. Bunun yanı sıra, Güney Kore ajansı Yonhap’ın haberine göre, Savunma Bakanlığı, Güney Kore’de 3 Aralık’taki başarısız sıkıyönetim ilanı sırasında “sıkıyönetim komutanı” olarak atanan Genel Kurmay Başkanı Park An-su’nun görevden alındığını açıkladı. Analistler, bölgedeki gelişmelerin yatırımcıların odağında yer aldığını belirterek, siyasal kriz sonrası finansal çevreler tarafından yapılan güven verici açıklamaların ülkede risk iştahının canlı kalmasını desteklediğini kaydetti. Ayrıca, Çin ve Tayvan arasında uzun bir süredir devam eden gerilim varlığını koruyor. Bugün, Tayvan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada Tayvan Adası’nın çevresinde Çin’e ait 34 askeri hava aracı ve 16 geminin tespit edildiği bildirildi. Bu tür jeopolitik gerilimler, bölgedeki yatırımcılar için sürekli bir risk unsuru olmaya devam ediyor.
Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 yükseldi.
Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,40 değer kaybederek 10.058,47 puandan tamamlarken, bugün gözler Ekim ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerine çevrildi. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının Ekim ayında 1 milyar 293 milyon dolar fazla verdiğini tahmin etti. Ekonomistler, cari işlemler açığının 2024 yılında ise 9 milyar 833 milyon dolar olarak gerçekleşeceğini tahmin ederek, Türkiye ekonomisinin dış denge konusunda önümüzdeki dönemde daha ihtiyatlı bir seyir izleyeceği beklentisini dile getirdi. Türkiye’nin cari işlemler hesabı, Eylül’de 2 milyar 988 milyon dolar fazla verirken, yıllıklandırılmış cari açık ise 9 milyar 652 milyon dolar olmuştu. Dolar/TL, dün yüzde 0,1 yükselişle 34,8656’dan kapanırken, bugün bankalararası piyasada önceki kapanışın hemen üzerinde 34,8730 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde cari işlemler dengesi ile haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde ECB’nin faiz kararı, ABD’de ÜFE ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.150 ve 10.200 puanın direnç, 10.000 ve 9.900 seviyelerinin ise destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek önemli veriler şöyle sıralanıyor:
10.00 Türkiye, ekim ayı cari işlemler dengesi
14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
16.15 Avro Bölgesi, aralık ayı ECB’nin faiz kararı
16.30 ABD, kasım ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları