Küresel Piyasalar Nefesini Tutmuş Bekliyor: ABD Büyüme, Enflasyon ve Fed Kararları Piyasaları Nasıl Etkileyecek?
Küresel finans piyasaları, ABD ekonomisinden gelecek kritik verilere odaklanmış durumda. Son dönemde artan enflasyonla mücadele süreci ve ABD’nin önde gelen çip üreticisi Nvidia’nın karışık finansal sonuçları, piyasalarda belirsizlikleri artırırken, tüm gözler bugün açıklanacak olan ABD büyüme verisi ile kişisel tüketim harcamaları (PCE) rakamlarına çevrildi. Bu veriler, Amerikan Merkez Bankası (Fed)’in gelecekteki para politikası adımlarına dair önemli ipuçları sunacak ve global piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynayacak.
ABD’nin korumacı ticaret politikalarının ülke içindeki enflasyonla mücadele üzerindeki etkileri, ekonomik gündemin en önemli maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin çeyreklik ve aylık verileri, bankanın faiz indirim sürecine yönelik belirsizlikleri azaltma potansiyeli taşıyor. Özellikle çekirdek PCE, gıda ve enerji gibi volatil kalemleri dışarıda bırakarak daha istikrarlı bir enflasyon görünümü sunması nedeniyle Fed için hayati önem taşımaktadır. Bu verilerin piyasa beklentilerini karşılaması veya aşması, Fed’in faiz indirimlerinin zamanlaması ve büyüklüğü konusunda yatırımcılara netlik sağlayacaktır.
Ek olarak, ABD ekonomisinin ikinci çeyrek büyüme verisinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 oranında artması bekleniyor. Bu güçlü büyüme tahmini, küresel finansal projeksiyonların netleşmesi ve ekonomik aktivitenin genel sağlığı hakkında önemli bilgiler sunması açısından büyük bir beklenti yaratıyor. Ekonomik büyüme, şirket karları, istihdam piyasası ve dolayısıyla hisse senedi piyasaları üzerinde doğrudan etkilere sahip olduğu için yatırımcılar tarafından yakından izlenmektedir. Beklenenden güçlü bir büyüme, resesyon endişelerini hafifletebilirken, Fed’in enflasyonla mücadeledeki kararlılığını da sınayabilir.
ABD’de Fed ve Hükümet İlişkileri Gündemde: “Gölge Fed” Tartışmaları
Ülkede bir süredir devam eden hükümetin Fed’e yönelik eleştirel tutumu, yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Fed başkanlığı için 11 güçlü adaylarının olduğunu belirterek, İşçi Bayramı’ndan sonra mülakatlara başlayacaklarını ve nihai aday listesini eski Başkan Trump’a sunacaklarını açıkladı. Bu açıklamalar, bağımsız bir kurum olarak bilinen Fed’in siyasi baskı altına alınma ihtimalini gündeme getiriyor ve piyasalarda “gölge Fed” olarak adlandırılan bir ikilemi yaratıyor.
Analistler, hükümetin gelecek yıl mayıs ayında yapılacak olası bir başkanlık değişimi için erken hareket ettiğini vurguluyor. Olası bir adayın öne çıkması durumunda oluşacak bu “gölge Fed” durumu, piyasalardaki risk iştahı üzerinde belirgin bir etki yaratabilir. Merkez bankası bağımsızlığının zayıfladığı algısı, yatırımcı güvenini sarsabilir ve uzun vadeli ekonomik istikrar hakkında endişelere yol açabilir. Bu durum, özellikle Fed’in para politikası kararlarının güvenilirliği ve öngörülebilirliği açısından önem taşımaktadır.
Para piyasalarındaki güncel fiyatlamalar, Fed’in Eylül ayında yüzde 87 ihtimalle 25 baz puanlık bir faiz indirimine gideceğini gösteriyor. Yıl sonuna kadar ise toplamda 50 baz puanlık bir indirim yapması öngörülüyor. Ancak, açıklanacak büyüme ve enflasyon verileri bu beklentileri önemli ölçüde etkileyebilir. Eğer enflasyon inatçı seyrini sürdürürse veya büyüme beklentileri aşarsa, Fed’in daha şahin bir duruş sergileyerek faiz indirimlerini erteleme veya azaltma ihtimali de bulunmaktadır. Bu nedenle, yatırımcılar Fed’in gelecekteki adımlarına yönelik her sinyali dikkatle takip etmektedir.
Nvidia’nın Beklentileri Aşan Geliri ve Piyasa Tepkisi
Küresel piyasaları etkileyen bir diğer önemli gelişme ise ABD’li çip devi Nvidia’nın açıkladığı finansal sonuçlar oldu. Kaliforniya merkezli çip üreticisinin geliri, üç aylık dönemde yıllık bazda yüzde 56 gibi dikkat çekici bir artışla 46,7 milyar dolara ulaşarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Şirket, bir önceki çeyreğe göre de gelirini yüzde 6 oranında artırmayı başardı. Bu durum, yapay zeka teknolojilerine olan talebin ve çip endüstrisindeki genel büyümenin devam ettiğini gösteriyor.
Ancak, yatırımcıların asıl odaklandığı nokta geleceğe yönelik beklentiler oldu. Nvidia, içinde bulunulan çeyreğe ilişkin gelir beklentisini 54 milyar dolar olarak açıklarken, bu rakam analistlerin 60 milyar dolar civarındaki beklentisinin altında kaldı. Ayrıca, şirketin veri merkezlerinden sağladığı gelir de yıllık bazda yüzde 56 artışla 41,1 milyar dolara çıksa da, yine piyasa beklentilerini karşılayamadı. Bu durum, özellikle yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji şirketleri için ileriye dönük beklentilerin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi.
Analistler, hem içinde bulunulan döneme ilişkin beklentilerdeki bu farkların hem de veri merkezlerinden sağlanan gelirin beklentileri karşılayamamasının, yatırımcıların Nvidia hisselerine yönelik risk iştahını olumsuz etkilediğini belirtti. Açıklanan finansal sonuçların ardından Nvidia’nın hisseleri piyasa sonrası işlemlerde yüzde 3,2 değer kaybetti. Bu satıcılı seyir, diğer ABD’li yarı iletken hisselere de yansıdı ve sektör genelinde bir tedirginlik yarattı. Nvidia’nın performansı, yapay zeka ve teknoloji sektörünün genel sağlığı için bir gösterge niteliği taşıdığından, bu gelişmeler küresel teknoloji piyasaları için de önemli sinyaller veriyor.
ABD Piyasalarında Karışık Seyir ve Diğer Varlık Sınıfları
Bu gelişmelerin tahvil ve altın piyasalarına yansımaları da yakından takip edildi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, dün yüzde 4,24’e gerilemesinin ardından yeni günde düşüş eğilimini sürdürerek yüzde 4,23 seviyesinde dengelendi. Tahvil faizlerindeki düşüş, genellikle yatırımcıların daha güvenli limanlara yönelme eğilimini veya ekonomik büyüme beklentilerindeki bir yavaşlamayı işaret edebilir. Altının ons fiyatı ise dün yüzde 0,2 azalışla 3 bin 397 dolardan kapanırken, yeni günde de yüzde 0,2 değer kaybıyla 3 bin 390 dolardan işlem görmeye devam etti. Altın, küresel belirsizlik dönemlerinde güvenli liman olarak talep görse de, Fed’in potansiyel faiz indirimleri ve doların seyri, fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Dolar endeksi 98,1 seviyesiyle yatay bir seyir izlerken, Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,5 düşüşle 66,8 dolarda işlem gördü. Petrol fiyatları, küresel ekonomik aktivite, jeopolitik gelişmeler ve arz-talep dengesi gibi birçok faktörden etkilenmektedir. Özellikle ABD ve Çin gibi büyük ekonomilerden gelecek büyüme verileri, petrol talebi beklentilerini doğrudan etkileyerek fiyatlamalar üzerinde baskı yaratabilir.
New York Borsası’nda dün S&P 500 endeksi yüzde 0,24, Nasdaq endeksi yüzde 0,21 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,32 değer kazandı. Ancak, ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne karışık bir seyirle başladı. Bu durum, piyasaların henüz net bir yön belirleyemediğini ve bugünkü kritik verileri bekleyiş içinde olduğunu gösteriyor. Vadeli kontratlardaki karışık seyir, yatırımcıların belirsizlikler karşısında temkinli duruşunu yansıtmaktadır.
Avrupa’da ECB Tutanakları ve Siyasi Belirsizlikler
Avrupa borsalarında dün Fransa hariç satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, bölgedeki yatırımcıların gözü bugün açıklanacak Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Temmuz ayı toplantısına ilişkin tutanaklara çevrildi. Bu tutanaklar, ECB yetkililerinin faiz oranları, enflasyon görünümü ve ekonomik büyüme beklentileri hakkındaki görüşlerini ortaya koyarak, bankanın gelecekteki faiz indirim patikasına yönelik daha fazla bilgi sunması bekleniyor. Özellikle büyüme ve şirketlerin fonlama maliyetlerine ilişkin mesajlar, piyasaların kısa ve orta vadeli yönü üzerinde belirleyici bir etki yaratabilir.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ECB’nin Ekim ve Aralık ayında parasal gevşemesini sürdürmesi beklenirken, faiz indirimlerinin büyüklüklerine yönelik belirsizlikler devam ediyor. ECB’nin, Fed’e kıyasla daha yavaş ve temkinli bir faiz indirim döngüsüne girmesi bekleniyor. Bu tutanaklar, bankanın farklı üyelerinin şahin ve güvercin eğilimlerini de ortaya koyarak, gelecekteki toplantılarda alınacak kararların ön izlemesini sunacaktır.
Öte yandan, Fransa’daki siyasi belirsizliklere ilişkin haber akışı bölgede yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Erken seçim ve hükümet kurma süreçlerindeki zorluklar, Euro Bölgesi’nin ikinci büyük ekonomisi olan Fransa’da siyasi istikrarsızlık endişelerini artırarak, bölge piyasaları üzerinde baskı yaratıyor. Bu belirsizlikler, yatırımcıların risk algısını yükselterek Euro Bölgesi’ne yönelik sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir.
Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,11, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,44 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,72 gerilerken, Fransa’da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,44 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni güne pozitif bir başlangıç yaparak, piyasaların bugünkü ECB tutanaklarından gelecek olumlu sinyalleri fiyatlama eğiliminde olduğunu gösterdi.
Asya Piyasalarında Karışık Seyir ve Güney Kore Merkez Bankası Kararı
Asya borsalarında karışık bir seyir öne çıkarken, Nvidia’nın bilançosundan beklentilerin üzerinde sonuçlar alınmasına rağmen, gelecek döneme dair ortaya çıkan soru işaretleri yatırımcıları temkinli hareket etmeye yönlendiriyor. ABD’li çip devinin toplam geliri rekor seviyeye ulaşsa da, aynı zamanda 2024 mali yılının ilk çeyreğinden bu yana en yavaş büyüme hızını göstermesi, bölgedeki teknoloji hisselerinde tedirginlik yarattı. Bu yavaşlama, küresel çip talebindeki olası bir dengelenmeye işaret edebileceği endişesini doğurdu.
Nvidia’nın karışık sonuçlarının etkisiyle Japon teknoloji şirketi Nikon Corporation’ın hisseleri yüzde 4,3, Renesas Electronics’in hisseleri yüzde 0,3 ve Samsung Electronics hisseleri de yüzde 0,7 değer kaybetti. Asya ekonomileri, küresel tedarik zincirlerinin önemli bir parçası oldukları ve özellikle teknoloji sektörüne bağımlılıkları yüksek olduğu için Nvidia gibi büyük oyuncuların performansından doğrudan etkileniyorlar.
Öte yandan, Güney Kore Merkez Bankası (BOK) politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak yüzde 2,50 seviyesinde sabit bıraktı. Bu karar, BOK’un enflasyonla mücadele ve ekonomik büyümeyi dengeleme çabalarını yansıtmaktadır. Banka, faizi sabit tutarak mevcut sıkı para politikası duruşunu korurken, küresel ekonomik görünümdeki belirsizlikleri ve yurt içi talebin durumunu göz önünde bulundurduğunu sinyalini verdi. Güney Kore gibi ihracat odaklı ekonomiler için merkez bankası kararları, ülkenin rekabet gücü ve sermaye akışları açısından kritik öneme sahiptir.
Bu gelişmelerle birlikte, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 değer kazandı. Buna karşılık, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,1 geriledi. Asya genelinde bölgeler ve sektörler arasında farklılaşan performanslar, piyasaların küresel ve yerel faktörleri farklı ağırlıklarla değerlendirdiğini göstermektedir.
Borsa İstanbul’da (BIST 100) Satış Ağırlıklı Seyir ve Teknik Görünüm
Türkiye piyasalarında ise Borsa İstanbul’da (BIST 100) dün satış ağırlıklı bir seyir izlendi. Endeks günü yüzde 1,48 değer kaybederek 11.359,01 puanla tamamladı. Küresel risk iştahındaki dalgalanmalar ve dolar/TL kurundaki hareketlilik, yerel piyasalar üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay bir seyirle 12.608,00 puanda işlem gördü. Bu durum, vadeli piyasalarda da belirgin bir yön arayışının olduğunu gösteriyor.
Dolar/TL kuru, dün dar bir bantta hareket ederek 41,0370’ten kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının hemen üzerinde 41,0530’dan işlem görüyor. Türk Lirası’nın değerini etkileyen en önemli faktörler arasında yurt içi enflasyon beklentileri, Merkez Bankası’nın para politikası duruşu ve küresel dolar talebi yer almaktadır. Kurdaki stabil seyir, kısa vadede piyasalardaki belirsizliği bir nebze olsun hafifletebilir.
Analistler, bugün yurt içinde dış ticaret istatistikleri ve ekonomik güven endeksi gibi önemli verilerin, yurt dışında ise başta ABD’de büyüme ve çekirdek kişisel tüketim harcamaları olmak üzere yoğun bir veri gündeminin takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.300 ve 11.200 puanın önemli destek seviyeleri olduğunu, 11.400 ve 11.500 seviyesinin ise direnç konumunda bulunduğunu kaydettiler. Bu seviyeler, kısa vadeli işlem stratejileri belirleyen yatırımcılar için kritik referans noktaları olacaktır. Endeksin bu destek ve direnç seviyeleri arasındaki hareketleri, önümüzdeki dönemdeki yönü hakkında ipuçları sunacaktır.
Bugün Piyasaların Takip Edeceği Önemli Veriler
Yatırımcıların bugünkü işlem gününde küresel ve yerel piyasalarda dikkatle takip edeceği ekonomik takvim şu şekildedir:
- 10.00 Türkiye: Temmuz ayı dış ticaret istatistikleri
- 10.00 Türkiye: Ağustos ayı ekonomik güven endeksi
- 12.00 Avro Bölgesi: Ağustos ayı tüketici güven endeksi
- 12.00 Avro Bölgesi: Ağustos ayı ekonomik güven endeksi
- 14.30 Avro Bölgesi: 23-24 Temmuz ECB toplantı tutanakları
- 14.30 Türkiye: Haftalık para ve banka istatistikleri
- 15.30 ABD: 2. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH)
- 15.30 ABD: 2. çeyrek çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE)
- 15.30 ABD: Haftalık işsizlik maaşı başvuruları
- 17.00 ABD: Temmuz ayı bekleyen konut satışları