Kabine Sonrası Erdoğan’dan Açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kabine’nin İlk Yılında Kapsamlı Değerlendirme: Türkiye’nin İlerleme Rotası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen Kabine Toplantısı’nın ardından ulusa seslenerek, göreve geldikleri günden bu yana geçen ilk yılın kapsamlı bir değerlendirmesini sundu. Konuşmasına başlarken, Kayseri’de yaşanan eğitim kazasında şehit düşen iki pilota Allah’tan rahmet dileyerek, pilotların ailelerine ve Türk Hava Kuvvetlerine başsağlığı dileklerini iletti. Bu elim olayın tüm milleti derinden üzdüğünü belirten Erdoğan, şehitlerimize duyulan minneti bir kez daha ifade etti.

14 ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından göreve başlayan kabinenin birinci yılını tamamladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle Rabbimize, mensubu olmaktan büyük bir gurur duyduğumuz necip milletimize ve Türkiye’ye hizmet etme fırsatını bizlere bahşettiği için hamdediyoruz. 85 milyon vatandaşımızın her bir ferdine, şahsımıza, partimize ve ittifakımıza gösterdikleri güven ve teveccüh için en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Kabine üyeleri olarak, aziz milletimizin bu güvenine layık olabilmek adına hep birlikte büyük bir özveriyle çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu. Bu ifadeler, hükümetin milletle kurduğu güçlü bağı ve sorumluluk bilincini ortaya koydu.

Hükümetin Demokrasi ve Şeffaflık Anlayışı: “85 Milyonun Tamamının Hükümetiyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokratik yönetimlerin temel şartının halka hesap vermek olduğunu vurguladı. 22 yıla yaklaşan iktidarları döneminde tam 18 kez sandıkta milletin karşısına çıktıklarını ve her seferinde halkın güvenini tazelediklerini hatırlattı. Her yıl bütçe ve kesin hesap görüşmeleri aracılığıyla milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) hesap verdiklerini belirten Erdoğan, bunun yanı sıra 81 ilin tamamında katıldıkları toplantılar ve mitingler aracılığıyla da doğrudan millete ulaştıklarını dile getirdi.

Hükümetin, Türkiye’nin kaynaklarını nereye harcadığını, hangi alanlara ne kadar yatırım yapıldığını tüm ayrıntılarıyla vatandaşlara anlattığını ifade eden Erdoğan, “Vatandaşa hesap veren, şeffaf, etkin ve güven duyulan bir yönetim geleneğinin ülkemizde kök salması için ne gerekiyorsa yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Şunu burada özellikle altını çizerek ifade etmek isterim; Biz, 85 milyon vatandaşımızın tamamının hükümetiyiz. Emekçimizin hakkını savunduğumuz gibi, işverenimizin de yanında duran bir hükümetiz. Köylümüzün sorunlarına çözüm ararken, şehirlerimizde yaşayanların da ihtiyaçlarına kulak veriyoruz. Çiftçimizin alın terini kutsadığımız gibi, memurumuzun ve emeklimizin de refahı için çalışıyoruz. Gençlerimizin geleceğini inşa ederken, kadınlarımızın ve yaşlılarımızın da yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Batıda yaşayan vatandaşlarımız kadar, doğuda yaşayan kardeşlerimizin de hükümetiyiz. Bize oy veren vatandaşlarımız kadar, tercihlerini farklı yönde kullanan herkesin de hükümetiyiz. Vatandaşımız, ülkenin yönetiminde nasıl idareciler görmek istiyorsa, biz işte öyle bir kadro olmanın gayreti içindeyiz.” sözleriyle kapsayıcı yönetim anlayışını pekiştirdi.

Türkiye’ye Kazandırılan Eserler ve Gelecek Hedefleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağının her karışına ve 85 milyon insanın her bir ferdine aynı gözle baktıklarını ve büyük bir aşkla hizmet ettiklerini vurguladı. “Felaket tellallarına aldırış etmiyoruz, fitne tüccarlarının sözlerine kulak asmıyoruz. Bahanelerin arkasına saklanmadan, Türkiye’yi büyütmenin, kalkındırmanın ve daha da yüceltmenin mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz. Hükümetlerimizin ismini, milletimizin gönlüne büyük bir başarı hikayesi olarak yazdıran temel özelliğimiz işte budur. Hükümet olarak yegane referansımız, milletimize sunduğumuz hizmetler ve kazandırdığımız eserlerdir. Türkiye’ye kattıklarımız ortadadır, hedeflerimiz şeffaf bir şekilde ortadadır; milletimiz de yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı çok net bir biçimde görmektedir. Bizim için esas olan da zaten milletimizin takdiri, duası ve kararıdır. Allah ömür verdikçe, ‘bugün Hakk için, halk için ve Türkiye için ne yaptık’ sorusunu kendimize sormaktan asla geri durmayacağız.” diyerek hizmet odaklı yönetim anlayışını ve geleceğe dair kararlılıklarını dile getirdi.

Adalet Hizmetlerinde Devrim Niteliğinde Adımlar

Adalet hizmetlerinin kalitesinin artırılması, 2002 yılından bu yana hükümetin titizlikle üzerinde durduğu konuların başında gelmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son bir yılda adalet teşkilatının fiziki altyapısını güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar yapıldığını belirtti. Toplam 52 bin metrekare kapalı alana sahip 5 yeni adalet sarayının hizmete açıldığını, ayrıca 11 ilde toplam 972 bin metrekare kapalı alana sahip adliye binalarının inşaatına başlandığını aktardı.

Adli tıp alanında da gelişmeler yaşandığını ifade eden Erdoğan, iki yeni adli tıp binasının inşaatının tamamlandığını, inşaatı ve proje çalışmaları devam eden adli tıp kurumu binası sayısının ise 5 olduğunu söyledi. Bu dönemde toplam 11 bin 307 kişi kapasiteli 14 ceza infaz kurumu ile 2 denetimli serbestlik binasının faaliyete geçtiğini kaydetti. Hakim ve savcı sayısının 24 bin 829’a ulaştığını, son bir yılda toplam 2 bin 294 hakim ve savcı ataması yapıldığını, ayrıca 1498 hakim ve savcı adayının alındığını ve aynı dönemde 20 bin 779 yardımcı personelin atamasının gerçekleştirildiğini dile getirdi. Yargılamanın hızlandırılması hedefiyle ilk derecede 168 adli, 9 idari olmak üzere toplam 177 mahkemenin yanı sıra, istinaf kanun yolu incelemelerinin daha hızlı sonuçlanması için 21 istinaf dairesinin faaliyete geçirildiğini bildirdi. Duruşmalara uzaktan katılımı sağlayan 386 SEGBİS cihazının kurulumunun yapıldığını ve 1 milyon 708 bin SEGBİS görüşmesinin gerçekleştirildiğini, elektronik duruşma sistem sayısının ise 340’a ulaştığını belirtti. İhdas edilen 40 yeni noterlikle toplam noterlik sayısının 2 bin 385’e yükseldiğini vurguladı. Tüm bu adımlar, yargı süreçlerini modernleştirme ve vatandaşın adalete erişimini kolaylaştırma amacını taşımaktadır.

Yeni Yargı Reformu Stratejisi ve İnsan Hakları Eylem Planı

Adalet alanındaki reformların hız kesmeden devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dönemde 8. Yargı Paketi ile önemli değişikliklere imza atıldığını, 9. Yargı Paketi’nin ise halihazırda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde olduğunu bildirdi. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin etkin bir şekilde uygulanmasını sağladıklarını, hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk mekanizmasıyla son bir yıllık süreçte 1 milyon 340 bine yakın uyuşmazlığın çözüme kavuşturulduğunu aktardı.

Son bir yılda uzlaştırma kapsamında 324 bin 744, seri muhakeme usulü kapsamında 141 bin 243 ve basit yargılama usulü kapsamında 256 bin 826 dosyanın hızlı bir şekilde sonuçlandırıldığını kaydeden Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde adaletin tecellisini hızlandıracak, toplumumuzdan gelen bazı şikayetlerin önüne geçecek adımları atmaya devam edeceğiz. Reform irademizin somut sembolü olacak bazı hazırlıkların içindeyiz. Yeni Yargı Reformu Stratejisi ve İnsan Hakları Eylem Planı ile inşallah bu alanda beklentileri karşılayacağız. Mülkün temeli olan adaletin, etkin, hızlı ve tarafsız bir şekilde işletilmesi için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyeceğiz.” ifadeleriyle adalet sisteminin sürekli gelişimine olan bağlılığını yineledi.

Toplumun Temel Direği: Aile Kurumu ve Sosyal Politikalar

Toplumun temel direği olan aile kurumunun öneminin daha iyi anlaşıldığı bir dönemden geçildiğini belirten Erdoğan, aile müessesesinin bir bütün olarak tarihinin en çetin sınavını verdiğini, en ağır saldırılara maruz kaldığını söyledi. Küresel kültürün desteklediği ve teşvik ettiği cinsiyetsizleştirme politikalarının, insan neslini ve fıtratını tehdit eder boyutlara ulaştığını ifade eden Erdoğan, “LGBT dayatması, faşizmi dahi aratır bir zorbalığa, baskıya ve toplumu yozlaştırma aracına dönüştü. Ekonomik zorluklardan şehirleşmeye, bireyselleşmeden değişen algılara kadar çok farklı alanlarda ailenin ciddi sıkıntılarla yüzleştiğini görüyoruz. Yakın zaman önce açıklanan 2023 yılı doğum istatistikleri, bu tehditlerden ülkemizin de azade olmadığını göstermiştir.” diye konuştu. Bu açıklama, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesinin ulusal bir öncelik olduğunun altını çizdi.

Uzun bir süredir muhalefetten gelen eleştirilere rağmen aile meselesinin önemine her vesileyle dikkat çektiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı, “Son veriler, bizim haklılığımızı bir kez daha ortaya koymuştur. Azalan doğum oranları dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de alarm veriyor. İnşallah bu konuda yeni uygulamaları devreye alacağız. Son bir yılda aile kurumunu güçlendirecek, tehditler karşısında dirençli hale getirecek pek çok çalışma yaptık. ‘Ailemiz, İstikbalimiz’ temasıyla 8. Aile Şurası’nı düzenledik. Evlenecek çiftlere Aile ve Gençlik Fonu ile faizsiz kredi desteğinin yanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Fonun ilk uygulamasını deprem bölgesindeki illerimizde başlattık. Bugüne kadar 9 bin 617 başvuru oldu. Başvurusu kabul edilenlere ödemeleri peyderpey gerçekleştiriliyor. İlk kez hazırlanan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı’nı hayata geçirdik. Aile Enstitüsünün kuruluş hazırlıklarına başladık.” dedi. Bu çalışmalar, nesillerin devamlılığı ve sağlıklı bir toplum yapısı için atılan stratejik adımları gözler önüne serdi.

Türk Devletleri Teşkilatı’nın Birinci Sosyal Politika Bakanlar Toplantısı’na Türkiye’nin ev sahipliği yaptığını hatırlatan Erdoğan, dünyada bir başka örneği bulunmayan Darülaceze Sosyal Hizmet Şehri’ni hizmete açtıklarını söyledi. 145 bin 727 metrekareyi bulan inşaat alanıyla bu sosyal hizmet şehrinin 928 yatak kapasitesi, idari binaları, polikliniği, ibadethaneleri, rehabilitasyon ve fizik tedavi merkezleriyle örnek bir eser olduğunun altını çizdi. Bu projeler, sosyal devlet anlayışının somut göstergeleri olarak öne çıkmaktadır.

Kadınların Güçlenmesi ve Şiddetle Mücadele

“Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nı” hayata geçirdiklerini anımsatan Erdoğan, “2023 yılı OECD değerlendirmesinde Türkiye, OECD genelinde kadın erkek eşitliğine duyarlı bütçelemeyi uygulayan 23 ülke arasında yer aldı. ‘Şiddete sıfır tolerans’ anlayışıyla kadına yönelik şiddetle mücadeleyi temel politikamız haline getirdik. 25 Kasım’da Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Genelgesi’ni çıkardık.” dedi. Bu adımlar, kadınların toplumdaki konumunu güçlendirmeye ve her türlü şiddete karşı kararlı bir duruş sergilemeye yönelikti.

Savaş mağduru Filistinli kadın ve çocuklara sosyal yardım ve psikososyal destek hizmeti sağladıklarını belirten Erdoğan, 6 Şubat depremlerinden etkilenen vatandaşlarımız dahil 1,7 milyon kişiye psikososyal destek verildiğini ifade etti. Evde bakım yardımı kapsamında 36 milyar 360 milyon lira ödeme yapıldığını, 171 bin 915 çocuğun ailesinin yanında desteklendiğini kaydetti. Son bir yılda 1033 çocuğun koruyucu aile yanına yerleştirilerek çocuk sayısının 10 bin 213’e çıkarıldığını, ayrıca 1345 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın, devlet korumasında yetişmiş 2 bin 990 gencimizin, 2 bin 114 engelli kardeşimizin atamasının gerçekleştirildiğini aktardı. “Güçlü aile, güçlü Türkiye” vizyonuyla bu alandaki faaliyetlerin genişletilerek sürdürüleceğini vurguladı.

Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik Alanındaki Tarihi İyileştirmeler

Çalışma hayatının iyileştirilmesine yönelik bugüne kadar tarihi nitelikte birçok adım attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın en kapsayıcı, yaygın ve kuşatıcı sosyal güvenlik sistemine sahip ülke olduğunu söyledi. Çalışanı, memuru, emekliyi ve ücretli kesimi enflasyona ezdirmeme ilkesine bugüne kadar sadakatle bağlı kaldıklarını dile getirdi. 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olan asgari ücretin net 17 bin 2 lira olarak belirlendiğini anımsattı. Böylece, bir önceki döneme göre net asgari ücret artış oranının yüzde 49, 2023 Ocak dönemine göre artış oranının ise yüzde 100 olarak gerçekleştiğini aktardı.

Memurların maaşlarını, söz verildiği üzere, Temmuz 2023’te en düşük 22 bin liraya, Ocak 2024 itibarıyla da 33 bin liraya çıkardıklarını belirten Erdoğan, 7. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, genele ilişkin oransal zam dışında, 11 hizmet kolunun tamamında mutabakat sağlandığını duyurdu. En düşük emekli aylığında Ocak 2023 tarihine kıyasla net yüzde 82 artışa gittiklerini, 2023 yılı Ekim ayında emeklilerin tamamına bir defaya mahsus olmak üzere 5’er bin lira ödediklerini hatırlattı. Ramazan ve Kurban Bayramlarında ödenen emekli ikramiyesinin 2024 yılı itibarıyla yüzde 50 artışla 3 bin liraya çıktığını bildirdi. Kurban Bayramı ikramiyelerinin 10-14 Haziran tarihleri arasında emeklilerin hesaplarına yatırılacağını belirten Erdoğan, böylece tek kalemde emeklilere toplam 42 milyar tutarında bir ödeme yapılmış olacağını söyledi. Kamu bankalarının öncülüğünde emeklilere ödenen promosyon tutarlarının yükseltilmesini de temin ettiklerini ekledi. Bu gelişmeler, emeklilerin refah seviyesini artırmaya yönelik önemli adımlar olarak değerlendirildi.

İstihdamda Rekorlar ve İş Gücü Piyasası Tedbirleri

Ortak Paylaşım Platformu ve Çalışma Meclisi’ni, sendikalarla, işverenlerle ve çalışma hayatının tüm temsilcileriyle gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, “Şu noktaya özellikle değinmek istiyorum, iş gücü piyasasına yönelik aldığımız tedbirler ve faaliyetlerimiz neticesinde Cumhuriyet tarihimizin rekorları kırıldı. İstihdam sayımızı 32,6 milyon kişiye, istihdam oranımızı yüzde 49,5’e, iş gücüne katılım oranımızı ise yüzde 54,2’ye yükselttik. İşsizlik oranımız ise yüzde 8,6’yla son 10 yılın en düşük seviyesine indi.” dedi. Bu rakamlar, Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesinin ve iş gücü piyasasının dinamizminin göstergesi olarak öne çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın istihdam oranını yüzde 32,5’e, istihdam sayısını 12,3 milyon kişiye yükselttiklerini belirterek, kadın istihdamını desteklemeye yönelik “İş Pozitif” programıyla 250 binden fazla kadını istihdama kazandırdıklarını aktardı. Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi olanların istihdamına verilen teşviki 2025 sonuna kadar uzattıklarını dile getiren Erdoğan, bu teşvik sayesinde yılda 650 bin kişi için sosyal güvenlik primi işveren paylarını karşıladıklarını, reel sektöre yaklaşık 25 milyar lira destek olduklarını söyledi. Son bir yıl içinde İŞKUR aracılığıyla 1,3 milyon kişiyi işe yerleştirdiklerini ifade eden Erdoğan, 2024’te bu sayının 570 bini geçtiğini kaydetti. Bu veriler, hükümetin istihdamı artırma ve özellikle dezavantajlı gruplara iş imkanları sunma konusundaki kararlılığını yansıtmaktadır.

Sağlık ve İşverene Destek Politikaları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat 2023 depremleri nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen il ve ilçelerdeki işveren ve sigortalıların SGK’ya olan borçlarının ödenmesinin 28 Şubat 2025’e kadar ertelendiğini belirterek, Aralık 2023’te genel sağlık sigortası prim borcu bulunan 1 milyon 879 bin vatandaşın yaklaşık 1,8 milyar liralık borcunun silindiğini aktardı. İşverene asgari ücret desteği uygulamasında destek tutarını 700 liraya çıkardıklarını anımsatan Erdoğan, “2024 Mart ayı itibarıyla işverene toplam 99,1 milyar lira asgari ücret desteği verildi. Son 1 yılda geri ödeme listemiz genişletilerek 128 adedi kanser ilacı olmak üzere toplam 570 adet ilaç geri ödeme kapsamına alındı. Böylelikle 858’i kanser olmak üzere Geri Ödeme Listelerinde yer alan ilaç sayısı 8 bin 457’ye ulaştı.” dedi. Erdoğan, sağlık raporu olan hastaların hastanelerde sıra alıp beklemeksizin, aile hekimlerine giderek ilaçlarını yazdırmalarını kolaylaştırdıklarını kaydederek, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasına vurgu yaptı.

Deprem Bölgesi ve Kentsel Dönüşümde Milli Seferberlik

Çevre, şehircilik ve iklim değişikliği alanında çok yönlü bir mücadelenin içinde bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin bu alandaki birinci gündeminin deprem bölgesi ve afetlere hazırlık olduğunu vurguladı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin tarihin en büyük doğal afetlerinden biri olduğuna, 680 bini konut, 170 bini ticari alan olmak üzere 850 bin bağımsız bölümün kullanılamaz hale geldiğine, 53 bin 614 kişinin hayatını kaybettiğine dikkati çeken Erdoğan, depremlerde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “6 Şubat’tan beri tıpkı önceki kabinemiz gibi yeni kabinemizin de önceliği depremin yaralarının süratle sarılmasıydı. 2024 yılının bütçesinde deprem çalışmalarına 1 trilyon liranın üzerinde kaynak tahsis ettik. Geçtiğimiz yıl da aşağı yukarı aynı tutarda bir harcama yaptık. Kira yardımı, taşınma yardımı, destek ödemesi, tahliye ödemesi gibi farklı kategorilerde vatandaşlarımıza doğrudan yaptığımız ödemelerin tutarı 126 milyar lirayı aşıyor. Depremzedelerimize verdiğimiz sözü tutmak için gece gündüz demeden, büyük bir özveriyle çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, deprem bölgesindeki yeniden inşa sürecinin devletin en temel önceliklerinden biri olduğunu ve bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınılmadığını gösterdi.

Depremden etkilenen 11 şehirde, 451 bin 297 bağımsız bölümün büyük kısmının ihale sürecini tamamlayarak inşasına başladıklarına işaret eden Erdoğan, 4 bin 333 köyde, 50 bini çelikten, toplam 100 bin köy evini inşa ettiklerini aktardı. İnşası biten konutların hak sahiplerini belirlediklerini vurgulayarak şöyle devam etti: “Şubat ve mart aylarında 76 binden fazla konutumuzun hak sahiplerini belirleyip vatandaşlarımıza teslim ettik. Bu sayı tabii ki bir başlangıç. İnşallah her ay 10-15 bin konut bitirerek yıl sonuna kadar 200 bin konutu teslim edeceğiz. 2025 yılının son aylarına doğru tüm hak sahiplerini konut ve iş yerlerine kavuşturmayı hedefliyoruz.” Bu kapsamlı planlama, depremzedelerin kalıcı konutlara bir an önce kavuşması için atılan somut adımları ortaya koyuyor.

“Şehirlerimizi, konutları ve iş yerleri yanında caddeleriyle, meydanlarıyla, üretim ve istihdam altyapısıyla yeni baştan tasarlıyoruz. Özellikle depremde en çok hasar gören Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’ya ‘şehir meydanı’ projesi yapıyoruz. İçme suyu, atık su, kanalizasyon, arıtma tesisi gibi altyapı projeleri için İLBANK aracılığıyla yerel yönetimlere 64 milyar lira hibe desteği veriyoruz.” diyerek kapsamlı şehir planlama ve altyapı iyileştirme çalışmalarını anlattı. Afetzedelerin talepleri doğrultusunda Yerinde Dönüşüm Projesi’ni devreye aldıklarını anımsatan Erdoğan, proje kapsamında konutlar ve köy evleri için 1,5 milyon lira finansman sağladıklarını belirtti. Erdoğan, projeye başvuruların sayısının 256 bine ulaştığını, 28 binden fazla vatandaşın işlemlere başladığını aktardı.

İstanbul ve İzmir’de Kentsel Dönüşümün Önemi

Kentsel dönüşüm çalışmalarının önündeki hukuki engelleri yeni yasayla kaldırdıklarına ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığını kurduklarına dikkati çeken Erdoğan, İstanbul’un depreme hazırlanması için hayata geçirdikleri Yarısı Bizden Kampanyası’yla hak sahiplerine 1,5 milyon lira destek verdiklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “1 milyon vatandaşımızın başvurduğu proje kapsamında şu ana kadar 30 bin bağımsız bölüm için dönüşüm süreci başladı. Biliyorsunuz, 31 Mart seçimleri öncesinde İstanbul’un karşı karşıya olduğu riskleri konuşmalarımızda her fırsatta gündeme getirmiştik.”

“İstanbul’da bulunan toplam 7,5 milyon bağımsız bölümün 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerekiyor. Pazar günü Küçükçekmece ilçemizde çöken bina, kentsel dönüşümün İstanbul için ne kadar hayati bir mesele olduğunu hepimize tekrar hatırlatmıştır. Şunu bir defa kabullenmemiz lazım; İstanbul, bu konuda adım atmakta geciktikçe, riskler daha da artacaktır. Şehirlerimizi depreme dayanıklı hale getirmek, hangi parti olursa olsun, sorumluluk makamındaki herkes için milli bir görevdir. Ancak bu meselenin halen yeterince idrak edilemediğini görüyoruz. Hükümetimizin ve Bakanlığımızın sergilediği hassasiyetin bir an önce yerel yöneticiler tarafından da gösterilmesini özellikle bekliyoruz.” sözleriyle İstanbul’daki kentsel dönüşümün aciliyetini ve önemini vurguladı. Erdoğan, İzmir’in depreme hazırlanması kapsamında Dünya Bankası işbirliğiyle Dirençli Şehirler Projesini başlattıklarını, İzmir dahil 5 şehirde hak sahiplerine 180 ay vade ve yüzde 0,69 gibi çok düşük maliyetle 2,5 milyon liralık finansman sunduklarını aktardı. Bu projeler, gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı şehirleri daha dirençli hale getirmeyi hedeflemektedir.

Çevre Bilinci ve Deniz Varlıklarının Korunması

Küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık projesi ile 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranını 2023’te yüzde 35’e çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, 2024’te hedeflerinin yüzde 60 olduğunu vurguladı. Göcek Mapa-Şamandıra Projesi ile 805 kilometrekarelik alandaki 20 koyu yaklaşık 700 mapa-şamandırayla koruma altına aldıklarını bildiren Erdoğan, “Ayrıca vatandaşlarımızın denize ulaşmasına engel olan hukuk dışı yapıları yıkıyoruz. ‘TÜRKİYEDENİZ’ projesiyle halkımızın denizlere erişimini kolaylaştırarak, deniz kıyılarında yaşam kalitesini artıracağız. Deniz varlığımızı korumak ve kirliliği önlemek için kapsamlı tedbirler almaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Bu adımlar, çevre bilincinin artırılması ve doğal güzelliklerin gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Enerji Bağımsızlığı Yolunda Gabar ve Karadeniz Gazı Başarıları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjinin son yıllarda gerçekten tarih yazıldığı bir başka alan olduğunu, ülkenin yer altı ve yer üstü kaynaklarını ekonominin istifadesine sunma noktasında büyük mesafe aldıklarını vurguladı. “Enerjide tam bağımsız Türkiye” vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Erdoğan, Filyos’ta günlük doğalgaz üretiminin 5,1 milyon metreküpü aştığını, 2 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını artık buradan karşılayabildiğini söyledi.

Karadeniz gazının sevincini milletle paylaşmak için başlattıkları 25 metreküplük ücretsiz doğalgaz desteğini bir yıl boyunca devam ettirdiklerini, ilk ay ısınma dahil konutlardan hiçbir ücret almadıklarını, vatandaşların doğal gaz faturasını devlet olarak ödediklerini hatırlatan Erdoğan, “Böylece insanımıza toplam 87 milyar liralık doğrudan destek sağlamış olduk.” dedi. Bu destekler, vatandaşların üzerindeki ekonomik yükü hafifletirken, Türkiye’nin kendi kaynaklarını kullanma kapasitesini de gözler önüne serdi.

Erdoğan, şunları kaydetti: “Fatih Sondaj Gemisi, Sakarya Gaz Sahası’nda yeni keşifler için Göktepe-1 ve Göktepe-2 kuyularında sondaj çalışmasına başladı. Gabar’da günlük petrol üretimini 43 bin 380 varilin üzerine çıkararak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Yıl sonunda inşallah günlük 100 bin varile ulaşmayı hedefliyoruz. Hakkari ve Siirt başta olmak üzere bölgenin diğer yerlerinde arama-tarama ve sondaj faaliyetlerimiz devam ediyor. Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerimizin üzerinden terörün karanlık ve kanlı gölgesi kalktıkça, Allah’ın izniyle çok daha güzel neticeler alacağız. Türkiye, on yıllar boyunca hain terör saldırıları sebebiyle kullanamadığı kaynaklarından istifade etmeye, faydalanmaya başlamıştır. Terör bölgede zemin kaybettikçe sadece ekonomimiz büyümeyecek aynı zamanda demokrasimiz de serpilecek, güçlenecek.” Bu ifadeler, terörle mücadelenin enerji bağımsızlığı ve ekonomik kalkınma üzerindeki olumlu etkisini de vurguladı.

Nükleer Enerji ve Enerji Verimliliği Hamleleri

Türkiye’nin yeraltı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılmasının yanında, en temiz enerji olan nükleer konusunda da yoğun çaba harcadıklarını belirten Erdoğan, “Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin birinci reaktörünün inşaatı yüzde 90 oranında tamamlandı. Reaktörde mekanik testler yapılmaya başlandı. Türkiye’nin Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve 2024-2030 yılları arasında uygulanacak İkinci Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nı devreye aldık. Eylem planı ile 2030 yılına kadar enerji tüketimimizi yüzde 16 azaltacağız. Ayrıca 100 milyon ton emisyon azaltımına katkıda bulunacak, kamu ve özel sektör birlikte, 2030 yılına kadar 20 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı gerçekleştireceğiz.” diye konuştu. Bu stratejik yatırımlar, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini artırırken, sürdürülebilir enerji politikalarına olan bağlılığını da pekiştirmektedir.

Erdoğan, Körfez Bölgesi başta olmak üzere pek çok ülkeyle enerji ve madencilik işbirliğinin imzalanan yeni anlaşmalarla güçlendirildiğini dile getirdi. Cezayir, İran, Irak, Japonya, Venezuela, ABD, Azerbaycan, Gürcistan ve Çin Halk Cumhuriyeti’yle bu kapsamda işbirlikleri tesis ettiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: “Doğalgaz ticaret merkezi olma hedefimiz doğrultusunda büyük bir atılım içindeyiz. BOTAŞ, Bulgaristan, Macaristan ve Romanya’ya gaz ihracına başladı. Böylelikle ilk kez sınır komşumuz olmayan iki Avrupa ülkesine doğalgaz ihraç ediyoruz. Türkiye Taşkömürü Kurumu’na, Eti Maden’e, Türkiye Petrolleri’ne aldığımız 2 bin 370 personelle bu kurumlarımızın insan kaynağını güçlendirdik. Ayrıca Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Hattı’nın temeli atıldı. Hattın tamamlanması ile Nahçıvan’ın 500 milyon metreküplük yıllık doğalgaz ihtiyacının tamamı artık Türkiye üzerinden karşılanacak.” Bu gelişmeler, Türkiye’nin bölgesel enerji hub’ı olma yolundaki iddialı adımlarını ve uluslararası enerji işbirliklerini gösteriyor.

Eğitim, Ekonomi ve Uzay Teknolojilerindeki Atılımlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunumunun özetin de özeti mahiyetinde, ancak 5 bakanlığın son bir yıldaki karnesini ortaya koyabildiklerini ifade etti. Cuma günü Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin tanıtımını yapacaklarına işaret eden Erdoğan, “Eğitime dair çalışmalarımızı bu vesileyle detaylıca açıklayacağız. Cumartesi günü de Türkiye İhracatçılar Meclisinin 31. Olağan Genel Kuruluna iştirak edeceğiz. Orada da dış ticaret rakamları dahil, ekonomiyle ilgili son bir yılda neler yaptığımızı kamuoyumuzun ve iş dünyamızın bilgisine sunacağız. Dün açıklanan enflasyon ve dış ticaret rakamlarıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi inşallah gerçekleştireceğiz.” bilgisini paylaştı. Bu açıklamalar, önümüzdeki günlerde eğitim ve ekonomi alanlarında yapılacak önemli duyuruların habercisi oldu.

Ekonomide İstikrar ve Tek Haneli Enflasyon Hedefi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı’yla belirlediği hedeflere doğru emin adımlarla ilerlediğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Son 1 yılda Merkez Bankamızın brüt rezervleri yaklaşık 44 milyar dolar artışla, 142 milyar doların üzerine çıktı. Swap hariç net rezervlerdeki artış son 1 yılda 67 milyar dolara ulaştı. Üretim, istihdam, ihracat ve kaliteli büyümeden taviz vermeden tek haneli enflasyon oranlarını mutlaka yakalayacağız. Bunun sabır, irade ve şüphesiz kararlılık gerektiren bir süreç olduğunun çok iyi farkındayız. Hükümet olarak, hedeflerimize ulaşacağımızdan en küçük bir şüphemiz bulunmuyor. Milletimizden de ekonomi programımızı sahiplenmeye ve desteklemeye devam etmesini bekliyorum. Önümüzdeki günlerde farklı toplantılarda son 1 yıldaki icraatlarımızı milletimizle paylaşmayı sürdüreceğiz.” Bu sözler, enflasyonla mücadeledeki kararlılığı ve ekonomik istikrar hedefini bir kez daha pekiştirdi.

Uzaydaki Gururumuz: Türksat 6A’nın Yolculuğu Başlıyor

Türkiye’yi hayalleriyle buluşturmak için yılmadan, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan koşturacaklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A’nın yolculuğu başlıyor. Türksat 6A uydusu, fırlatmada görev alacak personelle birlikte Antonov kargo uçağıyla Space X’in Uzay Üssü’ne gidecek. 8-15 Temmuz tarihleri arasında da uydumuzu yörüngesine göndermeyi planlıyoruz. Türksat 6A’nın devreye girmesiyle birlikte uydularımızın ulaştığı nüfus 3,5 milyardan 5 milyara çıkacak. Türksat 6A’nın üretimi ile ülkemiz, haberleşme uydusu üreten ilk 10 ülke arasında yerini aldı ve uydu ihracatçısı konumuna yükselmiş oldu. Uydumuzun tasarımı ve üretiminde emeği geçenleri tebrik ediyorum.” Bu gurur verici gelişme, Türkiye’nin uzay teknolojileri alanındaki yetkinliğini ve milli teknoloji hamlesinin somut başarısını temsil ediyor.

Kurban Bayramı Tatili Müjdesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatiliyle ilgili de “Kamu çalışanlarımız için 16 Haziran Pazar günü başlayacak Kurban Bayramı sonrasındaki 2 günlük süreyi de idari izin kapsamına aldık. Böylelikle perşembe ve cuma günlerini de bayram tatiline ekleyerek 9 günlük bir tatil imkanı sağlamış oluyoruz. Kurban Bayramı’nın şimdiden milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.” açıklamasında bulundu. Bu müjde, vatandaşların bayramı daha uzun ve huzurlu geçirmesine olanak sağlayacak önemli bir karar oldu.