İTO’dan Çalışma Hayatına Yönelik Talepler

İş Dünyasının Beklentileri: İTO’dan Çalışma Hayatına Yönelik 12 Kritik Talep

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türk iş dünyasının mevcut çalışma hayatı düzenlemelerine ilişkin en önemli talep ve beklentilerini kamuoyu ile paylaştı. İş Kanunu’nun güncellenmesinden emekli aylık bağlanma sistemine, yabancı istihdamından tazminat davalarının zamanaşımı sürelerine kadar geniş bir yelpazede dile getirilen bu beklentiler, Türkiye ekonomisinin ve istihdam piyasasının dinamiklerini doğrudan etkileyecek nitelikte.

İTO, Türkiye’nin en büyük işveren temsilcilerinden biri olarak, çalışma hayatının odağında yer alan güçlü bir meslek örgütüdür. Bu sorumluluk bilinciyle hareket eden İTO, işverenlerin sahada karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerini yetkili mercilere taşımayı görev edinmiştir. Başkan Avdagiç’in detaylandırdığı 12 madde, bu sorumluluğun bir yansıması olarak, hem işletmelerin sürdürülebilirliğini hem de genel ekonomik refahı hedeflemektedir.

İş Dünyasından Çalışma Hayatına Yönelik Temel Beklentiler

Şekib Avdagiç, iş dünyasının acil çözüm bekleyen sorunlarını ve uzun vadeli hedeflerini 12 ana başlık altında topladı. Bu talepler, işletmelerin daha rekabetçi hale gelmesi, istihdamın korunması ve bürokratik engellerin azaltılması açısından büyük önem taşıyor. İşte İTO’nun Türk çalışma hayatına ilişkin kritik beklentileri:

1. İş Kanunu’nun Ekonomi Dostu Bir Yaklaşımla Güncellenmesi

İş Kanunu’nun mevcut hali, bazı maddeleriyle işverenler üzerinde önemli yükler oluşturabilmekte ve esnek çalışma modellerini kısıtlayabilmektedir. İş dünyası, kanunun güncel ekonomik koşullara ve global rekabet dinamiklerine uygun, “ekonomi dostu” bir anlayışla revize edilmesini talep etmektedir. Bu güncelleme, işletmelerin çevik hareket etmesine olanak tanıyarak, üretim ve istihdam kapasitelerini artırma potansiyeli taşımaktadır. Özellikle, işten çıkarma süreçlerindeki belirsizliklerin ve maliyetlerin azaltılması, yatırım iştahını artırıcı bir etki yaratacaktır.

2. Kısa Çalışma Ödeneğinin Esnek Kullanımı

Ekonomik dalgalanmalar veya beklenmedik krizler karşısında istihdamı korumak adına Kısa Çalışma Ödeneği kritik bir araçtır. İş dünyası, bu ödeneğin firmaların ekonomik şartlardan dolayı işçi çıkarmak yerine istihdamı sürdürmelerine yardımcı olacak şekilde daha esnek ve erişilebilir kriterlerle kullanılmasını beklemektedir. Uygulama süreçlerinin basitleştirilmesi ve başvuruların daha hızlı sonuçlandırılması, zor zamanlarda işletmelerin nefes almasını sağlayacaktır.

3. Yemek Bedeli İstisnasının Güncel Koşullara Göre Revize Edilmesi

Çalışanlara sağlanan yemek bedeli istisnası, hem işveren hem de çalışan açısından önemli bir teşviktir. Ancak mevcut istisna tutarı, artan gıda maliyetleri karşısında yetersiz kalmaktadır. İTO, gelir vergisi ve SGK priminden muaf tutulan yemek bedeli istisnasının güncel ekonomik koşullara göre revize edilmesini ve günlük asgari ücretin en az yüzde 50’si seviyesine çıkarılmasını önermektedir. Bu düzenleme, çalışanların alım gücünü desteklerken, işletmelerin de bu sosyal hakkı daha etkin sunabilmesini sağlayacaktır.

4. İş Mahkemelerindeki Alacak ve Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresinin 1 Yıla İndirilmesi

İş mahkemelerinde açılan alacak ve tazminat davalarının uzun zamanaşımı süreleri, işverenler için hukuki belirsizlik ve mali risk oluşturmaktadır. Mevcut uygulamadaki uzun süreler, işletmelerin finansal planlamalarını zorlaştırmakta ve geçmişe dönük riskleri artırmaktadır. Bu nedenle, İTO bu tür davalar için zamanaşımı süresinin 1 yılla sınırlandırılmasının hem hukuki süreçleri hızlandıracağını hem de işverenler üzerindeki yükü azaltacağını belirtmektedir. Bu sayede, işletmelerin daha şeffaf ve öngörülebilir bir hukuksal ortamda faaliyet göstermesi mümkün olacaktır.

5. İşverenden Kaynaklanmayan Ayrılıklarda İstihdam Teşviklerinin Geri Alınmaması

İstihdam teşvikleri, yeni iş olanakları yaratma ve mevcut istihdamı koruma açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak sigortalının işverenden kaynaklanmayan (örneğin, kendi isteğiyle veya emeklilik nedeniyle) bir sebeple işten ayrılması gibi istisnai durumlarda, sağlanan istihdam teşviklerinin işverenden geri alınması uygulaması eleştirilmektedir. İş dünyası, bu gibi hallerde teşviklerin geri alınmamasının, işverenlerin teşviklerden daha rahat faydalanmasını sağlayarak istihdamın sürdürülebilirliğine katkıda bulunacağını düşünmektedir. Bu yaklaşım, işverenleri ek maliyet ve idari yükten kurtaracaktır.

6. Rutin Sosyal Güvenlik Denetimlerinin Randevulu Yapılması

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) denetimleri, işletmelerin düzenli işleyişini sağlamak adına önemlidir. Ancak rutin denetimlerin habersiz ve randevusuz yapılması, işletmelerin olağan iş akışını aksatabilmekte, zaman ve kaynak kaybına yol açabilmektedir. İTO, istisnai durumlar dışında, rutin sosyal güvenlik denetimlerinin önceden randevu alınarak yapılması uygulamasının getirilmesini talep etmektedir. Bu, işletmelerin denetimlere daha hazırlıklı olmasını, gerekli belgeleri kolayca sunmasını ve iş süreçlerinin aksamadan devam etmesini sağlayacaktır. Şeffaflık ve işbirliği odaklı bir denetim anlayışı, iş dünyası için daha verimli olacaktır.

7. Yabancı İstihdamı Kriterlerinin Kolaylaştırılması

Bazı sektörlerde ve uzmanlık alanlarında yabancı iş gücüne olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Ancak mevcut yabancı istihdamı düzenlemelerindeki “bir yabancı için beş Türk işçi istihdamı” gibi kriterler, özellikle nitelikli personel arayışında olan veya belirli niş alanlarda faaliyet gösteren işletmeler için önemli bir engel teşkil etmektedir. İTO, yabancıların istihdamında çalışma ve izin kriterlerinin sektörel ihtiyaçlar ve uzmanlık alanları gözetilerek daha esnek hale getirilmesini beklemektedir. Bu kolaylaştırma, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak, nitelikli iş gücü açığını kapatmaya yardımcı olacak ve yeni yatırımları teşvik edecektir.

8. Bağımsız Çalışanların Emeklilik Prim Gün Sayısındaki Farklılıkların Giderilmesi

Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan (Bağ-Kur’lu) sigortalılar ile diğer sigortalılar (SSK’lı) arasında yaşlılık aylığına hak kazanmak için gereken prim ödeme gün sayısı açısından farklılıklar bulunmaktadır. Bu durum, bağımsız çalışanlar aleyhine bir eşitsizlik yaratmaktadır. İTO, bu farklılıkların giderilerek tüm sigortalı grupları arasında prim ödeme gün sayısı açısından eşitliğin sağlanmasını talep etmektedir. Bu düzenleme, sosyal adalet ilkesini güçlendirecek ve bağımsız çalışanların emeklilik hayallerine daha erken ulaşmalarını sağlayacaktır.

9. Aylık Bağlanma Sisteminin Mağduriyeti Giderecek Şekilde Revize Edilmesi

Mevcut emekli aylık bağlanma sisteminin, özellikle 2025 yılıyla birlikte emekli aylıklarında yüzde 34’e varan bir kayba sebebiyet vereceği öngörülmektedir. Bu durum, gelecekte emekli olacaklar için ciddi bir gelir kaybı anlamına gelmektedir. İTO, söz konusu mağduriyeti giderecek ve istihdam piyasasında oluşabilecek ani dengesizliklerin önüne geçecek şekilde aylık bağlanma sisteminin acilen revize edilmesini önermektedir. Adaletli ve sürdürülebilir bir emeklilik sistemi, hem çalışanların geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak hem de sosyal refahı artıracaktır.

10. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) Sistemine Ağırlık Verilmesi

Nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç, Türkiye ekonomisinin en önemli sorunlarından biridir. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) sistemi, haftada bir gün okulda eğitim, dört gün ise iş yerlerinde pratik çalışmaya imkan tanıyarak teorik bilgi ile saha deneyimini birleştiren etkili bir model sunmaktadır. İTO, bu sisteme daha fazla ağırlık verilmesini, yaygınlaştırılmasını ve teşvik edilmesini savunmaktadır. MESEM, gençlerin istihdam edilebilirliğini artırırken, işletmelerin de ihtiyaç duyduğu kalifiye elemanları yetiştirmesine olanak sağlayarak iş gücü piyasasındaki arz-talep uyumsuzluğunu gidermeye yardımcı olacaktır.

11. İşbaşı Eğitim Programı Cep Harçlığı Tutarının Artırılması

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından yürütülen İşbaşı Eğitim Programları, işsizlerin mesleki deneyim kazanmasına ve istihdama katılmasına önemli katkılar sunmaktadır. Ancak program kapsamında ödenen cep harçlığı tutarının mevcut ekonomik koşullarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. İTO, bu harçlık tutarının daha yüksek düzeylerde belirlenmesinin, programa katılımı teşvik edici bir rol üstleneceğini ve özellikle genç işsizler için daha cazip hale geleceğini vurgulamaktadır. Artırılan harçlıklar, katılımcıların motivasyonunu yükselterek programın etkinliğini artıracaktır.

12. Bağımsız (Freelance) Çalışanların Kayıtlı İstihdamının Desteklenmesi

Günümüz iş dünyasında bağımsız (freelance) çalışma modelleri giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak bu alanda çalışanların kayıt dışı kalma riskleri ve sosyal güvenlik haklarından yeterince yararlanamama sorunları bulunmaktadır. İTO, bağımsız çalışanların kayıtlı çalışmasının sağlanması ve sosyal güvenlik haklarından yararlanma olanaklarının kolaylaştırılması için yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesini önemle arz etmektedir. Bu adım, hem kayıt dışı ekonomiyi daraltacak hem de freelance çalışanlara güvenceli bir gelecek sunarak, iş gücü piyasasının daha kapsayıcı ve adil olmasını sağlayacaktır.

İş Dünyasının Talepleri: Güçlü Bir Ekonomi ve Sürdürülebilir İstihdam İçin

İTO Başkanı Şekib Avdagiç tarafından dile getirilen bu 12 madde, Türk iş dünyasının mevcut mevzuat ve uygulamalara ilişkin derinlemesine analizlerinin bir sonucudur. Bu taleplerin karşılanması, sadece işletmelerin maliyetlerini düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda onların global rekabette daha güçlü olmalarını sağlayacak, yatırım ortamını iyileştirecek ve Türkiye’nin istihdam kapasitesini artıracaktır. Çalışma hayatına yönelik bu kapsamlı revizyon önerileri, Türkiye’nin güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir bir büyüme hedefi doğrultusunda atılması gereken önemli adımları işaret etmektedir. İş dünyasının beklentilerine kulak verilmesi, ülkenin genel refah seviyesinin yükseltilmesi açısından hayati bir önem taşımaktadır.