İmalat PMI Verileri Yayınlandı

Türkiye İmalat PMI Kasım 2025: Enflasyonist Baskıların Hafiflemesi Umut Veriyor

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), Kasım 2025’te 48’e yükselerek sektörde iyileşme sinyalleri verdi. Bu yükseliş, enflasyonist baskıların hafiflemesiyle birlikte Türk imalat sektöründe umutları artırdı.

İSO Türkiye İmalat PMI Kasım 2025 Sonuçları

İSO Türkiye İmalat PMI anketinin Kasım 2025 dönemi sonuçlarına göre, eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği görüldü. Ekim ayında 46,5 olan manşet PMI, Kasım ayında 48’e yükseldi. Bu artış, faaliyet koşullarında şubat ayından bu yana en hafif bozulmaya işaret ediyor. Ancak, sektör hala büyüme eşiğinin altında seyrediyor.

Üretim ve Yeni Siparişlerdeki Durum

Manşet veriye benzer şekilde, imalat üretimindeki gerileme Kasım ayında son dokuz ayın en düşük hızında kaydedildi. Firmalar, yeni siparişlerdeki düşüşe bağlı olarak üretim hacimlerini azaltmaya devam etti. Talepteki zayıflık nedeniyle yeni siparişler yavaşladı, ancak bu yavaşlama Ağustos ayından bu yana en ılımlı seviyede gerçekleşti. Yeni ihracat siparişlerinde ise daralma belirginleşti. Bazı firmalar, uluslararası alanda rekabetçi fiyatlama koşullarının zorluğuna dikkat çekti.

Girdi Fiyatları ve Satış Fiyatlarındaki Gelişmeler

Girdi fiyatlarındaki artış, yaklaşık son bir yılın en düşük hızında gerçekleşti. Fiyat üzerinden rekabet etme çabaları, imalatçıların satış fiyatlarını oldukça düşük bir oranda artırmalarıyla sonuçlandı. Enflasyon, yılın başından bu yana en hafif düzeyde gerçekleşti. Girdi maliyetlerindeki artışın yavaşlaması, firmaların nihai ürün fiyatları enflasyonunu sınırlama çabalarını destekledi. Katılımcılar, girdi fiyatlarındaki bu durumu genellikle hammadde maliyetlerindeki yükselişe bağladı.

İstihdam, Satın Alma Faaliyetleri ve Tedarik Zinciri

Üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamalara paralel olarak, istihdamdaki daralma Kasım ayında ılımlı düzeyde gerçekleşti ve Mart ayından bu yana en düşük oranda kaydedildi. Firmalar, satın alma faaliyetlerini belirgin bir şekilde azaltırken, hem girdi hem de nihai ürün stoklarında düşüş hızlandı. Tedarikçi performansının Ekim ayında gösterdiği hafif iyileşmenin ardından, tedarikçilerin teslimat sürelerinde kısmi bir artış gözlendi.

Sektörel PMI Analizi: Büyüme Gösteren Sektörler

İSO Türkiye Sektörel PMI Kasım 2025 raporu, iyileşme yönünde bazı önemli sinyaller verdi. Üretimini artırabilen hiçbir sektörün olmadığı Ekim ayının ardından, Kasım ayında üç sektör yeniden büyümeye geçti. En güçlü iyileşme, son dört ayda ilk kez büyüme gösteren “elektrikli ve elektronik ürünler” sektöründe izlendi. “Metalik olmayan mineral ürünler” ile “ağaç ve kağıt ürünleri” de üretim hacmini artırırken, en keskin daralma “tekstil” sektöründe gerçekleşti.

Yeni Siparişlerdeki Sektörel Değişimler

Üretimdeki gelişmelere paralel şekilde, Kasım ayında yeni siparişlerin arttığı sektör sayısı üçe yükseldi. Bu alanda yine “elektrikli ve elektronik ürünler” başı çekti. Söz konusu sektörün yeni siparişleri, Ocak 2023’ten bu yana en yüksek oranda arttı. Yeni siparişlerde en keskin yavaşlama ise zorlu talep koşullarıyla karşılaşmaya devam eden “tekstil ürünlerinde” yaşandı. Tekstil firmaları yeni ihracat siparişlerinde de zorlanırken, diğer sektörler arasında iyileşme kaydedenler olduğu gözlendi. Yurt dışından alınan yeni siparişlerde en hızlı artış “ağaç ve kağıt ürünlerinde” gerçekleşti.

Maliyet Enflasyonu ve Sektörel Fiyat Değişimleri

Kasım ayında firmalar, maliyet enflasyonundaki yavaşlamadan destek aldı. On sektörün tamamında girdi fiyatları Ekim ayına göre daha sınırlı arttı. En hızlı yükseliş “makine ve metal ürünlerinde”, en düşük enflasyon ise “giyim ve deri ürünlerinde” kaydedildi. İmalatçılar genellikle satış fiyatlarını daha düşük oranda artırarak veya doğrudan indirime giderek maliyet tasarruflarını müşterilerine yansıtmaya çalıştı. “Tekstil” ve “metalik olmayan mineral ürünler” sektörlerinin nihai ürün fiyatlarında düşüş gözlenirken, en keskin fiyat artışı ise “ana metal sanayisinde” kaydedildi.

Sektörel İstihdam Verileri

Anket kapsamında izlenen on sektörün yarısı Kasım ayında çalışan sayısını artırdı. Böylece istihdamın genişlediği sektör sayısı son bir buçuk yılın zirvesine çıktı. Üretim ve yeni siparişlerde olduğu gibi, istihdamda da en hızlı artış “elektrikli ve elektronik ürünlerde” kaydedildi. Ocak 2016’dan bu yana en belirgin istihdam kaybının yaşandığı sektör ise “tekstil ürünleri” oldu.

Satın Alma Faaliyetleri ve Stok Düzeyleri

Satın alma faaliyetleri ve stok düzeylerinde Ekim ayına göre daha genele yayılı şekilde artış gerçekleşti. Bu durum, sektördeki beklentilerin ve geleceğe yönelik planların iyileşme gösterdiğinin bir işareti olarak değerlendirilebilir.

S&P Global Yorumu: Toparlanma Umutları Artıyor

Açıklamada endekse ilişkin değerlendirmesine yer verilen S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, enflasyonist baskıların hafiflemesinin Kasım ayında Türk imalat sektörüne olumlu yansıdığını belirtti. Girdi maliyetleri ve satış fiyatlarının 2025’in başından bu yana en düşük oranlarda arttığını bildirdi.

Harker, “Bu gelişme, üretim, yeni siparişler ve istihdam gibi önemli alt kalemlerde daralmanın hız kesmesi ile aynı döneme denk geldi. Özellikle istihdamda düşüş durma noktasına yaklaştı. Veriler, yılın sonu yaklaşırken imalat sektörünün toparlanabileceği yönünde umut veriyor” ifadelerini kullandı. Türkiye imalat sektörünün önümüzdeki aylarda göstereceği performans, bu umutların gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek. Enflasyonun kontrol altına alınması ve talep koşullarının iyileşmesi, sektörün sürdürülebilir bir büyüme trendine girmesi için kritik öneme sahip. Devletin sağlayacağı destekler ve sektör temsilcilerinin işbirliği de bu süreçte önemli rol oynayacaktır. Özellikle elektrikli ve elektronik ürünler sektöründeki olumlu gelişmeler, diğer sektörlere de örnek teşkil edebilir ve genel bir toparlanma sürecini tetikleyebilir.

Türkiye İmalat Sektörünü Etkileyen Faktörler

Türkiye imalat sektörünün performansını etkileyen çeşitli faktörler bulunmaktadır. Bunların başında küresel ekonomik gelişmeler, döviz kuru hareketleri, enflasyon, faiz oranları, iç talep, ihracat pazarlarındaki durum ve siyasi istikrar gelmektedir. Özellikle döviz kurundaki dalgalanmalar ve yüksek enflasyon, girdi maliyetlerini artırarak firmaların rekabet gücünü olumsuz etkileyebilmektedir. Ayrıca, ihracat pazarlarındaki daralma ve korumacılık önlemleri de ihracat odaklı sektörleri zor durumda bırakabilmektedir. İç talepteki dalgalanmalar ise üretim planlamasını zorlaştırmakta ve stok maliyetlerini artırabilmektedir.

Sektörün Geleceğine Yönelik Beklentiler

Türkiye imalat sektörünün geleceğine yönelik beklentiler, küresel ve yerel ekonomik koşullara bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Enflasyonun kontrol altına alınması, döviz kurunun istikrar kazanması ve iç talebin canlanması durumunda sektörün toparlanma sürecine girmesi beklenmektedir. Ayrıca, hükümetin sağlayacağı destekler, vergi teşvikleri, Ar-Ge yatırımlarının teşvik edilmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi de sektörün büyümesine katkı sağlayacaktır. Özellikle yüksek teknolojiye dayalı ürünlerin üretimi ve ihracatının artırılması, sektörün rekabet gücünü artıracak ve daha katma değerli ürünlerin üretilmesini sağlayacaktır.

Sonuç

Sonuç olarak, İSO Türkiye İmalat PMI Kasım 2025 verileri, sektörde iyileşme sinyalleri vermektedir. Enflasyonist baskıların hafiflemesi, üretim ve yeni siparişlerdeki daralmanın yavaşlaması, istihdamdaki düşüşün durma noktasına gelmesi ve sektörel bazda bazı olumlu gelişmelerin yaşanması, toparlanma umutlarını artırmaktadır. Ancak, sektörün sürdürülebilir bir büyüme trendine girmesi için enflasyonun kontrol altına alınması, talep koşullarının iyileşmesi ve hükümetin sağlayacağı desteklerin devam etmesi gerekmektedir.