Haksızlık Üzerine Kurulan Devlet Yıkılmaya Mahkumdur

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Valilere Kritik Mesajlar: Birlik, Beraberlik ve Adalet Vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Valiler Buluşması programında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında birlik, beraberlik, adalet vurgusu yapan Erdoğan, aynı zamanda Gazze’ye destek mesajlarını iletti.

Programın ülke, millet ve şehirler için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta İçişleri Bakanlığı’nda yaşanan görev değişimine değindi. Ali Yerlikaya’ya 2,5 yıl boyunca İçişleri Bakanı olarak yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkürlerini sunarken, yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye de başarılar diledi. Erdoğan, “Sizlerle birlikte vali yardımcılarımıza, kaymakamlarımıza ve mülki idare teşkilatımızın her bir mensubuna Rabb’imden muvaffakiyetler temenni ediyorum. Şehit mülki idare amirlerimizle birlikte ebediyete irtihal eden valilerimizi, kaymakamlarımızı rahmetle yad ediyorum. Hepsinin de ruhu şad, mekanları cennet olsun” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Valiler Buluşması

Gazze’ye Dayanışma Mesajları

Ramazan-ı Şerif’in milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni eden Erdoğan, bu mübarek günlerin birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesini Allah’tan niyaz etti. Mehmet Akif Ersoy’un dizeleriyle duygularını ifade eden Erdoğan, “Ya Rab, şu muazzam ramazan hürmetine, kaldır aradan vahdete hail ne ise; Ya Rab, şu asırlarca süren tefrikadan, artık ezilip düşmesin ümmet ye’se” duasını hep birlikte yineledi.

Ramazan ayını zor şartlar altında geçiren Gazzelilere dayanışma mesajları gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını özellikle rica etti. Erdoğan, “Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça, bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabıallah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yapıyor

Devlet Anlayışımız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nurettin Topçu’nun millet, tarih ve kimlik arasındaki bağı vurgulayan sözlerini paylaşarak, devlet anlayışımıza dikkat çekti. “Mazinin bittiği yerde, millet biter, insan biter, izan biter, nihayet bulurlar. Millet, tarihinden ibarettir. Onu tarihinden sıyırırsanız, insan sürüsü kalır. Milletlerin mazisini teşkil eden bütün eski hareketler, eski eserler ve düşünüşler ona bir zincirin halkaları gibi gelir. Ben babama, o da Kosova’nın kahramanlarına ve Yıldırım Han’a bağlanır. Bunların ruhu ise Yunuslar’la Alparslanlar’dan geçerek Hazreti Muhammed’e kadar uzanan zincirin bize daha yakın bulunan halkalarını teşkil ederler. Bizim bu atalarımızın varlığı geçmişten ibaret bir bütün teşkil ederek bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet bir büyük dimağın böyle büyük bir ruhun adıdır.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Büyük bir millet olarak bizim büyük dimağımızın, büyük ruhumuzun bir özelliği de devlet mefhumuna yüklediğimiz anlam ve atfettiğimiz önemdir. Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebet müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz, geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder” şeklinde konuştu.

Valiler Buluşması detayları

Adalet ve İyilik Vurgusu

Binlerce yıllık devlet geleneklerimizin temelinde adaletin, merkezinde insanın, mihverinde ise erdem ve ahlakın olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliye-de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati, ‘hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar, hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız” dedi.

Nizamülmülk’ün Siyasetname adlı eserinden bir anekdot paylaşan Erdoğan, Humus Valisi ile Ömer bin Abdülaziz arasındaki mektuplaşmayı hatırlattı: “Rivayet olunur ki Humus Valisi, Ömer bin Abdülaziz’e şöyle bir mektup yazdı. ‘Humus çarşısının duvarı harap olmuştur. Onu imar etmek lazımdır. Ne buyurursunuz?’. Ömer bin Abdülaziz, aynı kağıda şöyle yazdı; ‘Humus çarşısının duvarını adaletle yükselttiğinde, yolları da korku ve zulümden arındırıp tertemiz ettiğinde ortaya çıkacak yapının çamur ve tuğlaya ihtiyacı yoktur’. Mesele bizim için işte bu kadar kristalize bir hakikattir. İllerimizde şahsımı ve devletimizi temsilen görev yapan valilerimiz, bu yönüyle hayati bir yetki ve sorumluluğu deruhte etmektedir.”

Valiler Buluşması programı

Valinin, devletin sahadaki yansıması olduğunu ifade eden Erdoğan, “Adalet, hikmet ve hükümetin eritme potasıdır. Vatandaş ile devletin buluşma noktasıdır. Valilik, sadra şifa olma, derde deva olma yeri, milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır” diye konuştu.

Valilerden en büyük beklentisinin sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanların gönlüne girmeleri, görev ve sorumluluk dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleri olduğunu kaydeden Erdoğan, liderliğin de esasen bunları gerektirdiğini söyledi. “Başarılı bir vali, iyi bir lider demektir. İyi liderlik de yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareimaslahatçılıktan, yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları, milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri Hakk’ın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz” ifadelerini kullandı.

Vakur Olmak Kibirli Olmak Anlamına Gelmez

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ünvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz, aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek, hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz” dedi.

Sosyal medyanın ve dijital platformların kullanımında dikkatli olunması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir” uyarısında bulundu.

Erdoğan, Tahir bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri hatırlatarak, “Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker, alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek, başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun’” dedi.

Valiler Buluşması toplu fotoğraf

Doğru Bildiğimizden Asla Ayrılmayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’i hem ülkemizde hem de sınırlarımızın ötesinde dolu dolu geçirmek amacıyla iftar ve sahur sofralarına konuk olacaklarını, vatandaşlarımızla aynı çorbaya kaşık sallayacaklarını, aynı ekmeği bölüşeceklerini, hanelerle birlikte asıl gönüllere misafir olacaklarını belirtti. Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacaklarını, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceklerini söyledi.

“Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan, doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması

Valilerden mübarek ramazan ayında büyük gayret beklediğini dile getiren Erdoğan, “Unutmayın, devlet kapısı hacet kapısıdır. Bizim insanımız mahcuptur, mağrurdur. Kalbini herkese açmaz. Derdini, sıkıntısını ulu orta herkese anlatmaz. Hele hele meramını, maruzatını, ihtiyacını herkesle paylaşmaz. O yüzden ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi siz arayıp bulacak, onlar size gelmeden siz onların yardımına koşacaksınız. Gerekirse Ömer gibi kapı kapı gezecek, sorunları yerinde tespit edecek, bunları en hızlı şekilde çözüme sizler ulaştıracaksınız. Gariplerin, yoksulların, öksüz ve yetimlerin elinden siz tutacaksınız. Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla, yardım çalışmalarıyla devletimizin şefkatli elini vatandaşa sizler uzatacaksınız. Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi tekrar ifade ediyor, Rabb’im yar ve yardımcınız olsun diyorum” şeklinde konuştu.

Milletin takdiriyle ülkeyi yönetme görevini devraldıkları günden bu yana 86 milyonun müreffeh ve mutlu geleceği için canla başla çalıştıklarını ifade etti.

Terörsüz Türkiye Süreci

Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını hatırlatarak, “Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz” dedi.

Meclisimizin çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu tamamladığını belirten Erdoğan, komisyonda görev alan tüm milletvekillerine teşekkür etti. “Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi Meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi, inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Valiler Buluşması'nda konuşma yapıyor

Hedeflerimize Ulaşacağız

Sürecin sağlıklı bir şekilde devamı için sınır bölgelerdeki valiler başta olmak üzere mülki idare amirlerine önemli görevler düştüğünü dile getiren Erdoğan, “Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması, Terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin, yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız” şeklinde konuştu.

Erdoğan, Ramazan-ı Şerif’in İslam aleminin intibahına vesile olmasını temenni ederek, valilere yaptıkları ve yapacakları tüm hizmetler için teşekkür etti.

Yılın İdarecilerine Ödüller

Programda konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yılın idarecilerine ödülleri takdim edildi.

  • “Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü”ne, İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Sühely Üçer
  • “Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü”ne, Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli
  • “Merhum Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü”ne, Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz
  • “Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü”ne, Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş
  • “Vali Doktor Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü”ne, Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu
  • “Merhum Vali Orhan Alaaddin Erbuğ Meslekte Bir Olay ve Anı Ödülü”ne, Şırnak Vali Yardımcısı Murat Çiçek layık görüldü.
Ödül Töreni Detayları