Haftaya Damga Vuranlar

BIST 100 ve Küresel Piyasalar: Jeopolitik Riskler ve Enflasyon Gölgesinde Haftalık Değerlendirme

Geçtiğimiz hafta finans piyasaları, küresel ve yerel dinamiklerin karmaşık etkileşimiyle dalgalı bir seyir izledi. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, hafta genelinde umut vadeden gelişmelerle pozitif bir başlangıç yapsa da, haftanın son işlem gününde yaşanan jeopolitik gerilimler nedeniyle sert bir düşüş yaşadı. Özellikle geçtiğimiz haftalarda açıklanan ve piyasa beklentilerinin altında kalan enflasyon verisi ile ABD ve Çin arasındaki ticaret görüşmelerindeki uzlaşma sinyalleri, haftanın ilk günlerinde yatırımcıların risk iştahını artırmıştı. Ancak Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilimler, küresel piyasalarla birlikte BIST 100’ü de olumsuz etkiledi. Endeks, haftayı %2,19 oranında düşüşle 9.311,88 puandan tamamlayarak, yatırımcılara temkinli bir kapanış sundu.

Hafta başında, piyasalar için olumlu bir hava yaratan gelişmeler yaşandı. ABD’li ve Çinli üst düzey yetkililerin Londra’da bir araya gelerek ticaret konularında görüşmeleri sürdürmesi, küresel ticaret anlaşmazlıklarının çözümüne yönelik umutları yeşertti. Bu görüşmeler, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki tansiyonun azalabileceği ve küresel büyüme görünümünün iyileşebileceği beklentisiyle piyasalara bir miktar iyimserlik aşıladı. Çarşamba günü açıklanan ve piyasa beklentilerinin oldukça altında kalan enflasyon verileri ise yerel piyasalar için olumlu bir sürpriz oldu. Düşük enflasyon, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikalarında daha esnek hareket edebileceği ve faiz indirimi beklentilerini güçlendirebileceği düşüncesiyle yatırımcılar tarafından pozitif karşılandı.

Ancak bu iyimserlik, piyasaların hızla değişen dinamikleri karşısında zayıf kaldı. Uzmanlar, açıklanan enflasyon verilerinin mevcut tarifelerin piyasa fiyatlarına henüz tam olarak yansımadığı yönünde değerlendirmelerde bulunarak, gelecekteki enflasyon baskılarının artabileceği uyarısını yaptı. Bu durum, piyasadaki olumlu havayı gölgeledi. Dahası, haftanın ilerleyen günlerinde İsrail ve İran arasındaki çatışmaların tırmanmasıyla Ortadoğu’da artan jeopolitik belirsizlik, yatırımcılar arasında “güvenli liman” arayışını tetikledi. Bölgedeki gerilimin yükselmesi, küresel risk iştahını önemli ölçüde azalttı ve başta gelişmekte olan piyasalar olmak üzere dünya borsalarında düşüşlere neden oldu. Petrol fiyatlarındaki oynaklık ve tedarik zincirlerine yönelik endişeler de bu riskten kaçış eğilimini pekiştirdi.

Teknoloji dünyasının devlerinden Apple (AAPL), her yıl merakla beklenen geliştirici konferansı WWDC 2025’te bir dizi yeni özellik ve en yeni işletim sistemi güncellemesi iOS 26’yı tanıttı. Ancak piyasaların ve teknoloji meraklılarının en büyük beklentisi, yapay zeka (AI) alanındaki çığır açıcı yeniliklerdi. Tanıtılan güncellemelerde yapay zekanın beklenen belirgin rolü oynamaması, bazı yatırımcılar ve analistler arasında hayal kırıklığına yol açtı. Apple’ın yapay zeka entegrasyonunda rakiplerine kıyasla daha temkinli bir yaklaşım sergilemesi veya stratejilerini henüz tam olarak açıklamaması, şirketin gelecekteki büyüme potansiyeli hakkında spekülasyonlara neden oldu. Piyasalar, Apple’ın bu kritik alandaki yol haritasını daha net görmek istiyor.

Türkiye piyasalarında yabancı yatırımcı ilgisi, Mayıs ayında pozitif bir tablo çizdi. Yabancı yatırımcılar, Borsa İstanbul’da toplamda 351,77 milyon dolarlık net alım gerçekleştirerek Türk varlıklarına olan güvenlerini bir kez daha gösterdi. Bu durum, döviz kuru istikrarı ve makroekonomik politikalara yönelik iyimserliğin bir yansıması olarak yorumlandı. Yabancıların en fazla ilgi gösterdiği ve net alım yaptığı ilk üç hisse senedi; 124,14 milyon dolarla perakende devlerinden Bim Mağazaları (BIMAS), 72,09 milyon dolarla savunma sanayii lideri Aselsan (ASELS) ve 55,94 milyon dolarla telekomünikasyon sektörünün öncüsü Turkcell (TCELL) oldu. Bu tercihler, yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisinin temel sektörlerine ve büyüme potansiyeline odaklandığını gösteriyor. Öte yandan, yabancıların en çok satış yaptığı ilk üç hisse ise; 68,36 milyon dolarla bankacılık sektöründen Akbank (AKBNK), 37,70 milyon dolarla otomotiv devi Ford Otosan (FROTO) ve 37,60 milyon dolarla bir diğer önemli banka olan Yapı Kredi (YKBNK) oldu. Bu satışlar, kar realizasyonu veya portföy yeniden dengelemesi gibi çeşitli nedenlerle açıklanabilir.

Kimya sektörünün önde gelen oyuncularından Sasa Polyester (SASA) özelinde önemli bir pay devri gerçekleşti. Erdemoğlu Holding, SASA bünyesinde sahip olduğu 125.621.328 adet payı, yurt dışında yerleşik, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren saygın bir yatırım kuruluşuna devrettiğini duyurdu. Bu stratejik işlem sonrasında Erdemoğlu Holding’in SASA’daki toplam payı %56,30 seviyesine geriledi. Söz konusu devir, şirketin hissedarlık yapısında önemli bir değişime işaret ederken, uluslararası bir yatırımcının SASA’ya olan ilgisi, şirketin küresel arenadaki cazibesini ve büyüme potansiyelini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu tarz büyük ölçekli pay devirleri, genellikle şirketin uzun vadeli stratejileri ve gelecekteki yatırım planları açısından önemli sinyaller taşır.

Yapay zeka çipleri ve yazılımları konusunda dünya lideri Nvidia (NVDA), Avrupa’daki varlığını ve iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, Avrupa ülkeleri ve önde gelen şirketleriyle altyapıdan yazılıma kadar uzanan geniş bir yelpazede birçok yeni iş birliğini duyurdu. En dikkat çekici açıklamalardan biri ise, Avrupalı üreticiler için dünyanın ilk endüstriyel yapay zeka bulutunu inşa ettiğini açıklaması oldu. Bu girişim, Avrupa endüstrisinin dijital dönüşümünü hızlandırmayı ve yapay zeka destekli üretim süreçlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Nvidia’nın bu hamlesi, hem Avrupa’nın teknolojik bağımsızlığını güçlendirme çabalarına destek olacak hem de şirketin küresel yapay zeka pazarındaki lider konumunu pekiştirecek stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Enerji sektöründen dikkat çekici bir haberde, nükleer enerji üreticisi Talen Energy (TLN), teknoloji devi Amazon (AMZN) ile olan nükleer enerji ortaklığını genişlettiğini duyurdu. Anlaşma kapsamında Talen Energy, Pennsylvania’daki Susquehanna nükleer tesisinden Amazon Web Services (AWS) veri merkezlerine 1.920 megavat elektrik sağlayacak. Bu ortaklık, Amazon’un karbon ayak izini azaltma ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme hedefleri doğrultusunda önemli bir adım teşkil ediyor. Ayrı bir gelişmede ise Amazon, Pennsylvania eyaletinde iki yeni veri merkezi inşa etmek için toplam 20 milyar dolarlık devasa bir yatırım yapacağını açıkladı. Bu veri merkezleri, biri Susquehanna nükleer santralinin hemen yanında yer alan Salem Township’te, diğeri ise eski bir çelik fabrikasının bulunduğu Falls Township’te olmak üzere iki farklı stratejik konumda kurulacak. Bu yatırım, Amazon’un bulut bilişim altyapısını güçlendirme ve büyüyen talebi karşılama konusundaki kararlılığını gösterirken, bölge ekonomisine de önemli bir katkı sağlayacak.

Türkiye’nin önde gelen içecek firmalarından Coca-Cola İçecek (CCOLA) hakkında Rekabet Kurumu’ndan bir soruşturma kararı çıktı. Rekabet Kurumu, şirketin bağlı ortaklığı olan Coca-Cola Satış ve Dağıtım hakkında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. (rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar, uyumlu eylemler ve kararlar) ve 6. (hâkim durumun kötüye kullanılması) maddelerinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yönelik olarak soruşturma açılmasına karar verdi. Bu soruşturma, şirketin pazardaki uygulamalarının rekabet kurallarına uygunluğunu detaylı bir şekilde incelemeyi amaçlıyor. Rekabet Kurumu’nun bu tür adımları, piyasalarda adil rekabet ortamının sağlanması ve tüketicilerin korunması açısından büyük önem taşıyor. Soruşturmanın sonuçları, şirketin gelecekteki operasyonları üzerinde potansiyel etkilere sahip olabilir.

Bilişim ve yazılım sektörünün önemli firmalarından Link Bilgisayar (LINK), savunma sanayii ve teknoloji alanındaki iş birliklerine bir yenisini ekledi. Şirket, Aselsan’ın (ASELS) iştiraki olan Aselsannet’ten, kritik tesis güvenlik projelerinde kullanılmak üzere önemli bir sipariş aldı. Bu siparişin toplam tutarı, KDV dâhil 302,55 milyon TL olarak açıklandı. Anlaşma kapsamında Link Bilgisayar, Aselsannet’e ürün ve yazılım tedarik edecek. Bu tür büyük ölçekli projelerde yer almak, Link Bilgisayar’ın sektördeki yetkinliğini ve güvenilirliğini pekiştirirken, savunma sanayiimizin dijitalleşme ve güvenlik altyapılarını güçlendirme çabalarına da katkıda bulunuyor. İş birliği, yerli ve milli teknoloji geliştirme hedefleri açısından da stratejik bir öneme sahip.

Havayolu sektörünün küresel oyuncularından Türk Hava Yolları’nın (THYAO) yolcu trafiğinde güçlü bir büyüme devam ediyor. Mayıs 2025 verilerine göre, THYAO’nun toplam yolcu sayısı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla %5,1 oranında artarak 7,6 milyona ulaştı. Bu artış, küresel seyahat talebindeki toparlanma ve havayolunun geniş uçuş ağı stratejisinin başarısını yansıtıyor. Yılın ilk beş ayı olan Ocak-Mayıs 2025 dönemine bakıldığında ise THYAO, toplam yolcu sayısını bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,7 artırarak 34 milyona çıkarmayı başardı. Bu güçlü performans, Türk Hava Yolları’nın pandemi sonrası dönemde pazar payını artırma ve operasyonel verimliliğini koruma konusundaki başarısının altını çiziyor. Seyahat kısıtlamalarının gevşemesi ve turizm sektöründeki canlanma, THYAO‘nun büyümesini destekleyen ana faktörler arasında yer alıyor.

Yazılım ve bilişim hizmetleri alanında faaliyet gösteren Kafein Yazılım (KFEIN), dijital dönüşüm süreçlerinde önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, global bir teknoloji dağıtıcısı olan Redington Turkey ile süresiz bir İş Ortaklığı Çerçeve Sözleşmesi imzaladığını duyurdu. Bu anlaşma kapsamında Kafein Yazılım, Amazon Web Servisleri (AWS)’ne ait ürün ve hizmetlerin son kullanıcılara tanıtımı, pazarlanması ve satışını gerçekleştirecek. Ayrıca, AWS ürünlerinin kurulumu ve benzeri teknik hizmetlerin sunulması konusunda da Redington Turkey ile iş birliği yapacak. Bu ortaklık, Kafein Yazılım’ın bulut bilişim hizmetleri alanındaki yetkinliğini artırmasının yanı sıra, AWS ekosistemindeki yerini de güçlendirecek. Anlaşma, şirketlerin müşterilere daha kapsamlı ve entegre bulut çözümleri sunmasına olanak tanıyacak.

Teknoloji ve sosyal medya devi Meta Platforms (META), yapay zeka (AI) geliştirme süreçlerini hızlandırmak amacıyla stratejik bir hamle gerçekleştirdi. Şirket, yapay zeka veri etiketleme ve veri seti oluşturma konusunda uzmanlaşmış Scale AI’a azınlık yatırımı yaptı. Bu yatırım, iki şirket arasındaki daha geniş bir iş birliğinin parçası olarak konumlandırıldı. Anlaşma, önemli bir liderlik değişikliğini de beraberinde getirdi: Scale’in kurucusu ve CEO’su Alexandr Wang, Scale’in yönetim kurulundaki görevine devam ederken, aynı zamanda Meta’nın dahili yapay zeka girişimlerini desteklemek üzere Meta bünyesine katılacak. Bu hamle, Meta’nın yapay zeka Ar-Ge kapasitesini artırma ve bu alandaki inovasyon liderliğini pekiştirme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Scale AI’ın uzmanlığı, Meta’nın gelecekteki yapay zeka ürün ve hizmetlerinin gelişimine önemli katkılar sağlayacak.

Kripto Para Piyasalarındaki Önemli Gelişmeler

Kripto para piyasalarında kurumsal ilginin artmasıyla birlikte yeni rekorlar kırılmaya devam ediyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından geçtiğimiz yılın Ocak ayında onaylanan 11 spot Bitcoin borsa yatırım fonundan (ETF) biri olan BlackRock’ın IBIT‘i, dikkat çekici bir başarıya imza attı. IBIT, piyasaya sürülmesinden sadece 341 gün sonra 70 milyar doları aşan ilk fon olarak yeni bir rekor kırdı. Bu başarı, kurumsal yatırımcıların Bitcoin’e olan güvenini ve spot Bitcoin ETF’lerinin piyasaya sunduğu likidite ve erişilebilirlik avantajlarını net bir şekilde ortaya koyuyor. BlackRock gibi geleneksel finans devlerinin kripto para piyasasına girişi, sektörün ana akım finansal sisteme entegrasyonu açısından kritik öneme sahip.

Blockchain dünyasında birlikte çalışabilirlik giderek daha önemli hale geliyor. Ripple ile ilişkili blok zinciri XRP Ledger, ekosistemini genişletmek ve geliştiricilere daha fazla esneklik sunmak amacıyla stratejik bir adım atmaya hazırlanıyor. XRP Ledger, bu yılın ikinci çeyreğinde bir Ethereum Sanal Makinesi (EVM) yan zinciri başlatmayı planlıyor. Bu yenilik, Ethereum akıllı sözleşmelerini XRP Ledger ekosistemine entegre etmeyi amaçlıyor. EVM uyumluluğu sayesinde, Ethereum üzerinde geliştirilen merkeziyetsiz uygulamalar (dApps) ve akıllı sözleşmeler, XRP Ledger’ın hızlı ve düşük maliyetli altyapısından faydalanabilecek. Bu gelişme, XRP Ledger’ın geliştirici topluluğunu genişletme ve DeFi (Merkeziyetsiz Finans) ekosistemindeki rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor.

Kripto para piyasalarında ETF ürünlerine yönelik ilgi, Bitcoin’in ötesine geçmeye başlıyor. Önde gelen borsalardan Nasdaq, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC), 21Shares SUI’ye dayalı bir borsa yatırım fonu (ETF) listelemek için 19b-4 formu ile başvuruda bulundu. Bu başvuru, düzenleyicilerin altcoin tabanlı ETF’lere olan yaklaşımını test etme potansiyeline sahip. SUI, hızlı ve ölçeklenebilir bir blockchain ağı olarak dikkat çekiyor ve bu tür bir ETF’in onaylanması, kurumsal yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesine olanak tanıyabilir. Nasdaq ve 21Shares’in bu adımı, kripto para piyasasının giderek olgunlaştığını ve ana akım finansal ürünlerle daha fazla entegre olmaya çalıştığını gösteriyor.

Tahmin piyasaları platformu Polymarket, Elon Musk’ın sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) ile stratejik bir ortaklık kurduğunu duyurdu. Bu anlaşma kapsamında Polymarket, sosyal medya devinin resmi tahmin piyasası ortağı olacak. Bu ortaklık, kullanıcıların gerçek dünya olaylarının sonuçları üzerine bahis oynayabileceği tahmin piyasalarının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak önemli bir adım olarak görülüyor. Anlaşma, Polymarket’in oracle sağlayıcısı olan UMA için de büyük önem taşıyor. UMA’nın iyimser oracle’ı, platformdaki piyasa sonuçlarını merkeziyetsiz ve güvene dayalı bir mekanizma ile çözerek, tahmin piyasalarının şeffaflığını ve güvenilirliğini artırıyor. X ile olan bu ortaklık, Polymarket ve UMA için kullanıcı tabanını genişletme ve platformun görünürlüğünü artırma potansiyeli taşıyor.

Önemli Veri Gündemi: ABD Enflasyonu ve Piyasa Etkileri

Küresel piyasalar için kritik öneme sahip verilerden biri olan ABD enflasyon verileri açıklandı ve beklentilerin altında kalarak piyasalarda farklı tepkilere yol açtı. Mayıs ayına ilişkin enflasyon verileri, aylık bazda %0,1’lik bir artış göstererek, piyasanın %0,2’lik beklentisinin altında gerçekleşti. Bu durum, Federal Rezerv’in (Fed) faiz artırımı konusundaki baskısını bir miktar azaltabilecek bir gelişme olarak yorumlandı. Ancak yıllık bazda enflasyon, %2,3’ten %2,4’e hafif bir yükseliş gösterdi. Bu küçük artışa rağmen, aylık bazdaki beklenti altı performans, Fed’in önümüzdeki dönemdeki para politikası kararları üzerinde etkili olabilir. Piyasa katılımcıları, bu verileri yakından takip ederek Fed’in faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağına dair ipuçları aramayı sürdürecekler. Düşük enflasyon, potansiyel olarak ekonomik büyümeyi destekleyebilirken, yıllık bazdaki hafif yükseliş, enflasyonun hala tamamen kontrol altına alınmadığına dair endişeleri de canlı tutuyor.