Gazze’nin Yalnızlığına Son!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kapsamlı Değerlendirme: Türkiye’nin Öncelikleri ve Gelecek Vizyonu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin iç ve dış politikadaki önceliklerine, terörle mücadeleye, Gazze’deki insani duruma ve muhalefetin eleştirisine değindi. Ayrıca, asgari ücretin 2026 yılı için belirlenen miktarını da duyurdu.

Erdoğan, konuşmasına vatan topraklarının her köşesinde AK Parti’nin hizmet bayrağını gururla taşıyan dava arkadaşlarına selam göndererek başladı. Geçtiğimiz toplantıdan bu yana ahirete irtihal eden teşkilat mensuplarını rahmetle andı.

Dün Ankara’dan Trablus’a giderken yaşanan uçak kazasında hayatını kaybeden Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad başkanlığındaki Libya heyetine ve uçak mürettebatına Allah’tan rahmet dileyen Erdoğan, “Mevla ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Kardeş Libya halkına, Libya Silahlı Kuvvetlerine, hükümetine başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi sunuyorum. Bu elim olayla ilgili gerekli tahkikat başlatılmıştır. Gelişmeler hakkında ilgili bakanlıklarımızca bilgilendirme yapılacaktır,” dedi.

Erdoğan ayrıca, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu’nun eşinin vefatı dolayısıyla da başsağlığı dileklerini iletti.

“Halkımızla Daha Yakın Temas Kuracağız”

Erdoğan, Recep ayının başlaması ve Regaip Kandili’nin yaklaşması vesilesiyle de bir mesaj yayınladı. Üç ayların tüm İslam alemine hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, AK Parti olarak bu dönemi en verimli şekilde değerlendireceklerini vurguladı. “Genel merkezimiz, Meclis’imiz, belediyelerimiz, il, ilçe ve belde teşkilatlarımızla hep beraber daha fazla çalışacak, daha fazla insanımızla temas kuracak, halkımızla hemhal ve hemdert olmanın yollarını arayacağız,” dedi.

Özellikle gençlerin eski Türkiye’yi hatırlamadığına dikkat çeken Erdoğan, AK Parti döneminde yapılan hizmetlerin ve yaşanan istikrarın önemini vurguladı. “Sabah erken kalkanın Türk siyasetine ayar verdiği, hizmet üretilmeyen, icraat yapılmayan, sorunlara çare bulunmayan istikrarsız dönemlerin 23 yıllık icraat fırtınası sebebiyle hafızalardan silinmesini yadırgamamalıyız. Dünü, yarınlara unutturmamalıyız,” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin Tamamına Sesleniyoruz”

Erdoğan, hem eski Türkiye’yi hatırlatmanın hem de hizmet ve eser siyasetini millete anlatmanın görevleri olduğunu belirterek, “Dolayısıyla bir taraftan insanımızla yüz yüze iletişim kurarken, aynı zamanda Türkiye’yi nereden aldığımızı, 23 yılda nereye taşıdığımızı nezaket, sabır ve müspet bir üslupla halkımıza tek tek izah edeceğiz. ‘Üslub-u beyan aynıyla insandır’ sözünün ışığında meramımızı en veciz şekilde vatandaşımıza aktaracağız,” dedi.

Muhalefet gibi sadece kendi seçmenlerine ulaşmak gibi bir dertlerinin olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Bizim derdimiz Türkiye’nin tamamına seslenmek, Türkiye’nin tamamını kucaklamak ve 86 milyonun tamamına hitap etmektir. Çünkü biz belli çevrelerin, belli ideolojik kabilelerin değil, tüm Türkiye’nin partisiyiz, 86 milyonun iktidarıyız. Bunun için etnik köken, dil, din, mezhep, görüş ayrımı gözetmeksizin 86 milyonun her bir ferdine ulaşmanın çabası içinde olacağız,” şeklinde konuştu.

Teşkilat Başkanlığı’nın üç ayları kapsayan kış dönemi için detaylı bir program hazırladığını belirten Erdoğan, saha çalışmalarıyla hane ziyaretleri, ev sohbetleri, kahvehane buluşmaları, sivil toplum kuruluşları ve esnaf ziyaretleriyle milletle bir araya geleceklerini söyledi.

“Biz Milletin Derdiyle Dertleneceğiz”

Muhalefetin ülkeye dair somut bir projesinin bulunmadığını, ana muhalefetin belediyeleri yağmalayanları korumaktan başka bir gündeminin olmadığını söyleyen Erdoğan, “Onlar kendi dertleriyle uğraşadursun. Biz milletin derdiyle dertleneceğiz,” dedi. Bu dönemde, ülkenin sorunlarına çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışacaklarını ifade etti.

Zemherinin başladığı bu soğuk kış günlerinde bacası tütmeyen evleri bulmaları, o evlerde yaşayan vatandaşların kapısını çalmaları ve imkanlar dahilinde hepsine el uzatmaları konusunda teşkilatına talimat veren Erdoğan, “Bu bizim görevimizdir. Milletimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. Uzak yakın demeden her mahalleye gitmek, kime oy verdiğine bakmadan her sokağa, her haneye erişmek AK Parti’nin siyaset anlayışının özüdür. İşimiz çok olabilir, mesuliyetimiz ağır olabilir, vaktimiz kısıtlı olabilir ama bunların hiçbiri vatandaşla arayı soğutmanın mazereti olamaz,” şeklinde konuştu.

Kibir, gurur, böbürlenme gibi davranışların AK Parti’ye yakışmadığını vurgulayan Erdoğan, milletle arasına mesafe koyanın kendileriyle arasına mesafe koymuş olacağını söyledi. “Millete tavır alan, millete hürmetsizlik eden, şehrine, ilçesine hizmet ederken yüksünen bize saygısızlık etmiş, bize tavır almış demektir. Unutmayın bizim önceliğimiz vatandaşlarımızın gönlünü kazanmaktır. Bizim gayemiz sorunları çözmek, çözemiyorsak bile elimizden geleni yapmak, ihtiyaç duyduğu her an vatandaşımızın yanında olmaktır,” dedi.

11 Ekim’den beri Gazze’de ateşkes olmasına rağmen İsrail’in enkaza çevirdiği yerleşim yerlerindeki sıkıntıların devam ettiğini belirten Erdoğan, havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze halkının durumunun daha da zorlaştığını söyledi. Yağmurun etkisiyle su altında kalan çadırları, hipotermi geçiren bebekleri ve çocukları büyük bir üzüntüyle takip ettiklerini dile getirdi.

Mutabakata göre günlük 600 tırın Gazze’ye girmesi gerektiğini ancak İsrail’in bu konuda zorluk çıkardığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin Gazzeli mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Geçtiğimiz hafta 1300 ton insani yardım malzemesi taşıyan 19’uncu iyilik gemisinin Mısır’ın El-Ariş Limanı’na ulaştığını ve Türkiye’nin son iki yılda Gazze’ye gönderdiği yardım miktarının 105 bin tona yaklaştığını kaydetti.

Gazze halkının ilaca, yiyeceğe, giyeceğe, ısınmak için yakıta ihtiyacı olduğuna işaret eden Erdoğan, “Hepsinden öte Gazze’nin umuda, dayanışmaya, manevi desteğe ihtiyacı var. İşte onun için çok dua edeceğiz. Duayla kalmayacak, mübarek üç aylarda Filistin’e yardımlarımızı daha da artıracağız. Türkiye olarak sinmeyeceğiz, susmayacağız, unutmayacağız, Gazze’yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız,” şeklinde konuştu.

“Mazlumların Yanında Olmaya Devam Edeceğiz”

Tarih boyunca mazlumlar için bir eman yurdu olduklarını ifade eden Erdoğan, dinine, diline, kökenine bakmadan ezilene, horlanana, zulme ve katliama uğrayana kapılarını açtıklarını söyledi. “Engizisyondan kaçan Musevilere de Nazi zulmünden kaçan Musevi bilim adamlarına da kol kanat gerdik. Kafkaslar’dan Balkanlar’a, Afrika’dan Asya’ya, bütün buralarda kimin başı sıkışmışsa hiç düşünmeden imdadına koştuk,” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin bin yıllık şanlı tarihinde adalet, merhamet, şefkat, iyilik, cesaret ve kahramanlık olduğunu vurguladı. “Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınan mazlumu asla vermem diyen haysiyet abidelerini görüyoruz. Kudüs-ü Şerif’i 400 sene boyunca ‘La ilahe illallah, İbrahim Halilullah’ lafzına uygun şekilde yönetmiş bir alicenaplık görüyoruz,” şeklinde konuştu.

“Oyuna Gelmedik, Gelmeyeceğiz”

1071’den beri bu coğrafyada olduklarını, bedel ödediklerini, mücadele ettiklerini, can verdiklerini ve can aldıklarını belirten Erdoğan, bu topraklarda bin yıldır tutunmayı böyle başardıklarını söyledi. “Bize ömür biçenler oldu. ‘Hasta adam’ diyenler oldu. Asrın başında Çanakkale’de, daha sonra Milli Mücadele’de, en son 15 Temmuz’da istiklal ve istikbalimize kastedenler oldu. Hepsini bozguna uğrattık. İman dolu göğsümüzle ehli salibin heveslerini kursaklarında bıraktık,” dedi.

Sulh ve sükundan yana olduklarını ancak haksızlığa rıza göstermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, “İster Doğu Akdeniz’de ister Ege’de isterse başka bir yerde olsun biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz,” şeklinde konuştu. Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarının gasp edilmesine müsaade etmeyeceklerini de sözlerine ekledi.

Elinde 70 binden fazla Filistinli kardeşimizin kanı olanların hadsizliklerinin kendileri için bir anlam ifade etmediğini belirten Erdoğan, “Oyuna gelmedik, gelmeyeceğiz. Tahriklere kapılmadık, kapılmayacağız. Türkiye olarak uluslararası hukuk ve ikili anlaşmalarımız çerçevesinde, tarihi tecrübelerimize ve köklü geleneğimize yakışır şekilde vakarla, basiretle, sağduyuyla, sükunetle hareket etmeye devam edeceğiz,” dedi.

“Cumhur İttifakı Sorunların Çözümü İçin Çalışıyor”

Cumhur İttifakı’nın terörsüz bir Türkiye için sorunların çözümü için elinden geleni yaptığını vurgulayan Erdoğan, ana muhalefet cephesinde ise bir ciddiyet, irade ve somut öneri olmadığını söyledi. “Cumhur İttifakı sorun çözülsün diye eliyle birlikte tüm gövdesini taşın altına koyuyor. Fakat ana muhalefet cephesinde ne bir ciddiyet var ne bir irade var ne de rapor diye komisyona sundukları evrak yığınında somut bir öneri var,” dedi.

Türkiye’nin büyüdüğünü, güçlendiğini ve küresel bir aktör olma hedefine sağlam adımlarla ilerlediğini belirten Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinde mesafe katettikçe sınırların dışında da karamsarlığın dağıldığını ve bölge halklarının geleceğe daha umutla baktığını ifade etti.

CHP’nin “Terörsüz Türkiye” Raporu Eleştirisi

Erdoğan, CHP’nin “Terörsüz Türkiye” raporunu eleştirerek, muhalefetin kolaya kaçtığını ve somut bir teklif getiremediğini söyledi. “Her fırsatta ‘şu kadar raporumuz var’ diye övünen CHP, iş çözüm üretmeye, risk almaya gelince yine su koyuvermiştir. İşte sizler de görüyorsunuz. Ülkenin neredeyse yarım asırdır ayağına bağ olan bir meselenin çözümü için Meclis gerçekten önemli bir sorumluluk üstleniyor. Cumhur İttifakı sorun çözülsün diye eliyle birlikte tüm gövdesini taşın altına koyuyor,” dedi.

CHP Genel Başkanı’nın yurt dışı ziyaretlerindeki tavrını da eleştiren Erdoğan, “Gidiyor, utanmadan Türkiye’yi yabancılara şikayet ediyor, Sosyalist Enternasyonal’deki yoldaşlarından 5 dakikalık bir randevu koparabilmek için adeta yalvarıyor, eziliyor, onurunu ayaklar altına alıyor,” şeklinde konuştu. Türkiye’nin ana muhalefet partisi genel başkanının bu şekilde davranmasını kabul edilemez bulduğunu ifade etti.

Asgari Ücret Açıklaması

Erdoğan, konuşmasının sonunda asgari ücretin 2026 yılı için 28 bin 75 lira olarak belirlendiğini duyurdu. “Yeni asgari ücretin işçi ve işverenlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Böylece net asgari ücret geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında artmış oldu. Ayrıca geçtiğimiz yıl 1.000 lira olarak uyguladığımız asgari ücret desteğini önümüzdeki yıl 1.270 lira olarak uygulamayı sürdüreceğiz,” dedi. Erdoğan, emekçilerin, çalışanların, işverenlerin ve tüm vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.