Fed ve Veri Girdabında Küresel Piyasalar

Küresel Piyasalarda Yön Arayışı: İşgücü Verileri, Enflasyon Beklentileri ve Merkez Bankası Kararları

Küresel piyasalar, yatırımcıların ABD iş gücü piyasasının geleceği ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) izleyeceği para politikası adımları hakkındaki belirsizliklerle yön bulmaya çalıştığı karmaşık bir dönemden geçiyor. İşgücü piyasasına dair soru işaretleri ve enflasyon beklentileri piyasaların seyrini etkileyen temel faktörler olarak öne çıkıyor.

ABD’de açıklanan son tarım dışı istihdam verileri beklentileri aşsa da, önceki aylara ait verilerde yapılan aşağı yönlü revizyonlar, işgücü piyasasının sağlığına dair endişeleri yeniden gündeme getirdi. Analistler, istihdam verilerindeki bu karışık sinyallerin işgücü piyasasında sınırlı bir soğuma olduğunu gösterdiğini, ancak belirgin bir zayıflamaya işaret etmediğini vurguluyor. Bu durum, Fed’in faiz politikası kararlarını daha da karmaşık hale getiriyor.

Hükümetin kapalı olduğu dönemde aksayan ve sağlıklı ölçümlerin yapılamadığı kritik ekonomik verilerin yeniden açıklanmaya başlamasına rağmen, yatırımcılar bu verilere temkinli yaklaşıyor. Verilere erişimin kısıtlandığı bu dönemde, Fed’e ilişkin beklentilerin oluşması zorlaşırken, banka yetkililerinin farklılaşan açıklamaları da para politikasının geleceğine dair net bir tablo sunmuyor. Bu durum, piyasalardaki belirsizliği artırıyor ve yatırımcıları daha dikkatli olmaya yöneltiyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalar, ABD iş gücü piyasasının soğuma sinyalleri vermesine rağmen, Fed’in ocak ayındaki toplantısına ilişkin beklentilerde önemli bir değişiklik olmadığını gösteriyor. Fiyatlamalar, bankanın ocak ayında politika faizini büyük olasılıkla sabit tutacağına işaret ediyor. Ancak, enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin açıklamaları bu beklentileri değiştirebilir. Yatırımcılar, Fed’in gelecekteki faiz politikası adımlarına dair daha fazla ipucu elde etmek için ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini yakından takip ediyor.

Makroekonomik verilerin yanı sıra, Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasaların odağında yer alıyor. Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, para politikasının gevşek bir alana yaklaştırılmasının yüksek seyreden enflasyonu daha da kötüleştirme riski taşıdığını belirtiyor. Bu açıklama, Fed’in enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığını vurgularken, faiz indirimlerinin yakın zamanda gerçekleşmeyebileceği sinyalini veriyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın görev süresi gelecek yıl mayısta dolacak Fed Başkanı Jerome Powell’ın yerine kimi seçeceğine ilişkin gelişmeler de piyasaların gündeminde yer alıyor. ABD basınında çıkan haberlere göre, Trump bu görev için Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller ile de görüşme gerçekleştirecek. Bu durum, Fed’in gelecekteki liderlik yapısı ve para politikası yönü hakkında spekülasyonlara yol açıyor.

Tahvil Getirilerindeki Yükseliş ve Emtia Piyasalarındaki Hareketlilik

ABD’de iş gücü piyasasından gelen soğuma sinyallerinin Fed’in para politikasında gevşeme alanı yaratabileceği beklentisi tahvil getirilerini düşürürken, bu beklentilerin sınırlı kalması ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketi beraberinde getirdi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, bir önceki gün düşüş göstermesine rağmen, yeniden yükselişe geçti. Tahvil piyasalarındaki bu dalgalanma, yatırımcıların Fed’in faiz politikası beklentilerine dair kararsızlığını yansıtıyor.

Dünya genelindeki jeopolitik gerilimler ve Fed’e ilişkin değişken tahminler, altının ons fiyatını etkiliyor. Altın, güvenli liman olarak görülmesi nedeniyle jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde talep görüyor. Altına alternatif yatırım aracı olarak öne çıkan gümüş ise rekor kırmaya devam ediyor. Gümüşün ons fiyatı, özellikle sanayi talebindeki artışla destekleniyor.

Doların diğer ana para birimlerine karşı bir miktar zayıflamasıyla gerileyen dolar endeksi, artan jeopolitik tansiyon ve Fed’e ilişkin faiz indirimi beklentilerinin azalmasıyla yeniden yükselişe geçti. Dolar endeksi, küresel piyasalardaki risk iştahını ve yatırımcıların dolar talebini ölçmek için kullanılan önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.

Talepteki düşüşün etkisiyle gerileyen Brent petrolün varil fiyatı, ABD Başkanı Trump’ın Venezuela kaynaklı petrol tankerlerine yönelik yaptırım kararıyla oluşan arz endişeleriyle yeniden yükselişe geçti. Petrol fiyatlarındaki bu dalgalanma, enerji piyasalarındaki belirsizliği ve jeopolitik risklerin etkisini gösteriyor.

Bu gelişmelerle S&P 500 ve Dow Jones endeksleri gerilerken, Nasdaq endeksi yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı. Hisse senedi piyasalarındaki bu karışık seyir, yatırımcıların risk iştahının azaldığını ve belirsizliklerin arttığını gösteriyor.

Avrupa ve Asya Borsalarında Farklı Seyirler

Avrupa borsalarında Rusya-Ukrayna Savaşı’nda tansiyonun yükselmesiyle satış ağırlıklı bir seyir öne çıktı. Rusya Savunma Bakanlığı’nın Ukrayna’da Harkiv bölgesinde bir yerleşim birimini ele geçirdiklerini bildirmesi, bölgedeki gerginliği artırdı ve yatırımcıların riskten kaçınmasına neden oldu.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de, Rusya ile savaşan Ukrayna’daki sivillerin durumunun daha da dayanılmaz hale geldiğini, bu yıl sivil kayıplarının geçen yılın aynı dönemine göre arttığını bildirdi. Bu durum, savaşın insani maliyetini vurgularken, Avrupa piyasalarındaki belirsizliği artırıyor.

Avro Bölgesi ve İngiltere’de açıklanacak enflasyon verileri, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikası kararları öncesinde yatırımcıların odağında bulunuyor. Analistler, ECB’nin yarınki toplantıda faizleri sabit tutmasının öngörüldüğünü belirtiyor. Ancak, enflasyon verilerindeki sürpriz bir yükseliş, ECB’nin faiz politikası stratejisini değiştirebilir.

Bu gelişmelerle İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya borsaları düştü. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı. Avrupa piyasalarındaki bu genel düşüş trendi, bölgedeki ekonomik ve jeopolitik risklerin arttığını gösteriyor.

Asya borsaları, Japonya hariç alıcılı seyrediyor. Fed’e yönelik tahminler ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) sıkılaşma adımı atabileceğine dair öngörüler bölge piyasalarının yönü üzerinde etkili oluyor. Yatırımcılar, BoJ yetkililerinin enflasyondaki son hızlanmalar karşısında faiz oranlarını yükseltmeyi değerlendireceklerini belirtmelerinin ardından temkinli davranıyor.

BoJ’un faiz artırım beklentileri, yenin süregelen zayıflığı ve Japonya ekonomisi üzerinde büyük bir yük oluşturan ve giderek kalıcı hale gelen enflasyondan kaynaklanıyor. Japonya’da açıklanacak enflasyon verisi de BoJ’un gelecek yılki politikasına dair ipucu vermesi bekleniyor. Analistler, ABD ekonomisine ilişkin belirsizliklerin de Asya borsalarındaki yükselişleri sınırladığını kaydediyor.

Bölgede açıklanan verilere göre Japonya’da kasımda dış ticaret dengesi fazla verdi. Ülkede, ekim ayı çekirdek makine siparişleri de aylık bazda beklentilerin aksine yükseldi. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi düşerken, Güney Kore, Çin ve Hong Kong borsaları yükseldi.

Borsa İstanbul’da Düşüş ve Takip Edilecek Veriler

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü düşüşle tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı aralık vadeli kontrat ise değer kaybetti. Dolar/TL, yatay seyirle işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu verilerinin, yurt dışında ise İngiltere ve Avro Bölgesi’nde enflasyon verileri başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde belirli seviyelerin destek ve direnç konumunda olduğu ifade ediliyor.

Piyasaların odağında olan ve bugün takip edilecek önemli veriler şunlardır:

  • Türkiye, ekim ayı özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu
  • İngiltere, kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi
  • Almanya, aralık ayı Ifo iş dünyası güven endeksi
  • Avro Bölgesi, kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi
  • ABD, haftalık mortgage başvuruları

Bu verilerin, piyasaların yönü üzerinde önemli bir etkisi olması bekleniyor. Yatırımcılar, bu verileri yakından takip ederek yatırım kararlarını şekillendireceklerdir.