Fed indirimi beklentisi küresel piyasaları canlandırdı

Fed Faiz İndirim Beklentileri Küresel Piyasaları Coşturdu: ABD Hükümet Kapanması ve Piyasa Dinamikleri

Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından beklenen faiz indirimlerinin güçlenmesi ve ABD hükümetinin kısa sürede yeniden açılabileceğine dair artan iyimserlikle pozitif bir seyir izliyor. Bu olumlu hava, başta ABD olmak üzere Avrupa ve Asya borsalarında gözle görülür yükselişlere neden olurken, emtia ve döviz piyasalarında da belirgin hareketlilikler yaşanıyor. Yatırımcılar, Fed’in para politikası duruşundaki potansiyel değişimlere ve ABD’deki siyasi belirsizliğin çözümüne odaklanmış durumda.

ABD Ekonomisi ve Fed’in Faiz İndirim Yolu Haritası

ABD’de parasal gevşemenin ne zaman ve ne şekilde başlayacağına dair süregelen belirsizlikler, son açıklanan özel sektör istihdam verileriyle önemli ölçüde azaldı. Ülkenin önde gelen veri sağlayıcısı ADP tarafından açıklanan verilere göre, Eylül ayında özel sektör istihdamında beklenenin üzerinde bir soğuma yaşandı. Analistlerin artış beklentilerine rağmen, istihdam 32 bin kişilik bir düşüş gösterdi. Bu durum, iş gücü piyasasının zayıfladığına dair güçlü sinyaller sunarak, Fed’in faiz indirimlerine başlama ihtimalini daha da güçlendirdi. Daha az istihdam, ücret baskısının azalması ve dolayısıyla enflasyonun hedeflenen seviyelere inmesi açısından Fed için olumlu bir işaret olarak yorumlanıyor.

Söz konusu istihdam verisinin açıklanmasının ardından para piyasalarında, Fed’in yıl sonuna kadar toplamda 50 baz puanlık (yüzde 0,50) bir faiz indirimine gideceği beklentileri adeta kesinlik kazandı. Bu beklenti, enflasyonla mücadelede sona yaklaşıldığı ve ekonominin yumuşak bir iniş yapabileceği umutlarını artırıyor. Fed’in faiz indirimleri, borçlanma maliyetlerini düşürerek tüketimi ve yatırımları teşvik etmeyi amaçlar; bu da ekonomik aktiviteyi canlandırarak piyasalar için olumlu bir gelişme olarak kabul edilir.

Fed’in Para Politikası ve İş Gücü Piyasası İlişkisi

Fed, “maksimum istihdam ve fiyat istikrarı” olmak üzere iki temel görevle hareket eder. İş gücü piyasasındaki soğuma, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda enflasyon baskılarını hafifletebilecek bir gelişme olarak görülüyor. Aşırı ısınan bir iş gücü piyasası, ücretlerin artmasına ve dolayısıyla genel fiyat seviyelerinin yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle, ADP verileri gibi istihdam göstergeleri, Fed’in para politikası kararları için hayati önem taşır. Beklentilerin altında kalan istihdam büyümesi, Fed’in enflasyon hedefine daha yakın olduğu ve agresif sıkılaştırma politikalarına son verip faiz indirim döngüsüne başlayabileceği yönündeki tahminleri güçlendiriyor. Bu durum, piyasaların risk iştahını artırarak hisse senedi piyasalarında yükselişleri tetiklemekte, ancak dolar üzerinde ise baskı yaratabilmektedir.

ABD Hükümet Kapanması: Riskler ve İyimserlik

ABD’de Federal kamu kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürmesini sağlayacak geçici bütçe tasarısının Kongre’den geçememesi, ülkenin 2019’dan bu yana ilk kez hükümet kapanmasıyla karşı karşıya kalmasına yol açtı. Bu durum, federal hükümetin kritik hizmetler dışındaki birçok operasyonunu durdurması anlamına geliyor. Hükümet kapanması, yatırımcıların kamu kurumlarından açıklanan önemli makroekonomik verilere erişimini engellediği için, özel sektör kurumlarının yayınladığı verilere daha fazla odaklanmalarına neden oluyor. Özellikle bu hafta açıklanması beklenen ve tarım dışı istihdam ile işsizlik oranı gibi kritik göstergeleri içeren İstihdam Raporu’nun yayımlanması ertelendi. Bu durum, piyasalarda belirsizliği artırıyor ve Fed’in gelecekteki faiz kararları için net bir tablo oluşturmayı zorlaştırıyor.

Analistler, hükümet kapanmasının bazı kilit ekonomik verilerin yayımlanmasını aksatmasının Fed kararları için bir belirsizlik yaratabileceğini belirtse de, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceğine yönelik genel beklentilerin sürdüğünü ifade ediyorlar. Zira veri akışındaki kesinti geçici olsa da, iş gücü piyasasındaki genel eğilimin soğumaya işaret ettiği görüşü ağır basıyor.

Kredi Derecelendirme Kuruluşlarından ve Siyasi Liderlerden Açıklamalar

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD federal hükümetinin kapanmasının ülkenin kredi notu üzerinde kısa vadede bir etkisi olmayacağını, ancak uzun süredir devam eden politika üretimindeki zayıflıkları gösterdiğini bildirdi. Bu açıklama, piyasalardaki ani bir panik havasını bir nebze olsun dağıtsa da, uzun vadede ülkenin ekonomik yönetimine dair endişelerin devam ettiğine işaret ediyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, “Kongre’deki Demokratların ne yapacağını öngöremem ama aslında o kadar uzun sürecek bir kapanma olacağını düşünmüyorum” diyerek iyimser bir tablo çizdi. Vance, kapanmanın devam etmesi halinde bazı çalışanları işten çıkarmak zorunda kalabileceklerini ancak nihai bir karar alınmadığını belirtti. Kapanmayı sona erdirmek için Senato’daki birçok Demokrat ve Cumhuriyetçi ile görüştüğünü vurgulayarak, siyasi çözüme yönelik adımların devam ettiğini gösterdi. Bu tür açıklamalar, piyasaların hükümet kapanmasına yönelik endişelerini hafifletmeye yardımcı oluyor, zira geçmiş kapanmaların genellikle kısa sürdüğü ve ekonomik etkilerinin sınırlı kaldığı biliniyor. Ancak analistler, bu seferki kapanmanın yavaşlayan iş gücü piyasası ve enflasyon riskleri gibi bir dizi ekonomik faktör nedeniyle daha riskli olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Küresel Piyasalar Fed Beklentileriyle Yükselişte

ABD’de hükümetin uzun süre kapalı kalmayacağına yönelik iyimserlikler ve Fed’e ilişkin artan faiz indirim beklentilerinin etkisiyle New York Borsası’nda güçlü bir alıcılı seyir izlendi. Endeks vadeli kontratlar da yeni güne pozitif başladı. Bu gelişmeler, yatırımcıların risk iştahını artırarak hisse senedi piyasalarında yükselişleri destekliyor.

ABD Endeksleri Rekor Kırdı

Dün S&P 500 endeksi yüzde 0,34, Nasdaq endeksi yüzde 0,42 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,09 değer kazandı. Bu yükselişler, özellikle teknoloji hisselerinin öne çıktığı Nasdaq’ta dikkat çekti. S&P 500 endeksi tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, Dow Jones endeksi de kapanış rekorunu tazeledi. Bu rekor seviyeler, piyasalardaki genel olumlu havayı ve yatırımcı güvenini yansıtırken, Fed’in faiz indirimlerinin şirket karlılıklarını destekleyeceği beklentisiyle teknoloji ve büyüme odaklı hisselere olan talebi artırıyor.

Altın, Dolar ve Petrol Piyasalarında Son Durum

Altının onsu, 6 haftalık yükseliş trendinin ardından bu haftaya da yükselişle başladı. Dün 3 bin 895,36 dolara çıkarak rekor tazeleyen altının onsu, günü yüzde 0,19 değer kazancıyla 3 bin 865,70 dolardan tamamladı. Altın, faiz indirim beklentileriyle doların zayıflamasından ve aynı zamanda jeopolitik belirsizliklerin neden olduğu güvenli liman talebinden destek buluyor. Şu sıralarda önceki kapanışın yüzde 0,06 üzerinde 3 bin 868 dolardan işlem görmesi, bu eğilimin devam ettiğini gösteriyor.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi ise dünkü veri akışının ardından 5 baz puan düşüşle 4,10 seviyesinde dengelenirken, dolar endeksindeki geri çekilme 5. işlem gününe taşındı. Faiz oranlarındaki düşüş, tahvillerin cazibesini azaltarak hisse senetlerine yönelimi destekliyor. Dün yüzde 0,1 düşüşle 97,8 seviyesinde kapanan dolar endeksi, yeni günde de yüzde 0,1 düşüşle 97,7 seviyesinde bulunuyor. Doların değer kaybetmesi, faiz indirimlerinin yakın olduğu beklentisiyle paralel olarak gelişiyor ve diğer para birimleri karşısında doları zayıflatıyor.

Brent petrolün varili ise şu sıralarda yüzde 0,5 artışla 65,6 dolardan işlem görüyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel ekonomik büyüme beklentilerinin yanı sıra Avrupa’daki jeopolitik gerilimler ve arz endişeleriyle de destekleniyor.

Avrupa Piyasaları: Jeopolitik Gerilimler ve Enflasyon Dinamikleri

Avrupa borsalarında dün pozitif bir seyir izlenirken, bölgedeki Rusya’ya ilişkin jeopolitik gerilimler yakından takip ediliyor. Bu gerilimler, zaman zaman piyasalarda oynaklığa neden olsa da, genel olarak Fed’in faiz indirim beklentilerinin yarattığı küresel iyimserlik Avrupa piyasalarını da destekledi.

Dün Avrupa Birliği (AB) liderleri, Dönem Başkanı Danimarka’nın ev sahipliğinde güvenlik ve savunma konulu gayriresmi zirve için Kopenhag’da bir araya geldi. Danimarka, son dönemde hava sahasında görülen tanımlanamayan dronlar nedeniyle Avrupa’nın güvenlik kaygılarının da odağında yer alıyor. Rus dron ve jetlerinin Polonya, Romanya ve Estonya’nın hava sahalarını ihlal etmesinin ardından Danimarka’da da kritik askeri tesisler ve sivil havalimanları üzerinde benzer olayların yaşanması, yetkilileri olağanüstü önlemler almaya sevk etmişti.

Zirvenin girişinde açıklama yapan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’nın AB’nin kararlılığını sınadığını belirterek, üye ülkelere “birlik” olma çağrısında bulundu. Von der Leyen, zirvenin öncelikli olarak savunma ve Ukrayna’ya odaklanacağına işaret ederek, Ukrayna için 4 milyar avro tahsis edildiğini bildirdi. Ayrıca, AB’nin savunma ve güvenlik alanındaki ihtiyaçlarının “acil” olduğunu vurgulayarak, “Geliştirilmiş, dirençli ve yenilikçi bir Avrupa savunma sanayisine ihtiyacımız var” dedi. Bu açıklamalar, Avrupa’nın güvenlik konusundaki ciddiyetini ve savunma harcamalarındaki potansiyel artışı ortaya koyarak ilgili sektördeki şirketlere yönelik yatırım iştahını artırabilir.

Avro Bölgesi Enflasyonu ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Politikası

Makroekonomik tarafta ise Avro Bölgesi’nde ağustosta yüzde 2 olan yıllık enflasyon, eylülde yüzde 2,2’ye çıktı. Enflasyon, eylülde aylık bazda ise yüzde 0,1 oldu. Söz konusu veri, eylül ayında Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hedefinden hafifçe uzaklaşarak, ECB’nin faiz politikası üzerinde ek bir baskı yaratabileceği yorumlarına yol açtı. Ancak, küresel faiz indirim beklentileri ve enerji fiyatlarındaki göreceli istikrar, ECB’nin de gelecekte daha güvercin bir duruş sergileyebileceği umutlarını canlı tutuyor.

Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,03, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,83, Almanya’da DAX 40 yüzde 0,98 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,90 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı. Bu yükselişler, küresel piyasalardaki iyimserliğin Avrupa’ya da yansıdığını ve yatırımcıların bölge ekonomilerine olan güvenini sürdürdüğünü gösteriyor.

Asya Borsalarında Teknoloji Rüzgarı

Asya piyasaları da Fed’in faiz indirim sürecine yönelik artan iyimserlikle pozitif bir seyir izliyor. Ulusal Gün nedeniyle Çin’de işlem gerçekleşmezken, diğer bölge pay piyasalarında güçlü bir yükseliş gözlendi. Fed’e yönelik artan faiz indirim beklentilerinin yanı sıra, Güney Koreli teknoloji şirketleri Samsung Electronics ve yarı iletken üreticisi SK Hynix’in OpenAI ile imzaladığı “Stargate Programı” kapsamındaki veri merkezleri için bellek çipleri tedarikine yönelik ön anlaşmalar da bölgedeki risk iştahını artırdı.

Söz konusu anlaşmanın ardından bölgedeki teknoloji hisseleri öncülüğünde yükseliş dikkati çekerken, Kospi endeksinde işlem gören SK Hynix’in hisseleri yüzde 10,7 ve Samsung Electronics’in hisseleri 4,6 yükselişle işlem görüyor. Bu gelişmelerle Kospi endeksi tüm zamanların en yüksek seviyelerini görürken, rekor kapanış yapmaya hazırlanıyor. Yarı iletken sektörü, yapay zeka ve bulut bilişim gibi yeni nesil teknolojilerin temelini oluşturduğu için bu tür anlaşmalar, sektörün gelecekteki büyüme potansiyeline işaret ediyor ve yatırımcıların ilgisini çekiyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,8 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,7 yükselişle işlem görüyor. Asya piyasalarındaki bu güçlü performans, küresel teknoloji sektöründeki canlanmanın ve yapay zeka yatırımlarının artmasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Türkiye Piyasaları: Borsa İstanbul ve Döviz Kurları

Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,89 değer kazanarak 11.220,22 puandan tamamladı. Küresel piyasalardaki olumlu havanın etkisiyle Türkiye piyasaları da yükseliş trendine katıldı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı Ekim vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 yükseldi. Bu durum, yatırımcıların geleceğe yönelik pozitif beklentilerini koruduğunu gösteriyor.

Dolar/TL, dün yüzde 0,1 düşüşle 41,5550’den kapanırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 41,5960’tan işlem görüyor. Dolar/TL kurundaki dalgalanmalar, küresel dolar hareketleri ve yurt içi ekonomik gelişmelerin birleşimiyle şekilleniyor. Özellikle küresel ölçekte doların zayıflaması, gelişmekte olan piyasalar para birimleri üzerinde bir miktar rahatlama yaratabilmektedir.

Yaklaşan Veriler ve Analist Beklentileri

Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise Avro Bölgesi’nde işsizlik oranının açıklanacağını söyledi. ABD’de federal hükümetin kapanması sebebiyle bugün veri akışında aksamanın olabileceğini belirten analistler, yine de piyasaların genel gidişatını etkileyecek önemli verilerin takip edileceğini vurguladı. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.900 ve 10.800 seviyelerinin destek, 11.100 ve 11.200 puan seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu ifade etti. Bu seviyeler, yatırımcılar için kısa vadeli alım ve satım stratejilerinde önemli göstergeler olarak kabul ediliyor.

Piyasalarda bugün takip edilecek başlıca veriler ve gelişmeler şu şekildedir:

  • 12.00 Avro Bölgesi, ağustos ayı işsizlik oranı
  • 14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
  • 15.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları (Hükümet kapanması nedeniyle aksama olasılığı yüksek)
  • 17.00 ABD, ağustos ayı fabrika siparişleri (Hükümet kapanması nedeniyle aksama olasılığı yüksek)
  • 17.00 ABD, ağustos ayı dayanıklı mal siparişleri (Hükümet kapanması nedeniyle aksama olasılığı yüksek)

Öte yandan, Çin ve Hindistan’da piyasalar tatil nedeniyle kapalı olacak. Bu durum, Asya piyasalarındaki işlem hacmini düşürürken, global piyasalardaki ana hareketliliğin ABD ve Avrupa’dan gelmesine neden olacak.